Güncel haberler

Zorlayıcı Neden Feshinde İhbar Tartışması Büyüdü

Yargıtay, işyerindeki zorlayıcı nedenle yapılan fesihte 25/III’ün her durumda uygulanamayacağını vurguladı, ihbar tazminatı gündeme geldi.

Abone Ol

Yargıtay’dan Zorlayıcı Neden Feshine Kritik Uyarı: İhbar Tazminatı Gündemde

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerinde ortaya çıkan zorlayıcı neden gerekçesiyle yapılan fesihlerde ihbar tazminatı yönünden önemli bir değerlendirmede bulundu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/III maddesinin bazı fesihlerde yanlış uygulandığına dikkat çekildi.

Karara göre, işyerinde meydana gelen zorlayıcı neden gerekçesiyle işverenin 25/III’e dayanarak “haklı fesih” yapması her durumda mümkün olmayabilir. Bu nedenle, ihbar tazminatı talebinin reddi bazı olaylarda hatalı kabul edilebilecek.


Uyuşmazlık Nasıl Ortaya Çıktı?

Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek ihbar tazminatı, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının ödenmesini talep etti.

İşveren ise maden sahasında faaliyetin idari kararlar nedeniyle durması ve sözleşmenin askıya alınması sebebiyle “zorlayıcı neden” oluştuğunu savunarak ihbar tazminatı doğmadığını ileri sürdü.

İlk derece mahkemesi fazla mesai ve hafta tatili alacaklarını kısmen kabul ederken, feshi zorlayıcı neden kapsamında görerek ihbar tazminatı talebini reddetti. Karar miktar nedeniyle kesinleşti.


Adalet Bakanlığı Devreye Girdi

Kesinleşen kararın ardından Adalet Bakanlığı, kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Başvuruda, işyerinin kapanması veya faaliyetin durmasının her durumda 4857/25-III kapsamında değerlendirilemeyeceği ve ihbar tazminatının kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.

Yargıtay, yapılan inceleme sonucunda ihbar tazminatının reddedilmesini hukuka uygun bulmadı ve kararın kanun yararına bozulmasına hükmetti.


Yargıtay Ne Dedi?

Yargıtay, 4857 sayılı Kanun’un 25/III maddesinde düzenlenen haklı fesih için “zorlayıcı nedenin” niteliğine ilişkin önemli bir ölçüt ortaya koydu.

Kararda özetle şu vurgu yapıldı:

  • 25/III maddesinin uygulanabilmesi için zorlayıcı nedenin işyerinde değil, işçinin çevresinde meydana gelmesi,

  • Bu durumun işçiyi kusuru olmaksızın geçici olarak çalışamaz hale getirmesi gerekir.

Bu nedenle, zorlayıcı nedenin işyerinde gerçekleşmesi halinde işverenin 25/III’e dayanarak haklı fesih yapamayabileceği, bu durumda da ihbar tazminatının gündeme gelebileceği değerlendirildi.


“Kanun Yararına Bozma” Ne Anlama Geliyor?

Karar, “kanun yararına bozma” niteliği taşıdığı için taraflar bakımından kesin hükmü ortadan kaldırmıyor. Ancak Yargıtay, uygulamada doğru yorumun yerleşmesi amacıyla ilkesel bir düzeltme yapmış oluyor.

Bu yönüyle kararın;

  • İşverenlerin fesih gerekçesi ve çıkış kodu belirlerken,

  • İnsan kaynakları birimlerinin ihbar hesaplamalarında,

  • İşçilerin ihbar tazminatı taleplerinde

emsal olabilecek bir çerçeve sunduğu değerlendiriliyor.


Karar Uygulamada Neyi Değiştirebilir?

Uzmanlara göre bu karar, özellikle işyerinin kapanması, faaliyetin durması veya işyerinde meydana gelen mücbir sebepler gerekçe gösterilerek yapılan fesihlerde “haklı fesih” iddiasının her zaman geçerli olmayacağını ortaya koyuyor.

Bu tür fesihlerde ihbar tazminatı talebinin daha güçlü şekilde ileri sürülmesi mümkün olabilecek.