KURGAN sistemi vergi denetiminde yeni bir dönemi başlattı
Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından hayata geçirilen Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), dijital vergi denetiminde yeni bir aşamaya geçildiğini ortaya koydu. Özellikle sahte belge düzenleme ve kullanımıyla mücadele amacıyla geliştirilen sistem, 1 Ekim 2025 itibarıyla aktif olarak uygulanmaya başladı.
KURGAN, e-fatura, e-defter, e-arşiv, beyannameler, banka verileri ve sektörel karşılaştırmalar gibi çok sayıda kaynaktan elde edilen büyük veriyi analiz ederek işlem bazlı risk puanlaması yapıyor. Sistem, mükellefleri doğrudan hedef almak yerine, şüpheli görülen işlemleri mercek altına alarak erken uyarı mekanizması oluşturmayı amaçlıyor.
Riskli işlemler için bilgi isteme yazıları gönderiliyor
Sistem tarafından yüksek riskli olarak değerlendirilen işlemler için mükelleflere “Sahte Belge ile Mücadele Gözetim Programı” kapsamında bilgi isteme yazıları gönderiliyor. Bu yazılar, Vergi Usul Kanunu’nun 148’inci maddesine dayanıyor ve mükelleften belirli süre içinde izahat talep edilmesini öngörüyor.
Yetkililer, söz konusu yazıların bir vergi incelemesi başlatma niteliği taşımadığını vurgulasa da, uygulamada bu bildirimlerin mükellefler üzerinde inceleme baskısı yarattığı ifade ediliyor. Yazılara süresi içinde yanıt verilmemesi halinde ise özel usulsüzlük cezası gündeme gelebiliyor.
Gönüllü uyum hedefleniyor, ancak belirsizlikler tartışılıyor
KURGAN sisteminin temel hedeflerinden biri, mükellefleri gönüllü uyuma yönlendirerek uzun süren denetim süreçlerini azaltmak. Bu kapsamda mükelleflere, riskli görülen işlemlerini değerlendirme ve gerekirse düzeltme beyannamesi verme imkânı tanınıyor.
Ancak uzmanlar, algoritmanın hangi kriterlere göre risk oluşturduğunun açıklanmamasının hukuki belirlilik ve savunma hakkı açısından sorun yaratabileceğine dikkat çekiyor. Mükelleflerin, hangi işlem nedeniyle riskli görüldüğünü net olarak bilmeden savunma yapmasının güçleştiği belirtiliyor.
KDV düzeltmeleri yeni riskler doğurabilir
KURGAN yazıları sonrasında bazı mükellefler, olası yaptırımlardan kaçınmak veya ticari riskleri azaltmak amacıyla KDV yönünden düzeltme beyannamesi vermeyi tercih edebiliyor. Ancak uzmanlara göre, gerçek bir ticari işlem söz konusu olsa dahi yapılan bu düzeltmeler, satıcı açısından sahte belge düzenleyici şüphesini güçlendirebiliyor.
Bu durumun, masum mükellefler arasında zincirleme risk doğurabileceği ve haksız rekabet sorunlarını beraberinde getirebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, düzeltme yapılması halinde gerekçelerin açık şekilde izah edilmesi ve işlemi tevsik eden belgelerin sunulması önem taşıyor.
Pişmanlık hükümleri uygulanabiliyor
Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesi kapsamında, KURGAN yazıları inceleme başlatma sayılmadığı için mükelleflerin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak düzeltme beyannamesi verebileceği belirtiliyor. Bu yöntemle vergi ziyaı cezası uygulanmasının önüne geçilebiliyor.
Öte yandan, mükelleflerin ihtirazi kayıtla beyanname vererek yargı yoluna başvurma hakları da korunuyor.
Uzmanlar, yapay zekâ destekli denetim araçlarının etkinliği kadar hukuki şeffaflık, mükellef hakları ve ölçülülük ilkeleri ile uyumunun da sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. KURGAN sisteminin önümüzdeki dönemde vergi denetiminin yönünü belirleyecek ana unsurlardan biri olması bekleniyor.





