Belediyeler tarafından 2026 yılı başı itibarıyla tahakkuk ettirilen emlak vergilerinde artış sınırı yeniden gündemde. 89 Seri No’lu Emlak Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan yorum nedeniyle bazı mükellefler yargı yoluna başvurmaya hazırlanıyor.
2026 Emlak Vergisi Artış Sınırı Nedir
Emlak Vergisi Kanunu kapsamında bina ve arsa vergi değerleri, takdir komisyonlarınca belirlenen tutarlar üzerinden hesaplanıyor. 7566 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, 2025 yılı vergi değerlerinin 2 katını aşan artışlara sınır getirildi.
Bu düzenleme sonrası birçok mükellef, yüksek belirlenen değerler nedeniyle dava açtı. Vergi mahkemelerinin bazı dosyalarda “karar verilmesine yer olmadığı” yönünde karar verdiği görüldü.
89 Seri No’lu Emlak Vergisi Genel Tebliği Ne Diyor
Tartışmanın merkezinde 89 Seri No’lu Emlak Vergisi Genel Tebliği yer alıyor. Tebliğdeki “2 kat fazlası” ifadesinin, 2025 vergi değerinin 3 katını aşamaz şeklinde yorumlanması eleştirilere neden oldu.
Bu yaklaşımın kanun hükmüyle uyumlu olmadığı görüşünü savunan mükellefler, düzenlemenin yargı denetimine taşınabileceğini belirtiyor.
1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu Tahakkuk Hükmü
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 11. maddesine göre emlak vergisi her bütçe yılı başında tahakkuk etmiş sayılıyor. Bu nedenle bazı yargı kararlarında ayrıca tebliğ şartı aranmadığı ve dava açma süresinin yıl başından itibaren başladığı kabul ediliyor.
Emlak Vergisi Dava Açma Süresi Kaç Gün
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca vergi mahkemelerinde dava açma süresi 30 gün. Ancak düzenleyici işlemlere karşı Danıştay’da açılacak davalarda süre 60 gün olarak uygulanıyor.
Bu kapsamda, 89 Seri No’lu Tebliğ’e karşı dava açmayı düşünenler için 60 günlük sürede son günün 2 Mart olduğu ifade ediliyor.
Danıştayda Emlak Vergisi Tebliğ Davası Nasıl Açılır
Tebliğe karşı iptal davası Danıştay’da açılabiliyor. Dava dilekçesinde hem düzenleyici işlem hem de buna dayalı bireysel tahakkuk işlemleri birlikte dava konusu yapılabiliyor.
Süre hesaplamasında tahakkuk tarihi ve düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihi önem taşıyor. Süre aşımı halinde davanın esastan incelenmesi mümkün olmuyor.