Güncel haberler

İş Kanunu Cezasına İtiraz Nerede? Yargıtay Açıkladı

Yargıtay, 4857’den doğan idari para cezalarında görevli merciin Sulh Ceza Hâkimliği olduğunu vurguladı. Rapora dava açıldıysa konu doğru belirlenmeli; ceza iptali ayrı süreçte yürütülüyor.

Abone Ol

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2 Temmuz 2025 tarihli kararı, İş Kanunu kaynaklı idari para cezası uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin neresi olduğu tartışmasına netlik kazandırdı. Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezalarına itiraz süreçlerinde, Sulh Ceza Hâkimliği’nin görevli olduğu açık şekilde vurgulandı. Bu gelişme, “idari para cezası nereye itiraz edilir”, “İş Kanunu idari para cezası iptali” ve “kabahatler kanunu sulh ceza görev” gibi sık aranan başlıkları yeniden gündeme taşıdı.

İş Kanunu İdari Para Cezasında Görevli Mahkeme Hangisi? Yargıtay Açıkladı

İş müfettişi raporu, teftiş tutanağı ve idari para cezası uygulamaları özellikle işverenler açısından hem mali sonuç doğurması hem de itiraz yollarının farklılaşması nedeniyle yakından takip ediliyor. Yargıtay’ın son kararında, işverenin açtığı davanın konusunun doğru anlaşılmaması nedeniyle ilk derece ve istinaf kararlarının bozulduğu görülüyor. Karar, müfettiş raporunun iptali ile idari para cezasının iptali taleplerinin aynı şey olmadığını ve bu ayrımın görev bakımından kritik olduğunu ortaya koyuyor.

Uyuşmazlık Nasıl Başladı? Müfettiş Raporu mu, Ceza mı?

Dosyaya konu olayda işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen ve “işverence yerine getirilmesi gereken hususlar” başlığını taşıyan rapor/bildirimin iptalini istedi. Bu raporda, teftiş sonucu bazı çalışanlar yönünden asgari ücret altında ücret farkları oluştuğu belirtilerek farkların ödenmesi gerektiği bildirilmişti. Ancak raporda, doğrudan idari para cezasına ilişkin bir tebliğ bulunmadığına dikkat çekildi.

Buna rağmen ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin, davayı raporun iptali yönünden değil, idari para cezasının hukuka uygunluğu üzerinden değerlendirerek reddettiği anlaşıldı. Yargıtay, bu yaklaşımın davanın gerçek konusunu aşan bir değerlendirme olduğunu belirtti.

Yargıtay: İdari Para Cezasında Görev Sulh Ceza Hâkimliğinde

Kararda en dikkat çeken nokta, İş Kanunu idari para cezasına itiraz bakımından görevli merciin belirlenmesi oldu. Yargıtay, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesi ile 27/1 hükmü kapsamında, 4857 sayılı Kanun’dan doğan idari para cezası uyuşmazlıklarında Sulh Ceza Hâkimliklerinin görevli olduğunu açıkça ifade etti.

Bu nedenle, idari para cezasının iptaline yönelik bir talep varsa, itiraz yolunun iş mahkemeleri değil, kabahatler hukuku kapsamında sulh ceza olduğunu hatırlattı. Ayrıca somut olayda işverenin dava dilekçesinde idari para cezasının iptalini istemediği, yalnızca rapor/bildirim iptali talebinin bulunduğu değerlendirildi.

Bozma Kararı: Dosya Yeniden İncelenecek

Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını kaldırarak, ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Dosya, davanın gerçek konusu olan teftiş raporu/bildirimin iptali talebi yönünden yeniden değerlendirme yapılması için geri gönderildi. Kararın, özellikle işverenlerin “iş müfettişi raporu iptali”, “idari para cezası iptali davası” ve “görevli mahkeme sulh ceza mı iş mahkemesi mi” şeklindeki aramalarına doğrudan yanıt niteliği taşıdığı belirtiliyor.