İcra Takibi Tüketici Hakem Heyetine Başvuruya Engel Sayılmadı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, aynı alacak için daha önce icra takibi başlatılmış olmasının tüketici hakem heyetine başvurulmasına engel oluşturmayacağına karar verdi. Daire, icra takibinin tek başına derdest bir dava niteliği taşımadığını belirterek uyuşmazlığın esasına girilmeden verilen tüketici mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.

Uyuşmazlık Emlak Komisyonu Alacağından Kaynaklandı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026/5101 Esas ve 2026/3617 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlık, bir taşınmaz satışı için talep edilen emlak komisyonu ücretinden doğdu.

Davacı emlakçı, İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan bir dairenin satın alınması sürecinde davalıya aracılık hizmeti sunduğunu ancak hak kazandığı komisyon ücretinin ödenmediğini ileri sürdü.

Bu gerekçeyle 104.250 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldı. Borçlunun itirazı üzerine takip durdu.

Uyuşmazlık Tüketici Hakem Heyetine Taşındı

İcra takibinin durmasının ardından emlakçı, aynı alacak için Menemen Tüketici Hakem Heyetine başvurdu.

Hakem heyeti başvuruyu reddedince kararın iptali ve komisyon alacağının yasal faiziyle birlikte tahsili talebiyle İzmir 7. Tüketici Mahkemesinde dava açıldı.

Davalı taraf ise emlakçının taşınmazın satışına aracılık etmediğini, sözleşmede satıcı olarak gösterilen kişinin taşınmazın maliki olmadığını ve bu nedenle sözleşmenin geçerli sayılamayacağını savundu.

Tüketici Mahkemesi İcra Takibini Derdestlik Nedeni Saydı

İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, aynı komisyon alacağı için daha önce icra takibi başlatılmış olmasını dikkate aldı.

Mahkeme, devam eden icra takibi nedeniyle tüketici hakem heyetine yapılan başvurunun incelenemeyeceği sonucuna vardı. Hakem heyeti kararını gerekçesini değiştirerek onayan Mahkeme, davacının itirazını reddetti.

Karar kesin nitelikte olduğundan olağan kanun yoluna başvurulamadı.

Adalet Bakanlığı Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvurdu

Adalet Bakanlığı, tüketici mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz talebinde bulundu.

Başvuruda, 2025 yılında değeri 149.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğu hatırlatıldı.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da tarafların İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haklarının saklı tutulduğu, dolayısıyla icra takibi ile tüketici hakem heyeti başvurusunun birbirine engel olmadığı savunuldu.

Yargıtay Derdestlik Kavramını Yeniden Değerlendirdi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın temelinde icra takibinin derdest dava sayılıp sayılamayacağı sorununun bulunduğunu belirtti.

Kararda derdestliğin oluşabilmesi için aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine ve aynı talep sonucuna dayanan daha önce açılmış bir davanın halen görülüyor olması gerektiği ifade edildi.

2026 İkinci Geçici Vergi Dönemi Yeniden Değerleme Oranı %11,51 Oldu
2026 İkinci Geçici Vergi Dönemi Yeniden Değerleme Oranı %11,51 Oldu
İçeriği Görüntüle

Derdestliğin kabul edilebilmesi için;

  • Daha önce açılmış bir davanın bulunması,
  • İlk ve sonraki davaların taraflarının aynı olması,
  • Dava konusu ile dava sebeplerinin aynı olması,
  • Önceki davanın henüz kesinleşmemiş olması

şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği vurgulandı.

İcra Takibi Devam Eden Bir Dava Olarak Kabul Edilmedi

Dosya kapsamına göre komisyon alacağı için 8 Mayıs 2025 tarihinde icra takibi başlatıldı. Borçlunun itirazı üzerine takip 10 Haziran 2025 tarihinde durdu.

Davacı, itirazın iptali davası açmadan 20 Haziran 2025 tarihinde tüketici hakem heyetine başvurdu.

Yargıtay, hakem heyeti kararına karşı tüketici mahkemesinde dava açıldığı tarihte aynı alacağa ilişkin devam eden bir mahkeme davası bulunmadığını tespit etti.

Bu nedenle yalnızca icra takibi başlatılmış olmasının derdestlik oluşturmayacağına hükmedildi.

İcra Takibi ile Hakem Heyeti Başvurusu Birlikte Kullanılabilir

Yargıtay kararında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un tüketici hakem heyetine başvuru sırasında tarafların İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haklarını saklı tuttuğuna dikkat çekildi.

Buna göre taraflar, parasal sınır içinde kalan bir tüketici uyuşmazlığında icra takibi başlatabilecekleri gibi tüketici hakem heyetine de başvurabilecek.

Bu iki hukuki yolun kullanılması, tek başına birbirine karşı derdestlik oluşturmayacak.

Uyuşmazlık 2025 Yılı Parasal Sınırının Altında Kaldı

Tüketici hakem heyetine yapılan başvurularda uyuşmazlık tarihindeki parasal sınır esas alınıyor.

2025 yılında değeri 149.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevliydi.

Dava konusu 104.250 TL’lik komisyon alacağı da bu sınırın altında kaldığından başvurunun tüketici hakem heyetinde incelenmesi gerekiyordu.

Tüketici Mahkemesi Kararı Kanun Yararına Bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin yalnızca icra takibine dayanarak uyuşmazlığın esasını incelememesini usul ve yasaya aykırı buldu.

Mahkemenin, emlak komisyonu talebinin haklı olup olmadığını ve sözleşmenin geçerliliğini değerlendirerek işin esası hakkında karar vermesi gerektiği belirtildi.

Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi kabul edilerek karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozuldu.

Karar, 8 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle verildi ve 24 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Emlak Komisyonunun Haklılığı Konusunda Karar Verilmedi

Yargıtay, davacı emlakçının gerçekten komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığını incelemedi.

Bozma kararı yalnızca icra takibi ile tüketici hakem heyeti başvurusu arasındaki hukuki ilişkiye yönelik verildi.

Bu nedenle karar, 104.250 TL tutarındaki komisyon alacağının varlığını veya sözleşmenin geçerliliğini doğrulayan bir hüküm niteliği taşımıyor.

Karar Benzer Tüketici Uyuşmazlıklarını Etkileyecek

Karar, özellikle parasal sınır içinde kalan tüketici alacaklarında icra takibi başlatılmasının hakem heyeti yolunu kapatmayacağını açıkça ortaya koyuyor.

Bundan sonraki benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerin, yalnızca daha önce icra takibi yapılmış olmasına dayanarak derdestlik kararı vermemesi; devam eden bir dava bulunup bulunmadığını ayrıca incelemesi gerekecek.