Güncel haberler

Denetim Mesleğinde Küresel Etik Kurallar Netleşiyor

INTOSAI, IFAC ve IIA’nın yayımladığı etik ilkeler; dürüstlük, bağımsızlık, gizlilik ve kamu yararı ekseninde denetim mesleğinin omurgasını oluşturuyor.

Abone Ol

Uluslararası denetim mesleğinde etik standartlar mercek altında: INTOSAI, IFAC ve IIA rehberleri uyumlu çizgide ilerliyor

Bağımsız ve iç denetim alanında faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların yayımladığı etik kurallar yeniden gündeme geldi. Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları Örgütü (INTOSAI), Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) ve Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından belirlenen ilke ve standartlar, hem kamu hem özel sektörde denetim mesleğinin etik omurgasını oluşturuyor.

INTOSAI: Kamu yüksek denetiminde etik çerçeve

1953 yılında Havana’da düzenlenen kongreyle temelleri atılan INTOSAI, bugün Birleşmiş Milletler üyesi birçok ülkenin yüksek denetim kurumunu aynı çatı altında buluşturuyor. Kuruluş, üç yılda bir yapılan kongrelerle kamu maliyesi ve yüksek denetim alanındaki güncel gelişmeleri tartışmaya açıyor.

INTOSAI’nin etik alanındaki temel referansı, ilk versiyonu 1998’de kabul edilen, güncel hali 2016’da onaylanan ve son olarak 2019’da kodu ISSAI 130 olarak revize edilen etik çerçeve dokümanı. Türkiye’de bu metin, Sayıştay Başkanlığı tarafından esas metne sadık kalınarak Türkçeye kazandırıldı.

ISSAI 130’da denetçilerin uyması gereken temel değerler beş başlıkta toplanıyor:

  • Dürüstlük: Denetçinin kamu yararını gözeten, güven veren, tutarlı ve iyi niyetli davranarak kurum içinde ve dışında örnek olması bekleniyor. Bireysel düzeyde personelin çıkar çatışması yaratabilecek durumlara karşı duyarlı olması ve bu gibi riskleri bildirme yükümlülüğü vurgulanıyor.

  • Bağımsızlık ve tarafsızlık: Hem fiili bağımsızlık hem de “görünen bağımsızlık” ilkesine dikkat çekilerek, denetçinin mesleki muhakemesini etkileyebilecek her türlü ilişki ve baskıdan uzak durması gerektiği belirtiliyor. Siyasi tarafsızlık, tarafgir görüntü veren ilişki ve beyanlardan kaçınma da bu başlık altında ele alınıyor.

  • Yetkinlik: Denetim kadrolarının yeterli teknik bilgi, mesleki birikim ve güncel mevzuat bilgisini taşıması zorunlu görülüyor. Sürekli mesleki eğitim ve gelişimin, yüksek denetim kalitesinin ayrılmaz parçası olduğu ifade ediliyor.

  • Mesleki davranış: Denetçilerin hem ulusal hukuk düzenine hem de kurumun iç düzenlemelerine uygun hareket etmesi, kurumu ve mesleği zedeleyecek tutum ve ilişkilerden uzak durması isteniyor. Görevin kötüye kullanılmaması, çıkar amaçlı nüfuz kullanımı ve makamın kişisel menfaat için değerlendirilmaması açıkça yasaklanıyor.

  • Gizlilik ve şeffaflık dengesi: Denetçilerin görev sırasında edindikleri bilgileri koruma yükümlülüğü vurgulanırken, aynı anda kamuoyuna hesap verebilirliğin gerektirdiği ölçüde şeffaflığın da sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Yasal zorunluluk veya yetkili makam kararı olmadıkça bilgi paylaşımına izin verilmiyor.

IFAC: Muhasebe ve denetim mesleğinin küresel etik kodu

1977’de kurulan Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC), 135 ülkede 180’den fazla meslek örgütünü bir araya getiriyor. Federasyon; denetim, muhasebe, kamu sektörü muhasebesi ve mesleki eğitim alanlarında küresel standartları belirleyen ana otorite konumunda.

IFAC;

  • Uluslararası Denetim Standartları (ISA),

  • Bağımsız denetçiler için etik kurallar,

  • Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları (IPSAS)

gibi birçok temel metni hazırlıyor. Türkiye, IFAC nezdinde TÜRMOB aracılığıyla temsil ediliyor.

IFAC etik kuralları, meslek mensuplarına yönelik hükümleri üç grupta ele alıyor: tüm meslek mensupları için geçerli ilke ve kurallar, bağımsız çalışanlar için özel hükümler ve işletme bünyesinde çalışan muhasebecilere yönelik hükümler.

Temel etik ilkeler şöyle özetleniyor:

  • Dürüstlük: Tüm mesleki ve ticari ilişkilerde doğru, açık, yanıltıcı olmayan bir tutum sergilenmesi, mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan kaçınılması esastır. Yanlış veya eksik olduğu bilinen bilgiyle özdeşleşilmemesi gerektiği açıkça belirtilir.

  • Tarafsızlık: Kişisel çıkar, baskı veya üçüncü kişilerin etkisinin mesleki yargıları gölgelemesine izin verilmemesi gerekir. Meslek mensuplarının çıkar çatışması doğurabilecek ilişkilerden uzak durması, kararlarını objektif verilere dayandırması beklenir.

  • Mesleki yeterlilik ve özen: Muhasebecilerin mesleki bilgi ve becerilerini güncel tutmaları, mevzuat ve standartlardaki değişiklikleri izlemeleri, hizmet verdikleri alanın gereklerine uygun nitelikte olmaları zorunlu görülür. Yapılan her işte dikkat, titizlik ve profesyonel özen göstermek asgari standarttır.

  • Gizlilik: Mesleki faaliyet sırasında edinilen bilgiler, yasal yükümlülük veya yetkili makam talebi olmadıkça üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Bu bilgiler kişisel çıkar veya başkasının haksız menfaati için kullanılamaz.

  • Mesleki davranış: İlgili tüm kanun ve düzenlemelere uyulması, mesleği toplum nezdinde değersizleştirebilecek her türlü eylemden kaçınılması istenir. Kamu güveninin, mesleğin saygınlığının ve finansal sistemin istikrarının korunması merkeze alınır.

IIA: İç denetimde küresel meslek örgütü ve etik ilkeler

1941 yılında ABD’de kurulan Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA), bugün dünya genelinde 245 binden fazla üyeye ulaşmış durumda. Kuruluş, iç denetim mesleğinin standartlarını belirliyor, iç denetçilerin mesleki gelişimini destekliyor ve küresel ölçekte mesleki sertifikasyon süreçlerini yürütüyor.

Türkiye, 1995’te kurulan Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) aracılığıyla IIA çatısı altında temsil ediliyor. TİDE; eğitim programları, sertifika sınavları, kongreler ve çeviri faaliyetleriyle iç denetim mesleğinin yerleşmesine ve etik kültürün güçlenmesine katkı sağlıyor.

IIA’nın Davranış Kuralları, iç denetim mesleği için dört temel ilke belirliyor:

  • Dürüstlük: İç denetçilerin her koşulda güven aşılayan, gerçeğe uygun, tutarlı ve sorumlu davranış sergilemesi gerekiyor. Kurumun yasal ve etik hedefleriyle uyumlu hareket etmek, yasadışı veya kurumu itibarsızlaştıracak işlem ve ilişkilerden uzak durmak temel kural.

  • Tarafsızlık: Denetçinin topladığı bilgi ve ulaştığı sonuçlarda objektifliğini koruması, kişisel çıkarı veya kurum içi baskıların değerlendirmelerini etkilemesine izin vermemesi bekleniyor. Çıkar çatışmasına yol açabilecek her durumun açıklanması, raporlamayı etkileyecek tüm önemli hususların gizlenmemesi zorunlu.

  • Gizlilik: İç denetçiler, görevleri sırasında elde ettikleri bilgilerin niteliğine saygı göstermek, bu bilgileri yalnızca meşru kurum amaçları doğrultusunda ve yetki çerçevesinde kullanmak zorunda. Kişisel menfaat veya üçüncü kişilerin çıkarı için bilgi kullanımı açıkça etik ihlali sayılıyor.

  • Mesleki yeterlilik: İç denetim faaliyetinin, gerekli bilgi, beceri ve deneyime sahip kişiler tarafından yürütülmesi esası benimseniyor. IIA standartları, iç denetçilerin yalnızca yetkin oldukları alanlarda görev almalarını, iç denetim faaliyetlerinin de Uluslararası İç Denetim Standartları’na uygun yürütülmesini şart koşuyor.

Ortak nokta: Kamu yararı ve güvenin korunması

Üç kuruluşun da ortaya koyduğu etik çerçeve, farklı alanlara hitap etse de ortak bir zeminde birleşiyor: kamu yararının korunması, mesleki bağımsızlık, şeffaflık, gizlilik ve güvenilirlik.

Uzmanlara göre INTOSAI, IFAC ve IIA’nın etik dokümanları hem ulusal düzenlemeler hem de meslek örgütleri için referans niteliği taşıyor. Türkiye’de KGK, SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sayıştay ve TÜRMOB tarafından yayımlanan düzenlemelerin de büyük ölçüde bu küresel çerçeveye uyumlu olduğu belirtiliyor.

Denetim ve muhasebe mesleğinde etik ihlallerin, piyasalar ve toplum nezdinde ciddi güven kaybına yol açtığı hatırlatılırken, uluslararası standartlara paralel etik kuralların uygulanmasının finansal sistemin sağlıklı işleyişi açısından kritik önemde olduğu vurgulanıyor.