Yargıtay’dan Emsal Karar: İşten Çıkış Kodu Fesih Gerekçesiyle Aynı Olmalı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten ayrılış bildirgelerinde yer alan çıkış kodu ile iş sözleşmesinin fesih gerekçesinin birebir örtüşmesi gerektiğine dair önemli bir karara imza attı. Karar, hem işverenler hem de çalışanlar açısından yeni bir emsal niteliği taşıyor.
Davada, bir çalışan, iş yerinde astı konumundaki bir çalışanla ilişki yaşadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca işten çıkarıldı. İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bu durumu “46 – İşveren tarafından haklı fesih” koduyla bildirdi.
Çalışan, bildirgede yer alan kodun hatalı olduğunu iddia ederek düzeltme talebinde bulundu. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, taraflar arasında arabuluculuk sürecinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerekçesiyle işverenin haksız fesih yaptığına hükmetti.
Ancak Yargıtay, dosyada yer alan tanık beyanları, mesajlaşmalar ve fotoğraflar ışığında, çalışanın iş yerinde etik dışı bir davranışta bulunduğunun sabit olduğuna karar verdi. Bu nedenle işverenin yaptığı haklı fesih işlemini geçerli buldu ve bildirgedeki çıkış kodunun doğru olduğunu belirtti.
Kararda ayrıca, arabuluculukta yapılan tazminat ödemelerinin fesih sebebinin niteliğini değiştirmeyeceği vurgulandı.
Bu karar, artık işverenlerin işten çıkış kodlarını fesih gerekçesiyle tamamen uyumlu şekilde seçmeleri gerektiğini, çalışanların ise bu kodların sadece arabuluculuk anlaşmalarıyla değiştirilemeyeceğini ortaya koydu.