Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işveren veya idare tarafından işçiye yanlışlıkla yapılan fazla ödemelerin geri istenebileceğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, salt hatadan kaynaklanan ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’ndaki sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İşçiye yapılan fazla ödeme uyuşmazlık konusu oldu
Davaya konu olayda işçi, idareye karşı daha önce fark işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açtı. İlk aşamada kabul edilen dava, Yargıtay bozması sonrasında reddedildi ve karar kesinleşti.
Kesinleşen dosyada bulunan bilirkişi raporunda ise idarenin işçiye fazladan ödeme yaptığı hesaplandı. Bunun üzerine idare, fazla ödemenin iadesini istedi ancak ödeme yapılmayınca işçi aleyhine dava açtı.
İlk Derece Mahkemesi: İşveren geri isteyemez
İlk Derece Mahkemesi, aynı ücretle çalışan diğer işçilere de benzer oranlarda ücret artışı uygulandığını dikkate aldı. Dava açmayan çalışanların da davalı işçiyle aynı ücret seviyesinde bulunduğunu belirterek idarenin fazla ödediği tutarı geri isteme hakkı olmadığı sonucuna ulaştı.
Dava bu gerekçeyle reddedildi.
İstinaf işçinin iyiniyetini esas aldı
Bölge Adliye Mahkemesi de işverenin kendi yaptığı hesaplamayla işçide güven oluşturduğunu değerlendirdi.
İşçinin yapılan ödemenin hakkı olduğunu düşünerek kabul ettiği, dolayısıyla iyiniyetli olduğu belirtildi. Ayrıca ekonomik ve sosyal açıdan işverenin güçlü, işçinin ise daha zayıf konumda bulunduğu vurgulandı.
Bu nedenlerle güvenin korunması ve hakkaniyet ilkeleri kapsamında fazla ödemenin işçiden geri alınmasının uygun olmadığı sonucuna varıldı.
Ancak Yargıtay bu değerlendirmeye katılmadı.
Yargıtay: Yanlışlıkla ödenen para geri istenebilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirdi.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78’inci maddesine göre, borçlu olmadığı bir parayı kendi isteğiyle ödeyen kişi, ödemeyi kendisini borçlu sanarak yaptığını ispat ederse ödediği tutarı geri isteyebiliyor.
Yargıtay, somut olayda yapılan ödemenin bağışlama amacı taşımadığına dikkat çekti. İdarenin ilgili görevlisi hesaplamada hataya düşmemiş olsaydı işçiye söz konusu fazla ödemenin yapılmayacağını belirtti.
Kararda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5 Aralık 1984 tarihli kararına da atıf yapıldı. Buna göre herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri istenebilmesi mümkün.
Kesinleşmiş bilirkişi hesabı dikkate alınacak
Yargıtay açısından somut olayda belirleyici noktalardan biri de işçinin daha önce açtığı fark alacağı davasının reddedilerek kesinleşmiş olması oldu.
Bu dosyada bulunan bilirkişi raporunda işçiye yapılan fazla ödeme de hesaplanmıştı. Yargıtay, mahkemenin söz konusu bilirkişi raporunda hesaplanan fazla ödeme tutarını hüküm altına alması gerektiğini belirtti.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ortadan kaldırılırken İlk Derece Mahkemesinin kararı bozuldu.
Karar işverenler açısından ne anlama geliyor?
Karar, özellikle bordro ve ücret hesaplamalarında yanlışlık sonucu çalışanlara yapılan fazla ödemeler açısından önem taşıyor. İşverenin kendi hesaplama hatası sonucunda ödeme yapılmış olması, somut olayın şartları çerçevesinde paranın geri istenmesine tek başına engel oluşturmuyor.
Bununla birlikte karar, işverenlerin çalışanlara yaptıkları her fazla ödemeyi koşulsuz olarak geri alabilecekleri anlamına gelmiyor. Ödemenin gerçekten borç olmadığı, hata sonucu gerçekleştirildiği ve sebepsiz zenginleşmenin diğer hukuki koşullarının bulunduğu somut olay özelinde değerlendirilmelidir.