Şirketlerde Birikmiş Kârların Ortaklara Aktarılması Nasıl Yapılır

Şirketlerde oluşan ve dağıtılmadan biriken kârların ortaklara aktarılması çeşitli yöntemlerle mümkün olabilmektedir. Bu işlemler yapılırken yalnızca vergisel sonuçlar değil, işlemlerin ekonomik amacı, hukuki yapısı ve uzun vadeli etkileri de dikkatle değerlendirilmelidir.

Uzmanlar, ekonomik gerekçesi bulunmayan ve yalnızca görünüşte yapılan işlemlerin ilerleyen dönemlerde risk oluşturabileceğini belirtiyor. Bu nedenle şirketlerin kâr aktarımı yöntemlerini belirlerken hem vergi mevzuatını hem de ticaret hukuku hükümlerini birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.

Vergi Gündeminde Yeni Dönem Denetim Ve Düzenlemeler
Vergi Gündeminde Yeni Dönem Denetim Ve Düzenlemeler
İçeriği Görüntüle

Şirket bünyesinde biriken kârlar işletmede kaldıkça, bu fonlardan elde edilen faiz veya kur farkı gibi getiriler kurumlar vergisi matrahına dahil edilmektedir. Bu durum bazı işletmeler açısından vergi yükünün artmasına neden olabildiği için, ihtiyaç fazlası nakdin ortaklara aktarılması farklı yöntemlerle gündeme gelebilmektedir.

Kâr Dağıtımı En Yaygın Yöntem

Şirketlerin ortaklarına kâr aktarmasının en bilinen yolu kâr dağıtımıdır. Gerçek kişi ortaklara yapılan kâr payı ödemelerinde şirket tarafından kâr dağıtım stopajı uygulanmaktadır.

Gerçek kişi ortaklar ise elde ettikleri brüt kâr payının yarısını yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan etmekte, dağıtım sırasında kesilen stopajı ise hesaplanan vergiden mahsup edebilmektedir.

Bu yöntem, şirketlerde biriken kârların ortaklara aktarılmasının en doğal ve yaygın uygulanan yolu olarak kabul edilmektedir.

Enflasyon Düzeltmesi Kaynaklı Kârların Dağıtımı

Enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan kârların dağıtımı konusunda farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.

Vergi mevzuatına ilişkin bazı yorumlara göre 2023 yılı enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan kârların dağıtılması mümkün değildir. Bu yönde idari görüşler bulunurken, bazı meslek kuruluşları ise bu kârların dağıtılabileceği görüşünü savunmaktadır.

2024 yılına ilişkin enflasyon düzeltme farklarının dağıtımı konusunda ise bilançonun pasif kalemleriyle ilgili düzenlemeler nedeniyle daha sınırlı bir değerlendirme yapılmaktadır.

Yasal Yedeklerin Dağıtımı

Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında ayrılan yasal yedek akçelerin, esas sermayenin yarısını aşan kısmı belirli şartlar altında ortaklara dağıtılabilmektedir.

Bu durumda dağıtım sırasında yalnızca kâr payı stopajı uygulanması söz konusu olabilmektedir.

Hisselerin Başka Bir Şirkete Ayni Sermaye Olarak Konulması

Şirket hisselerinin ayni sermaye olarak başka bir şirkete devredilmesi de uygulamada kullanılan yöntemlerden biridir.

Gerçek kişilerin uzun süredir sahip oldukları anonim şirket hisselerini yeni kurulacak bir şirkete ayni sermaye olarak koymaları halinde, belirli şartlar sağlanıyorsa işlem sırasında vergileme doğmayabilmektedir.

Bu durumda ortaklar yeni kurulan şirketin hissedarı olur ve şirket bünyesinde oluşan kârlar, gerçek kişilere dağıtılmadığı sürece vergilendirme doğmayabilir.

Avans Kâr Dağıtımı Uygulaması

Şirketler yıl sonunu beklemeden, yıl içinde oluşan finansal tablolara dayanarak avans kâr dağıtımı yapabilmektedir.

Bu uygulama genellikle yılın 3, 6 ve 9 aylık dönemlerine ait finansal veriler dikkate alınarak yapılır. Ancak dağıtılan avans kârın, takip eden yıl yapılacak genel kurul kararı ile kesinleştirilmesi gerekir.

Hisse Satışı Yoluyla Kâr Aktarımı

Bazı durumlarda mevcut ortaklık yapısına sahip yeni bir şirket kurulması ve mevcut şirket hisselerinin bu yeni şirkete satılması yöntemi de kullanılmaktadır.

Bu yöntemle yeni şirket, elde ettiği kâr paylarıyla hisse alım borcunu ödeyebilir. Ancak işlemin yalnızca vergi avantajı amacıyla yapılması durumunda eleştiri riski bulunabileceği ifade edilmektedir.

Yurt Dışında Şirket Kurulması

Şirket hisselerinin ayni sermaye olarak kullanılması suretiyle yurt dışında şirket kurulması da uygulamada karşılaşılan yöntemlerden biridir.

Bu tür yapılanmalar bazı durumlarda;

  • uluslararası yatırımların yönetilmesi

  • holding yapılarının oluşturulması

  • yurt dışı finansmana erişim

  • bazı vergisel avantajların değerlendirilmesi

gibi amaçlarla tercih edilmektedir.

Ancak bu tür yapılar kurulurken yalnızca Türkiye mevzuatı değil, ilgili ülkelerin hukuk sistemi, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve uluslararası vergi kuralları da dikkate alınmalıdır.

Ortakların Varlıklarını Şirkete Satması

Gerçek kişi ortakların sahip oldukları bazı varlıkları şirkete satmaları da şirket bünyesine fon aktarımı sağlayabilmektedir.

Bu kapsamda;

  • hisse satışları

  • gayrimenkul satışları

  • gayri maddi hakların devri

gibi işlemler yapılabilmektedir. Bazı durumlarda vergi istisnaları uygulanabilirken, bazı işlemler için beyan yükümlülüğü doğabilmektedir.

Şirketin Kendi Hisselerini Satın Alması

Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirketlerin belirli şartlar altında kendi hisselerini satın alması mümkündür.

Şirketin serbest fonlarının bulunması halinde, ortakların bazı hisseleri emsal bedel üzerinden şirket tarafından satın alınabilir. Ancak bu işlemlerin belirli süre sınırlamaları ve hukuki şartları bulunmaktadır.

Uzman Değerlendirmesi Önemli

Şirket kârlarının ortaklara aktarılması farklı yöntemlerle yapılabilse de her yöntemin vergisel ve hukuki sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle işletmelerin bu tür işlemler öncesinde mali müşavir ve hukuk uzmanlarından görüş alarak hareket etmesi önem taşımaktadır.