argıtay’dan “Bordro Hilesi”ne Net Mesaj: Hileli Bordro Delil Değil
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçi-işveren uyuşmazlıklarında sıkça tartışma konusu olan ücret bordrolarına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. 06 Mayıs 2025 tarihli karar, bordroların gerçeği yansıtmadığı durumlarda imzalı bile olsa işçi aleyhine bağlayıcı olmayacağını vurguluyor.
Karara konu davada bir işçi, ücretlerinin eksik yatırıldığını, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek dava açtı. İşveren ise ödemelerin bordrolara işlendiğini ve eksiklik olmadığını savundu. Dosya, işçinin iddialarını destekleyen deliller ve tanık beyanlarıyla birlikte Yargıtay’a taşındı.
Bordro Hilesi Varsa İmza Geçersiz
Yargıtay, bordro hilesi olarak bilinen, maaşın bir kısmının fazla mesai ya da tatil ücreti adıyla gösterildiği uygulamalarda bordronun imzalı olmasının geçerlilik sağlamayacağını açıkladı. Bu durumda işçi, fazla mesai ve diğer haklarını tanık beyanı dahil olmak üzere her türlü delille ispat edebilecek.
Kararda, “Bordrodaki tahakkuklar, işçinin gerçekte hak ettiği ücretin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Hileli bordro düzenlendiği tespit edilirse, fazla mesai ve diğer hakların varlığı her türlü delille kanıtlanabilir” denildi.
İmzalı Bordroda Yazılı Delil Şartı
Karar ayrıca, gerçeği yansıtan ve imzalı olan bordrolar için farklı bir değerlendirme getirdi. Buna göre, işçi bordrodaki fazla mesai süresinden daha fazla çalıştığını iddia ediyorsa, bunu yalnızca yazılı delille kanıtlayabilecek. İmzasız bordrolarda ise tanık beyanları dahil tüm deliller geçerli sayılacak.
İşçi Lehine Önemli Bir Adım
Yargıtay’ın bu kararı, işveren kayıtlarının gerçek durumu yansıtmadığı hallerde işçilerin haklarını savunmasını kolaylaştırıyor. Bordroların, işçinin fiili çalışma koşullarını gizlemek için kullanılması durumunda işçi lehine değerlendirme yapılacak ve bordro imzalı olsa bile geçerli bir delil olarak kabul edilmeyecek.
Bu karar, işverenlerin ücret bordrolarını doğru ve şeffaf düzenlemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyarken, işçilerin hak arama sürecinde önemli bir emsal niteliği taşıyor.





