2025’te Kâr Paylarının Vergilendirilmesi
Şirketlerin elde ettikleri kârı ortaklarına dağıtıp dağıtmama konusunda farklı tercihler olabilir. Bazen mali yapıyı güçlendirmek ya da yatırımlar için kaynak yaratmak amacıyla dağıtım yapılmazken, bazen de ortakların yıllık beyan sınırını aşmaması için daha sınırlı kâr dağıtımı tercih edilmektedir. Bu nedenle kâr paylarının vergisel boyutunun önceden bilinmesi büyük önem taşır.
2003 Sonrası Kâr Payları
Gelir Vergisi Kanunu’na göre, tam mükellef şirketlerden elde edilen kâr paylarının yarısı vergiden istisna tutulmaktadır. Ancak bu paylar dağıtılırken stopaja tabi olur. Vergilendirme açısından kâr paylarının brüt tutarı dikkate alınır, net tutar üzerinden işlem yapılmaz.
2025 yılı için istisna sonrası tutarın 330.000 TL’yi aşması durumunda, kâr payı elde eden kişi yıllık beyanname vermek zorundadır. Bu noktada, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden, şirkette yapılan stopaj düşülebilmektedir.
2003 Öncesi Kâr Payları
2003 yılı ve öncesine ait kazançlardan yapılan dağıtımlarda farklı kurallar geçerlidir. Bu döneme ait kâr paylarında, alınan tutarın belli bir kısmı vergiden istisna edilir, ancak beyan sınırının aşılması halinde beyannameye konu edilmesi gerekir.
1998 Öncesi Kâr Payları
1998 ve öncesi dönem kazançlarının dağıtılması halinde ise, gerçek kişilerin elde ettiği kâr paylarının gelir vergisi açısından beyan edilmesine gerek bulunmaz. Bu kazançlar vergiye tabi değildir.
Yurt Dışından Elde Edilen Kâr Payları
Türkiye’de kanuni ve iş merkezi bulunmayan şirketlerden elde edilen kâr paylarının yarısı, bazı koşullar sağlandığında vergiden istisna tutulmaktadır. Bu koşullar arasında, şirketin ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olunması ve kârın beyanname tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi yer alır. Ayrıca, yurt dışında ödenen vergiler, Türkiye’de hesaplanan vergiden mahsup edilebilir.