Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) kıymetli maden fonları, 2025 boyunca artan altın fiyatlarının etkisiyle güçlü bir büyüme sergiledi. Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre, sistemde altın ve altına endeksli fonların toplam büyüklüğü yıl başına kıyasla belirgin biçimde artarken, bu fonların BES içindeki payı da yükseldi.
Veriler, kıymetli maden fonlarının toplam hacminin yılın ilk aylarından eylül sonuna kadar yaklaşık iki katına yaklaştığını gösteriyor. Aynı dönemde fon piyasasındaki pay da artarak neredeyse yarıya ulaştı. Sözleşme adetlerinde de benzer bir eğilim gözlenirken, altın temelli fonlara yönelen katılımcı sayısı istikrarlı şekilde yükseldi.
Bireysel Emeklilik Uzmanı Zeynep Candan Aktaş, yatırımcı tercihlerinde altının belirleyici konuma geldiğini belirterek, BES havuzundaki yatırımların önemli bir bölümünün artık altın cinsi ya da altına endeksli araçlardan oluştuğunu ifade etti. Aktaş’a göre, altının küresel piyasalarda “güvenli liman” algısını koruması, jeopolitik riskler ve yurt içindeki enflasyonist ortam bu yönelimi güçlendirdi.
Uzmanlar, son bir yılda altın ve likit fonların getirileriyle öne çıktığını, buna karşılık hisse senedi ve döviz ağırlıklı fonların daha sınırlı performans sergilediğini aktarıyor. BES katılımcılarının altın fonlarına yönelmesinde, yüzde 30 devlet katkısı avantajının da etkili olduğu vurgulanıyor.
2026 yılına ilişkin beklentilerde ise, piyasada yeni bir yatırım trendi oluşmaması halinde altın fonlarının BES içindeki ağırlığını koruması öngörülüyor. Uzmanlar, sistemin uzun vadeli yapısına dikkat çekerek, katılımcılara farklı varlık sınıflarını içeren çeşitlendirilmiş portföyler oluşturulması tavsiyesinde bulunuyor.