İhbar Süresi Tartışmasında Yeni Eşik: Sözleşmeyle Uzatılır Ama Sınırsız Değil
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ihbar önel sürelerinin toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle artırılabilse de ölçüsüz şekilde yükseltilemeyeceğine ilişkin önemli bir değerlendirmeye yer verdi. Kararda, bildirim sürelerinin artırılmasına dair kanunda açık bir üst sınır bulunmamasının, artışın “sınırsız” yapılabileceği anlamına gelmediği vurgulandı.
Uyuşmazlık Nasıl Başladı
Dosyaya konu olayda davacı işçi, belediyeye ait işyerinde farklı alt işverenler nezdinde harita mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedildiğini ve kıdem ile ihbar tazminatı dahil çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü. Belediye ise arada doğrudan iş sözleşmesi bulunmadığını savunurken, alt işveren şirketler devamsızlık nedeniyle haklı fesih yapıldığını bildirdi.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Ne Dedi
İlk Derece Mahkemesi, devamsızlığa ilişkin tespitler bulunsa da fesih işleminin bu tespitlerden aylar sonra yapılmasını dikkate alarak işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi de bu yaklaşımı korudu ve dosyada yer alan toplu iş sözleşmesindeki bildirim süresi artışını ihbar hesabı açısından geçerli kabul etti. Toplu iş sözleşmesinde, 3 yıldan fazla çalışanlar için bildirim süresinin 36 hafta olduğu bilgisi dosyada yer aldı.
Yargıtay’ın Kritik Vurgusu: Artış Var, Ancak Orantı Şart
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın kırılma noktasını ihbar tazminatı hesabında kurdu. Karara göre:
-
İş Kanunu’ndaki bildirim süreleri nispi emredici nitelikte kabul ediliyor. Bu süreler azaltılamıyor veya ortadan kaldırılamıyor, ancak sözleşmeyle artırılabiliyor.
-
Kanunda “üst sınır” açıkça yazmıyor olsa da bu durum, bildirimin ölçüsüz biçimde uzatılabileceği anlamına gelmiyor.
-
Aksi yorum, bildirim süresinin çok uzun ve hakkaniyete aykırı seviyelere taşınmasına kapı aralayabilir.
-
Bu nedenle Türk Medeni Kanunu’ndaki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde, fahiş nitelikteki bildirim sürelerine karşı hâkimin denetim yapması gerekiyor.
-
Daire, kendi yerleşik yaklaşımına atıfla ihbar tazminatının, “üst sınır” kabul edilen çerçeve dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiğini belirtti.
Kararın Pratik Etkisi Ne Olacak
Karar, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle belirlenen 36 hafta gibi uzun bildirim sürelerinin otomatik biçimde ve sınırsız şekilde uygulanamayacağını ortaya koyuyor. Yargıtay’a göre bildirim süresi orantısız derecede artırılmışsa, hâkim müdahalesiyle ihbar tazminatı hesabı yeniden yapılmalı.
Dosyada Hüküm Ne Oldu
Bu gerekçeyle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırdı ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden hüküm kurulmak üzere geri gönderdi. Karar, özellikle belediye–alt işveren ilişkilerinde görülen işçilik alacağı uyuşmazlıklarında ihbar tazminatı hesabı bakımından dikkatle izlenen bir emsal olarak değerlendiriliyor.





