Ekonomi Haber

Bölgesel Yönetim ve Nitelikli Hizmet Merkezlerinde Yeni Dönem

Bölgesel yönetim merkezleri ile nitelikli hizmet merkezleri; statü, faaliyet alanı ve vergi teşvikleri yönünden ayrışıyor.

Abone Ol

Bölgesel Yönetim Merkezleri ve Nitelikli Hizmet Merkezleri Arasında Yeni Dönem

Türkiye’de yabancı yatırımlara yönelik merkez yapılanmalarında iki ayrı model öne çıkıyor: bölgesel yönetim merkezleri ve nitelikli hizmet merkezleri. Bölgesel yönetim merkezleri 2012 yılında Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemeyle gündeme gelirken, nitelikli hizmet merkezleri ise vergi kanunlarında değişiklik öngören kanun teklifiyle mevzuata girmeye hazırlanıyor.

Her iki yapı da uluslararası şirketlerin Türkiye üzerinden bölgesel operasyonlarını yönetmesi bakımından benzer amaçlara hizmet ediyor. Ancak hukuki statü, faaliyet kapsamı, vergisel yükümlülükler ve teşvikler bakımından önemli farklar bulunuyor.

Bölgesel Yönetim Merkezi Nedir?

Bölgesel yönetim merkezleri, yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlerin Türkiye’de ticari faaliyette bulunmadan açtıkları irtibat bürolarıdır.

Bu merkezler, Türkiye’de doğrudan gelir getirici ticari faaliyet yürütemez. Daha çok bağlı oldukları şirketin veya şirketler grubunun farklı ülkelerdeki faaliyetlerine yönelik koordinasyon, yönetim, planlama ve destek hizmetleri sunar.

Nitelikli Hizmet Merkezi Nedir?

Nitelikli hizmet merkezleri, kanun teklifinde Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenmesi öngörülen yeni bir yapı olarak düzenleniyor.

Teklife göre bu merkezlerin sermaye şirketi statüsünde kurulması planlanıyor. Bölgesel yönetim merkezlerinden farklı olarak nitelikli hizmet merkezleri ticari faaliyet yürütebilecek ve ilişkili şirketlere hizmet sunarak gelir elde edebilecek.

Hukuki Statüleri Nasıl Farklılaşıyor?

Bölgesel yönetim merkezleri irtibat bürosu niteliğinde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle Türkiye’de ticari faaliyette bulunmaları mümkün değil.

Nitelikli hizmet merkezleri ise sermaye şirketi olarak kurulacak. Bu yönüyle kurumlar vergisi, KDV, transfer fiyatlandırması ve diğer vergisel yükümlülükler bakımından klasik bir şirket gibi değerlendirilecek.

Bu fark, iki yapı arasındaki en temel ayrımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Kuruluş Şartları Neler?

Bölgesel yönetim merkezleri, yabancı şirketlerin Türkiye’de irtibat bürosu açma izni almasıyla kuruluyor. Bu merkezlerin temel şartı, Türkiye’de ticari faaliyette bulunmamalarıdır.

Nitelikli hizmet merkezleri için ise daha kapsamlı şartlar öngörülüyor. Teklife göre bu merkezlerin ilişkili şirketlere veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak üzere kurulması, belirlenen faaliyetleri yürütmesi, en az üç farklı ülkede aktif faaliyet göstermesi ve yıllık hasılatlarının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde etmesi gerekecek.

Faaliyet Alanları Neler?

Bölgesel yönetim merkezleri; yatırım ve yönetim stratejilerinin oluşturulması, planlama, tanıtım, satış, satış sonrası hizmetler, marka yönetimi, finansal yönetim, teknik destek, Ar-Ge, dış tedarik, ürün testleri, laboratuvar hizmetleri, araştırma, analiz ve çalışan eğitimi gibi alanlarda koordinasyon ve yönetim hizmeti verebiliyor.

Nitelikli hizmet merkezleri ise daha geniş bir alanda faaliyet gösterebilecek. Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama, borçlanma, yatırım planlaması, bütçeleme, finansal raporlama, uluslararası muhasebe, uyum, denetim, dijital dönüşüm, teknoloji danışmanlığı, hukuk danışmanlığı, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri bu kapsamda sayılıyor.

En Önemli Fark Nedir?

En önemli fark, bölgesel yönetim merkezlerinin yalnızca koordinasyon ve yönetim hizmeti verebilmesi; nitelikli hizmet merkezlerinin ise doğrudan hizmet sunabilmesidir.

Örneğin bölgesel yönetim merkezi, çalışan eğitimine ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti sağlayabilir. Nitelikli hizmet merkezi ise eğitim hizmetini doğrudan verebilir.

Bu durum, nitelikli hizmet merkezlerini daha aktif ve ticari nitelikli bir yapı haline getiriyor.

Vergi Mükellefiyeti Nasıl Olacak?

Bölgesel yönetim merkezleri ticari faaliyette bulunmadıkları için kurumlar vergisi mükellefi sayılmıyor.

Nitelikli hizmet merkezleri ise sermaye şirketi statüsünde kurulacağından kurumlar vergisi başta olmak üzere sermaye şirketlerine ait tüm vergisel yükümlülüklere tabi olacak.

Bu merkezlerin yurt dışındaki grup şirketlerine hizmet verecek olması nedeniyle transfer fiyatlandırması uygulamaları da önemli bir vergi başlığı haline gelecek.

Vergi Teşvikleri Neler?

Bölgesel yönetim merkezleri, ticari faaliyette bulunmadıkları için kurumlar vergisi ve KDV mükellefiyeti açısından farklı bir konumda bulunuyor. Bu merkezlerde vergisel yükümlülük daha çok ücret gelir vergisi stopajı bakımından gündeme geliyor.

Nitelikli hizmet merkezleri için ise kanun teklifinde geniş kapsamlı vergi teşvikleri öngörülüyor. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için yurt dışından elde edilen kazancın tamamının kurum kazancından indirilmesi, İstanbul Finans Merkezi dışında faaliyet gösterenler için ise kazancın yüzde 95’inin indirim konusu yapılması planlanıyor.

Ücretlerde Gelir Vergisi İstisnası Var mı?

Bölgesel yönetim merkezlerinde, faaliyet izni kapsamında çalışanlara Türkiye dışında elde edilen kazançlar üzerinden döviz olarak ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilebiliyor.

Nitelikli hizmet merkezlerinde ise ücret istisnası daha farklı kurgulanıyor. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren merkezlerde çalışan nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin beş katını aşmayan kısmı için istisna öngörülüyor. Cumhurbaşkanınca belirlenen endüstri bölgelerinde yer alan merkezler için de benzer şekilde beş kat sınırı gündeme geliyor.

Diğer nitelikli hizmet merkezlerinde ise nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilebilecek.

Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulanacak mı?

Bölgesel yönetim merkezlerinde, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında gelir vergisinden istisna edilen ücretlere ilişkin kâğıtlar damga vergisi istisnasından yararlanabiliyor.

Nitelikli hizmet merkezlerinde de ücret istisnası kapsamındaki kâğıtlar için damga vergisi avantajı söz konusu olabilecek. Ayrıca İstanbul Finans Merkezi’nde yer alan taşınmazların kiralanmasına ilişkin işlemler, ilgili düzenlemeler kapsamında harç ve damga vergisi istisnasından yararlanabilecek.

Şirketler İçin Pratik Etkisi Ne Olacak?

Bölgesel yönetim merkezleri, Türkiye’de ticari faaliyet yürütmeden grup şirketlerine koordinasyon ve yönetim desteği sağlamak isteyen yabancı şirketler için uygun bir yapı olmaya devam ediyor.

Nitelikli hizmet merkezleri ise daha kapsamlı faaliyet yürütmek, yurt dışı grup şirketlerine hizmet sunmak ve Türkiye’yi bölgesel hizmet üssü haline getirmek isteyen sermaye şirketleri için yeni bir model oluşturacak.

Bu nedenle çok uluslu şirketlerin Türkiye yapılanmalarında, irtibat bürosu modeli ile sermaye şirketi modeli arasındaki vergisel, hukuki ve operasyonel farkları dikkatle değerlendirmesi gerekecek.