Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen görüşte, yurt dışı mukimi bir firmanın Türkiye şubesinin anonim veya limited şirkete dönüşmesinin vergi mevzuatı karşısındaki durumu açıklandı. Değerlendirme hem Kurumlar Vergisi Kanunu hem de Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden yapıldı.
Yurt Dışı Şubenin Tür Değişikliği Devir Sayılır mı
Başvuruda, merkezi İtalya’da bulunan bir şirketin Türkiye şubesinin tür değişikliği yoluyla anonim veya limited şirkete dönüştürülmesinin, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri kapsamında “devir” olarak kabul edilip edilemeyeceği soruldu.
Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre bir işlemin devir sayılabilmesi için, birleşen veya infisah eden kurum ile devralan kurumun kanuni veya iş merkezinin Türkiye’de bulunması gerekiyor. Ayrıca bilanço değerlerinin bir bütün halinde devralınarak aynen kayıtlara geçirilmesi şartı aranıyor.
Yapılan değerlendirmede, ana merkezi yurt dışında bulunan bir şirketin Türkiye şubesinin tür değiştirerek sermaye şirketine dönüşmesinin, kanunda öngörülen devir şartlarını taşımadığı belirtildi. Bu nedenle söz konusu işlemin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında devir olarak kabul edilmesi mümkün görülmedi.
Kurumlar Vergisi Kanunu 19 ve 20. Madde Şartları
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. maddesi, belirli şartlarla yapılan birleşme ve tür değişikliklerini devir hükmünde sayıyor. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için tarafların kanuni veya iş merkezinin Türkiye’de olması gerekiyor.
-
maddede ise devir halinde vergilendirmenin yalnızca devir tarihine kadar elde edilen kazançla sınırlı olduğu ve birleşmeden doğan kârların ayrıca vergilendirilmeyeceği düzenleniyor.
Yurt dışı merkezli şirket şubesi bakımından bu şartların sağlanmadığı ifade edildi.
Tür Değişikliği KDV’den İstisna mı
Başvuruda ayrıca, söz konusu dönüşüm işleminin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-c maddesi kapsamında KDV’den istisna olup olmayacağı da soruldu.
KDV Kanunu’na göre Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılan devir ve bölünme işlemleri KDV’den istisna tutulabiliyor. Ancak bu istisnanın uygulanabilmesi için işlemin Kurumlar Vergisi Kanunu çerçevesinde devir veya bölünme niteliğinde olması gerekiyor.
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında devir sayılmayan işlemlerde ise, devre konu mal ve hakların bedeli üzerinden genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekiyor.
KDV İstisnası Neden Uygulanmadı
Yapılan değerlendirmede, Türkiye şubesinin anonim veya limited şirkete dönüşmesinin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri kapsamında devir olarak kabul edilemeyeceği belirtildi. Bu nedenle söz konusu tür değişikliği işleminin KDV Kanunu’nun 17/4-c maddesi kapsamında istisna uygulanarak KDV’den muaf tutulması mümkün görülmedi.
Sonuç olarak, yurt dışı mukimi firmanın Türkiye şubesinin sermaye şirketine dönüşmesi işlemi, Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından devir sayılmadığı için KDV yönünden de istisna kapsamına girmiyor.