Ekonomi Haber

OECD, 2025 Küresel Büyüme Tahminini %3,2’ye Yükseltti

OECD, gelişmekte olan ülkelerin güçlü performansı nedeniyle 2025 küresel büyüme tahminini %3,2’ye çıkardı; riskler ise devam ediyor.

Abone Ol

OECD, 2025 Küresel Büyüme Tahminini Yükseltti

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomiye ilişkin 2025 yılı büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Örgüt, özellikle gelişmekte olan ülkelerde beklenenden daha güçlü performans sergilenmesi nedeniyle büyüme beklentisini yüzde 3,2’ye çıkardı.

“Belirsiz Zamanlarda Doğru Dengeyi Bulmak” başlığıyla yayımlanan Ekonomik Görünüm Raporu’nda, sanayi üretimi ve ticaretin, gümrük vergisi artışları öncesinde yapılan yoğun alımlar sayesinde desteklendiği belirtildi. Ayrıca ABD’de yapay zeka yatırımları ve Çin’in mali teşvikleri de büyümeye katkı sağladı.

Raporda, küresel ekonominin dirençli görünümüne rağmen jeopolitik riskler, ticaret kısıtlamaları ve enflasyonist baskıların büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısı yapıldı. Kripto varlıkların dalgalı seyrinin de finansal istikrara yönelik tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Bölgesel Beklentiler

  • ABD: Büyüme oranı 2025’te yüzde 1,8, 2026’da ise yüzde 1,5 olarak öngörülüyor.

  • Avro Bölgesi: 2025 büyüme beklentisi yüzde 1,2’ye çıkarılırken, 2026 tahmini yüzde 1’e çekildi.

  • Çin: Bu yıl büyüme beklentisi yüzde 4,9’a, 2026 için ise yüzde 4,4’e revize edildi.

  • Türkiye: 2025 için büyüme tahmini yüzde 3,2’ye yükseltilirken, 2026’da da aynı seviyede kalacağı öngörüldü. Türkiye’de enflasyonun bu yıl yüzde 33,5, gelecek yıl ise yüzde 19,2’ye gerilemesi bekleniyor.

G20 ve Enflasyon Görünümü

OECD’ye göre, G20 ülkelerinde enflasyonun bu yıl yüzde 3,4’ten 2026’da yüzde 2,9’a düşmesi öngörülüyor. Raporda, merkez bankalarının fiyat istikrarına yönelik risklere karşı hızlı adımlar atmaya hazır olması gerektiği vurgulandı.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, dünya ekonomisinin dirençli olduğunu ancak yüksek gümrük tarifeleri ve politika belirsizliklerinin tam etkilerinin henüz hissedilmediğini belirterek, “Küresel ticaretteki gerilimlere kalıcı çözümler bulmak ekonomik büyümenin güçlenmesi için öncelikli hale gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.