Denetim

Yeni Dönem: “Öde ya da Yargılan” Süreci Başlıyor

Vergi mevzuatında uzun yıllardır uygulanan 306 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, sahte veya yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme ve kullanma fiilinde kast unsuru olup olmadığının araştırılmasını öngörüyordu.

Abone Ol

Sahte Belge Kullanımında Yeni Dönem: “Öde ya da Yargılan” Süreci Başlıyor

Vergi mevzuatında uzun yıllardır uygulanan 306 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, sahte veya yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme ve kullanma fiilinde kast unsuru olup olmadığının araştırılmasını öngörüyordu. Buna göre, mükellefin belgeyi bilerek ve isteyerek kullanmadığı kanaatine varılırsa, ceza davası açılmıyor, yalnızca vergi ziyaı cezası uygulanıyordu.

Ancak Mali İdare, 1 Ekim’den itibaren bu yaklaşımda değişikliğe gidiyor. Yeni uygulamayla birlikte, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımı tespit edildiğinde kast unsuru araştırılmadan doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunulacak. Bu durumda mükelleflerden teminat istenecek, verilmemesi halinde ise ihtiyati haciz uygulanabilecek. Ayrıca cezalar üç katına çıkarılarak kurumlar ve gelir vergisi yönünden de tarhiyat yapılacak.

KDV iade süreçlerinde de benzer şekilde daha önce yalnızca KDV ile sınırlı olan düzeltme talepleri, zamanla kurumlar vergisini de kapsayacak şekilde genişletilmişti. Yeni dönemde bu yaklaşımın daha da sertleşeceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, söz konusu uygulamanın, Mali İdare’nin mevcut süzgeç rolünden çekilmesi anlamına geldiğini belirtiyor. Normal şartlarda savcılıkların davaya başlaması için Mali İdare’den gelen raporların ön şart olduğu hatırlatılırken, yeni düzenlemenin bu mekanizmayı büyük ölçüde devre dışı bırakacağı değerlendiriliyor.

Mevcut mevzuata göre, sahte belge kullanımı belirli bir tutarın altında kalırsa mükellefler “izaha davet” mekanizmasıyla suç duyurusundan kurtulabiliyor. Örneğin 2025 yılı için 700 bin TL’nin altında kalan veya toplam mal ve hizmet alımlarının %5’ini aşmayan tutarlarda, mükellef düzeltme yapıp vergiyi faiziyle öderse yalnızca %20 oranında ceza uygulanıyor.

Ancak eleştiriler, bu düzenlemelerin bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde. Uzmanlara göre, kayırma ihtimalini ortadan kaldıracak, genel ve eşit uygulanacak bir sistem oluşturulmalı. Ayrıca yalnızca vergi odaklı yaklaşımların yetersiz kaldığı, kayıt dışılık ve yolsuzlukla mücadelenin şeffaflık, liyakat ve etkin denetim ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.