Ramazan Yardımlarında Vergi ve SGK Kesintileri Nasıl Uygulanır
Ramazan ayı döneminde işverenler, çalışanlara farklı türlerde sosyal yardım yapabiliyor. Bu yardımlar iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması kapsamında düzenlenmişse, belirlenen yöntemle sürdürülmesi gerekiyor. Uygulamanın değiştirilmesi planlanıyorsa, çalışanlardan yazılı onay alınması iş hukuku açısından önem taşıyor.
Ramazan yardımlarında en sık görülen uygulamalar; gıda kolisi gibi ayni yardımlar, yalnızca gıda alışverişine izin veren çek veya kartlar ve doğrudan nakit ödemeler olarak öne çıkıyor. Yardımın ayni ya da nakdi olması, bordrolama sürecinde SGK primi, gelir vergisi ve damga vergisi hesaplarını doğrudan etkiliyor.
Ramazan Yardımı Türleri Neler
İşverenler ramazan döneminde farklı yöntemlerle destek sağlayabiliyor:
-
Ayni yardım: Çalışana para yerine ürün verilmesi, örneğin ramazan kolisi.
-
Sınırlı kullanım amaçlı çek/kart: Sadece gıda gibi tek bir kategori için kullanılabilen kart veya çekler.
-
Nakdi yardım: Çalışana doğrudan para ödenmesi.
Nakit destek, çalışan için kullanım esnekliği sağlasa da işveren açısından maliyeti artırabiliyor. Çünkü nakdi ödemelerde prim ve vergi yükü daha belirgin hale geliyor.
SGK Primi Açısından Ramazan Yardımları
Sosyal yardımların prime esas kazanca dahil edilip edilmeyeceğinde temel ayrım, yardımın ayni mi nakdi mi olduğuna göre yapılıyor.
Ayni Yardımda SGK Primi Kesilir Mi
Çalışana ürün olarak verilen destekler veya yalnızca tek bir kategoride kullanılabilen kart/çekler ayni yardım kapsamında değerlendiriliyor. Bu tür yardımların prime esas kazanca eklenmemesi gerektiği, 5510 sayılı Kanun’un prime esas kazanç hükümleri çerçevesinde uygulamada genel kabul gören yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Çok Kategorili Kartlarda Kritik Ayrım
Uygulamada en çok karışıklık yaratan alan, bir kartın birden fazla alanda kullanılabilmesi. Eğer bir kart;
-
gıda,
-
giyim,
-
teknoloji,
-
farklı market ve sektörlerde
kullanıma açıksa, bu tür kartlar ayni yardım gibi değil, nakde benzer bir menfaat olarak değerlendirilebiliyor. Bu durumda söz konusu destek, SGK primi yönünden nakdi yardım gibi ele alınabiliyor.
Gelir Vergisi ve Damga Vergisi Yönünden Uygulama
Ramazan yardımlarında gelir vergisi ve damga vergisi açısından uygulama, SGK primindeki ayrımdan farklı ilerleyebiliyor. Yardımın ayni veya nakdi olması, çoğu bordro uygulamasında vergi kesintisi yönünden sonucu değiştirmeyebiliyor. İşverence sağlanan menfaatin ücret kapsamında değerlendirilmesi halinde gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle işverenlerin, ramazan yardımlarını bordroya dahil ederken yardımın türünü doğru tanımlaması, SGK ve vergi uygulamalarını ayrı ayrı değerlendirmesi gerekiyor.
Bordroda Hata Riski Nasıl Azalır
Ramazan yardımlarında hatalı sınıflandırma; prim, vergi ve idari süreçlerde risk doğurabildiği için işverenlerin;
-
yardımın niteliğini belgeyle desteklemesi,
-
kart/çek kullanım kapsamını netleştirmesi,
-
bordro kayıtlarını yardım türüne göre ayrıştırması
öneriliyor.