Zaman Aşımına Uğramış SGK Borçlarında Dikkat: İtiraz Süreci ve Hak Kaybı Riski
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) zaman aşımına uğramış alacaklarıyla ilgili son yayınladığı genelge, borçluların ödeme emirlerine karşı izlemesi gereken süreci yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, ödeme emrine karşı 15 gün içinde dava açmayan kişilerin hak kaybına uğrayabileceği konusunda uyarıyor.
Genelgede Zaman Aşımı Süresi Netleşti
SGK, 25 Ağustos 2025 tarihli ve 2025/12 sayılı genelgesinde, kurum alacaklarının on yıllık zaman aşımına tabi olduğunu ve bu sürenin borcun ödeme süresinin dolduğu yılın başından itibaren başladığını belirtti. Ayrıca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 103 ve 104. maddelerindeki zaman aşımını kesen veya durduran durumların dikkate alınacağı vurgulandı.
İtiraz Süresi ve Komisyonun Rolü
Genelgeye göre borçlular, kendilerine gönderilen ödeme emirlerine karşı 15 gün içinde SGK’nın ilgili birimine itiraz edebilecek. İtiraz, Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu tarafından incelenecek ve borcun zaman aşımına uğradığı tespit edilirse dosya kapatılacak.
Ancak önemli bir ayrıntı olarak, bu komisyona yapılan başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı veya uzatmayacağı belirtildi. Yani 15 günlük dava açma süresi içinde mahkemeye başvurulmazsa, borçluların sonradan dava açma hakkı düşecek.
Hukukçulardan Önemli Uyarı: Dava Açmak Tek Yol
Uzmanlara göre SGK’ya yapılan idari başvurular hak kaybına yol açabilir. Vergi ve SGK borçları dahil olmak üzere tüm kamu alacaklarında ödeme emrine karşı en güvenli yol dava açmak. 6183 sayılı kanunda dava açma süresini kesen veya durduran bir idari başvuru düzenlemesi bulunmadığı için yalnızca kuruma yapılan başvuru yargı süresini uzatmıyor.
Hukukçular, “Ödeme emrine karşı dava açmak hakları korumanın tek ve geçerli yoludur. Kuruma başvuru yapmak, bu hakkı ortadan kaldırabilir” uyarısında bulunuyor.
Yeni Düzenleme İhtiyacı
Mevcut mevzuatta, idari başvuru yolunun dava süresini durduracak şekilde düzenlenmediğini belirten uzmanlar, bu durumun hak kayıplarına yol açtığına dikkat çekiyor. 6183 sayılı kanunda yapılacak bir değişiklikle, borçluların dava hakkını kaybetmemesi ve yargının iş yükünün azaltılması için yeni bir idari inceleme mekanizmasının eklenmesi gerektiği ifade ediliyor.





