Yurt Dışından Ödenen Kiralarda Stopaj ve Gider Yazma Tartışması Netleşti
Yabancı şirketlerin Türkiye’de şube veya irtibat bürosu üzerinden yürüttüğü faaliyetlerde, kira ödemelerinin yurt dışındaki ana merkez tarafından doğrudan yapılması uygulamada sıkça soru işareti yaratıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İstanbul Defterdarlığı görüşünü yansıtan bir özelge ise bu konuya ilişkin iki kritik başlıkta net bir çerçeve ortaya koyuyor: tevkifat (stopaj) yükümlülüğü ve kira bedelinin kurum kazancında gider yazılıp yazılamayacağı.
Kira Bedeli Yurt Dışından Ödenirse Stopaj Kime Ait Oluyor
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi kapsamında, iş yeri kiralarında normal şartlarda %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekiyor. Ancak tevkifat yükümlülüğü, kirayı fiilen ödeyen kişi veya kurum açısından doğuyor.
İncelenen olayda kira bedeli, Türkiye’deki şube tarafından ödenmiyor; ödeme doğrudan ABD’de bulunan ana merkez tarafından Amerikan bankaları üzerinden kiraya verenin Türkiye’deki banka hesabına gönderiliyor. Bu durumda idarenin değerlendirmesi şu yönde:
-
Türkiye’deki şube ödeme yapmadığı için
-
şube adına stopaj kesintisi doğmuyor
-
dolayısıyla şubenin kira stopajı beyan etme yükümlülüğü bulunmuyor
Gider Yazma Konusunda Kritik Ayrım: “Şubenin Kendi Kaynağı”
Özelgede dikkat çeken ikinci konu ise kira giderinin kurum kazancında indirilmesiyle ilgili. Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan yabancı kurumlar Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden dar mükellef olarak vergileniyor ve bu kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümleri uygulanıyor.
Ticari kazançtan indirilecek giderler açısından temel kriter ise giderin:
-
kazançla doğrudan bağlantılı olması
-
tevsik edici belgelerle desteklenmesi
-
yasal kayıtlarda izlenmesi
-
mükellefin kendi kaynaklarından karşılanması
Özelgede kira ödemesinin şube kaynaklarından yapılmadığı açıkça tespit edildiği için, idare şu sonuca varıyor:
-
Kira bedelleri şubenin kendi kaynağından karşılanmadığından
-
Türkiye’deki şube bu ödemeyi kurum kazancında gider olarak indiremez
Bu noktada uygulamada sıkça görülen “merkez ödedi ama şube kullandı” yaklaşımının gider yazma açısından tek başına yeterli olmadığı, finansmanın kaynağının belirleyici olduğu vurgulanmış oluyor.
Şube Kuruluşundan Önceki Kira Ödemeleri Ne Oluyor
Şirketin yönelttiği sorulardan biri de şube kuruluş tarihinden önce yapılan kira ödemeleriyle ilgili. Özelge, kuruluş öncesi veya sonrası ayrımı yapmaksızın aynı prensibe işaret ediyor:
-
Ödeme şube tarafından yapılmadığı sürece stopaj sorumluluğu yok
-
Ödeme şubenin kaynağından çıkmadığı sürece gider yazılamıyor
Bu nedenle kuruluş öncesinde yapılan ödemeler de şube açısından gider olarak dikkate alınamıyor.
Uygulamada Ne Anlama Geliyor
Bu özelge, özellikle Türkiye’de şube veya irtibat bürosu bulunan yabancı şirketler için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Özetle iki temel sonuç ortaya çıkıyor:
-
Ödeme Türkiye’deki şube tarafından yapılmıyorsa stopaj yükümlülüğü şube açısından doğmuyor.
-
Kira bedeli şubenin kaynaklarından karşılanmadıysa gider yazılamıyor.
Bu nedenle, kira bedellerinin hem stopaj hem gider yazma yönünden doğru konumlandırılabilmesi için ödeme yönteminin ve muhasebe kayıtlarının baştan doğru planlanması gerekiyor.