Güncel haberler

Örtülü Sermaye Faizinde Yeni Dönem: Danıştay Kararı

Danıştay, örtülü sermaye faizinde ödeme şartını yeniden tanımladı. KDV ve vergi düzeltmeleri konusundaki tartışmalar ise sürüyor.

Abone Ol

Örtülü Sermaye Faizine İlişkin Güncel Tartışmalar: Yeni Kararlar ve Uygulama Farklılıkları

Örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faizlere dair vergi uygulamaları, uzun süredir hem mükellefler hem de yargı organları açısından tartışmalı konular arasında yer alıyor. Bu konuda yıllardır devam eden belirsizliklerin bir kısmı çözüme kavuşsa da bazı konular hâlâ farklı yorumlara açık durumda. Aşağıda son dönemde öne çıkan üç temel başlıkta güncel gelişmeler özetlenmiştir.


1. Örtülü Sermaye Düzeltmesinde “Ödeme Şartı” Tartışması

Vergi mevzuatına göre, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz ve benzeri tutarlar, dönem sonu itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılıyor. Buna paralel olarak yapılan düzeltme işleminin geçerli olabilmesi için, örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen verginin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartı bulunuyor.

Ancak uygulamada tartışma, zararda olan bir kurumun vergi ödemesi olmadığı durumda, borç veren kurumun elde ettiği faizi kâr payı sayarak iştirak kazancı istisnasından yararlanıp yararlanamayacağı noktasında yoğunlaşıyor.

Danıştay kararları bu konuda farklı dönemlerde değişiklik gösterdi. Son olarak 05.02.2025 tarihli Danıştay VDDK kararı (E:2024/774, K:2025/2) ile düzeltme işlemlerinde ödeme şartının, dönem kapanmadan yapılan işlemler için de aranması gerektiğine hükmedildi. Bu karar, önceki içtihatların aksine yeni bir yaklaşımı temsil ediyor.


2. Örtülü Sermaye Faizinde KDV Uygulaması

Gelir İdaresi Başkanlığı, ilişkili taraflar arasındaki borç işlemlerini finansman hizmeti olarak değerlendirmekte ve bu işlemlerde tahsil edilen faizler üzerinden KDV hesaplanması gerektiğini savunmaktadır.

Ancak yargı kararları bu konuda ikiye bölünmüş durumda.

  • Danıştay 3. Daire kararları genellikle faizin KDV’ye tabi olduğu yönünde,

  • Danıştay 9. Daire ve Danıştay VDDK’nın 2023 ve 2024 tarihli kararları ise bu faizlerin KDV’ye tabi olmadığı yönündedir.

Bu durum, uygulamada kurumlar arasında farklı yaklaşımların süreceğini göstermektedir.


3. Örtülü Sermaye Kapsamında Yüklenilen KDV’nin İndirimi

Faizlerin KDV’ye tabi olması halinde gündeme gelen bir diğer konu ise, borç alan kurumun bu KDV’yi indirim konusu yapıp yapamayacağıdır.

Gelir İdaresi, örtülü sermaye faizlerinin kurum kazancında gider olarak dikkate alınamaması nedeniyle, bunlara ilişkin KDV’nin de KDV Kanunu’nun 30/d maddesi uyarınca indirilemeyeceği görüşündedir.

Yargı kararları bu konuda sınırlı sayıdadır. Mevcut bir Danıştay kararında (9. Daire, 24.06.2014 tarih, E:2010/7789, K:2014/4930), yüklenilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı yönünde hüküm verilmiştir.

Benzer bir tartışma geçmişte “örtülü kazanç aktarımı” için yaşanmış, ilgili yasa maddesinde yapılan değişikliklerle bu işlemlerde KDV indirimi mümkün hale gelmişti. Ancak örtülü sermaye için benzer bir düzenleme yapılmamış olması, uygulamada bu konuda olumsuz bir durum yaratmaktadır.


Sonuç

Örtülü sermaye uygulamalarında gerek KDV gerekse kurumlar vergisi düzeltmeleri bakımından yargı içtihatları hâlâ tam bir birlik sağlamış değildir. Mevcut durumda hem borç veren hem borç alan tarafların, işlemlerini temkinli şekilde yürütmesi ve her bir durumu yargı kararları ışığında ayrı ayrı değerlendirmesi gerekmektedir.