Mikro ihracat yapan şirketlerin yurt dışından aldığı dijital ve ticari hizmetlerin vergilendirilmesine ilişkin uygulama, Ankara Defterdarlığı’nın 30 Temmuz 2024 tarihli özelgesi çerçevesinde netleşti. Özellikle Amazon, Etsy gibi platformlar üzerinden yalnızca yurt dışına satış yapan işletmelerin; reklam, komisyon, portal kullanımı, alan adı ve yazılım gibi hizmet bedellerinde kurumlar vergisi tevkifatı ve KDV açısından hangi kuralların uygulanacağı yeniden gündeme geldi.

Mikro ihracatta yurt dışı hizmet alımları neden öne çıktı?

E-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte Türkiye’de kurulu birçok şirket, ürünlerini mikro ihracat kapsamında yurt dışına gönderirken pazaryerleri ve yurt dışı sağlayıcılar üzerinden çeşitli destek hizmetleri alıyor. Bu hizmetler genellikle satışa aracılık eden platform komisyonları, reklam harcamaları, portal kullanım bedelleri, altyapı hizmetleri ve yazılım lisansları gibi kalemlerden oluşuyor. Hizmet sağlayıcıların Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisinin bulunmaması ise, stopaj ve KDV uygulamasında tereddüt yaratabiliyor.

Özelgede incelenen tipik senaryo

Özelgede ele alınan olayda Türkiye’de yerleşik bir şirketin, uluslararası pazaryerleri üzerinden yalnızca yurt dışındaki müşterilere satış yaptığı ve yurt dışında mukim firmalardan çeşitli hizmetler temin ettiği belirtiliyor. Bu hizmetler arasında reklam, satış komisyonu, potansiyel müşteri bilgileri, portal kullanım bedeli, server saklama, alan adı ile uygulama ve yazılım hizmetleri yer alıyor. Şirket, bu ödemelerin stopaj ve KDV karşısındaki durumunu netleştirmek amacıyla idareden görüş talep ediyor.

Kurumlar vergisi stopajında hizmetin “niteliği” belirleyici

Özelge kapsamında yapılan değerlendirmede, her ödeme kaleminin aynı şekilde ele alınamayacağına dikkat çekiliyor. Bazı ödemeler “gayrimaddi hak bedeli” niteliğinde değerlendirilirken, bazıları “ticari kazanç” kapsamında ele alınabiliyor.

KDV Beyannamesinde Yeni Gelir Kayıt Türleri Uygulamaya Alındı
KDV Beyannamesinde Yeni Gelir Kayıt Türleri Uygulamaya Alındı
İçeriği Görüntüle
  • Alan adı, portal kullanımı, server saklama ve potansiyel müşteri bilgileri gibi kalemlerin, mahiyetine göre gayrimaddi hak bedeli kapsamında değerlendirilebileceği ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca tevkifat gündeme gelebileceği belirtiliyor.

  • Buna karşılık, yurt dışı firmaların sunduğu bazı hizmetlerin ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesi halinde, hizmeti veren kurumun Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisinin bulunmaması durumunda tevkifat yapılmayacağı yaklaşımı öne çıkıyor.

İnternet reklamlarında ayrı stopaj kuralı

İnternet ortamında verilen reklam hizmetleri, genel stopaj yaklaşımından ayrı bir düzenlemeye tabi olabiliyor. Özelgede, internet reklam hizmetini veren veya bu hizmete aracılık edenlere yapılan ödemelerde, belirli şartlarda %15 oranında tevkifat uygulanmasına ilişkin düzenlemeye dikkat çekiliyor. Ancak reklam hizmetinin münhasıran yurt dışında yayımlanması ve Türkiye’de bu hizmetten faydalanılmaması halinde tevkifat yapılmaması gerektiği yönünde değerlendirme yer alıyor.

KDV’de “Türkiye’de faydalanma” kriteri öne çıkıyor

KDV açısından temel ayrım, hizmetin Türkiye’de yapılması veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması kriterine dayanıyor. Özelgede yer alan senaryoda, yurt dışında mukim firmalardan alınan ve yurt dışında faydalanılan reklam, komisyon, portal, server, alan adı ve yazılım hizmetlerinin KDV’nin konusuna girmeyeceği değerlendiriliyor. Bu durumda, söz konusu ödemeler için 2 No.lu KDV beyannamesiyle sorumlu sıfatıyla beyan yapılmasına gerek olmadığı belirtiliyor.

Buna karşılık, aynı hizmetlerden Türkiye’de de yararlanılması söz konusu olursa, hizmetin KDV’ye tabi hale gelebileceği ve KDV’nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekebileceği ifade ediliyor.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları da dikkate alınmalı

Özelgede, Türkiye’nin ilgili ülkelerle imzaladığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının uygulanabilirliğine de işaret ediliyor. Gayrimaddi hak bedellerinde anlaşmalarda belirlenen azami stopaj oranları gündeme gelebilirken, ticari kazançlarda Türkiye’de işyeri yoksa vergilemenin mukim ülkede yapılacağı prensibi hatırlatılıyor. Anlaşma hükümlerinden yararlanılabilmesi için ise hizmet sağlayıcının mukimlik belgesi sunması gerektiği vurgulanıyor.