Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi Meclis Gündeminde
Yasama süreci devam eden Kanun Teklifiyle birlikte yeni bir varlık barışı düzenlemesi gündeme geldi. Teklifin yasalaşması halinde gerçek ve tüzel kişiler, yurt içinde ve yurt dışında bulunan bazı varlıklarını kayıt altına alabilecek.
Düzenleme, daha önce farklı yıllarda uygulanan varlık barışı modellerine büyük ölçüde benziyor. Ancak kapsam, varlıkların Türkiye’ye getirilme zorunluluğu, taşınmazların durumuna ilişkin tercih ve vergi oranları bakımından önceki uygulamalardan ayrılan önemli noktalar bulunuyor.
Varlık Barışı Nedir?
Varlık barışı, gerçek ve tüzel kişilerin kayıt dışında bulunan veya Türkiye dışında yer alan bazı varlıklarını belirli şartlarla sisteme dahil edebilmesine imkân tanıyan düzenlemeleri ifade ediyor.
Bu tür düzenlemelerde temel amaç, para, döviz, altın, menkul kıymet ve benzeri varlıkların kayıt altına alınmasıdır. Ayrıca şartların yerine getirilmesi halinde bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması da uygulamanın en dikkat çeken yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yeni Varlık Barışı Kimleri Kapsıyor?
Teklifte yer alan düzenleme, gerçek ve tüzel kişileri kapsıyor. Bu kişiler, yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunmasına rağmen kanuni defter kayıtlarında yer almayan bazı varlıklarını bildirebilecek.
Kapsama giren varlıklar şöyle sıralanıyor:
- Para,
- Altın,
- Döviz,
- Menkul kıymetler,
- Diğer sermaye piyasası araçları.
Önceki bazı varlık barışı düzenlemelerinde taşınmazlar da kapsama alınmıştı. Ancak yeni teklifte taşınmazların kapsam dışında bırakıldığı görülüyor.
Hangi Varlıklar Bildirilebilecek?
Yeni düzenleme, hem yurt dışındaki hem de yurt içindeki bazı varlıkların kayıt altına alınmasına imkân tanıyor.
Geçmiş uygulamalardan biri olan 2013 tarihli düzenlemede yalnızca yurt dışındaki varlıklar kapsama alınmıştı. Buna karşılık yeni teklif, önceki birçok uygulamada olduğu gibi hem Türkiye’de bulunan hem de yurt dışındaki varlıklara yönelik bir çerçeve getiriyor.
Ancak bu defa taşınmazların kapsam dışında tutulması, düzenlemenin önceki bazı varlık barışı uygulamalarından ayrıldığı önemli noktalardan biri oldu.
Varlığın Geçmişte Var Olduğu İspatlanacak mı?
Yeni teklifte, bildirilecek varlığın geçmişte belirli bir tarih itibarıyla mevcut olduğunun ispatlanması şartı bulunmuyor.
2008 ve 2013 yıllarında uygulanan bazı varlık barışı düzenlemelerinde, varlığın geçmişte belirli bir tarihte var olduğunun kanıtlanması gerekiyordu. Yeni teklifte ise bu yönde bir zorunluluk öngörülmüyor.
Buna karşılık bildirilen varlıkların, bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılarak tevsik edilmesi gerekiyor. Bu yönüyle sistem, geçmiş tarih ispatından çok bildirimin yapıldığı andaki kayıt ve transfer sürecine odaklanıyor.
Bildirim Süresi Ne Zaman Sona Erecek?
Teklife göre varlık barışı avantajlarından yararlanmak isteyenlerin, kapsamdaki varlıklarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirmesi gerekecek.
Bu tarihe kadar yapılan bildirimler, düzenlemede öngörülen şartların sağlanması halinde varlık barışı kapsamına alınabilecek.
Yurt Dışındaki Varlıklar Türkiye’ye Getirilecek mi?
Yurt dışında bulunan varlıklar için bildirim tek başına yeterli olmayacak. Bu varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekecek.
Transfer, Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yapılacak. Yurt dışından fiziki olarak getirilen varlıklar da yine bu hesaplara yatırılacak.
Önceki bazı varlık barışı düzenlemelerinde, yurt dışındaki varlıkların yurt dışı kredilerin kapatılmasında kullanılması halinde Türkiye’ye getirme şartı sağlanmış sayılabiliyordu. Yeni teklifte ise bu yönde bir istisna yer almıyor. Varlıkların doğrudan Türkiye’ye transfer edilmesi gerekiyor.
Bildirilen Varlıklar Nasıl Değerlenecek?
Kanun Teklifinde, bildirilecek varlıkların hangi değer üzerinden beyan edileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmuyor. Hazine ve Maliye Bakanlığına bu konuda verilmiş açık bir yetki de metinde yer almıyor.
Geçmiş uygulamalarda değerleme konusunda farklı yöntemler benimsenmişti. Bazı düzenlemelerde değerleme ölçüsü kanunla belirlenmiş, bazı uygulamalarda ise Bakanlık tebliğlerle açıklama yapmıştı.
Önceki varlık barışı uygulamalarında genel olarak rayiç bedel esas alınmıştı. Bu nedenle yeni düzenleme yasalaşırsa, bildirilecek varlıkların değerlemesine ilişkin ayrıntıların ikincil düzenlemelerle açıklanması beklenebilir.
Bu konu önemli çünkü hem ödenecek vergi tutarı hem de bildirilen varlıkların ileride elden çıkarılması halinde dikkate alınacak maliyet bedeli bu değer üzerinden şekillenecek.
Yeni Varlık Barışında Vergi Oranı Ne Olacak?
Teklifte bildirilen varlıklar üzerinden genel olarak yüzde 5 oranında vergi alınması öngörülüyor.
Ancak vergi oranı, bildirilen varlıkların belirli sürelerle vadeli hesaplarda, Devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulmasına bağlı olarak düşebilecek. Bazı durumlarda oran yüzde sıfıra kadar inebilecek.
Bildirim sahibinin, varlığı hangi süreyle belirtilen araçlarda tutacağına ilişkin taahhüdü dikkate alınacak. Örneğin varlığın beş yıl süreyle vadeli hesapta tutulacağı taahhüt edilirse, vergi oranı sıfır olarak uygulanabilecek.
Taahhüde uyulmaması halinde ise daha önce tahakkuk ettirilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası uygulanmadan gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.
Önceki Varlık Barışlarından Farkı Ne?
Türkiye’de varlık barışı düzenlemeleri daha önce birçok kez uygulandı. 2008, 2013, 2016, 2018, 2019, 2020 ve 2022 yıllarında farklı kanunlarla benzer düzenlemeler yapıldı.
Yeni teklif, önceki düzenlemelerle aynı temel amaca sahip olsa da bazı yönleriyle ayrışıyor. En dikkat çeken farklardan biri yüzde 5’lik genel vergi oranı. Bu oran, birçok önceki uygulamaya göre daha yüksek seviyede bulunuyor.
Diğer önemli fark ise indirimli veya sıfır oranlı vergilemede iade mekanizması yerine taahhüt esaslı bir sistemin tercih edilmesi. Önceki bazı uygulamalarda vergi önce tahsil edilip şartların sağlanması halinde iade ediliyordu. Yeni teklifte ise bildirim sahibinin taahhüdüne göre baştan indirimli oran uygulanabilecek.
Taşınmazlar Varlık Barışı Kapsamında mı?
Yeni teklifte taşınmazlar varlık barışı kapsamına dahil edilmiyor.
Geçmişteki bazı düzenlemelerde Türkiye’de bulunan ancak kayıtlarda yer almayan taşınmazların da varlık barışı kapsamında bildirilmesine imkân tanınmıştı. Bu kez kapsam para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarıyla sınırlı tutuluyor.
Bu nedenle taşınmazlarını kayıt altına almak isteyenler açısından yeni düzenleme önceki bazı uygulamalara göre daha dar bir alan sunuyor.
Vergi İncelemesi Yapılacak mı?
Teklifte, varlık barışı kapsamında Türkiye’ye getirilen veya kayda alınan varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülüyor.
Bu güvence, varlık barışı düzenlemelerinin temel unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Ancak bu korumadan yararlanmak için bildirim, transfer, süre ve varsa taahhüt şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor.
Mükellefler İçin Pratik Etkisi Ne Olacak?
Yeni varlık barışı düzenlemesi yasalaşırsa, kayıt dışında bulunan veya yurt dışında tutulan bazı finansal varlıkların sisteme dahil edilmesi için yeni bir imkan doğacak.
Mükellefler açısından en kritik başlıklar; bildirimin süresinde yapılması, yurt dışındaki varlıkların iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi, bildirilecek değerin doğru belirlenmesi ve indirimli vergi oranı için verilen taahhütlere uyulması olacak.
Özellikle yüzde 5’lik genel vergi oranı ve taahhüt esaslı indirim sistemi, yeni düzenlemenin önceki varlık barışı uygulamalarından ayrılan en önemli yönleri arasında yer alıyor.