İş Görüşmelerinde Kullanılan Çekme Karavanın Vergisel Statüsü Netleşti
İşletmeler zaman zaman müşteri ilişkilerini geliştirmek ve pazarlama faaliyetlerini desteklemek amacıyla çeşitli araç ve ekipmanlar satın alıyor. Ancak bu tür alımların gider yazılıp yazılamayacağı veya KDV indirimi oluşturup oluşturmayacağı, vergi mevzuatındaki kriterlere göre belirleniyor. İstanbul Defterdarlığı’nın 29.08.2025 tarihli özelgesi, müşteri ağırlama ve iş görüşmelerinde kullanılan çekme karavan örneği üzerinden bu konuyu yeniden gündeme taşıdı.
Olayın Arka Planı
Hediyelik eşya toptan ticareti yapan bir şirket, müşterilerle görüşme yapmak ve ürün sunumu sağlamak amacıyla motorsuz bir çekme karavan satın aldı. Firma, bu karavana ilişkin giderlerin ticari kazançtan düşülüp düşülemeyeceği, maliyetin aktifleştirilip aktifleştirilemeyeceği ve alış sırasında ödenen KDV’nin indirimi konusunda idarenin görüşünü talep etti.
Gider Yazma Şartları ve İdarenin Değerlendirmesi
Vergi mevzuatında bir harcamanın gider olarak kabul edilebilmesi için ticari faaliyetin yürütülmesine doğrudan katkı sağlaması, işletmenin konusu ile uyumlu olması ve iş hacmiyle ölçülü bulunması gerekiyor. Özelgede yapılan incelemede, çekme karavanın şirket faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı olmadığı, iş hacmiyle örtüşmediği ve kişisel kullanıma elverişli nitelik taşıdığı ifade edildi.
Bu nedenle karavana ilişkin giderlerin kurum kazancından indirilemeyeceği, başka bir ifadeyle KKEG olarak değerlendirileceği belirtildi.
KDV İndirimi Açısından Sonuç
KDV Kanunu’nun 30/d maddesi, gider olarak kabul edilmeyen harcamalar üzerinden ödenen KDV’nin de indirilemeyeceğini açıkça düzenliyor. Bu kapsamda çekme karavanın alışında yüklenilen KDV’nin de indirime konu edilemeyeceği aktarıldı.




