AYM’den CMK 134 Kararı: Bilgisayarda Arama ve Elkoyma Hükümleri İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi Dijital Delillere İlişkin CMK 134 Hükmünü İptal Etti
Anayasa Mahkemesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin 134’üncü maddesinin önemli bölümlerini iptal etti.
Yüksek Mahkeme, dijital materyallerden elde edilen kişisel verilerin saklanması, silinmesi ve işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin yeterli yasal güvencelerin bulunmadığını belirterek düzenlemeyi özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı yönünden Anayasa’ya aykırı buldu.
İptal hükümleri, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Kararın Künyesi
Anayasa Mahkemesi kararı, 12 Şubat 2026 tarihli ve E:2023/128, K:2026/36 sayılıdır.
Karar, 25 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Başvuru, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapıldı.
İncelenen düzenleme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134’üncü maddesidir.
Başvuru Nasıl Gündeme Geldi?
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi, kaçakçılık suçu nedeniyle görülen bir davada CMK 134’ün Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vardı.
Mahkeme, bilgisayar ve dijital materyaller üzerinde yapılan arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından yeterli güvence içermediğini belirterek Anayasa Mahkemesine başvurdu.
CMK 134 Ne Düzenliyordu?
CMK’nın 134’üncü maddesi, ceza soruşturmalarında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasını düzenliyordu.
Madde kapsamında, bilgisayar kayıtlarından kopya alınması, kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesi ve belirli şartlarda bilgisayar veya dijital materyallere el konulması mümkündü.
Bu tedbirlere başvurulabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkânının olmaması gerekiyordu.
Anayasa Mahkemesi Hangi Bölümleri İnceledi?
Anayasa Mahkemesi, esas incelemede özellikle iki bölümü değerlendirdi.
Bunlardan ilki, hâkim kararıyla bilgisayarlarda ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılması, kayıtların kopyalanması ve çözülerek metin hâline getirilmesine ilişkin hükümdü.
İkincisi ise şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerine el konulmasına ilişkin hükümdü.
Başvuruda Hangi Gerekçeler İleri Sürüldü?
Başvuru kararında, dijital verilerin hangi adli makam tarafından inceleneceğine ilişkin yeterli açıklık bulunmadığı ileri sürüldü.
Ayrıca, elde edilen dijital verilerin değiştirilmesini önleyecek güvencelerin açıkça düzenlenmediği, delil güvenliği ve kişisel verilerin korunması bakımından yeterli yasal çerçeve kurulmadığı belirtildi.
Dijital verilerin saklanması ve imhasına ilişkin açık düzenleme bulunmaması da başvurunun temel gerekçeleri arasında yer aldı.
AYM’ye Göre Dijital Veriler Neden Önemli?
Anayasa Mahkemesi, bilgisayar ve dijital materyallerin çok geniş kapsamda kişisel veri barındırabileceğini vurguladı.
Mahkemeye göre bilgisayarlarda yalnızca soruşturmayla ilgili veriler değil, kişilerin özel hayatına, mesleki ilişkilerine, haberleşmelerine, finansal işlemlerine ve sosyal yaşamına ilişkin çok sayıda bilgi de bulunabilir.
Bu nedenle dijital materyaller üzerinde yapılan arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri, özel hayata ve kişisel verilere doğrudan müdahale niteliği taşır.
Kanunilik Şartı Sağlanmış mı?
Anayasa Mahkemesi, CMK 134’te yer alan “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri” ve “başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması” şartlarının belirsiz olmadığını kabul etti.
Bu nedenle kuralın hangi hallerde uygulanacağı bakımından kanunilik şartının sağlandığı sonucuna ulaşıldı.
Ancak Mahkeme, kanunilik şartının sağlanmasının tek başına yeterli olmadığını, kişisel verilerin korunması bakımından ayrıca yeterli güvencelerin de bulunması gerektiğini belirtti.
Meşru Amaç ve Gereklilik Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturmalarında maddi gerçeğe ulaşmanın ve suçla etkin mücadelenin kamu düzeni açısından meşru bir amaç taşıdığını belirtti.
Dijital delillerin elde edilmesi için bilgisayarlarda arama veya gerektiğinde elkoyma tedbirine başvurulmasının soruşturmanın etkin yürütülmesi bakımından gerekli olabileceği ifade edildi.
Buna rağmen, bu tedbirlerin kişisel verilerin korunması bakımından yeterli güvencelerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
İptal Gerekçesi Ne Oldu?
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının merkezinde kişisel verilerin korunmasına ilişkin eksik güvenceler yer aldı.
Mahkemeye göre CMK 134 kapsamında elde edilen kişisel verilerin hangi süreyle saklanacağı, yargılama kesinleştikten sonra ne yapılacağı, hangi usulle silineceği ve silinmediği hallerde işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağı açıkça düzenlenmemiştir.
Ayrıca, ilgili kişilerin bu verilere ilişkin hangi haklara sahip olduğu ve saklama veya sınırlandırma işlemlerinde hangi merciin yetkili olduğu konusunda da yeterli kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
Hangi Haklar Yönünden Aykırılık Bulundu?
Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin Anayasa’nın 13’üncü ve 20’nci maddelerine aykırı olduğuna karar verdi.
Anayasa’nın 20’nci maddesi, özel hayata saygı hakkı ile kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını güvence altına alıyor.
Mahkeme, dijital materyallerden elde edilen kişisel verilere ilişkin saklama, silme ve sınırlandırma güvencelerinin eksikliği nedeniyle sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna vardı.
Hangi Hükümler İptal Edildi?
Anayasa Mahkemesi, CMK 134’ün birinci fıkrasında yer alan hâkim kararıyla bilgisayarlarda arama yapılması, kayıtların kopyalanması ve çözülerek metin hâline getirilmesine ilişkin bölümü iptal etti.
Ayrıca ikinci fıkrada yer alan, şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde bilgisayar ve dijital materyallere el konulmasına ilişkin bölüm de iptal edildi.
Bu hükümlerin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan maddenin kalan kısımları da iptal kapsamına alındı.
Karar Oybirliğiyle mi Verildi?
İptal kararı bazı bölümler yönünden oyçokluğuyla alındı.
CMK 134’ün birinci ve ikinci fıkralarına ilişkin iptal kararlarında bazı üyeler karşıoy kullandı.
Buna karşılık iptal hükümlerinin yürürlüğe girişinin Resmî Gazete’de yayım tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
İptal Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?
Anayasa Mahkemesi, CMK 134’ün iptali nedeniyle doğabilecek hukuki boşluğun kamu yararını etkileyebileceğini değerlendirdi.
Bu nedenle iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.
Karar 25 Mayıs 2026 tarihinde yayımlandığı için iptal hükümleri 25 Şubat 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
Bu Sürede Ne Olacak?
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelenmesi, yasama organına yeni bir düzenleme yapması için süre tanıyor.
Bu süreçte CMK 134 kapsamında dijital delillere ilişkin yeni bir yasal çerçeve hazırlanması beklenebilir.
Yeni düzenlemede özellikle dijital verilerin saklanması, silinmesi, imhası, işlenmesinin sınırlandırılması ve ilgili kişilerin haklarına ilişkin açık güvencelere yer verilmesi gerekecek.
Karar Ceza Soruşturmalarını Nasıl Etkiler?
Karar, ceza soruşturmalarında dijital delillerin elde edilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Anayasa Mahkemesi, bilgisayar ve dijital materyaller üzerinde arama ve elkoyma yapılabileceğini ilke olarak reddetmedi. Ancak bu işlemler sırasında elde edilen kişisel verilerin korunması için daha ayrıntılı ve öngörülebilir yasal güvenceler bulunması gerektiğini vurguladı.
Bu nedenle karar, dijital delil uygulamalarında hem soruşturma makamları hem de savunma tarafı açısından yeni bir hukuki çerçeve ihtiyacını ortaya koyuyor.
Uygulamada Nelere Dikkat Edilmeli?
Dijital materyaller üzerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinde yalnızca delil elde etme amacı değil, kişisel verilerin korunması da dikkate alınmalı.
Arama ve kopyalama işlemleri sırasında soruşturmayla ilgisi bulunmayan kişisel verilerin akıbeti, saklama süresi, imha usulü ve bu verilere erişim yetkisi açıkça belirlenmeli.
Ayrıca dijital delillerin bütünlüğünün korunması, sonradan değiştirilmesini önleyecek teknik güvencelerin sağlanması ve işlem süreçlerinin denetlenebilir şekilde yürütülmesi önem taşıyor.
Kararın Önemi
AYM kararı, dijital delil toplama süreçlerinde kişisel verilerin korunması hakkının daha güçlü güvence altına alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Ceza muhakemesinde dijital arama ve elkoyma tedbirleri, suçla mücadele açısından önemli bir araç olmakla birlikte, kişilerin özel hayatına yoğun müdahale riski taşıyor.
Bu nedenle karar, hem kanun koyucuya hem de uygulayıcılara dijital delil işlemlerinde daha açık, sınırlı, denetlenebilir ve kişisel verileri koruyan bir sistem kurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Pratik Etkisi Ne Olacak?
Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte mevcut CMK 134 hükümleri iptal edilmiş olacak. Bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yapılmazsa, bilgisayar ve dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri bakımından hukuki boşluk doğabilir.
Bu nedenle kanun koyucunun dokuz aylık süre içinde dijital delillere ilişkin yeni düzenleme yapması bekleniyor.
Yeni düzenlemenin; arama kararı, kopyalama, elkoyma, veri saklama, veri silme, imha, erişim yetkileri ve ilgili kişilerin hakları bakımından açık ve ayrıntılı hükümler içermesi gerekecek.