KURGAN sistemi tartışılıyor: Risk analizinde veri eksikliği eleştirisi

Vergi idaresinin sahte belgeyle mücadele amacıyla devreye aldığı KURGAN sistemi, risk puanlamasında kullanılan veriler ve uygulama sonuçları nedeniyle iş dünyasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, sistemin bazı temel beyan ve bildirimleri yeterince dikkate almamasının hem teknik hem de güvenilirlik açısından sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle KDV tevkifatına ilişkin 2 No.lu KDV beyannamelerinin ve muhtasar beyannamelerde yer alan çalışan sayısı gibi kritik verilerin risk analizine tam olarak entegre edilmemesi, KURGAN’ın ürettiği sonuçların isabetini zayıflatan unsurlar arasında gösteriliyor. Bu durumun, mükelleflerin haksız biçimde “riskli” kategorisine alınmasına neden olabildiği ifade ediliyor.

Uygulamadaki örnekler soru işareti yaratıyor

Sektörden aktarılan örneklere göre, yeni kurulmuş ve yeterli sayıda çalışanı bulunan bazı şirketlerin, muhtasar beyannamelerini düzenli şekilde vermelerine rağmen, yüksek tutarlı ve KDV tevkifatına tabi faturaları nedeniyle alıcılarına KURGAN yazısı gönderilebiliyor. Bu tür bildirimlerin, şirket ortaklarının veya mali müşavirlerin başka dosyalardan kaynaklanan risk puanlarıyla ilişkilendirilmesi, sistemin veri setlerini bütüncül değerlendirmediği yönünde eleştirilere neden oluyor.

Uzmanlar, bu tabloyu KURGAN’ın teknik ve analitik altyapısında geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunun göstergesi olarak değerlendiriyor.

Ticari ilişkiler ve güven ortamı etkileniyor

KURGAN yazısı alan mükelleflerin, tedarikçileri ve müşterileri nezdinde “riskli” algısıyla karşılaşabildiği belirtiliyor. Bu algının, ticari sözleşmelerin sona erdirilmesine, kredi süreçlerinin olumsuz etkilenmesine ve danışmanlık ilişkilerinin kesilmesine kadar uzanan sonuçlar doğurabildiği ifade ediliyor. Hatalı veya eksik veri analizlerine dayanan uyarıların, doğrudan ekonomik faaliyetleri etkileyebileceği vurgulanıyor.

Vergi sistemine duyulan güvenin yatırım kararları açısından kritik olduğuna işaret eden uzmanlar, risk puanlamasında kullanılan kriterlerin daha açık ve anlaşılır hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Şeffaflığın sağlanmaması durumunda, mükelleflerde belirsizlik ve endişenin arttığı, bunun da piyasalarda güven kaybına yol açtığı belirtiliyor.

Meslek mensupları sürecin dışında mı kalıyor?

Vergi Yazıları ve Gelir Beyanı Denetimleri Hakkında Son Durum
Vergi Yazıları ve Gelir Beyanı Denetimleri Hakkında Son Durum
İçeriği Görüntüle

Yeminli Mali Müşavirler ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin, KURGAN sürecine çoğunlukla sonradan dahil olabildiği ifade ediliyor. Yarı kamusal görev üstlenen bu meslek mensuplarının yalnızca bilgilendirme aşamasında haberdar edilmesinin, etkin danışmanlık yapılmasını zorlaştırdığı ve mesleki itibar açısından sorun yarattığı dile getiriliyor.

Yoklama mekanizması yeniden gündemde

Öte yandan, sahte belgeyle mücadelede önemli bir araç olan yoklama müessesesinin yeterince etkin kullanılmadığı da eleştiriler arasında yer alıyor. Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen bu mekanizmanın, fiilen sınırlı sayıda personel ve ağırlıklı olarak vergi daireleri aracılığıyla yürütüldüğü belirtiliyor. Vergi Denetim Kurulu’nun sahip olduğu insan kaynağı ve tecrübenin, yoklama sonuçlarının KURGAN’ın risk algoritmasına entegre edilmesiyle daha verimli kullanılabileceği ifade ediliyor.

Avantajlar kadar eleştiriler de var

KURGAN sistemi, erken uyarı mekanizması oluşturması, veriye dayalı denetimi güçlendirmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede dijital imkanlar sunması açısından olumlu yönleriyle öne çıkıyor. Ancak şeffaflık eksikliği, hatalı sınıflandırma riski, veri mahremiyeti endişeleri ve itiraz mekanizmalarının yetersizliği gibi başlıklar, sistemin geliştirilmesi gereken alanları olarak sıralanıyor.

Uzmanlara göre, bu eksikliklerin giderilmesi hem vergi adaletinin sağlanması hem de KURGAN’ın kamuoyundaki meşruiyetinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.