Borçlanma Maliyetlerinin Muhasebeleştirilmesine İlişkin Çerçeve Netleşti
İşletmelerin kredi, faiz, kur farkı ve komisyon gibi borçlanma maliyetlerini nasıl kaydedeceğine ilişkin uygulamalar, TMS 23 ve VUK hükümleri nedeniyle farklılık göstermeye devam ediyor. Finans uzmanları, bu farkların hem finansal tabloları hem de vergi matrahını doğrudan etkilediğini belirtiyor.
TMS 23’e göre büyük tesis, hat, yazılım gibi uzun süreli projelere ilişkin borçlanma maliyetleri, varlık tamamlanana kadar maliyete ekleniyor. Projenin hazır hale gelmesinden sonraki finansman giderleri ise doğrudan gider yazılıyor. Genel borçlanmalarda ağırlıklı borçlanma oranı kullanılırken, proje sürecinde geçici olarak değerlendirilip faiz getiren fonlar maliyetten düşülüyor.
VUK tarafında ise aktife alındığı yılın sonuna kadar oluşan faiz ve kur farkları zorunlu olarak maliyete yazılıyor. Sonraki dönemlerde maliyete ekleme veya gider yazma işletmenin tercihine bırakılıyor. Stoklarda da stoğa girişe kadar finansman giderleri maliyete dahil ediliyor.
Kur farklarında da iki düzenleme farklı işliyor. TMS’de faiz bağlantısı ölçü alınırken, VUK’ta aktife giriş yılına kadar tüm kur farkları maliyete ekleniyor.
Uzmanlar, şirketlerin özellikli varlık tanımı, aktifleştirme tarihleri, nemalandırma gelirleri ve seçimlik hakların tutarlılığı konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.