Yemek Yardımı Düzenlemesi Gündemde
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” içinde yemek yardımlarının sosyal güvenlik yönünden düzenlenmesine ilişkin hükümler de yer aldı. Teklif, çalışanlara sağlanan sosyal yardımlara ilişkin vergi ve SGK uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini gündeme getirdi.
Sosyal Yardımlarda Vergi ve SGK Uygulamaları Farklı
Çalışma hayatında çalışanlara sağlanan aile yardımı, çocuk yardımı, yemek yardımı ve yol yardımı gibi ödemeler sosyal destek niteliği taşıyor. Bu ödemeler çalışanların refahını artırmayı ve iş yaşamını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Ancak mevcut uygulamada vergi mevzuatı ile sosyal güvenlik mevzuatı arasında önemli farklılıklar bulunuyor.
Gelir vergisi istisnası ile SGK prim istisnası çoğu zaman farklı tutarlarda uygulanıyor. Vergi açısından istisna sayılan bir ödeme SGK açısından prime tabi olabiliyor veya bunun tersi bir durum ortaya çıkabiliyor. Bu farklılıklar işverenler ve meslek mensupları açısından bordro süreçlerini karmaşık hale getirirken, denetimlerde de uyuşmazlıklara yol açabiliyor.
Aile Yardımında Uygulama Farklılıkları
Aile yardımı ve çocuk yardımı ödemelerinde damga vergisi istisnası bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu yardımlar üzerinden damga vergisi hesaplanarak ödeniyor.
Aile yardımında SGK yönünden belirlenen istisna tutarı bulunurken, gelir vergisi mevzuatında bu tür bir muafiyet yalnızca kamu çalışanları için uygulanıyor. Özel sektör çalışanları aynı kapsamda bir vergi istisnasından yararlanamıyor. Bu durum uygulamada kamu ve özel sektör çalışanları arasında farklı sonuçlar doğurabiliyor.
Bordro Süreçlerinde İki Ayrı Mevzuat Dikkate Alınıyor
İşverenler bordro hazırlarken hem Gelir Vergisi Kanunu hem de Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerini dikkate almak zorunda kalıyor. Aynı ödeme kalemi için farklı hesaplama yöntemleri uygulanması hem işlem yükünü artırıyor hem de hata riskini yükseltiyor.
Bu nedenle çalışma hayatında daha sade ve uygulanabilir bir sistem oluşturulması gerektiği sıkça dile getiriliyor.
Yemek Yardımında Yeni Düzenleme
Mevcut uygulamada yemek yardımında SGK istisnası günlük 158 TL, gelir vergisi istisnası ise 300 TL olarak uygulanıyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifine göre, işverenlerin işyerinde yemek vermediği durumlarda çalışanlara ödenen günlük yemek bedelinin 300 TL’ye kadar olan kısmı SGK primine tabi tutulmayacak.
Ayrıca söz konusu tutarın her yıl yeniden değerleme oranı dikkate alınarak artırılması öngörülüyor. Bu düzenleme ile vergi ve SGK uygulamalarında yemek yardımı için aynı tutarın esas alınması hedefleniyor.
Yol Yardımında Farklı Uygulamalar Bulunuyor
Çalışanlara sağlanan yol yardımlarında da farklı uygulamalar bulunuyor.
Servis aracı sağlanması halinde hem vergi hem SGK primi uygulanmıyor. Toplu taşıma kartı veya bilet verilmesi durumunda da belirli sınırlar içinde vergi ve SGK primi uygulanmıyor.
Buna karşılık yol yardımının nakit olarak ödenmesi halinde bu tutar ücret sayılıyor ve hem gelir vergisi hem damga vergisi hem de SGK primine tabi tutuluyor. Bu durum aynı işyerinde farklı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Mevzuatlarda Uyum İhtiyacı
Çalışanlara sağlanan sosyal yardımlarda vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı arasında farklı istisna ve muafiyet uygulamalarının bulunması uygulamada karmaşıklığa yol açıyor. Bu nedenle aile yardımı, çocuk yardımı, yemek yardımı ve yol yardımı gibi ödemelerde ortak bir sistem oluşturulması gerektiği ifade ediliyor.
Vergi ve SGK mevzuatında aynı kalemler için benzer sınırların uygulanması, hem işverenlerin idari yükünü azaltabilecek hem de uygulamada yaşanan tereddütleri ortadan kaldırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.




