AYM’den Endüstri Bölgeleri Kararı: Cumhurbaşkanı’nın Ek Teşvik Yetkisi İptal Edildi

Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda Önemli İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda yapılan bazı değişiklikleri Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

26 Mart 2026 tarihli ve E.2025/5, K.2026/68 sayılı karar, 16 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, Cumhurbaşkanı’na endüstri bölgelerinde ek teşvik belirleme yetkisi veren düzenleme ile yönetici şirketlerin Bakanlığa “her türlü belge ve bilgi” sunmasını zorunlu kılan hüküm değerlendirildi.

Mahkeme, iptal kararlarını hukuki belirlilik, kişisel verilerin korunması ve mülkiyet hakkı ilkeleri yönünden ele aldı.

İptal Davası Kimler Tarafından Açıldı?

İptal davası, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç ile birlikte 132 milletvekili tarafından açıldı.

Davanın konusu, 20 Ekim 2022 tarihli ve 7419 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümleriydi.

Başvuruda, söz konusu kuralların Anayasa’nın hukuk devleti, yasama yetkisinin devredilmezliği, mülkiyet hakkı, teşebbüs özgürlüğü, kişisel verilerin korunması ve ekonomik düzenlemelere ilişkin hükümlerine aykırı olduğu ileri sürüldü.

Cumhurbaşkanı’na Ek Teşvik Belirleme Yetkisi İptal Edildi

İptal edilen ilk düzenleme, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümledir.

Bu cümleyle, endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanı’nca ek teşvikler belirlenebileceği öngörülmüştü.

Anayasa Mahkemesi, söz konusu yetkinin kanunda yeterli çerçeve çizilmeden verildiği kanaatine vardı.

Mahkeme Hukuki Belirlilik İlkesine Vurgu Yaptı

Anayasa Mahkemesi kararında, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesine dikkat çekti.

Mahkemeye göre kanuni düzenlemelerin açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması gerekir.

Ayrıca kanunların, kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu güvenceler içermesi gerekir.

Ek teşvik yetkisine ilişkin düzenlemede ise teşviklerin konusu, kapsamı, şartları, hangi yatırımlara uygulanacağı ve teşviklerden yararlanma veya teşviklerin sona erme koşulları açıkça belirlenmemiştir.

Ek Teşviklerin Çerçevesi Kanunda Belirlenmelidir

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı’na ek teşvik belirleme yetkisi tanınmasının tek başına sorunlu olmadığını; ancak bu yetkinin hangi temel ilke ve esaslar çerçevesinde kullanılacağının kanunda gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda, mevcut düzenlemenin yatırımcılar açısından öngörülebilir olmadığı sonucuna ulaşıldı.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı’na verilen ek teşvik belirleme yetkisi, Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı bulundu.

Teşvik Düzenlemeleri Neden Önemli?

Endüstri bölgeleri, büyük ölçekli yatırımları çekmek, teknoloji transferini sağlamak, üretim ve istihdamı artırmak amacıyla kurulan özel üretim bölgeleridir.

Bu bölgelerde yatırımcılara sağlanacak teşvikler, yatırım kararları üzerinde doğrudan etkili olabilir.

Bu nedenle teşviklerin hangi koşullarda, kimlere ve ne kapsamda uygulanacağının belirli olması hem yatırımcı güveni hem de kamu kaynaklarının denetimi açısından önemlidir.

Yönetici Şirketlerin “Her Türlü Belge ve Bilgi” Sunma Yükümlülüğü de İptal Edildi

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ikinci düzenleme, Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4/D maddesinin on birinci fıkrasında yer alan “her türlü belge ve bilgiyi” ibaresidir.

Söz konusu hüküm, yönetici şirketin Bakanlığın talebi üzerine faaliyetleriyle ilgili her türlü belge ve bilgiyi Bakanlığa sunmakla yükümlü olduğunu düzenliyordu.

Ayrıca bu yükümlülüğe uymayan yönetici şirket görevlileri için idari para cezası öngörülüyordu.

Kişisel Veriler ve Ticari Sırlar Tartışma Konusu Oldu

Mahkeme, yönetici şirketten istenebilecek bilgi ve belgelerin yalnızca şirket faaliyetleriyle sınırlı olmadığını; gerçek kişi yatırımcıların mali ve ticari faaliyetlerine ilişkin kişisel verileri de kapsayabileceğini belirtti.

Bu nedenle düzenleme, kişisel verilerin korunması hakkı bakımından incelendi.

Ayrıca tüzel kişi yatırımcılar açısından işletme ruhsatı, ticari sır, fikrî haklar, müşteri çevresi ve ekonomik değeri bulunan diğer bilgilerin de bu kapsamda Bakanlığa sunulabileceği değerlendirildi.

Bu yönüyle düzenleme, tüzel kişilerin mülkiyet hakkı bakımından da önem taşıdı.

Kişisel Veriler Yönünden Genel Güvenceler Yeterli Görüldü

Anayasa Mahkemesi, gerçek kişilerin kişisel verileri bakımından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda yer alan genel hükümlerin uygulanabilir olduğunu değerlendirdi.

Bu nedenle kişisel verilerin korunması hakkı yönünden sınırlamanın tamamen güvencesiz olmadığı sonucuna ulaştı.

Ancak tüzel kişilere ait ekonomik değer taşıyan bilgi ve belgeler bakımından farklı bir değerlendirme yapıldı.

Tüzel Kişilerin Mülkiyet Hakkı Yönünden Güvence Eksikliği Bulundu

Mahkeme, tüzel kişilere ait ticari sırlar, fikrî haklar, müşteri çevresi ve ekonomik değeri bulunan bilgilerin mülkiyet hakkı kapsamında korunabileceğini belirtti.

Buna karşılık, Bakanlıkça elde edilen bu bilgilerin nasıl kullanılacağı, ne kadar süre saklanacağı, ne zaman silineceği, gizliliğinin nasıl korunacağı ve kötüye kullanımı önleyecek mekanizmaların neler olduğu kanun düzeyinde düzenlenmemiştir.

Bu nedenle Mahkeme, tüzel kişilerin mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna vardı.

“Her Türlü Belge ve Bilgi” İbaresinin Kalan Hükme Etkisi

Anayasa Mahkemesi, “her türlü belge ve bilgiyi” ibaresinin iptali nedeniyle ilgili fıkranın kalan kısmının uygulanma imkânının kalmadığını değerlendirdi.

Bu nedenle 6216 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesi uyarınca fıkranın kalan kısmı da iptal edildi.

Böylece yalnızca ibare değil, yönetici şirketin belge ve bilgi sunma yükümlülüğüne ilişkin fıkranın kalan bölümü de yürürlükten kaldırılacak.

İptal Hükümleri Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Anayasa Mahkemesi, iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.

Karar 16 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığı için iptal hükümleri dokuz aylık sürenin sonunda yürürlüğe girecek.

Mahkeme, iptallerin hemen yürürlüğe girmesi halinde hukuki boşluk doğabileceğini ve bunun kamu yararını ihlal edebileceğini dikkate aldı.

Varlık Barışı Serbest Meslek, Kira ve Değer Artış Kazancını Korur mu?
Varlık Barışı Serbest Meslek, Kira ve Değer Artış Kazancını Korur mu?
İçeriği Görüntüle

Yürürlüğün Durdurulması Talebi Reddedildi

İptal davasında, dava konusu kuralların yürürlüğünün durdurulması da talep edilmişti.

Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin yürürlüğe girişini dokuz ay ertelediği için yürürlüğün durdurulması taleplerini reddetti.

Bu nedenle iptal edilen hükümler, dokuz aylık geçiş süresi boyunca yürürlükte kalmaya devam edecek.

Kararın Yatırım Teşvikleri Açısından Önemi

Karar, endüstri bölgelerinde yatırım teşviklerinin belirlenmesi bakımından önemli sonuçlar doğuruyor.

Anayasa Mahkemesi, teşvik politikasının yürütme tarafından belirlenebileceğini tamamen dışlamadı. Ancak kanunun temel çerçeveyi, ölçütleri ve sınırları belirlemesi gerektiğini açık biçimde vurguladı.

Bu yönüyle karar, ekonomik teşvik düzenlemelerinde kanunilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin önemini ortaya koyuyor.

Yönetici Şirket Denetimlerinde Yeni Kanuni Çerçeve Gerekebilir

Karar, yönetici şirketlerin Bakanlık tarafından denetlenmesi bakımından da önemli bir mesaj içeriyor.

Bakanlığın endüstri bölgelerindeki faaliyetleri denetlemesi meşru ve gerekli kabul edilse de, istenecek bilgi ve belgelerin kapsamı ile bu bilgilerin korunmasına ilişkin güvencelerin kanunda açıkça düzenlenmesi gerekiyor.

Bu nedenle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar yeni bir kanuni düzenleme yapılması beklenebilir.

Ticari Sır ve Ekonomik Değer Taşıyan Bilgiler Korunmalı

Anayasa Mahkemesi, tüzel kişilerin ticari sırlarının, fikrî haklarının ve ekonomik değer taşıyan bilgilerinin mülkiyet hakkı kapsamında korunabileceğini kabul etti.

Bu değerlendirme, yalnızca endüstri bölgeleri bakımından değil, kamu otoritelerinin şirketlerden bilgi ve belge isteme yetkisi bakımından da emsal niteliği taşıyabilir.

Karar, idarenin bilgi talep ederken amaç, kapsam, saklama, silme, gizlilik ve denetim güvencelerini kanuni temelde oluşturması gerektiğini gösteriyor.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda Cumhurbaşkanı’na endüstri bölgeleri için ek teşvik belirleme yetkisi veren düzenlemeyi hukuki belirlilik ilkesine aykırı bularak iptal etti.

Mahkeme ayrıca yönetici şirketlerin Bakanlığa “her türlü belge ve bilgi” sunmasını öngören hükmü de tüzel kişilerin mülkiyet hakkı yönünden yeterli güvence içermediği gerekçesiyle iptal etti.

İptal hükümleri, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde kanun koyucunun, endüstri bölgelerindeki teşvik yetkisi ve yönetici şirket denetimi konusunda daha belirli, ölçülü ve güvenceli yeni düzenlemeler yapması gerekecek.