VDK’dan Depoda Olmayan Mallara Sert Uyarı: “Kayıt Var, Mal Yok” Dönemi Mercek Altında
Vergi Denetim Kurulu (VDK), saha denetimlerinde sıkça karşılaşılan “kayıtlarda mal var, depoda yok” uygulamalarının ağır sonuçlarına dikkat çekti. Kurul, stok kayıtları ile fiili depo mevcudu arasındaki uyumsuzlukların, mükellefler açısından ciddi vergi ve ceza riskleri doğurduğunu vurguladı.
Son incelemelerde, örnek olay olarak 1 milyon TL tutarında mal alımının kayıtlarda göründüğü, ancak depoda fiziken bulunmadığı tespit edildi. Bu tür tespitlerin, işletmelerin risk sınıfını doğrudan yükselttiği ve detaylı inceleme süreçlerini tetiklediği bildiriliyor.
VDK’ya göre depoda bulunmayan mallar, yüzde 100 ve üzeri oranlarda sahte belge riski olarak sınıflandırılabiliyor. Bu kapsamda, alış faturalarının gerçekliği ve tedarik zincirinin bütünlüğü ayrıntılı biçimde sorgulanıyor.
Bir başka kritik başlık ise KDV indirimi. Fiilen mevcut olmayan mala ilişkin KDV indirimi, denetimlerde geçersiz kabul edilebiliyor. Bu durumda mükellef hakkında hem KDV tarhiyatı yapılıyor hem de vergi ziyaı cezası gündeme geliyor. Ayrıca gider yazılan tutarların da reddedilerek kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) sayılması söz konusu olabiliyor.
VDK, kayıt dışı stok hareketlerinin zincir ilişki riski doğurduğuna da dikkat çekti. Depoda bulunmayan mal tespitlerinde yalnızca alıcı işletme değil, tedarikçi şirketler ve aradaki aracılar da inceleme kapsamına alınabiliyor.
Kurul, meslek mensupları ve işletmelere şu önlemleri sistematik hale getirmelerini öneriyor: Envanter sorumluluğunun yazılı olarak belirlenmesi, stok–banka–POS kayıtlarının düzenli karşılaştırılması, depo ve sevkiyat belgelerinin eksiksiz saklanması ve yıl sonlarında fiili sayımın mutlaka envanter tutanaklarıyla desteklenmesi.
Uzmanlar, özellikle yüksek cirolu firmalarda stok yönetiminin yalnızca muhasebe kaydı olarak görülmemesi gerektiğini, depo ile kayıtların düzenli olarak mutabık hale getirilmesinin vergi açısından hayati önem taşıdığını ifade ediyor.