Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, taşınmaz satışlarında KDV istisnasının müzayede yoluyla yapılan satışlarda da uygulanacağına hükmetti. Resmî Gazete’nin 12 Şubat 2026 tarihli sayısında yayımlanan kararda, kurumlar vergisi mükelleflerinin aktifinde en az 2 tam yıl kayıtlı bulunan taşınmazların müzayede mahallerinde satışının da istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Karar, Konya ve İstanbul Bölge İdare Mahkemeleri arasında oluşan farklı uygulamayı gidererek, KDV istisnasının kapsamına ilişkin tartışmayı tek bir çerçevede topladı.
Danıştay Kararı Ne Diyor
Kararda, kurumların aktifinde en az 2 tam yıl yer alan taşınmazların satışında öngörülen KDV istisnasının, satışın müzayede mahallinde yapılması durumunda da geçerli olduğu ifade edildi. Bu kapsamda, müzayede yoluyla gerçekleşen devir ve teslimin de “satış” kabul edilerek istisna içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Müzayede İle Taşınmaz Satışında KDV İstisnası Var Mı
Kurul, müzayede mahallerinde yapılan satışlar ile diğer satışlar arasında KDV istisnası bakımından ayrı bir değerlendirme gerektiren bir hüküm bulunmadığına işaret etti. Buna göre, istisna şartları sağlanıyorsa müzayede yoluyla yapılan taşınmaz teslimleri de KDV’den istisna olabiliyor.
KDV İstisnası Hangi Şartlarda Uygulanır
Kararda öne çıkan çerçeveye göre, istisna uygulamasında aşağıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:
Taşınmazın kurum aktifinde en az 2 tam yıl kayıtlı olması
Kurumun taşınmaz ticareti faaliyeti kapsamında işlem yapmaması
Devir ve teslimin satış yoluyla gerçekleşmesi
Taşınmazın 15.07.2023 öncesinde kurum aktifinde yer alması halinde, değişiklik öncesi hükümlerin uygulanması
Hangi Dönem İçin Geçerli
Kararda, 7456 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesindeki düzenleme esas alındı. Bu nedenle uygulama, 15.07.2023 tarihinden önce kurum aktifinde bulunan taşınmazlar yönünden devam eden geçiş hükmü çerçevesinde değerlendiriliyor.
Mükellefler İçin Ne Anlama Geliyor
Karar, müzayede yoluyla gerçekleşen taşınmaz satışlarında KDV istisnası konusunda uygulamaya netlik getiriyor. İstisna koşullarının sağlandığı işlemlerde, KDV yönünden farklı değerlendirmelerle karşılaşma riskinin azaltılması hedefleniyor.