Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, dava dilekçesinde yer almayan bir talebin yargılama sırasında kısmen ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceğine karar verdi. 30 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar, özellikle işçilik alacakları, tazminat davaları ve ticari uyuşmazlıklarda dava dilekçesinin hazırlanması aşamasında talep kalemlerinin açık şekilde gösterilmesinin önemini artırıyor.
Karara göre ıslah, mevcut bir davada tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerini düzeltmesine veya değiştirmesine imkân sağlayan bir kurum olmakla birlikte, dava dilekçesinde hiç yer almayan yeni bir talebin sonradan kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi mümkün olmayacak. Bu nedenle davacı, dava açarken talep ettiği alacak veya tazminat kalemlerini dava dilekçesinde açıkça belirtmek zorunda olacak.
İçtihadı birleştirme kararları, Yargıtay daireleri ve hukuk mahkemeleri açısından uygulama birliği sağlama niteliği taşıdığı için kararın uygulamada geniş etkisi olması bekleniyor. Özellikle dava dilekçesinde yalnızca bazı alacak kalemlerine yer verilip yargılama sürecinde başka alacakların ıslah dilekçesiyle eklenmek istenmesi halinde, mahkemelerin bu talebi ayrı bir dava konusu olarak değerlendirmesi gerekecek.
Karar, işverenler ve şirketler açısından da dava risklerinin değerlendirilmesinde önem taşıyor. İşçilik alacakları veya tazminat taleplerinde, dava dilekçesinde yer almayan yeni taleplerin sonradan kısmen ıslahla genişletilememesi, uyuşmazlıkların kapsamının baştan daha net belirlenmesini sağlayacak. Buna karşılık davacı tarafların hak kaybı yaşamamak için dava açmadan önce tüm talep kalemlerini dikkatli biçimde belirlemesi gerekecek.
Ek için tıklayın




