Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Dijital Türk Lirası Projesi’nin ikinci fazına ilişkin ilerleme raporunu yayımladı. Raporda, dijital Türk lirasının yalnızca teknik bir ödeme aracı olarak değil, banknotun dijital karşılığı ve finansal ekosistemin tamamlayıcı unsuru olarak tasarlandığı vurgulandı. Çalışmalar; mahremiyet, birlikte çalışabilirlik, teknolojik esneklik ve tek bir finansal aracı kuruma bağımlı olmama ilkeleri çerçevesinde sürdürülüyor.
Odakta Programlanabilir ve Çevrimdışı Ödemeler
İkinci fazda iki başlık öne çıkıyor: programlanabilir ödemeler ve çevrimdışı ödemeler.
Programlanabilir ödemeler ile belirli koşullara, tarihlere veya periyodik akışlara bağlı otomatik ödeme senaryolarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Ödeme şablonları ve ödeme paketleri üzerinden çalışan bu yapı sayesinde, hem bireylerin hem şirketlerin karmaşık ödeme akışlarını önceden tanımlayıp güvenli biçimde otomatikleştirebilmesi öngörülüyor.
Çevrimdışı ödemelerde ise amaç, banknot benzeri bir deneyim sunmak. İnternet veya mobil ağ bağlantısının olmadığı durumlarda da dijital Türk lirası ile ödeme yapılabilmesi için akıllı kart temelli bir mimari üzerinde çalışılıyor. Kart ile akıllı telefon arasındaki iletişim NFC üzerinden sağlanırken, ödeme bilgisinin taraflar arasında paylaşımında karekod altyapısı kullanılıyor. Böylece kırsal bölgelerde, afet koşullarında veya kesinti anlarında da dijital para ile işlem yapılabilmesi hedefleniyor.
Dijital Türk Lirası: Para Birimi Değil, Biçim Değişiyor
Raporda, dijital Türk lirasının mevcut Türk lirasından farklı bir para birimi olmadığı açıkça belirtiliyor. Banknot ve kaydi para gibi, dijital Türk lirası da aynı değer ve simgeyi taşıyacak; sadece yeni bir “biçim” olarak sistemde yer alacak. TCMB, dijital parayı kripto varlıklarla karıştırmamak gerektiğinin altını çiziyor. Dijital Türk lirası, merkez bankası yükümlülüğünde, itibari para niteliği taşıyan resmi bir ödeme aracı olarak konumlandırılıyor.
Dijital Türk lirasına faiz uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin analizler sürerken, ana senaryo olarak “faiz verilmeyen” model üzerinde çalışıldığı ifade ediliyor. Bu yaklaşım, dijital parayı banknotun dijital uzantısı olarak ele alan tasarımla uyumlu görülüyor.
İki Katlı Yapı: Merkez Bankası ve Finansal Aracı Kurumlar
Dijital Türk Lirası Sistemi, iki katlı bir yapıya dayanıyor. Merkez bankası dijital parayı ihraç ederken, kullanıcıların dijital paraya erişimi bankalar ve diğer finansal aracı kurumlar üzerinden sağlanacak. Kullanıcılar, sahip oldukları dijital Türk lirası bakiyesine tercih ettikleri aracı kurum üzerinden erişebilecek; sistem tek bir kuruma bağlı çalışmayacak.
Dijital Para Sistemi’ne erişim, finansal aracı kurumların yönettiği Servis Katmanı üzerinden gerçekleşecek. Müşteri kimlik doğrulama süreçleri ve işlem tetikleme mekanizmaları bu katmanda konumlanacak. İkinci fazda, mevduat-dijital para dönüşüm senaryolarının da pilot testlerde sınanması hedefleniyor.
Mahremiyet ve Dijital Kimlik Kurgusu
Kullanıcı mahremiyeti, projenin temel sütunlarından biri olarak öne çıkıyor. Dijital Para Sistemi’nde kişilerin kimlik bilgileri yer almıyor; bu bilgiler yalnızca kullanıcının seçtiği finansal aracı kurumda tutuluyor. Böylece TCMB’nin tekil kullanıcıların harcama tercihlerini takip etmesi teknik olarak mümkün olmayacak şekilde bir mimari tasarlanıyor.
Dijital kimlik tarafında “Kullanıcı Egemen Kimlik (KEK)” modeli tercih ediliyor. Kullanıcıların belgelerini kendi cüzdanlarında tutabildiği, gerekli bilgileri yalnızca gerektiği kadar ve kriptografik yöntemlerle ispatlayabildiği bir yapı hedefleniyor. Programlanabilir ödemelerde de koşulların sağlanıp sağlanmadığı bu model üzerinden, kullanıcı mahremiyetini gözeten bir doğrulama mantığıyla kontrol ediliyor.
Dijital Varlıklar ve Test Ortamı
Raporda dijital varlıklar da ikinci fazın önemli başlıklarından biri olarak yer alıyor. Jetonlaştırılmış varlıkların (menkul kıymetler, gerçek dünya varlıkları vb.) dijital Türk lirası ile birlikte çalışmasına yönelik süreçler, “Taklit Varlık Sistemi” adı verilen bir test ortamı üzerinden yürütülüyor. Bu sayede varlık alım satımı, rehin, devretme ve koşullu takas gibi işlemler gerçek sisteme risk taşımadan simüle edilebiliyor.
İlerleyen aşamalarda, farklı varlık türlerini kapsayan senaryoların çoğaltılması ve daha karmaşık zincirleme aksiyonların programlanabilir ödemelerle birleştirilmesi planlanıyor.
Sınır Ötesi Ödemelerde Dijital TL Senaryoları
TCMB, sınır ötesi ödemeleri de Dijital Türk Lirası Projesi’nin stratejik alanlarından biri olarak tanımlıyor. Mevcut muhabir bankacılık modelinin yüksek maliyet, düşük hız ve sınırlı şeffaflık gibi sorunlarına karşı, merkez bankalarının ortak platformlarda dijital paralar üzerinden doğrudan işlem yapabildiği dağıtık mimariler test ediliyor.
Yapılan kavram ispatı çalışmalarında, yerel para birimleriyle doğrudan dijital para transferini mümkün kılan akıllı sözleşmeler ve dağıtık defter uygulamaları kullanıldı. Farklı sınır ötesi ödeme platformlarını birbirine bağlayan, DDT tabanlı ağ yapıları da bu çerçevede test edildi. TCMB, gelecekte ülkelerin birden fazla sınır ötesi ödeme ağına aynı anda entegre olabileceğini öngörüyor.




