Yargıtay’dan Güven Sorumluluğu Kararı: İmzalanmamış Sözleşme de Tazminat Değerlendirmesi Doğurabilir
Yargıtay’dan Öğretmen Sözleşmelerinde Güven Sorumluluğu Vurgusu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, özel okulda çalışan öğretmenin yeni eğitim dönemi için sözleşmesinin yenileneceği yönünde güven oluşturulmasına rağmen okulun kapatılması nedeniyle çalıştırılmaması halinde, uyuşmazlığın “bakiye süre ücreti” değil, müspet zarar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Kararda, taraflar arasında yeni dönem için imzalanmış ve yürürlüğe girmiş bir sözleşme bulunmasa bile, işverenin davranışlarıyla işçide sözleşmenin yenileneceği yönünde haklı beklenti oluşturmasının hukuki sonuç doğurabileceği vurgulandı.
Uyuşmazlık Neydi?
Uyuşmazlık, özel okulda İngilizce öğretmeni olarak çalışan davacının ücret alacağı, yıllık izin alacağı, ek ders ücreti, fark kıdem tazminatı ve bakiye süre ücreti tutarında tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacı, 2022-2023 eğitim öğretim yılı için yeni bir sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 31 Ağustos 2023 tarihine kadar devam edeceğini, ancak okulun kapatılması nedeniyle çalıştırılmadığını ileri sürdü.
İşveren ise okulun öğrenci kayıt ve kayıt yenileme sayılarının yetersiz kalması nedeniyle mevzuata uygun şekilde kapatıldığını, davacının tüm haklarının ödendiğini ve bakiye süre ücretine hak kazanamayacağını savundu.
İlk Derece Mahkemesi Ne Karar Verdi?
İlk Derece Mahkemesi, davacının davalı işyerinde 4 Ekim 2019 ile 31 Ağustos 2022 tarihleri arasında çalıştığını kabul etti.
Mahkeme, davacının kıdem tazminatının eksik ödendiği sonucuna ulaştı. Ayrıca taraflarca imzalanmamış 2022-2023 dönemine ilişkin sözleşme içeriğini dikkate alarak davacının bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazandığına karar verdi.
Mahkeme, haksız fesih tazminatı talebini reddetti; diğer bazı alacak taleplerini ise kabul ederek davanın kısmen kabulüne hükmetti.
Bölge Adliye Mahkemesi Nasıl Değerlendirdi?
Bölge Adliye Mahkemesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetti.
İstinaf merciine göre, işveren haklı feshi ispatlayamamıştı. Davacının kıdem tazminatı, cezai şart ve ek ders ücreti alacaklarına hak kazandığı kabul edildi.
Ayrıca karar tarihine kadar bakiye sürenin sona ermiş olması nedeniyle varsayımsal indirim yapılmasına gerek bulunmadığı değerlendirildi.
Davalı İşverenin Temyiz İtirazları Neydi?
Davalı işveren, temyiz başvurusunda okulun kapatılması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı sebeple sona erdiğini ileri sürdü.
İşveren ayrıca, 2022-2023 dönemi için taraflar arasında imzalanmış ve yürürlüğe girmiş bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle bakiye süre ücreti tutarında tazminata hükmedilemeyeceğini savundu.
Bunun yanında, davacının fesihten sonra başka bir gelir elde edip etmediğinin, yeni iş bulup bulmadığının ve iş yapmaması nedeniyle tasarruf ettiği tutarların araştırılmadığını belirtti.
Yargıtay Hangi Tespiti Yaptı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacının 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan eğitim personeli olduğunu belirtti.
Daire, taraflar arasında yürürlükte bulunan son iş sözleşmesinin 1 Eylül 2021 başlangıç ve 31 Ağustos 2022 bitiş tarihli belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu tespit etti.
Davacının dayandığı 2022-2023 eğitim dönemine ilişkin sözleşmede ise taraf imzalarının bulunmadığı vurgulandı.
İmzalanmamış Sözleşme Bakiye Süre Ücreti Doğurur mu?
Yargıtay’a göre, henüz imzalanmamış ve yürürlüğe girmemiş bir sözleşmeye dayanılarak doğrudan bakiye süre ücreti tutarında tazminata hükmedilemez.
Bakiye süre ücreti, yürürlükte olan belirli süreli iş sözleşmesinin haklı neden olmadan süresinden önce feshedilmesi halinde gündeme gelir.
Somut olayda ise 2022-2023 dönemine ilişkin sözleşme imzalanmamış olduğundan, doğrudan bakiye süre ücreti değerlendirmesi yapılması doğru bulunmadı.
Güven Sorumluluğu Nedir?
Yargıtay kararında güven sorumluluğu kavramına dikkat çekti.
Güven sorumluluğu, bir kişinin veya kurumun davranışlarıyla karşı tarafta hukuken korunmaya değer haklı bir beklenti oluşturması halinde, bu beklentinin boşa çıkarılmasının hukuki sonuç doğurabileceğini ifade eder.
Kararda, güven kavramının dürüstlük kuralıyla bağlantılı olduğu, tarafların sözlü veya yazılı davranışlarıyla güven ortamı oluşturabileceği belirtildi.
İşveren Güven Oluşturmuş mu?
Yargıtay, dosyadaki tanık anlatımları, e-posta içerikleri, WhatsApp yazışmaları ve tutanakları birlikte değerlendirdi.
Bu değerlendirme sonucunda, işverenin davacı nezdinde 2022-2023 eğitim dönemi için sözleşmenin yenileneceği yönünde güven oluşturduğu kabul edildi.
Bu nedenle, imzalanmamış sözleşmeye rağmen davacının tamamen korumasız bırakılmaması gerektiği sonucuna varıldı.
Bakiye Süre Ücreti Yerine Hangi Tazminat Gündeme Gelir?
Yargıtay’a göre, davacı doğrudan bakiye süre ücreti talep edemese de müspet zararının tazminini isteyebilir.
Müspet zarar, sözleşme gereği gibi ifa edilseydi kişinin malvarlığının ulaşacağı durum ile mevcut durum arasındaki farkı ifade eder.
Bu nedenle davacının zararı, yeni sözleşmenin hiç kurulmamış gibi değerlendirilmesiyle değil, işverenin oluşturduğu güvenin boşa çıkarılmasının doğurduğu gerçek zarar üzerinden belirlenmelidir.
Müspet Zarar Nasıl Hesaplanmalı?
Yargıtay, müspet zararın belirlenmesi için mahkemece ayrıntılı araştırma yapılması gerektiğini belirtti.
Mahkeme, davacının fesihten sonra aynı nitelikte ve aynı koşullarda bir işi ne kadar sürede bulabileceğini araştırmalıdır.
Davacı, ancak aynı nitelikte bir işi makul olarak bulabileceği süre için tazminat isteyebilir. Zarar hesabı, sözleşme ifa edilseydi davacının ulaşacağı malvarlığı değerini aşmamalıdır.
Mahkemenin Eksikliği Ne Oldu?
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesinin davacının gerçek zararını yeterince araştırmadan karar verdiğini belirtti.
Davacının aynı koşullarda yeni bir işi ne kadar sürede bulabileceği tespit edilmeden, sözleşme süresinin tamamı üzerinden sonuca gidilmesi hatalı bulundu.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararı ortadan kaldırıldı ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozuldu.
Kararın Sonucu Ne Oldu?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı.
İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Kararın İş Hukuku Açısından Önemi
Karar, iş ilişkilerinde yalnızca imzalı sözleşmelerin değil, tarafların davranışlarıyla oluşturduğu güvenin de hukuki değer taşıyabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Özellikle özel öğretim kurumlarında yeni dönem sözleşmeleri, sözleşme yenileme görüşmeleri, yazışmalar ve çalışanlarda oluşturulan beklentiler bakımından işverenlerin daha dikkatli hareket etmesi gerekir.
İşverenler İçin Pratik Etkisi Ne Olacak?
İşverenler, sözleşme yenileme sürecinde çalışanlara yönelik beyan, yazışma ve uygulamalarının hukuki sonuç doğurabileceğini dikkate almalıdır.
Yeni dönem için çalışma beklentisi oluşturulduktan sonra bu beklentinin boşa çıkarılması halinde, imzalanmış sözleşme bulunmasa bile güven sorumluluğu kapsamında tazminat değerlendirmesi yapılabilir.
Ancak bu durumda ödenecek tazminat otomatik olarak tüm sözleşme süresine ilişkin ücret olmayacak; çalışanın aynı nitelikte işi ne kadar sürede bulabileceği ve gerçek zararı araştırılarak belirlenecektir.
Çalışanlar İçin Pratik Etkisi Ne Olacak?
Çalışanlar açısından karar, sözleşme imzalanmamış olsa bile işverenin açık davranışları, yazışmaları veya uygulamalarıyla yeni dönem için çalışma beklentisi oluşturması halinde hukuki koruma sağlanabileceğini göstermektedir.
Ancak talep edilecek tazminatın kapsamı, bakiye süre ücretinden farklı olarak gerçek zarar ve makul iş bulma süresi üzerinden değerlendirilecektir.