İş Kazası Bildirimi Cezasında Görevli Mahkeme Netleşti: Başvuru Yeri İdare Mahkemesi

İş kazasının yasal sürede Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmemesi nedeniyle kesilen idari para cezalarında hangi mahkemenin görevli olduğu tartışmasına Danıştay noktayı koydu. Yüksek mahkeme, bu tür uyuşmazlıklarda sulh ceza mahkemesinin değil, idare mahkemesinin görevli olduğuna hükmetti.

15 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar, SGK idari para cezası, iş kazası bildirimi ve görevli mahkeme tartışmaları açısından emsal niteliği taşıyor. Karar, somut dosyadaki sonucu geriye dönük değiştirmese de benzer davalar için önemli bir yol haritası sunuyor.

İş Kazası Bildirimi Cezasında Hangi Mahkeme Görevli?

Danıştay Dördüncü Dairesi’nin değerlendirmesine göre, iş kazasının süresinde bildirilmemesi nedeniyle SGK tarafından verilen idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli yargı kolu idari yargı. Yani bu tür davalarda başvuru adresi idare mahkemesi olmalı.

Uyuşmazlığın çıkış noktası, bir şirkete iş kazasını zamanında bildirmediği gerekçesiyle 36.910 TL idari para cezası uygulanması oldu. İlk derece mahkemesi, Kabahatler Kanunu’ndaki genel başvuru yolunu esas alarak sulh ceza mahkemesini görevli gördü ve davayı görev yönünden reddetti. Ancak Danıştay bu yorumu hukuka uygun bulmadı.

Danıştay Kararı Neye Dayanıyor?

Kararın merkezinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu arasındaki bağlantı yer alıyor.

Danıştay’a göre, 6331 sayılı Kanun kapsamında SGK tarafından verilen bu cezaların tebliğ, itiraz ve tahsil süreçlerinde 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uygulanıyor. Söz konusu maddede ise, Kurum tarafından verilen idari para cezalarına karşı itirazın reddedilmesi halinde idare mahkemesine başvuru yolu açık şekilde düzenleniyor.

Bu nedenle, iş kazası bildirimi cezası için doğrudan sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu yönündeki yaklaşım geçerli kabul edilmedi.

Kabahatler Kanunu Neden Doğrudan Uygulanmadı?

Danıştay’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de bu oldu. Kabahatler Kanunu, idari yaptırımlara ilişkin genel hükümler içeriyor. Ancak başka bir kanunda özel düzenleme varsa öncelik o hükümlere veriliyor.

Bu dosyada da özel düzenleme bulunduğu için genel hükümlere gidilmedi. Başka bir ifadeyle, SGK’nın verdiği iş kazası bildirimi cezasında hangi yargı yolunun izleneceği zaten özel kanun bağlantısıyla belirlenmiş durumda.

Bu yaklaşım, benzer SGK ceza itirazı dosyalarında yargı yolunun belirlenmesi açısından önemli bir içtihat niteliği taşıyor.

İş Kazası SGK’ya Kaç Gün İçinde Bildirilmelidir?

Kararda da hatırlatıldığı üzere, işverenin iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK’ya bildirmesi gerekiyor. Bu sürenin geçirilmesi halinde idari para cezası gündeme gelebiliyor.

Bu nedenle işverenlerin yalnızca iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine değil, bildirim sürelerine de dikkat etmesi gerekiyor. Aksi halde, esas tartışmadan önce usul ve başvuru süreçleri ayrı bir risk alanı yaratabiliyor.

Kanun Yararına Bozma Ne Anlama Geliyor?

Kararda kullanılan “kanun yararına bozma” ifadesi, birçok kişi açısından teknik bir kavram olabilir. Bu yol, kesinleşmiş bir kararın hukuka aykırı sonuç doğurduğunun tespiti halinde devreye giren olağanüstü bir denetim mekanizması olarak öne çıkıyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Kanun yararına bozma kararı, somut dosyada daha önce doğmuş hukuki sonuçları ortadan kaldırmıyor. Buna karşılık, benzer uyuşmazlıklarda mahkemelere ve taraflara yol gösteren güçlü bir içtihat değeri taşıyor.

SGK GENELGESİ 2026/9 İLE CEZASIZLIK UYGULAMASI KALDIRILDI
SGK GENELGESİ 2026/9 İLE CEZASIZLIK UYGULAMASI KALDIRILDI
İçeriği Görüntüle

İşverenler ve Şirketler Bu Karardan Ne Çıkarmalı?

Bu karar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ile şirket yöneticileri açısından pratik sonuçlar doğuruyor. SGK idari para cezasına karşı yanlış mahkemede dava açılması;

  • süre kaybına,
  • ek masrafa,
  • hak kaybına,
  • davanın esasına girilmeden reddedilmesine

neden olabilir.

Bu yüzden iş kazası bildirimi cezası ile karşı karşıya kalan işverenlerin, başvuru yolunu doğru belirlemesi kritik önem taşıyor. Danıştay’ın ortaya koyduğu yaklaşım, benzer uyuşmazlıklarda dava stratejisinin doğrudan idare mahkemesi ekseninde kurulması gerektiğini gösteriyor.

Uyuşmazlık Mahkemesi Kararıyla Aynı Yönde mi?

Evet. Danıştay, kararında Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 3 Mart 2025 tarihli benzer kararına da atıf yaptı. Bu da yüksek yargı organları arasında görevli yargı yeri konusunda ortak bir yaklaşım oluştuğunu gösteriyor.

Böylece iş kazası bildirimi, SGK para cezası ve idare mahkemesi ilişkisi bakımından uygulamada daha net bir çerçeve ortaya çıkmış oldu.