İlmühaber Devrinde Vergilendirme: Hisse Senedi Gibi Değerlendirilebilir mi?

Anonim Şirketlerde İlmühaberin Vergisel Önemi

İlmühaber, anonim şirketlerde pay sahipliğinin ispatı ve pay sahipliği haklarının kullanımı açısından önemli bir belgedir.

Ancak ilmühaber yalnızca şirketler hukuku bakımından değil, gelir vergisi ve KDV uygulamaları bakımından da önem taşır.

Özellikle halka kapalı anonim şirket paylarının devrinde, ilmühaberin hisse senedi gibi kabul edilip edilemeyeceği, değer artış kazancı ve KDV istisnası yönünden doğrudan vergisel sonuç doğurur.

Hisse Senedi Devrinde Gelir Vergisi Avantajı

Gelir Vergisi Kanunu uygulamasında, halka kapalı anonim şirketlere ait hisse senetlerinin iktisap tarihinden itibaren iki yıl geçtikten sonra elden çıkarılması gelir vergisinin konusuna girmez.

Başka bir ifadeyle, hisse senedi iki yıldan fazla elde tutulduktan sonra satılırsa, bu satıştan doğan kazanç değer artış kazancı olarak vergilendirilmez.

Bu nedenle anonim şirket ortakları açısından payların senede bağlanması veya ilmühaberle temsil edilmesi vergisel açıdan önemlidir.

KDV Açısından Hisse Senedi Devrinin Durumu

Ticari işletmelere ait hisse senetlerinin satışı veya devri KDV’den istisnadır.

Vergi uygulamasında uzun süre, ilmühaberlerin de hisse senedi yerine geçen menkul kıymet olarak kabul edilmesi nedeniyle, ilmühaber devirleri de hisse senedi devri gibi değerlendirilmiştir.

Bu yaklaşım, özellikle 232 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalardan kaynaklanmaktadır.

İlmühaber Hisse Senedi Yerine Geçer mi?

İlmühaberlerin vergi uygulamasında hisse senedi gibi kabul edilmesinin temel nedeni, Türk Ticaret Kanunu’nda ilmühaberlerin pay senedi yerine geçen geçici menkul kıymet olarak düzenlenmiş olmasıdır.

Ancak burada kritik nokta, hangi tür paylar için ilmühaber çıkarılabileceğidir.

Eski Türk Ticaret Kanunu dönemindeki düzenlemeler ile 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenlemeler aynı değildir.

Bu nedenle eski döneme göre yapılan vergisel yorumların, yeni TTK karşısında yeniden değerlendirilmesi gerekir.

TTK’da İlmühaber Hangi Maddede Düzenlenmiştir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ilmühaber, pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin 486’ncı maddede düzenlenmiştir.

Bu madde, anonim şirketlerde pay senedi bastırılması, hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılması ve nama yazılı pay senetlerinin bastırılması konularını içerir.

Ancak madde metni, ilmühaber bakımından eski TTK’daki kadar geniş bir düzenleme içermemektedir.

Hamiline Yazılı Paylarda İlmühaber

TTK’nın 486’ncı maddesinin ikinci fıkrası, hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasını düzenler.

Bu hükme göre yönetim kurulu, pay bedellerinin tamamen ödenmesinden itibaren üç ay içinde hamiline yazılı pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtmakla yükümlüdür.

Aynı fıkrada, pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabileceği belirtilmiştir.

AYM’den KVKK Cezasında Kanunilik Kararı: Ceza İptal Edildi
AYM’den KVKK Cezasında Kanunilik Kararı: Ceza İptal Edildi
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle yeni TTK sisteminde ilmühaberin esas olarak hamiline yazılı pay senetleri bakımından gündeme geldiği kabul edilmektedir.

İlmühaberlere Nama Yazılı Pay Senedi Hükümleri Uygulanır

TTK’nın 486’ncı maddesinde, ilmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu hüküm, ilmühaberin çıkarılabileceği pay türünü genişletmekten çok, ilmühaberlerin devir şekli ve hukuki niteliği bakımından önem taşır.

Yani hamiline yazılı paylar için çıkarılan ilmühaberler, devir usulü bakımından nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlere tabi olur.

Nama Yazılı Paylar İçin İlmühaber Çıkarılabilir mi?

Yeni TTK’nın 486’ncı maddesi, nama yazılı paylar için ilmühaber çıkarılmasına açık bir dayanak oluşturmamaktadır.

Madde, nama yazılı pay senetlerinin bastırılması bakımından ayrı bir düzenleme içermekte; azlığın istemi halinde nama yazılı pay senetlerinin bastırılıp tüm nama yazılı pay sahiplerine dağıtılmasını zorunlu kılmaktadır.

Ancak bu fıkrada ilmühaberden söz edilmemektedir.

Bu nedenle yeni TTK sisteminde nama yazılı pay senetleri yerine ilmühaber çıkarılmasının hukuki geçerliliği tartışmalıdır.

İlmühaberin Temel Esasları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu dikkate alındığında ilmühaber bakımından şu esaslar öne çıkmaktadır:

İlmühaber, esas olarak hamiline yazılı paylar için pay senedi bastırılıncaya kadar çıkarılabilen geçici bir menkul kıymettir.

Hamiline yazılı paylar için çıkarılan ilmühaberler, nama yazılı nitelik taşır.

İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır.

Nama yazılı pay senetleri yerine ilmühaber çıkarılması yeni TTK sistemi bakımından sorunludur.

İlmühaber Ne Kadar Süre Geçerlidir?

Hamiline yazılı paylarda yönetim kurulu, pay bedellerinin tamamen ödenmesinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırmak zorundadır.

Bu süre içinde ilmühaber çıkarılması mümkündür.

Ancak üç aylık sürenin sonunda ilmühaberin hukuki akıbeti kanunda açıkça düzenlenmemiştir.

Bu konuda bir görüşe göre, sürenin sonunda pay senedi bastırılmamışsa ilmühaberin yerine çıplak pay durumu ortaya çıkar. Yönetim kurulunun pay senedi bastırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde ise pay sahiplerine karşı sorumluluğu gündeme gelebilir.

Nama Yazılı Pay Senetleri Doğrudan Bastırılabilir

Nama yazılı paylar bakımından şirketin ilmühaber çıkarmasına gerek yoktur.

Şirket, pay bedellerinin ödenip ödenmediğine bakılmaksızın nama yazılı pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtabilir.

Ayrıca azlık talepte bulunursa, nama yazılı pay senetlerinin bastırılması ve tüm nama yazılı pay sahiplerine dağıtılması zorunludur.

Uygulamada Neden Karışıklık Yaşanıyor?

Uygulamada birçok anonim şirket, paylarının hamiline veya nama yazılı olup olmadığına bakmadan ilmühaber bastırmaktadır.

Özellikle nama yazılı paylar için de ilmühaber çıkarıldığı ve pay sahiplerine dağıtıldığı görülmektedir.

Bu uygulamanın en önemli nedeni, 232 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalardır.

Söz konusu Tebliğ’de ilmühaberler, hangi tür pay senedi yerine çıkarıldığına ilişkin ayrım yapılmadan hisse senedi gibi değerlendirilmiştir.

232 Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği Neden Sorunlu Hale Geldi?

232 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği, 23 Mart 2000 tarihli olup eski Türk Ticaret Kanunu döneminin hukuki çerçevesine göre hazırlanmıştır.

Tebliğin yayımlandığı tarihteki idari anlayış, o dönemki ticaret hukuku düzenlemeleri bakımından anlaşılabilir niteliktedir.

Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte ilmühaberin hukuki çerçevesi değişmiştir.

Bu nedenle eski Tebliğ açıklamalarının yeni TTK karşısında aynı kapsamda uygulanması, vergi uygulamasında hatalı sonuçlara yol açabilir.

Nama Yazılı Paylar İçin Çıkarılan İlmühaberler Vergisel Risk Doğurabilir

Yeni TTK kapsamında nama yazılı pay senetleri yerine çıkarılan ilmühaberlerin geçerli menkul kıymet niteliğinde olmadığı görüşü dikkate alındığında, bu belgelerin devri hisse senedi devri gibi değerlendirilemeyebilir.

Bu durumda, nama yazılı pay yerine çıkarılmış geçersiz ilmühaberin devri, iki yıl geçtikten sonra yapılsa bile gelir vergisi istisnasından yararlanamayabilir.

Başka bir ifadeyle, bu devir çıplak pay devri gibi değerlendirilebilir ve değer artış kazancı doğması halinde gelir vergisi gündeme gelebilir.

İki Yıllık Süre Her İlmühaber İçin Otomatik Koruma Sağlamaz

Uygulamada sık yapılan hata, ilmühaberin iki yıl elde tutulması halinde her durumda vergi doğmayacağı varsayımıdır.

Oysa burada öncelikle ilmühaberin hukuken geçerli şekilde çıkarılıp çıkarılmadığına bakılmalıdır.

Eğer ilmühaber, yeni TTK’ya uygun şekilde hamiline yazılı paylar için çıkarılmışsa, vergisel olarak hisse senedi gibi değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak nama yazılı paylar için çıkarılmış ilmühaberler bakımından aynı sonuca ulaşmak risklidir.

Çıplak Pay Devrinde Vergilendirme

Anonim şirket payı herhangi bir hisse senedine veya geçerli ilmühabere bağlanmamışsa çıplak pay niteliğindedir.

Çıplak payların devrinden doğan kazançlar, şartların oluşması halinde değer artış kazancı olarak gelir vergisine tabi olabilir.

Bu nedenle anonim şirket ortaklarının pay devri öncesinde, paylarının gerçekten hisse senedine veya geçerli ilmühabere bağlanıp bağlanmadığını kontrol etmesi gerekir.

KDV Açısından da Değerlendirme Yapılmalı

İlmühaberin hisse senedi gibi kabul edilip edilmemesi yalnızca gelir vergisi bakımından değil, KDV bakımından da önemlidir.

Hisse senedi devri KDV’den istisna olmakla birlikte, geçerli bir menkul kıymet niteliği taşımayan belgeye bağlı pay devrinde KDV yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.

Bu nedenle özellikle ticari işletmelerin aktifinde bulunan anonim şirket paylarının devrinde, payın senede bağlanma durumu ve ilmühaberin hukuki geçerliliği önem taşır.

Yönetim Kurulunun Sorumluluğu Gündeme Gelebilir

Hamiline yazılı paylarda yönetim kurulunun, pay bedellerinin tamamen ödenmesinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp dağıtma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, pay sahiplerinin haklarını kullanmasını ve pay devrinin hukuki güvenliğini etkileyebilir.

Yönetim kurulu, bu nedenle doğabilecek zararlardan sorumlu tutulabilir.

Şirketler Ne Yapmalı?

Anonim şirketlerin öncelikle esas sözleşmelerinde payların hamiline mi yoksa nama yazılı mı olduğunu kontrol etmesi gerekir.

Hamiline yazılı paylar bakımından pay bedelleri tamamen ödendikten sonra süresinde pay senetleri bastırılmalıdır.

Nama yazılı paylar bakımından ise ilmühaber yerine doğrudan nama yazılı pay senedi bastırılması tercih edilmelidir.

Pay devri yapılmadan önce belgenin ticaret hukuku açısından geçerli olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir.

İdari Açıklamaya İhtiyaç Var

İlmühaber konusunda hem Ticaret Bakanlığı hem de Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından güncel bir açıklama yapılmasında yarar vardır.

Çünkü mevcut uygulamada eski Gelir Vergisi Genel Tebliği açıklamalarına dayanılarak nama yazılı paylar için ilmühaber çıkarıldığı ve bunların devrinde vergi doğmayacağı varsayıldığı görülmektedir.

Bu durum, ileride yapılacak vergi incelemelerinde cezalı tarhiyat riskine yol açabilir.

232 Sayılı Tebliğ Güncellenmeli

232 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ilmühaberlerle ilgili bölümü, yeni Türk Ticaret Kanunu dikkate alınarak gözden geçirilmelidir.

Özellikle nama yazılı paylar için çıkarılan ilmühaberlerin menkul kıymet niteliği taşımadığı yönündeki görüşlerin idari düzenlemeye yansıtılması, uygulamadaki tereddütleri azaltacaktır.

Aksi halde mükellefler eski Tebliğ açıklamalarına güvenerek işlem yapabilir ve sonrasında cezalı vergi tarhiyatıyla karşılaşabilir.

Pay Devri Öncesinde Vergi Planlaması Yapılmalı

Anonim şirket paylarının devrinde vergisel sonuçlar, payın hukuki niteliğine göre değişir.

Bu nedenle pay devri yapılmadan önce;

payların nama mı hamiline mi yazılı olduğu,

hisse senedi bastırılıp bastırılmadığı,

ilmühaber varsa hangi pay türü için çıkarıldığı,

ilmühaberin TTK’ya uygun olup olmadığı,

iktisap tarihi ve elde tutma süresi,

devrin gelir vergisi ve KDV sonuçları

birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

İlmühaber, anonim şirketlerde pay sahipliğini geçici olarak belgeleyen ve bazı durumlarda hisse senedi gibi vergisel sonuç doğurabilen önemli bir menkul kıymettir.

Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu sistemi içinde ilmühaberin özellikle hamiline yazılı paylar bakımından ve pay senedi bastırılıncaya kadar çıkarılabileceği dikkate alınmalıdır.

Nama yazılı paylar için çıkarılan ilmühaberlerin geçerli menkul kıymet niteliği taşıyıp taşımadığı ciddi bir tartışma konusudur. Bu nedenle bu tür belgelerin devrinde iki yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle gelir vergisi doğmayacağı varsayımı risklidir.

Anonim şirket ortaklarının ve şirket yönetimlerinin, pay devri öncesinde ilmühaberin hukuki geçerliliğini ve vergisel sonuçlarını dikkatle değerlendirmesi gerekir. Uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi için 232 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin yeni TTK hükümlerine göre güncellenmesi faydalı olacaktır.