İş Kazası ve Meslek Hastalığı Denetimlerinde Farklı Yaklaşımlar: SGK ve İş Teftişi Perspektifi
Türkiye’de iş kazaları ve meslek hastalıklarının incelenmesi sürecinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İş Teftiş Kurulu olmak üzere iki temel denetim mekanizması bulunuyor. Her iki kurum da aynı olayı değerlendirirken farklı mevzuatlara ve hedeflere dayanıyor. Bu durum, aynı vakaya farklı yönlerden yaklaşan iki sistemin varlığını ortaya koyuyor.
SGK’nın Yaklaşımı: Sigorta Hukuku Odaklı Denetim
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde yürütülen SGK denetimlerinin temel amacı, mevzuata uygunluk ve prim güvenliğini sağlamak.
SGK müfettişleri ve denetmenleri, bildirilen iş kazası veya meslek hastalığının sigorta kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini inceler.
Bu kapsamda:
-
Olayın iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği,
-
İşverenin prim ödeme yükümlülükleri,
-
Sigortalının hak sahipliği durumu,
-
Kusur oranı ve sorumluluk dağılımı belirlenir.
SGK denetimleri, olaya mali ve hukuki boyut üzerinden yaklaşır; hazırlanan raporlar, gerektiğinde yargı süreçlerinde delil niteliği taşır. Bu yönüyle SGK, olaya reaktif (sonuç odaklı) bir çerçeveden bakar.
İş Teftiş Kurulu’nun Yaklaşımı: Önleyici ve Rehberlik Temelli Denetim
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Teftişi Usul ve Esasları Yönetmeliği kapsamında faaliyet gösteren İş Teftiş Kurulu, iş kazalarını yalnızca sonuç açısından değil, nedenleri bakımından da ele alır.
Müfettişlerin temel amacı:
-
İşyerlerinde güvenli çalışma koşullarının oluşturulması,
-
Risklerin önceden tespit edilmesi,
-
İşverenin risk yönetimi ve çalışan eğitimi süreçlerinin denetlenmesidir.
Bu denetimler genellikle yerinde inceleme, işçi görüşmeleri ve risk analizi yöntemleriyle yürütülür.
Sonuçta düzenlenen raporlar, yalnızca tespitleri değil, aynı zamanda önlem önerilerini de içerir.
İş Teftişi, bu yönüyle önleyici ve rehberlik odaklı bir mekanizma işlevi görür.
Denetimlerin Uygulama Farkları
-
SGK, belge ve beyan incelemesine dayanır; raporları yargısal sürece temel oluşturur.
-
İş Teftiş Kurulu ise sahada gözlem yapar, gerektiğinde idari yaptırımlar (ceza, faaliyet durdurma, eğitim zorunluluğu vb.) uygular.
-
SGK’nın önceliği sistemin mali sürdürülebilirliği, İş Teftişi’nin önceliği ise çalışan sağlığı ve yaşam hakkıdır.
Bu nedenle SGK denetimleri tespit edici, İş Teftişi denetimleri ise önleyici nitelik taşır.
İki Kurum, Tek Amaç
Her iki kurum da farklı mevzuatlara dayanmakla birlikte, nihai hedefleri ortaktır:
İş kazalarının azaltılması, çalışan haklarının korunması ve güvenli çalışma ortamının sağlanması.
Ancak uygulamada, SGK ve İş Teftiş Kurulu arasında veri paylaşımı ve koordinasyon eksiklikleri, zaman zaman sürecin etkinliğini zayıflatabilmektedir.
Bu nedenle denetimlerin birbirini tamamlayacak şekilde planlanması, çalışan güvenliği ve sosyal sigorta sisteminin bütünlüğü açısından kritik önem taşımaktadır.-