Ekonomide yaşanan durgunluk, satış bedellerinin geç tahsil edilmesi ve krediye erişimin zorlaşması gibi etkenler, işletmelerin SGK prim borçlarını zamanında ödeyememesine ve borç birikmesine yol açabiliyor. Prim borçları yalnızca mali yük oluşturmakla kalmıyor; teşviklerden yararlanma, ihalelere katılma ve “borcu yoktur” yazısı gerektiren pek çok işlemde işletmelerin önüne ciddi engeller çıkarabiliyor. Borçların büyümesi halinde SGK’nın icra ve haciz süreçlerini başlatması da ticari faaliyetleri zorlayabiliyor.
Mevcut durumda SGK prim borçlarına yönelik özel bir yeniden yapılandırma düzenlemesi bulunmasa da, borçların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi mümkün. SGK’nın 30 Ocak 2026 tarihli 2026/7 sayılı Genelgesiyle bu kapsamda yapılan taksitlendirme süreçleri ve bozulma koşullarında borçlular lehine bazı kolaylıklar getirildi.
Tecil Nedir
Tecil, vadesi gelen borcun belirli bir süre ertelenmesi anlamına gelir. SGK prim borçlarında tecil, işverene ödeme için zaman kazandırır ve bu süreçte mali yapının toparlanmasına imkân sağlayabilir.
Başvuru Nasıl Yapılır
Tecil talebinde bulunmak isteyen işverenlerin, işyerinin bağlı olduğu SGK birimine “6183 Sayılı Kanunun 48. Maddesi Kapsamında Tecil Talep Formu” ile müracaat etmesi gerekir. Tecil süreci, uygulamada genellikle ilk taksitin peşin ödenmesiyle başlatılır.
Çok Zor Durum Şartı ve Likidite Oranı
Tecilden yararlanabilmek için işverenin “çok zor durum” halinde olması aranır. Bu tespit, likidite oranına göre yapılır. Likidite oranının 1,00 ve altında olması çok zor durum göstergesi kabul edilirken, 1,01 ve üzerinde olan başvuruların reddedilmesi söz konusu olabilir.
Borç Tutarı 700.000 TL Üzerinde Olanlar
Borç türü bazında 700.000 TL’nin üzerinde borcu olanlarda çok zor durum tespiti, defter tutma esasına göre farklı yöntemlerle yapılır.
Bilanço esasına göre defter tutanlarda oran, dönen varlıklardan stokların düşülmesi ve kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesiyle hesaplanır. İşletme hesabı esasına göre defter tutanlarda ise kasa, banka ve kısa vadeli alacakların kısa vadeli borçlara oranı esas alınır. Bu tespit, 3568 sayılı Kanun kapsamında yetkili serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir tarafından düzenlenecek “çok zor durum raporu” ile belgelendirilir.
Halka açık şirketlerde ise tespit, Sermaye Piyasası Kuruluna sunulan en son finansal tablolar üzerinden SGK tarafından yapılabilir.
Borç Tutarı 700.000 TL’yi Aşmayanlar
Borç türü bazında 700.000 TL’yi aşmayan borçlarda, borçlunun mali durum bildirim formuyla beyan ettiği bilgiler esas alınır. Bu kapsamda likidite oranı, kasa, banka ve kısa vadeli alacakların kısa vadeli borçlara oranı üzerinden SGK tarafından değerlendirilir.
Teminat Şartı Ne Zaman Aranır
Tecil edilen borç toplamının 250.000 TL’yi geçmemesi halinde teminat aranmaz. Bu tutarın üzerinde kalan tecillerde ise borcun yarısı kadar teminat istenebilir. Uygulamada banka teminat mektubu veya menkul ve gayrimenkul teminatları gündeme gelebilir.
Taksit Süresi Kaç Aya Kadar Olabilir
Taksit süresi, likidite oranına göre belirlenir. Likidite oranı 0,51 ile 1,00 arasındaysa borçlar azami 18 aya kadar, 0,50 ve altındaysa azami 36 aya kadar eşit taksitlerle ödeme planına bağlanabilir. Esas olan eşit taksitli ödeme planıdır. Ancak bazı durumlarda, SGK biriminin uygun görmesi halinde ilk 6 taksite kadar kademeli plan oluşturulması mümkün olabilir; bu durumda ilk taksitlerin tutarı, eşit taksitli plana göre belirlenen tutarın %50’sinin altına düşmeyebilir.
Tecil Faizi Nasıl Uygulanır
Tecil süresince borca tecil faizi uygulanır. 13 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilât Genel Tebliği (Seri: C, Sıra No: 9) ile tecil faizi aylık %3,25 ve yıllık %39 olarak belirlenmiştir. Faiz hesaplamasında basit faiz yöntemi kullanılır ve başvuru tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre esas alınır.
Erken Ödeme Mümkün mü
Tecil kapsamındaki borcun taksit tarihlerinden önce ödenmesi mümkündür. Erken ödenen tutar için, başvuru tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre üzerinden tecil faizi hesaplanır.
Tecil Hangi Hallerde Bozulur
Taksitlerin aksatılması tecilin bozulmasına yol açabilir. Genel çerçevede; 4 taksidin ödenmemesi, en fazla 3 taksidin belirlenen son süreye kadar kapatılmaması veya son taksidin izleyen ay sonuna kadar ödenmemesi gibi hallerde tecilin bozulması gündeme gelebilir. Azami taksit sayısı olan 36. taksidin süresinde ödenmemesi durumunda da tecilin bozulması söz konusu olabilir.
Ayrıca cari ay prim borçlarının aksatılması da tecili bozabilir. Bir takvim yılında 4 cari aya ilişkin primin ödenmemesi halinde, dördüncü ayın ödeme süresini izleyen günde süreç bozulabilir. En fazla 3 cari ay borcunun da belirli süreler içinde kapatılmaması halinde benzer sonuçlar ortaya çıkabilir.
Tecil ve Taksitlendirmenin İşletmelere Sağladığı Faydalar
SGK’nın 2026/7 sayılı Genelgesiyle getirilen kolaylıklar çerçevesinde tecil ve taksitlendirme, işletmelere nakit akışını daha yönetilebilir hale getiren bir ödeme planı sunabilir. Borcun tek seferde kapatılması yerine taksitlerle ödenmesi ödeme yükünü azaltabilir. Tecil süresince yasal takip ve haciz baskısının durması da işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesi açısından önem taşır. Ayrıca 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme yapılan borçlar nedeniyle, tecil süresince istihdam teşviklerinden yararlanma imkânı da yeniden kazanılabilir.




