Ekonomi Haber

Kargo Kaybında Taşıyıcı Sorumluluğuna Yargıtaydan Net Çerçeve

Yargıtay, kargo kaybında sorumluluğun TTK taşıma hükümlerine göre belirleneceğini vurguladı. Ayıplı hizmet yaklaşımı uygun görülmedi.

Abone Ol

Yargıtay, kargo kaybına ilişkin bir uyuşmazlıkta taşıyıcının sorumluluğunun hangi mevzuata göre belirleneceğine dair önemli bir değerlendirme yaptı. Resmî Gazete’de yayımlanan ilamda, kargo şirketinin “satıcı/üretici” gibi değerlendirilerek ayıplı hizmet hükümleriyle sorumlu tutulmasının doğru olmadığına işaret edildi.

Uyuşmazlığın Konusu Neydi

Dosyaya göre, gönderici tüketici tarafından kargo şirketine teslim edilen ürün, alıcı tarafından teslim alınmayınca depoya kaldırıldı. Daha sonra gönderinin kaybolduğu anlaşıldı. Süreç hakkında tüketiciye bilgi verilmediği ve gönderinin iade edilmediği iddiası üzerine tüketici, hakem heyetine başvurdu.

Tüketici Hakem Heyeti, kaybolan bilgisayarın yenisinin alınarak tüketiciye teslim edilmesine karar verdi. Kargo şirketi ise bu kararın iptalini talep etti.

Yerel Mahkemenin Yaklaşımı

İlk derece mahkemesi, hakem heyeti kararını yerinde bularak davayı reddetti. Karar kesin nitelikte olduğu için, dosya bu kez “kanun yararına temyiz” yoluyla incelendi.

Yargıtay Ne Dedi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, olayın bir “taşıma” ilişkisi olduğunu vurgulayarak sorumluluğun Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu çerçevede, taşıyıcının eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede zıya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olabileceği; ancak bunun kapsamı ve tazminatın hesabının TTK’daki kurallarla belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Kararda ayrıca, tazminatın “eşyanın yenisinin temini” şeklinde kurulmasının taşıma hukukundaki sistemle uyumlu olmadığına dikkat çekildi. Taşıma hukukunda tazminatın, kural olarak eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki değer üzerinden hesaplanacağı; belirli hâllerde ise sorumluluk sınırlarının uygulanacağı hatırlatıldı.

Tazminat Hesabında Hangi Ölçütler Öne Çıktı

İlamda, eşyanın tamamen ya da kısmen kaybı halinde tazminatın nasıl belirleneceğine dair TTK hükümlerine atıf yapıldı. Buna göre değer tespitinde piyasa fiyatı, yoksa aynı tür malın cari değeri esas alınabiliyor. Eşyanın taşımadan hemen önce satılmış olması halinde, faturadaki bedelin belirli koşullarla piyasa fiyatı sayılabileceği de değerlendirildi.

Ayrıca, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin bazı sınırlamaların bulunduğu; buna karşılık zarara kasten veya pervasızca ve zarar ihtimalinin bilinciyle neden olunması halinde sorumluluk sınırlarından yararlanılamayacağı belirtildi.

Kararın Sonucu

Yargıtay, hakem heyeti kararının ve bu kararın iptali isteminin reddine dair mahkeme hükmünün, uyuşmazlığın niteliğine uygun değerlendirme yapılmadan kurulduğu kanaatine vardı. Bu nedenle karar, kanun yararına bozma kapsamında ele alındı.