Ekonomi Haber

Danıştay’dan Emsal Karar: Düşük Tutarli Davalarda Vekâlet Sınırı

Danıştay, düşük tutarlı vergi davalarında vekâlet ücretinin dava değerini aşamayacağını belirledi. Karar, hak arama özgürlüğü açısından önemli.

Abone Ol

Danıştay’dan Emsal Karar: Düşük Tutarli Vergi Davalarında Yüksek Vekâlet Ücretine Sınır

Danıştay, düşük tutarlı vergi uyuşmazlıklarında davacı aleyhine yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin önemli bir karara imza attı. 9 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan iki ayrı karar, özellikle dava değeri ile vekâlet ücreti arasındaki orantıya dikkat çekiyor.

Dava Konusu 174 TL, Vekâlet Ücreti 10.500 TL

Kararlara konu olan iki ayrı dosyada, uyuşmazlık tutarı yalnızca 174 TL’lik bir bedelden oluşuyor. Buna rağmen ilk derece mahkemesi, davayı kaybeden taraf aleyhine 10.500 TL vekâlet ücretine hükmetmişti.

Bu durum, hem hukuki ölçülülük hem de hak arama özgürlüğü açısından tartışma yarattı ve dosya Danıştay incelemesine taşındı.

Danıştay’dan Ölçülülük Vurgusu

Yüksek Mahkeme, kararında önemli bir ilkeye dikkat çekti: Para ile ölçülebilen davalarda vekâlet ücreti belirlenirken yalnızca tarifedeki maktu tutar esas alınamaz.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, hükmedilecek vekâlet ücretinin dava konusu tutarı aşmaması gerektiği hatırlatıldı. Bu çerçevede, 174 TL’lik bir uyuşmazlık için 10.500 TL vekâlet ücreti belirlenmesinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldı.

Hak Arama Özgürlüğü Açısından Kritik Mesaj

Danıştay kararında, aşırı yüksek vekâlet ücretlerinin bireyler üzerinde caydırıcı etki yaratabileceğine de dikkat çekildi. Özellikle düşük tutarlı işlemlere karşı dava açmak isteyen kişiler açısından bu durumun:

  • mahkemeye erişim hakkını,
  • hak arama özgürlüğünü,
  • mülkiyet hakkını

olumsuz etkileyebileceği vurgulandı.

Bu yönüyle karar, sadece teknik bir hesaplama meselesi değil, temel haklar açısından da önemli bir değerlendirme içeriyor.

Tarifedeki Ücretler Tek Başına Belirleyici Değil

Danıştay, vergi mahkemelerinde uygulanan maktu vekâlet ücretlerinin tek başına dikkate alınamayacağını belirtti. Tarifede yer alan sabit tutarların, dava değeriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Başka bir ifadeyle, tarife hükümleri birlikte yorumlanmalı ve ortaya çıkan sonuç hakkaniyete uygun olmalı.

Kararın Hukuki Sonucu Ne Oldu?

Yüksek Mahkeme, her iki dosyada da ilk derece mahkemesi kararlarının yalnızca vekâlet ücretine ilişkin kısmını bozdu. Bu bozma, “kanun yararına” gerçekleştirildi.

Bu tür bozma kararları, somut dosyada tarafların durumunu doğrudan değiştirmese de, benzer davalar için yol gösterici nitelik taşıyor ve uygulamada birlik sağlanmasına katkı sunuyor.

Vatandaşlar İçin Neden Önemli?

Karar, özellikle düşük tutarlı kamu alacakları, noter işlemleri veya benzeri küçük meblağlı uyuşmazlıklar için dava açmayı düşünen kişiler açısından önemli bir güvence oluşturuyor.

Artık bu tür durumlarda, dava değerinin çok üzerinde vekâlet ücretiyle karşılaşma endişesinin hukuki sınırlar içinde değerlendirilmesi gerektiği açık biçimde ortaya konmuş oldu.

Özetle

Danıştay’ın verdiği bu emsal kararlar, para ile ölçülebilen düşük tutarlı vergi davalarında vekâlet ücretinin dava değerini aşamayacağını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, hem ölçülülük ilkesini hem de bireylerin mahkemeye erişim hakkını koruyan önemli bir içtihat niteliği taşıyor.