Sermaye Artırımı İçin Son Dönemeç: Şirketler İçin Kritik Uyarı
Yılın son çeyreği, yalnızca mali tabloların kapanış sürecini değil; birçok sermaye şirketi için sermaye artırımı kararlarını da gündeme getiriyor. Dövizli borçların değerlenmesiyle oluşan kur farkı zararları, bilançolarda erimeye neden olurken; birçok şirket Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 376. maddesi kapsamında sermaye kaybı riskiyle karşı karşıya.
TTK 376’ya Göre Sermaye Kaybı Sinyali
TTK’nın 376. maddesine göre,
-
Sermaye ve yedek akçelerin yarısı zarar nedeniyle erimişse, yönetim kurulunun durumu genel kurula bildirmesi,
-
Üçte ikisinin kaybı halinde ise genel kurulun ya sermayeyi tamamlaması ya da kalan üçte biriyle yetinme kararı alması gerekiyor.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde şirketin feshi gündeme gelebiliyor. Ayrıca yönetim kurulunun, borca batıklık şüphesi durumunda aktiflerin satış değerleriyle ara bilanço hazırlaması ve gerekirse mahkemeye bildirim yapması zorunlu.
Bu görevlerin ihmal edilmesi, kusurlu iflas ya da görevi ihmal suçlamalarını beraberinde getirebilir.
Vergisel Açıdan Sermaye Artırımı Neden Önemli?
Sermaye artırımı yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vergi avantajı sağlayan bir adım.
Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, işletmenin ortaklarından aldığı borçların, öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılıyor.
Bu durumda:
-
Bu borçlara ait faiz, kur farkı ve vade farkı giderleri kanunen kabul edilmeyen gider olur.
-
Ayrıca bu tutarlar, kâr payı olarak değerlendirilir ve stopaja tabi tutulur.
Öz sermayesi zayıf olan veya negatif durumda bulunan şirketlerde, ortaklardan alınan borçların tamamı örtülü sermaye kapsamına girebilir.
Bu nedenle firmaların öz kaynaklarını güçlendirmeleri, hem vergi riskini azaltır hem de finansal dengelerini korur.
Nakit Sermaye Artışında Vergi Teşviki
6637 sayılı Kanun ile getirilen teşvik, nakit sermaye artışı yapan şirketlere vergi avantajı sağlıyor.
Bu kapsamda, artırılan sermayenin Merkez Bankası ticari kredi faiz oranının yarısı kadar kısmı, kurum kazancından indirilebiliyor.
7338 sayılı Kanun ile bu oran, yurt dışından getirilen nakit sermaye artışlarında %75’e çıkarıldı.
Amaç, borçlanma yerine öz sermayeyle finansman sağlamayı teşvik etmek.
Asgari Sermaye Tutarlarında Artış
7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile asgari sermaye tutarları yükseltildi:
-
Anonim şirketler: 50.000 TL → 250.000 TL
-
Kayıtlı sermaye sistemindekiler: 100.000 TL → 500.000 TL
-
Limited şirketler: 10.000 TL → 50.000 TL
7511 sayılı Kanun uyarınca, bu tutarların altındaki şirketlerin 31 Aralık 2026’ya kadar sermaye artırımı yapmaları zorunlu.
Ancak uzmanlara göre, son yılı beklemeden planlama yapmak hem finansal istikrar hem de bürokratik yoğunluk açısından avantaj sağlayacak.
Yıl Sonu İçin Şirketlere Hatırlatma
Şirketlerin 2025 yılı kapanışına girmeden önce,
-
Öz sermaye durumlarını analiz etmeleri,
-
TTK 376 kapsamındaki yükümlülüklerini gözden geçirmeleri,
-
Örtülü sermaye riskini minimize edecek tedbirleri almaları gerekiyor.
Sermaye artırımı, sadece yasal bir gereklilik değil; aynı zamanda vergi avantajı sağlayan ve finansal güvenliği güçlendiren stratejik bir hamle haline geldi.





