Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, üçlü vardiya sistemiyle çalışan işçilerin fazla mesai iddialarında ispat yükünün güçlendiğine dikkat çeken bir karara imza attı. Daire; üç vardiya düzeninde normal koşullarda fazla çalışma yapılmasının fiilen zor olduğuna işaret ederek, bu sistemde fazla mesai talebinin yalnızca tanık anlatımıyla değil, yazılı veya somut güçlü delillerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Uyuşmazlık neydi
Karara konu dosyada işçi; kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek dava açtı. Ücretinin bir kısmının banka üzerinden, bir kısmının ise elden ödendiğini, ayrıca çalışma süresince fazla çalışma yaptığını ve izinlerinin bir bölümünü kullanmadığını savundu. İşveren ise iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, tüm ödemelerin banka üzerinden yapıldığını ve fazla mesai alacağı bulunmadığını belirtti.
İlk derece ve istinaf ne karar verdi
İlk derece mahkemesi, dosyadaki tanık anlatımlarını ve emsal ücret araştırmalarını dikkate alarak işçinin ücretinin kısmen elden ödendiği kanaatine ulaştı. Yıllık izin kullanımına ilişkin belge bulunmaması nedeniyle işçinin kullanılmayan izin alacağı olduğu kabul edildi. Mahkeme, işçinin bazı alacaklarının varlığını benimseyerek davayı kısmen kabul etti.
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) da ilk derece kararında esaslı bir isabetsizlik görmeyerek işverenin istinaf başvurusunu reddetti.
Yargıtay’ın dikkat çektiği nokta: Üçlü vardiyada fazla mesai iddiası
Dosya temyize taşınınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, özellikle fazla çalışma hesabı ve ispatı yönünden değerlendirme yaptı. Kararda öne çıkan yaklaşım şöyle özetlendi:
Üçlü vardiya varsa fazla mesai “otomatik” kabul edilemez
Yargıtay’a göre, üçlü vardiya düzeni bulunan işyerlerinde vardiyalar birbirini tamamladığı için, bu sistemde fazla çalışmanın varlığını göstermek için vardiya düzeninin hangi nedenle aşıldığının açık biçimde ortaya konulması gerekiyor. Başka bir ifadeyle, “vardiya var” denilen bir çalışma düzeninde fazla mesai iddiası, yalnızca genel beyanlarla kabul edilemez.
Tanık beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir
Daire; üçlü vardiya koşullarında fazla mesainin ispatında yazılı delil veya somut güçlü delil aranabileceğini belirtti. Bu çerçevede; örneğin işyeri kayıtları, giriş-çıkış verileri, görev çizelgeleri, iş müfettişi tespitleri veya işveren tanıklarının doğrulayan anlatımları gibi unsurların önemine işaret etti. Sadece davacı tanıklarının anlatımıyla, üçlü vardiya düzeninde fazla çalışma yapıldığının kabulü her dosyada mümkün olmayabilir.
“Ebat değişim günü” için ayrı değerlendirme
Yargıtay, dosyada ayrıca işçinin ayda bir gün uzun süreli çalışma yaptığı iddiasını da ele aldı. Kararda, bu özel çalışma günlerine ilişkin anlatımların dosya kapsamıyla desteklendiği ölçüde değerlendirme yapılması gerektiği belirtildi. Daire, bu tür günlerde fiilen ortaya çıkan çalışma süresi ve ara dinlenmelerin düşülmesiyle, sadece ispatlanan süre kadar fazla mesai hesabı yapılabileceği sonucuna vardı.
Sonuç: Karar bozuldu, dosya geri gönderildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla mesai hesabının üçlü vardiya gerçeğiyle uyumlu şekilde kurulmadığı gerekçesiyle istinaf kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu. Dosya, fazla mesai alacağı yönünden belirtilen esaslara uygun yeni bir değerlendirme yapılması için yeniden ilk derece mahkemesine gönderildi.
İşveren ve çalışanlar için ne anlama geliyor
Bu karar, özellikle vardiyalı çalışanların fazla mesai taleplerinde;
-
İşyerinde uygulanan vardiya sisteminin net biçimde ortaya konulması,
-
Vardiya dışına taşan çalışmaların somut şekilde gösterilmesi,
-
Fazla mesainin tanık anlatımının ötesinde kayıt ve belgelerle desteklenmesi
gerektiğini hatırlatan bir örnek olarak öne çıkıyor.