<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Ekonomi, SGK ve Mevzuat Haberleri - Alo Bilgi</title>
    <link>https://www.alobilgi.com.tr</link>
    <description>Ekonomi, kamu yönetimi, SGK, denetim ve mevzuat alanındaki en güncel, doğru ve tarafsız haberleri Alo Bilgi’de anında bulabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.alobilgi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 19:30:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRPOS’un Faaliyet İzni İptal Edildi: TCMB’nin 9 Eylül 2026 Tarihli Ödeme Kuruluşu Kararı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/trposun-faaliyet-izni-iptal-edildi-tcmbnin-9-eylul-2026-tarihli-odeme-kurulusu-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/trposun-faaliyet-izni-iptal-edildi-tcmbnin-9-eylul-2026-tarihli-odeme-kurulusu-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB, TRPOS Ödeme Kuruluşu A.Ş.’nin faaliyet iznini iptal etti. 9 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete kararının kapsamını, 6493 sayılı Kanun dayanağını ve ödeme kuruluşlarıyla çalışan şirketler açısından önemini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>TCMB’den Ödeme Kuruluşuna İptal Kararı: TRPOS’un Faaliyet İzni Kaldırıldı</h1>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ödeme hizmetleri sektörünü ilgilendiren yeni bir karar aldı. TRPOS Ödeme Kuruluşu A.Ş.’nin ödeme kuruluşu olarak faaliyet gösterme izni iptal edildi. Karar, 9 Eylül 2026 tarihli ve 33365 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>TCMB’nin güncel ödeme kuruluşları kayıtlarında da TRPOS artık faaliyette bulunan kuruluşlar arasında değil, “Faaliyet İzni İptal Edilen Ödeme Kuruluşları” listesinde yer alıyor.</p>

<h3>TRPOS’un Faaliyet İzni 2023’te Verilmişti</h3>

<p>TRPOS’a ödeme kuruluşu olarak faaliyet gösterme izni, TCMB’nin 29 Eylül 2023 tarihli ve 11506/21105 sayılı kararıyla verilmişti. Ancak TCMB, 8 Eylül 2026 tarihli ve 12084/21683 sayılı kararıyla bu iznin iptal edilmesine karar verdi. İptal kararı bir gün sonra Resmî Gazete’de yayımlandı.</p>

<p>Kararın hukuki dayanağını ise 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi oluşturuyor.</p>

<h3>Faaliyet İzninin İptali Ne Anlama Geliyor?</h3>

<p>Ödeme kuruluşlarının Türkiye’de ödeme hizmeti sunabilmeleri için 6493 sayılı Kanun kapsamında TCMB’den faaliyet izni almaları gerekiyor. Bu nedenle bir kuruluşun faaliyet izninin iptal edilmesi, şirketin artık söz konusu izin kapsamında ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermeye devam edemeyeceği anlamına geliyor.</p>

<p>Burada "faaliyet izninin iptali" ile şirketin ticaret sicilinden silinmesi veya tüzel kişiliğinin otomatik olarak sona ermesi birbiriyle karıştırılmamalıdır. Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrudan ödeme kuruluşu faaliyet iznine yöneliktir.</p>

<h3>Kararda 6493 Sayılı Kanun’un 16’ncı Maddesine Atıf Yapıldı</h3>

<p>TCMB’nin kararında 6493 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine atıf yapılması dikkat çekiyor. Dolayısıyla karar yalnızca idari bir listeden çıkarma işlemi değil; ödeme hizmetleri mevzuatında TCMB’ye tanınan faaliyet iznini iptal etme yetkisinin doğrudan kullanılması niteliğindedir.</p>

<h3>Şirketlerin Çalıştığı Ödeme Kuruluşunun Lisansını Kontrol Etmesi Şart</h3>

<p>Karar, özellikle e-ticaret yapan veya tahsilat altyapısında banka dışı ödeme kuruluşlarını kullanan şirketler açısından kritik bir kontrol noktasını gündeme getiriyor.</p>

<p>Bir işletme ödeme kuruluşunu yalnızca komisyon oranına, teknik entegrasyona veya tahsilat hızına göre değerlendirmemelidir. Kuruluşun TCMB tarafından yetkilendirilmiş olup olmadığı ve mevcut faaliyet izninin devam edip etmediği düzenli olarak kontrol edilmelidir.</p>

<h3>Faaliyet İzninin Kapsamı da Denetlenmeli</h3>

<p>Bir ödeme kuruluşunun TCMB’den izin almış olması, her türlü ödeme hizmetini sunabileceği anlamına gelmez. TCMB’nin güncel tablosunda kuruluşların hangi ödeme hizmetlerini sunmaya yetkili olduğu ayrı ayrı belirtilmektedir.</p>

<p>Şirketlerin şu iki temel soruyu sorması gerekmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><i>"Çalıştığımız ödeme kuruluşunun geçerli bir lisansı var mı?"</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>"Kullandığımız özel hizmet, kuruluşun TCMB tarafından verilen faaliyet izninin kapsamında mı?"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h3>E-Ticaret Şirketleri İçin Risk Yönetimi</h3>

<p>Online satış yapan işletmelerde ödeme kuruluşu, müşteriden yapılan tahsilat ile şirketin banka hesabına aktarılacak tutar arasında kritik bir konumda bulunuyor.</p>

<p>Kullanılan ödeme kuruluşunun faaliyet izninde meydana gelebilecek değişiklikler, işletmenin günlük operasyonlarını ve nakit akışını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle şirketlerin alternatif ödeme altyapılarını hazır bulundurması, entegrasyon bağımlılıklarını yönetmesi ve muhasebe birimlerinin komisyon/tahsilat mutabakatlarını aksatmadan yürütmesi hayati önem taşır.</p>

<h3>TCMB 2026 Yılında Başka İptal Kararları da Yayımladı</h3>

<p>TRPOS hakkında alınan karar, 2026 yılında ödeme hizmetleri sektöründe gerçekleşen tek iptal kararı değil. TCMB’nin güncel kayıtlarında yıl içerisinde Vizyon Elektronik Para, BSM Ödeme Hizmetleri, Vepara, Fzypay, Klon Ödeme Kuruluşu, TTM Elektronik Para, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco ve Tasfiye Halinde Mypayz gibi çeşitli ödeme ve elektronik para kuruluşları hakkında da faaliyet izni iptal kararları yer alıyor.</p>

<p>Bu tablo, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yetkilendirme durumlarının TCMB kayıtlarından düzenli takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<h3>“İptal” ile “Sona Erme” Arasındaki Fark</h3>

<p>TCMB kayıtlarında hukuki açıdan iki ayrı kategori yer almaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Faaliyet İzni İptal Edilenler:</strong> Mevzuat hükümleri ve denetimler çerçevesinde lisansı idare tarafından kaldırılanlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Faaliyet İzni Sona Erenler:</strong> Birleşme, devir veya kendi isteğiyle faaliyetini sonlandırma gibi nedenlerle lisansı kapananlar.</p>
 </li>
</ul>

<p>Örneğin TCMB, Paynet Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin İyzi Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. ile gerçekleşen birleşme sonucunda sona erdiğini açıklarken; TRPOS doğrudan faaliyet izni iptal edilenler kategorisinde yer almaktadır.</p>

<p>TRPOS açısından durum nettir: TCMB tarafından 2023 yılında verilen ödeme kuruluşu faaliyet izni, 9 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete kararıyla resmen iptal edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/trposun-faaliyet-izni-iptal-edildi-tcmbnin-9-eylul-2026-tarihli-odeme-kurulusu-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/58658219-dc3c-4c1a-8098-9e667f771e56.png" type="image/jpeg" length="12291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İthalatta Gözetim KDV’sinde Özel Amaçlı YMM Raporu: 2026 Uygulaması ve 2,6 Milyon TL Sınırı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/ithalatta-gozetim-kdvsinde-ozel-amacli-ymm-raporu-2026-uygulamasi-ve-26-milyon-tl-siniri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/ithalatta-gozetim-kdvsinde-ozel-amacli-ymm-raporu-2026-uygulamasi-ve-26-milyon-tl-siniri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’da ithalatta gözetim, korunma önlemleri ve anti-damping uygulamaları nedeniyle indirilemeyen KDV için yeni YMM raporlama süreci başladı. 2,6 milyon TL sınırını, Özel Amaçlı YMM Raporunu ve tam tasdik istisnasını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>İthalatta Gözetim KDV’sinde Yeni Dönem: 2,6 Milyon TL Sınırına Dikkat</h1>

<p>İthalat yapan şirketlerin KDV uygulamalarında 2026 itibarıyla önemli bir kontrol alanı ortaya çıktı. İthalatta gözetim, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin düzenlemeler nedeniyle gümrükte ödenen KDV’nin tamamı artık her durumda indirim konusu yapılamıyor.</p>

<p>Bu nedenle özellikle belirli tutarın üzerinde ithalat yapan işletmeler açısından yalnızca gümrük beyannamesinin doğru düzenlenmesi yeterli değil. İndirilemeyecek KDV’nin doğru tespit edilip edilmediğinin ayrıca kontrol edilmesi ve belirli şartlarda Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi gerekiyor. İstanbul YMM Odası da 2 Temmuz 2026 tarihli toplantısında konuyu doğrudan "İthalatta Gözetim, Haksız Rekabet, Korunma Önlemleri Mevzuatı Kapsamında KDV İndirimi ve Düzenlenecek Özel Amaçlı YMM Raporu" başlığıyla ele aldı.</p>

<h3>Düzenlemenin Temelinde 7846 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Var</h3>

<p>Uygulamanın çıkış noktası 24 Kasım 2023 tarihli 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.</p>

<p>Bu Karar ile ithalatta gözetim uygulamasına tabi mallarda, gümrük beyannamesinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bunlardan kaynaklanan vergi, resim, harç ve paylar nedeniyle ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırıldı. Aynı şekilde korunma önlemleri kapsamında uygulanan gümrük vergisi veya ek mali mükellefiyetler ile dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler nedeniyle KDV matrahına dahil olan tutarlara isabet eden KDV’nin de indirilmesine izin verilmiyor. GİB’in 16 Şubat 2026 tarihli özelgesinde de bu ayrım ayrıntılı şekilde açıklanıyor.</p>

<h3>57 Seri No.lu Tebliğ Süreci Netleştirdi</h3>

<p>31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği değişikliği, uygulamanın nasıl kontrol edileceğine ilişkin ayrıntıları belirledi. Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliği’ne "İthalatta Gözetim Uygulanması, Korunma Önlemleri ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında İlgili Mevzuat Kapsamında Ödenen KDV’nin İndirimi" başlıklı yeni bölüm eklendi.</p>

<p>Yeni sistemde yalnızca hangi KDV’nin indirilemeyeceği değil, bu hesaplamanın nasıl kontrol edileceği ve hangi durumda YMM raporu gerekeceği de düzenlendi.</p>

<h3>Her Gümrükte Ödenen KDV İndirilemez Hale Gelmedi</h3>

<p>Burada en önemli ayrım şu: İthalat sırasında gümrükte ödenen KDV’nin tamamı yasak kapsamında değil.</p>

<p>GİB’in güncel KDV Genel Uygulama Tebliği açıklamasına göre, gözetim veya korunma uygulamaları nedeniyle KDV matrahında ortaya çıkan artış tutarlarına isabet eden KDV indirim konusu yapılamıyor. Buna karşılık ithalatın gerçek bedeli ve bu bedelle doğrudan ilişkili unsurlar üzerinden hesaplanan KDV genel şartlar dahilinde indirilebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle muhasebede yapılması gereken işlem ithalat KDV’sinin tamamını indirim dışı bırakmak değil, indirilebilir ve indirilemez kısmı doğru biçimde ayırmaktır.</p>

<h3>Gözetim Uygulamasında Hesaplama Nasıl Yapılıyor?</h3>

<p>Gözetim uygulamasında bazı ürünler için gümrükte belirlenen asgari bir kıymet esas alınabiliyor.</p>

<p>Örneğin şirketin ithal ettiği ürünün gerçek CIF bedelinin 8 milyon TL olduğunu, gözetim nedeniyle gümrük kıymetinin 20 milyon TL olarak dikkate alındığını varsayalım:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Gerçek Bedel:</strong> 8.000.000 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gözetim Kıymeti:</strong> 20.000.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Matrah Farkı:</strong> 20.000.000 TL - 8.000.000 TL = <strong>12.000.000 TL</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu durumda aradaki 12 milyon TL’lik fark, tevsik edilemeyen gözetim farkı niteliğinde değerlendiriliyor. İşte bu 12 milyon TL’lik ilave matrah ile buna bağlı vergi, resim, harç ve paylara isabet eden KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmuyor. Dolayısıyla şirketin gümrükte ödediği toplam KDV ile indirilebilecek KDV tutarı ayrışıyor.</p>

<h3>Özel Amaçlı YMM Raporu Hangi Durumda Gerekli?</h3>

<p>57 Seri No.lu Tebliğin en önemli yeniliklerinden biri raporlama zorunluluğudur.</p>

<p>Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla bu kapsamdaki ithalat bedelinin belirlenen sınırı aşması halinde, indirilemeyen KDV’nin doğru şekilde indirim dışında bırakılıp bırakılmadığının Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi gerekiyor. 2026 yılı uygulamasında bu eşik <strong>2.600.000 TL</strong> olarak dikkate alınıyor.</p>

<p>Süreç iki temel esasa göre yürütülüyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2.600.000 TL’ye kadar olan ithalatlarda:</strong> Mükellefin kendisi tarafından vergi dairesine bildirim yapılması yeterli.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2.600.000 TL’yi aşan ithalatlarda:</strong> Özel Amaçlı YMM Raporu düzenlenmesi zorunlu.</p>
 </li>
</ul>

<h3>2,6 Milyon TL Sınırı İthalat Bedeli Açısından Önemli</h3>

<p>Uygulamada karıştırılabilecek noktalardan biri sınırın niteliğidir. 2.600.000 TL sınırı doğrudan indirilemeyen KDV tutarını ifade etmiyor. Düzenleme, altışar aylık dönem itibarıyla kapsama giren ithalat bedelinin belirlenen sınırı aşıp aşmadığına bakıyor.</p>

<p>Bu nedenle şirketin yalnızca "indirilemeyen KDV’m 2,6 milyon TL’nin altında" demesi yeterli olmuyor. Kapsama giren ithalatların toplam bedeli 2,6 milyon TL’yi aşıyorsa YMM raporu yükümlülüğü doğuyor.</p>

<h3>Tam Tasdik Sözleşmesi Olanlarda Ayrı Rapor Kolaylığı</h3>

<p>Düzenlemede YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan şirketler açısından önemli bir kolaylık mevcuttur.</p>

<p>Mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunması ve tam tasdik raporunda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalatlar nedeniyle ödenen KDV’nin doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığına ilişkin açıklama bulunması halinde ayrıca Özel Amaçlı YMM Raporu aranmıyor.</p>

<p>Ancak bunun için tam tasdik sözleşmesinin süresinde yapılmış olması ve ilgili KDV incelemesinin tam tasdik raporunda açıkça yer alması şarttır.</p>

<h3>YMM Raporunda İncelenen Temel Alanlar</h3>

<p>Özel Amaçlı YMM Raporunun temel amacı, ithalatta ödenen KDV’nin hangi bölümünün indirilebilir, hangi bölümünün indirilemez olduğunun mevzuata uygun şekilde tespit edilmesidir.</p>

<p>Raporda özellikle şu alanlar sistematik olarak incelenir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gümrük beyannamesindeki gerçek ithalat bedeli,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gözetim veya korunma uygulaması nedeniyle oluşan ilave kıymet,</p>
 </li>
 <li>
 <p>KDV matrahına giren vergi, resim, harç ve paylar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İndirilemeyen KDV’nin hesaplama yöntemi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili KDV beyannamelerinde yapılan indirimler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhasebe kayıtları ile gümrük kayıtlarının uyumu,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kapsama giren ithalatların altı aylık toplam bedeli.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Muhasebe Kayıtları ve Risk Yönetimi</h3>

<p>İndirilemeyecek KDV’nin yanlışlıkla <strong>191 İndirilecek KDV</strong> hesabına alınması, şirketin KDV yükümlülüğünü olduğundan düşük gösterir. Bu durum sadece bir sınıflandırma hatası olmayıp, indirim hakkı bulunmayan bir KDV’nin beyannamede indirilmesi sebebiyle vergi ziyaı riskini ortaya çıkarır.</p>

<p>İthalat muhasebesinde gümrük müşavirinden gelen belgelerin tek kalem halinde kaydedilmesi yerine, indirilebilir ve indirilemez KDV ayrımının muhasebe fişinde açıkça gösterilmesi gerekir.</p>

<h3>İndirilemeyen KDV Gider veya Maliyet Olabilir mi?</h3>

<p>İndirim hakkı bulunmayan KDV’nin muhasebe ve kurumlar vergisi açısından ele alınmasında KDV Kanunu’nun genel sistemi geçerlidir. İndirim konusu yapılamayan KDV, işlemin niteliğine göre gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Ancak otomatik bir kayıt yapılmamalıdır. İthal edilen malın stokta bulunması, satılmış olması, sabit kıymet niteliği taşıması veya başka bir işleme konu olması, indirilemeyen KDV’nin maliyet hesaplarına nasıl yansıtılacağını doğrudan etkiler.</p>

<h3>Takvim ve Süre Uzatımları</h3>

<p>2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin uygulamada GİB süre uzatımına gitti. 2,6 milyon TL’yi aşan ithalatlara ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporlarının verilme süresi, 27 Temmuz 2026 tarihli ve 71 No.lu KDV Sirküleri ile <strong>31 Ağustos 2026</strong>’ya kadar uzatıldı.</p>

<p>Sistem altışar aylık dönemler üzerinden çalıştığından, Temmuz-Aralık 2026 dönemindeki ithalatların da ayrıca izlenmesi gerekiyor. İlk altı ayda sınır altında kalan bir şirket, ikinci altı ayda sınırı aşabilir.</p>

<h3>Gümrük, Muhasebe ve KDV Beyannamesi Uyumunun Önemi</h3>

<p>Uygulamanın merkezinde üç farklı veri kaynağının çapraz kontrolü yer alır:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Gümrük Beyannamesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhasebe Kayıtları</p>
 </li>
 <li>
 <p>KDV Beyannamesi</p>
 </li>
</ol>

<p>Gümrükte indirilemez nitelikte KDV oluşmasına rağmen muhasebede tamamının 191 hesaba alınması veya muhasebede doğru ayrım yapılmasına rağmen KDV beyannamesinde tamamının indirim konusu yapılması doğrudan cezalara yol açar. Özel Amaçlı YMM Raporu bu üç kayıt sistemi arasındaki tutarlılığı doğrular.</p>

<h3>İthalat Yapan Şirketler İçin İç Kontrol Adımları</h3>

<p>Düzenli ithalat yapan şirketler için uygulanabilecek kontrol adımları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sınıflandırma:</strong> Her gümrük beyannamesinde gözetim, korunma önlemi veya anti-damping uygulaması bulunup bulunmadığı tespit edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Matrah Hesabı:</strong> Bu uygulamalar nedeniyle oluşan ilave KDV matrahı ayrı hesaplanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muhasebeleştirme:</strong> İndirilemeyecek KDV tutarı muhasebe kayıtlarında ayrı takip edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dönemsel Takip:</strong> Kapsamdaki ithalat bedelleri altışar aylık dönemler bazında toplanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Raporlama:</strong> 2,6 milyon TL sınırı aşılmışsa YMM raporu süreci zamanında başlatılmalı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Her ithalat işlemi bu kapsama girmez; ithal edilen malın ilgili gözetim, korunma önlemi veya haksız rekabet mevzuatına tabi olması gerekir. Örneğin GİB’in 2026 tarihli özelgesinde, gözetim kapsamına girmeyen ürünler için ödenen bazı KKDF ve ilave gümrük vergileri nedeniyle oluşan KDV’nin genel esaslar çerçevesinde indirilebileceği açıklanmıştır.</p>

<p>57 Seri No.lu Tebliğ değişikliğiyle birlikte şirketler için soru artık yalnızca <i>"Gümrükte ne kadar KDV ödedik?"</i> değil; <i>"Bu KDV’nin ne kadarını gerçekten indirebiliriz ve bunu doğru şekilde belgeleyebiliyor muyuz?"</i> haline gelmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/ithalatta-gozetim-kdvsinde-ozel-amacli-ymm-raporu-2026-uygulamasi-ve-26-milyon-tl-siniri</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/02/kdv-muhasebe-vergi.jpg" type="image/jpeg" length="22468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yönetimin Açıklamaları İçin Yeni TFRS Düzenlemesi: Şirket Raporlamasında Neler Değişiyor?]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/yonetimin-aciklamalari-icin-yeni-tfrs-duzenlemesi-sirket-raporlamasinda-neler-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/yonetimin-aciklamalari-icin-yeni-tfrs-duzenlemesi-sirket-raporlamasinda-neler-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KGK, TFRS Uygulama Bildirimi 1 Yönetimin Açıklamaları’nı yayımladı. Şirketlerin strateji, risk, kaynak ve finansal performanslarını nasıl daha kapsamlı raporlayacağını ve uygulamanın kapsamını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Yönetim Raporlarında Yeni Dönem: Finansal Tabloların Dışındaki Açıklamalar da Standartlaşıyor</h1>

<p>Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), finansal tablo kullanıcılarının şirketleri yalnızca bilanço ve gelir tablosu rakamları üzerinden değil, daha geniş bir çerçevede değerlendirebilmesini amaçlayan TFRS Uygulama Bildirimi 1 “Yönetimin Açıklamaları”nı yayımladı. KGK’nın 14 Ağustos 2026 tarihli duyurusuna göre düzenleme, şirket yönetiminin işletmenin gelişimini, performansını, finansal durumunu, karşılaştığı riskleri, sahip olduğu kaynakları ve stratejilerini finansal verilerle ilişkilendirerek açıklamasına yönelik ortak bir çerçeve oluşturuyor.</p>

<p>Bu gelişme, finansal raporlamada önemli bir yaklaşım değişikliğine işaret ediyor. Çünkü şirketlerin mali durumunu anlamak için yalnızca “ne kadar kâr etti, ne kadar borcu var?” soruları artık yeterli görülmüyor. Finansal tabloların arkasındaki iş modelinin, risklerin, yönetim beklentilerinin ve şirketin geleceğini etkileyebilecek unsurların da daha sistematik şekilde açıklanması hedefleniyor.</p>

<h3>Yönetimin Açıklamaları Nedir?</h3>

<p>Yönetimin açıklamaları, finansal tabloların yerine geçen ayrı bir finansal tablo niteliği taşımıyor. Bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve diğer finansal tablolar şirketin sayısal mali durumunu ortaya koyarken; yönetimin açıklamaları bu rakamların hangi ekonomik koşullarda oluştuğunu, şirketin neden bu sonuçlara ulaştığını ve gelecekte hangi faktörlerin performansı etkileyebileceğini anlatmayı amaçlıyor.</p>

<p>KGK’nın açıklamasına göre bu raporlama alanı, işletme yönetiminin şirketin gelişimini, performansını ve finansal durumunu kendi bakış açısıyla finansal tablo kullanıcılarına aktarmasına imkân veriyor. Bu nedenle yönetimin açıklamaları özellikle yatırımcıların yalnızca geçmiş finansal sonuçları değil, bu sonuçların arkasındaki nedenleri de anlamasına yardımcı oluyor.</p>

<h3>Finansal Tabloda Görünmeyen Bilgiler Öne Çıkıyor</h3>

<p>Bir şirketin bilançosunda yüksek nakit, güçlü özkaynak veya yüksek satış geliri görülebilir. Ancak finansal tablo tek başına bazı kritik sorulara yanıt vermeyebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şirketin en büyük müşterisine bağımlılığı ne kadar?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Önemli bir hammaddenin fiyatı hızla yükselirse şirket nasıl etkilenir?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yönetim önümüzdeki yıllarda hangi pazarlara yatırım yapmayı planlıyor?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şirketin önemli finansman riskleri bulunuyor mu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ana faaliyet alanında büyüme devam ediyor mu, yoksa sonuçlar tek seferlik işlemlerden mi kaynaklanıyor?</p>
 </li>
</ul>

<p>TFRS Uygulama Bildirimi 1, bu tür bilgilerin daha sistematik biçimde açıklanmasına yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor.</p>

<h3>Altı Ana Bilgi Alanı Önem Kazanıyor</h3>

<p>KGK’nın duyurusunda özellikle işletmenin faaliyet gösterdiği çevre, riskleri, kaynakları ve stratejilerinin finansal bilgilerle ilişkilendirilmesi vurgulanıyor. Bu yapı uygulamada özellikle şu 6 ana alanı öne çıkarıyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>İş Modeli ve Faaliyet Ortamı:</strong> Şirketin değer yaratma süreçleri.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yönetimin Stratejileri:</strong> Geleceğe yönelik kurumsal hedefler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kaynaklar ve İlişkiler:</strong> Şirketin önemli varlıkları ve paydaş bağları.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Temel Riskler:</strong> Performansı etkileyebilecek tehditler ve bunların yönetimi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Performansın Nedenleri:</strong> Finansal sonuçların arkasındaki ekonomik gerekçeler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geleceğe Dair Faktörler:</strong> Şirketin gelişimini şekillendirecek etkenler.</p>
 </li>
</ol>

<p>Buradaki temel amaç, yönetimin genel ve soyut ifadeler kullanması değil; şirket açısından gerçekten kritik olan konuların finansal tablolarla doğrudan bağlantılı biçimde açıklanmasıdır.</p>

<h3>"Satışlarımız Arttı" Demek Artık Yeterli Olmayabilir</h3>

<p>Örneğin bir şirketin satış gelirleri bir yılda yüzde 30 artmış olsun. Klasik finansal tabloda bu büyüme kolayca görülebilir. Ancak yatırımcı açısından asıl önemli detaylar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Büyüme fiyat artışından mı kaynaklandı?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Satılan ürün miktarı mı arttı?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni bir pazar mı açıldı yoksa bir şirket mi satın alındı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Büyüme geçici mi, yoksa sürdürülebilir mi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Yeni yönetim açıklamaları yaklaşımı, şirket yönetiminin finansal sonuçları bu tür nedenlerle ilişkilendirmesine imkân tanıyor. Böylece finansal tabloda görülen bir değişikliğin arkasındaki ekonomik hikâye netleşiyor.</p>

<h3>Risklerin Daha Açık Anlatılması Bekleniyor</h3>

<p>Şirketlerin karşı karşıya olduğu operasyonel ve finansal riskler düzenlemenin odak noktalarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Döviz kuru, faiz, tedarik zinciri, ana müşteri bağımlılığı, enerji maliyetleri, iş gücü, teknolojik değişim ve mevzuat değişiklikleri gibi riskler şirketin gelecekteki performansını doğrudan etkileyebilir. Finansal tablolarda bazı riskler dipnotlarda yer alsa da yönetimin açıklamaları daha geniş bir perspektif sunmayı hedefliyor. Buradaki esas unsur; yalnızca riskin varlığını belirtmek değil, şirketin bu riske ne kadar maruz kaldığını ve yönetimin söz konusu riski nasıl yönettiğini de açıklayabilmektir.</p>

<h3>Strateji ile Finansal Sonuçlar Arasında Köprü Kurulacak</h3>

<p>Yeni yaklaşımın dikkat çekici yönlerinden biri de şirket stratejisi ile finansal sonuçların birlikte ele alınmasıdır.</p>

<p>Yeni fabrika yatırımları, yurt dışı pazarlara açılma planları, borçluluğu azaltma hedefleri veya dijital dönüşüm projeleri şirketin ilerideki nakit akışını ve kârlılığını şekillendirir. Yönetimin açıklamaları sayesinde finansal tablo kullanıcıları, şirketin geleceğe ilişkin planlarının mevcut mali yapıyla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu daha net değerlendirebilir.</p>

<h3>Finansal Tablo ile Yönetim Raporu Birbiriyle Çelişmemeli</h3>

<p>TFRS Uygulama Bildirimi 1, finansal tabloların yerine kullanılacak alternatif bir raporlama sistemi olmayıp, finansal tablolara eşlik eden açıklayıcı bir raporlama aracıdır. Dolayısıyla iki rapor arasında tam bir tutarlılık bulunması gerekir.</p>

<p>Örneğin yönetim raporunda satış performansının çok güçlü olduğu vurgulanırken finansal tablolar ciddi gelir kaybı gösteriyorsa bunun gerekçelendirilmesi şarttır. Ya da şirket yönetimi likidite sorunu bulunmadığını ifade ederken kısa vadeli yükümlülükler hızla artıyorsa bu durum açıklanmalıdır. Yönetim açıklamaları yüzeysel bir kurumsal iletişim metni gibi kurgulanmamalı, finansal tablolarla desteklenebilir ve tutarlı veriler içermelidir.</p>

<h3>Yönetimin Kullandığı Performans Göstergeleri Önem Kazanabilir</h3>

<p>Şirket yönetimleri standart finansal tabloların dışında birçok farklı performans ölçütünden yararlanır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>FAVÖK (EBITDA) ve Net Borç/FAVÖK oranları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sipariş miktarı ve kapasite kullanım oranı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müşteri sayısı ve müşteri kayıp oranı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üretim hacmi ve birim başına maliyetler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu göstergeler TFRS finansal tablolarının doğrudan bir parçası olmasa bile, yönetimin şirket performansını değerlendirmesinde kritik rol oynuyorsa bunların ne anlama geldiğinin ve finansal sonuçlarla ilişkisinin açıklanması şeffaflığı artırır.</p>

<h3>Düzenleme Zorunlu mu?</h3>

<p>Süreçle ilgili en çok merak edilen husus uygulamanın zorunlu olup olmadığıdır.</p>

<p>KGK, TFRS Uygulama Bildirimi 1’in uygulanmasının <strong>ihtiyari (gönüllü)</strong> olduğunu açıkça belirtmektedir. Başka bir ifadeyle düzenleme, tüm şirketlerin derhal bu formatta yeni bir yönetim raporu hazırlama zorunluluğu olduğu anlamına gelmez. KGK, bu uygulamayı tercih eden işletmelerde ortak bir raporlama anlayışı oluşturmayı, raporlarda tutarlılığı ve şirketler arası karşılaştırılabilirliği artırmayı amaçlamaktadır.</p>

<h3>Zorunlu Olmamasına Rağmen Şirketler İçin Neden Önemli?</h3>

<p>Uygulamanın ihtiyari olması, konunun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Günümüz finansal raporlama dünyasında yatırımcıların beklentileri değişmektedir. Yalnızca geçmiş dönem kârı değil; gelecekteki nakit yaratma kapasitesi, iş modelinin dayanıklılığı, şirket stratejisi, risk yönetimi ve kaynakların sürdürülebilirliği de yatırım kararlarını doğrudan etkiler.</p>

<p>Bu nedenle güçlü yönetim açıklamaları kurgulamak; özellikle halka açık şirketler, büyük ölçekli işletmeler ve yatırımcı iletişimini ön planda tutan kurumlar için kritik bir raporlama avantajı sağlar.</p>

<h3>Muhasebe ve Denetim Ekiplerinin Rolü Genişliyor</h3>

<p>Yönetim açıklamalarının hazırlanması yalnızca iletişim veya yatırımcı ilişkileri departmanlarına bırakılamaz. Kullanılan bilgilerin büyük bölümü finansal tablolarla doğrudan bağlantılıdır.</p>

<p>Bu süreçte muhasebe ve finans birimleri; kullanılan göstergelerin doğruluğunu, finansal tablolardaki rakamlarla uyumunu ve açıklamaların dayandığı verileri kontrol etmek durumundadır. Öte yandan, yönetim açıklamalarında kullanılan verilerin finansal tablolarla tutarsız olması kullanıcıları yanıltabileceğinden, bağımsız denetim süreçlerinde de bu verilerin kaynağı ve doğrulanabilirliği ön plana çıkmaktadır.</p>

<h3>Türkiye Uluslararası İyi Uygulama Standartlarına Uyum Sağlıyor</h3>

<p>KGK’nın 14 Ağustos 2026 tarihli duyurusunda düzenlemenin, finansal raporlama kalitesini uluslararası iyi uygulamalara yaklaştırma amacı taşıdığı ifade edilmektedir. TFRS Uygulama Bildirimi 1, KGK’nın 2026 TFRS Seti içerisinde yayımlanarak Türkiye’deki TFRS raporlama altyapısının resmi bir parçası haline gelmiştir.</p>

<p>Bir şirketin performansını anlamak için sadece bilanço ve gelir tablosundaki rakamlara bakmak yeterli değildir. Şirketin sonuçlara nasıl ulaştığı, karşılaştığı riskler ve izlediği stratejiler bu yeni çerçeveyle daha karşılaştırılabilir hale gelmektedir. Uygulama bugün için ihtiyari olsa da kurumsal raporlama anlayışında yeni bir dönemin başladığını göstermektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/yonetimin-aciklamalari-icin-yeni-tfrs-duzenlemesi-sirket-raporlamasinda-neler-degisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/4585f9ba-ef04-4f91-8602-bccd33273218.png" type="image/jpeg" length="77837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurt Dışı Gelirlerde 20 Yıllık Vergi İstisnası: GİB 2026 Rehberini Yayımladı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/yurt-disi-gelirlerde-20-yillik-vergi-istisnasi-gib-2026-rehberini-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/yurt-disi-gelirlerde-20-yillik-vergi-istisnasi-gib-2026-rehberini-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GİB, Eylül 2026’da yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlarda vergi istisnası rehberini yayımladı. Türkiye’ye yeni yerleşen gerçek kişiler için 20 yıllık gelir vergisi istisnasının şartlarını, kapsamını ve beyan kurallarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Yurt Dışından Gelir Elde Edenler İçin Vergi Rehberi Güncellendi: Hangi Kazançlar Türkiye’de Vergiden İstisna?</h1>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Eylül 2026’da “Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi”ni yayımladı. GİB’in yayın listesinde 616 numaralı yayın olarak yer alan rehber; 2026 yılında Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen ve belirli şartları sağlayarak Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilere 20 yıl boyunca yurt dışı gelirleri için gelir vergisi istisnası sağlayan düzenlemeyi detaylandırıyor.</p>

<p>Düzenlemenin yasal dayanağını, 7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen <strong>mükerrer 20/D maddesi</strong> oluşturuyor. Uygulamanın usul ve esasları ise 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile netleştirildi.</p>

<h3>Her Yurt Dışı Geliri Olan Kişi İstisnadan Yararlanamıyor</h3>

<p>Düzenleme, Türkiye’de ikamet eden herkesin yurt dışından sağladığı kazançları otomatik olarak vergiden muaf kılmıyor. İstisnanın temel hedef kitlesini, Türkiye’ye yeni taşınan ve geçmiş yıllarda Türkiye ile belirli düzeyde vergisel bağı bulunmayan gerçek kişiler oluşturuyor.</p>

<p>Kanuna göre, kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki <strong>son üç takvim yılında</strong> Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartı aranıyor. Bu koşulu sağlayarak Türkiye’de yerleşmiş sayılan mükelleflerin, Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulabiliyor.</p>

<h3>İstisna 20 Yıl Boyunca Uygulanabilecek</h3>

<p>Düzenlemenin öne çıkan yönlerinden biri uygulama süresidir. Kriterleri karşılayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutuluyor.</p>

<p>Bu durum, uygulamanın tek bir yıla özgü veya geçici bir vergi muafiyeti olmadığını gösteriyor. Şartları sağlayarak 2026 yılında Türkiye’de yerleşik sayılan bir mükellef, yasal koşulların korunması kaydıyla uzun vadeli bir vergi avantajı elde edebiliyor.</p>

<h3>Hangi Gelir Türleri İstisna Kapsamına Girebilir?</h3>

<p>Kanunda "Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar" şeklinde kapsayıcı bir ifade kullanılıyor. Bu doğrultuda, şartları sağlayan mükelleflerin yurt dışında elde ettiği şu gelir türleri istisna kapsamında değerlendirilebiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ticari kazançlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Serbest meslek kazançları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ücret gelirleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gayrimenkul sermaye iratları (Kira gelirleri)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menkul sermaye iratları (Temettü, faiz vb.)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Değer artışı kazançları ve diğer kazanç/iratlar</p>
 </li>
</ul>

<p>İstisnada kritik unsur, gelirin fiilen Türkiye dışında elde edilmiş olmasıdır. Tahsilatın yabancı para birimiyle yapılması veya paranının yurt dışındaki bir banka hesabına yatırılması, geliri tek başına "yurt dışı kaynaklı" kılmaya yetmemektedir. Gelirin elde edildiği yerin ve hukuki kaynağının ayrıca analiz edilmesi gerekmektedir.</p>

<h3>Türkiye’de Elde Edilen Gelirler Kapsam Dışında</h3>

<p>İstisna mekanizması, mükellefin tüm gelirlerini vergi dışı bırakmamaktadır. Uygulama sadece Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar için geçerlidir.</p>

<p>Mükellefin Türkiye sınırları içinde elde ettiği kira, ücret, ticari veya mesleki kazançlar genel vergilendirme kurallarına tabi kalmaya devam eder. Örneğin yurt dışındaki bir şirketten temettü geliri sağlayan bir kişinin aynı zamanda Türkiye'deki gayrimenkulünden elde ettiği kira geliri varsa; yurt dışı temettü geliri istisna edilebilirken, Türkiye kaynaklı kira geliri için gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir.</p>

<h3>Geçmişteki Bazı Mükellefiyetler İstisnaya Engel Değil</h3>

<p>Kanuni düzenlemede dikkat çeken bir istisna detayı yer alıyor. Kişinin Türkiye’ye yerleşmeden önceki dönemlerde Türkiye’de yalnızca gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması, bu yeni istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmiyor.</p>

<p>Geçmişte konut/iş yeri kira geliri, mevduat faizi veya gayrimenkul satış kazancı elde etmiş kişiler bu açıdan değerlendirme dışı tutulabiliyor. Ancak geçmişte ticari veya mesleki faaliyetler nedeniyle sürekli bir mükellefiyet tesis edilmişse şartların ayrıca incelenmesi gerekiyor.</p>

<h3>İstisna Kapsamındaki Gelirler İçin Yıllık Beyanname Verilmeyecek</h3>

<p>İstisna kapsamına giren yurt dışı kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmiyor. Mükellefin Türkiye'deki diğer gelirleri nedeniyle beyanname vermesinin zorunlu olduğu durumlarda dahi, istisna edilen yurt dışı gelirleri bu beyannameye dahil edilmiyor.</p>

<h3>İstisnadan Yararlanmak İçin Belge Alınması Zorunlu</h3>

<p>333 Seri No.lu Tebliğ uyarınca istisna uygulaması kendiliğinden devreye girmiyor. İstisnadan faydalanacak kişilerin, ilgili takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar <strong>bağlı bulundukları vergi dairesinden istisna belgesi alması</strong> zorunlu kılınıyor.</p>

<p>Bu durum, mükellefiyet ve ikamet geçmişi ile Türkiye’ye yerleşme tarihlerinin idareye belgelenmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<h3>Yurt Dışında Ödenen Vergiler Türkiye’de Mahsup Edilemiyor</h3>

<p>Genel vergi uygulamasında, yurt dışında elde edilip Türkiye’de beyan edilen gelirler üzerinden yabancı ülkede ödenen vergiler Türkiye’de hesaplanan vergiden mahsup edilebilmektedir.</p>

<p>Ancak mükerrer 20/D maddesindeki istisnada durum farklıdır. Söz konusu gelirler Türkiye’de zaten gelir vergisinden istisna tutulduğu için, yurt dışında ödenmiş olan vergilerin Türkiye’de mahsup edilmesi veya vergi kredisi olarak kullanılması mümkün bulunmamaktadır.</p>

<h3>İstisna Gelirlerine Ait Giderler Başka Kazançlardan Düşülemiyor</h3>

<p>İstisna kapsamındaki kazanç ve iratların elde edilmesi için yapılan gider ve maliyetler, mükellefin Türkiye’deki vergiye tabi diğer kazançlarının tespitinde indirim konusu yapılamıyor.</p>

<p>Yurt dışındaki istisna bir gelir için yapılan harcamaların, Türkiye kaynaklı bir ticari kazançtan düşülememesi nedeniyle muhasebe ve finansal kayıtların ayrı izlenmesi önem taşıyor.</p>

<h3>Düzenleme Sadece Gerçek Kişileri Kapsıyor</h3>

<p>Yapılan yasal düzenleme doğrudan gerçek kişilere yöneliktir. Türkiye’de kurulu şirketlerin veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışı kazançlarını 20 yıl süreyle vergiden muaf tutan genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Kurumların yurt dışı iştirak veya şube kazançları Kurumlar Vergisi Kanunu’nun kendi özel istisna hükümlerine tabidir.</p>

<h3>Türkiye’ye Yerleşme Tarihi Sürecin Merkezinde</h3>

<p>İstisnadan yararlanma takviminde temel milat, kişinin Gelir Vergisi Kanunu yönünden Türkiye’de "yerleşmiş sayıldığı" tarihtir. Hem önceki üç yıllık mükellefiyetsizlik şartı hem de 20 yıllık istisna süresi bu tarih esas alınarak hesaplanmaktadır.</p>

<h3>1 Ocak 2026 Tarihinden İtibaren Yerleşenler Faydalanabiliyor</h3>

<p>333 Seri No.lu Tebliğ açıklamalarına göre düzenleme, <strong>1 Ocak 2026 tarihinden itibaren</strong> Türkiye’de yerleşmiş sayılan mükellefler için geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Bu tarihten önce Türkiye’de yerleşik olan kişilerin düzenlemeden yararlanması mümkün bulunmuyor.</p>

<h3>Şartların Taşınmadığı Tespiti Durumunda Vergi Ziyaı Gündeme Gelir</h3>

<p>Kanun metninde, istisna şartlarını taşımadığı sonradan tespit edilen mükellefler için yaptırım öngörülmüştür. Şartları sağlamadığı halde istisnadan yararlandığı anlaşılan kişilerden, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilmektedir.</p>

<h3>Veraset ve İntikal Vergisinde %1 Özel Oran</h3>

<p>7582 sayılı Kanun ile getirilen bir diğer düzenleme ise veraset uygulamalarıyla ilgilidir. 20 yıllık istisna süresi içinde, bu maddeden yararlanan kişilerin yurt dışındaki varlıklarının veraset yoluyla intikalinde veraset ve intikal vergisi oranı <strong>%1</strong> olarak uygulanmaktadır. Bu düzenleme sadece veraset yoluyla intikalleri kapsamakta olup ivazsız intikaller bu oranın dışındadır.</p>

<h3>Paranın Türkiye’ye Getirilmesi Zorunlu Mu?</h3>

<p>Kanun metninde, istisnadan yararlanabilmek için yurt dışı kazancın Türkiye’ye transfer edilmesi genel bir ön şart olarak aranmamaktadır. İstisna, gelirin Türkiye dışında elde edilmiş olmasına ve mükellefiyet şartlarına bağlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yurt Dışı Maaş ve Uzaktan Çalışma Gelirleri</h3>

<p>Yurt dışından elde edilen ücret gelirleri de kapsama girebilmektedir. Ancak çalışmanın fiilen nerede yapıldığı önem taşımaktadır. Türkiye’de ikamet ederek yurt dışındaki bir firmaya uzaktan (remote) hizmet veren kişilerin elde ettiği gelirin "yurt dışında elde edilen kazanç" sayılıp sayılmayacağı, çalışmanın yapıldığı yer ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları çerçevesinde değerlendirilmektedir.</p>

<h3>Kripto Varlık ve Dijital Gelirlerde Kaynak Tespiti</h3>

<p>Kripto varlık işlemleri, dijital platform gelirleri ve çevrim içi yatırımlarda gelirin elde edildiği yerin tespiti klasik gayrimenkul veya temettü gelirlerine göre daha detaylı bir hukuki ve vergisel analiz gerektirmektedir.</p>

<h3>Kimler Rehberi İncelemeli?</h3>

<p>GİB’in yayımladığı rehber özellikle şu grupları ilgilendirmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>2026 yılında Türkiye’ye taşınan yabancı ülke vatandaşları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uzun yıllar yurt dışında ikamet ettikten sonra Türkiye’ye dönen Türk vatandaşları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt dışında yatırım portföyü, gayrimenkulü veya şirketi bulunan gerçek kişiler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Türkiye’ye yerleşmeyi planlayan uluslararası gelir sahibi mükellefler</p>
 </li>
</ul>

<h3>Belge Düzeninin Korunması Kritik Önem Taşıyor</h3>

<p>20 yıllık uzun uygulama süresi nedeniyle mükelleflerin; geçmiş 3 yıla ait yurt dışı ikamet/vergi mukimliği belgelerini, gelirlerin yurt dışından sağlandığını gösteren sözleşme ve dekontları düzenli olarak muhafaza etmesi gerekmektedir.</p>

<h3>Özetle</h3>

<p>GİB’in Eylül 2026 rehberiyle detaylandırılan düzenleme; <strong>1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşen</strong>, <strong>yerleşmeden önceki 3 yılda Türkiye’de ikametgâhı/mükellefiyeti bulunmayan</strong> ve <strong>geliri gerçekten yurt dışında elde eden</strong> gerçek kişilere 20 yıl boyunca önemli bir vergi avantajı sağlamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/yurt-disi-gelirlerde-20-yillik-vergi-istisnasi-gib-2026-rehberini-yayimladi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/2fbabd2d-f448-4423-b227-f131c51d7317.png" type="image/jpeg" length="49046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağ-Kur ve SSK Arasındaki Farklar 2026: 4/a ve 4/b Emeklilik, Prim ve Sigortalılık Rehberi]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/bag-kur-ve-ssk-arasindaki-farklar-2026-4a-ve-4b-emeklilik-prim-ve-sigortalilik-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/bag-kur-ve-ssk-arasindaki-farklar-2026-4a-ve-4b-emeklilik-prim-ve-sigortalilik-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağ-Kur (4/b) ile SSK (4/a) arasındaki farklar nelerdir? 7200 ve 9000 prim günü, şirket ortaklarının SGK statüsü, 4/a-4/b çakışması, prim ödeme yükümlülüğü ve emeklilik şartlarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Bağ-Kur ile SSK Arasındaki Farklar: Sosyal Güvenlik Statüsü Emeklilikten Prim Yüküne Kadar Birçok Alanı Değiştiriyor</h1>

<p>Çalışma biçimi değiştiğinde sosyal güvenlik statüsü de buna bağlı olarak şekilleniyor. Bir işverene hizmet akdiyle bağlı çalışan kişiler genel olarak SGK 4/a (eski adıyla SSK) kapsamında değerlendirilirken; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların önemli bir bölümü SGK 4/b (eski adıyla Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılıyor.</p>

<p>Ancak iki statü arasındaki fark yalnızca primin kim tarafından ödendiğinden ibaret değildir. Emeklilik için gerekli prim gününden kısa vadeli sigorta haklarına, prim teşviklerinden aynı anda şirket ortaklığı ve ücretli çalışma bulunması halinde hangi statünün geçerli olacağına kadar kritik farklılıklar yer alıyor.</p>

<h3>SSK ve Bağ-Kur İsimleri Kullanılsa da Sistem Artık 4/a ve 4/b</h3>

<p>Günlük kullanımda “SSK'lı” ve “Bağ-Kur'lu” ifadeleri yaygınlığını korusa da mevzuattaki karşılıkları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında <strong>4/a</strong> ve <strong>4/b</strong> sigortalılığıdır.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>4/a (SSK):</strong> Hizmet akdiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan kişileri kapsar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4/b (Bağ-Kur):</strong> Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları kapsar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>4/b kapsamına yalnızca esnaflar girmiyor. Ticari veya serbest meslek kazancı nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar, belirli esnaf ve sanatkârlar, tarımsal faaliyette bulunanlar ile şirket türüne ve ortaklık statüsüne göre bazı şirket ortakları da bu kategoride yer alıyor.</p>

<h3>Şirket Ortağı Olmak Her Durumda Aynı SGK Statüsünü Doğurmuyor</h3>

<p>Şirket ortaklıklarında şirket türü ve yönetimindeki pozisyon doğrudan belirleyicidir. SGK mevzuatına göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Anonim Şirketler:</strong> Yönetim kurulu üyesi olan ortaklar 4/b kapsamında değerlendirilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Limited Şirketler:</strong> Şirket ortakları doğrudan 4/b sigortalılığı kapsamına girer.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle yalnızca “şirket ortağıyım” bilgisiyle hareket etmek yetersizdir; şirket türü, ortaklık yapısı, yönetim kurulu üyeliği ve kişinin başka bir işverene bağlı çalışmasının bulunup bulunmadığı bir arada analiz edilmelidir.</p>

<h3>Prim Ödeme Sorumluluğunda Temel Farklar</h3>

<p>4/a ile 4/b arasındaki en temel operasyonel ayrım primlerin beyan ve ödeme süreçlerinde görülür:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>4/a Statüsü:</strong> Prim bildirimi ve ödeme süreci işveren üzerinden yürütülür. Sigortalının payı ücretinden kesilirken, işveren kendi payıyla birlikte SGK'ya ödemeyi gerçekleştirir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4/b Statüsü:</strong> Bağımsız çalışan kişi, kendi sigorta priminin doğrudan takip edilmesinden ve ödenmesinden sorumludur.</p>
 </li>
</ul>

<p>Her iki statü için SGK teşvik sisteminde ayrı mekanizmalar bulunur. 4/a'lı çalışan istihdam eden özel sektör işverenlerine yönelik çeşitli prim teşvikleri mevcutken, şartları sağlayan 4/b sigortalıları için de ayrı prim indirimi uygulamaları mevcuttur.</p>

<h3>Emeklilikte “7200 Gün – 9000 Gün” Kuralının Detayları</h3>

<p>4/a ile 4/b arasındaki en çok merak edilen konulardan biri emeklilik için gerekli prim gün sayısıdır. Ancak mevzuatta herkes için geçerli tek bir 7200 veya 9000 gün kuralı bulunmamaktadır; şartlar kişinin ilk defa sigortalı olduğu tarihe göre belirlenir.</p>

<p>5510 sayılı Kanun kapsamında <strong>ilk defa 30 Nisan 2008 sonrasında</strong> sigortalı olanlar açısından genel sistemde:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>4/a (SSK) Sigortalıları:</strong> Yaşlılık aylığı için <strong>7.200 prim günü</strong> aranır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4/b (Bağ-Kur) Sigortalıları:</strong> Yaşlılık aylığı için <strong>9.000 prim günü</strong> öngörülür.</p>
 </li>
</ul>

<p>Yaş şartı da prim gününün tamamlandığı tarihe göre kademeli olarak değişmektedir. Gerekli gün sayısını 31 Aralık 2035'e kadar tamamlayan 5510 kapsamındaki sigortalılarda genel yaş şartı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak uygulanır. Bu tarihten sonra prim gününü tamamlayanlarda ise yaş şartı kademeli olarak yükselir.</p>

<p>8 Eylül 1999 öncesi, 9 Eylül 1999–30 Nisan 2008 arası ve 1 Mayıs 2008 sonrası sigorta başlangıçlarında emeklilik yaş ve gün kuralları tamamen farklılık gösterir.</p>

<h3>Bağ-Kur'da Daha Düşük Günle Emeklilik Seçeneği</h3>

<p>4/b kapsamında 9000 gün genel kural olmakla birlikte, belirli yaş şartlarının sağlanması halinde <strong>5400 prim günü</strong> üzerinden yaştan emeklilik imkânı da bulunmaktadır.</p>

<p>Bu seçenekte yaş şartı daha yüksek belirlenmiştir. Örneğin 5400 gün şartının 31 Aralık 2035'e kadar tamamlanması halinde yaş şartı kadınlarda 61, erkeklerde 63 olarak uygulanır. Benzer şekilde 4/a kapsamında da daha düşük prim günü ve farklı yaş şartlarıyla kısmi emeklilik hükümleri mevcuttur.</p>

<h3>Aynı Anda Hem Bağ-Kur Hem SSK Kapsamına Girilirse Ne Olur?</h3>

<p>Bir kişinin kendi işi veya şirket ortaklığı nedeniyle 4/b kapsamında olması gerekirken aynı zamanda başka bir işverene hizmet akdiyle çalışması uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur.</p>

<p>5510 sayılı Kanun'un sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53'üncü maddesine göre; <strong>4/a ve 4/b statülerinin aynı anda çakışması halinde kural olarak 4/a (SSK) sigortalılığı esas alınır.</strong></p>

<p>Ancak bu kuralın kritik bir istisnası vardır: <strong>Kişinin kendi şirketinden veya ortağı olduğu işyerinden kendisini 4/a'lı göstermesi mümkün değildir.</strong> SGK mevzuatı gereği 4/b kapsamındaki kişiler, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden 4/a kapsamında sigortalı bildirilemez. Bu nedenle fiili çalışma ve ortaklık yapısının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h3>Sağlık ve Hastalık Haklarındaki Farklar</h3>

<p>Statü ayrımı kısa vadeli sigorta kollarında da kendini gösterir. 4/a sigortalıları hastalık sigortası kapsamında geçici iş göremezlik ödeneğinden (rapor parası) faydalanabilirken, 4/b sigortalılarına hastalık sigortası kolundan geçici iş göremezlik ödeneği verilmemektedir.</p>

<p>Bununla birlikte 4/b sigortalıları kısa vadeli sigorta kollarının tamamen dışında değildir. Kendi adına ve hesabına çalışan 4/b sigortalılarının yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen belirli olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir.</p>

<h3>4/b Sigortalıları İçin 5 Puanlık Prim İndirimi</h3>

<p>Bağ-Kur statüsünün tamamen teşviksiz olduğu düşüncesi doğru değildir. 5510 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında, primlerini düzenli ödeyen ve vadesi geçmiş borcu bulunmayan 4/b sigortalılarına yönelik <strong>beş puanlık prim indirimi</strong> uygulaması sunulmaktadır.</p>

<h3>Statü Seçiminde ve Şirket Kuruluşunda Dikkat Edilmesi Gerekenler</h3>

<p>SSK ile Bağ-Kur karşılaştırılırken yalnızca emeklilik gün sayısına bakılmamalıdır. Bir sosyal güvenlik planlaması yapılırken şu unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlk sigorta başlangıç tarihi ve geçmiş prim günleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>4/a ve 4/b hizmet sürelerinin dağılımı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şirket ortaklığı ve yönetimindeki fiili durum,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiilen başka bir işverene bağlı çalışılıp çalışılmadığı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Kendi işini kurmayı planlayan bir çalışan açısından süreç sadece vergi ve muhasebe boyutundan ibaret değildir. Limited şirket ortaklığı, A.Ş. yönetim kurulu üyeliği veya şahıs işletmesi açılması durumlarında 4/b statüsünün doğacağı göz önünde bulundurularak SGK prim maliyetleri ve emeklilik koşulları önceden hesaplanmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/bag-kur-ve-ssk-arasindaki-farklar-2026-4a-ve-4b-emeklilik-prim-ve-sigortalilik-rehberi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/bagkur-s-g-k.png" type="image/jpeg" length="99707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMS 28 Değişti: İştirak ve İş Ortaklıklarında Gerçeğe Uygun Değer Seçeneği Nasıl Uygulanacak?]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/tms-28-degisti-istirak-ve-is-ortakliklarinda-gercege-uygun-deger-secenegi-nasil-uygulanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/tms-28-degisti-istirak-ve-is-ortakliklarinda-gercege-uygun-deger-secenegi-nasil-uygulanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KGK, TMS 28'de iştirak ve iş ortaklığı yatırımlarına ilişkin gerçeğe uygun değer seçeneğini güncelledi. 31 Temmuz 2026 düzenlemesinin girişim sermayesi, yatırım fonları, özkaynak yöntemi ve TFRS 18'e etkilerini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>İştirak Muhasebesinde Yeni Düzenleme: TMS 28'de Gerçeğe Uygun Değer Seçeneği Netleştirildi</h1>

<p>Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), iştirak ve iş ortaklığı yatırımlarının muhasebeleştirilmesine ilişkin <strong>TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar Standardı</strong>'nda önemli bir güncellemeye gitti.</p>

<p>31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle; girişim sermayesi kuruluşları, yatırım fonları, yatırım ortaklıkları ve benzer nitelikteki işletmelerin iştirak veya iş ortaklığı yatırımlarını hangi şartlarda özkaynak yöntemi yerine gerçeğe uygun değer üzerinden ölçebileceğine ilişkin hükümler netleştirildi. Değişiklik tüm şirketlerin iştirak muhasebesini tamamen değiştirmemekle birlikte, temel etkisi belirli yatırım işletmeleri ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sahip olduğu yatırımlarda ortaya çıkıyor.</p>

<h3>TMS 28 Hangi Temel Esasları Düzenliyor?</h3>

<p>TMS 28'in temel amacı, şirketlerin iştiraklerindeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımların finansal tablolara nasıl yansıtılacağını belirlemektir. Standart, yatırım yapılan işletme üzerinde önemli etkisi bulunan veya işletmeyi müştereken kontrol eden yatırımcıları kapsıyor.</p>

<p>Genel kural olarak bu tür yatırımlar finansal tablolarda <strong>özkaynak yöntemiyle</strong> muhasebeleştiriliyor. Özkaynak yönteminde yatırım ilk olarak maliyet bedeliyle kaydediliyor; sonraki dönemlerde yatırım yapılan şirketin kâr veya zararından yatırımcıya düşen pay, yatırımın defter değerini doğrudan etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yeni Düzenleme Özkaynak Yöntemine Getirilen İstisnayı Netleştiriyor</h3>

<p>31 Temmuz 2026 tarihli değişiklik doğrudan TMS 28'in 18 ve 19'uncu paragraflarını güncellerken standarda yeni 45M paragrafını ekliyor. Düzenleme öncelikli olarak şu yapıları ilgilendiriyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Girişim sermayesi kuruluşları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ana faaliyeti belirli varlık türlerine yatırım yapmak olan benzer işletmeler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tür yapılar tarafından doğrudan veya dolaylı şekilde elde tutulan iştirak veya iş ortaklığı yatırımlarının, belirli koşullar dahilinde <strong>TFRS 9</strong> kapsamında gerçeğe uygun değer değişimi kâr veya zarara yansıtılarak ölçülmesi tercih edilebiliyor. Böylece bu kuruluşlar için her durumda klasik özkaynak yöntemini uygulama zorunluluğu esnetilmiş oluyor.</p>

<h3>Özkaynak Yöntemi ile Gerçeğe Uygun Değer Arasındaki Fark</h3>

<p>İki muhasebe yöntemi finansal sonuçlar üzerinde farklı etkiler yaratıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Özkaynak Yöntemi:</strong> Şirket, iştirakinin dönem kâr veya zararından kendisine düşen payı finansal tablolarına yansıtıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gerçeğe Uygun Değer Yöntemi:</strong> Yatırımın bilanço tarihindeki piyasa veya değerleme esaslı güncel değeri dikkate alınıyor ve oluşan değer değişiklikleri kâr/zarar tablosuna aktarılıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle piyasa değerleri hızlı değişen yatırım portföylerinde gerçeğe uygun değer yaklaşımı, şirketlerin dönemsel kârlılıklarında daha yüksek dalgalanmalara yol açabiliyor.</p>

<h3>Düzenleme Her İştirak Sahibi Şirketi Kapsamıyor</h3>

<p>Değişikliğin en kritik yönlerinden biri kapsam alanıdır. Klasik faaliyet gösteren bir sanayi veya ticaret şirketinin sahip olduğu iştirakler için genel kural olarak özkaynak yöntemi geçerliliğini koruyor.</p>

<p>Yeni düzenleme, esas olarak yatırım faaliyetini temel iş modeli haline getiren kurumlara yönelik istisnayı açıklığa kavuşturuyor. KGK'nın yayımladığı metinde "benzer işletmeler" kavramı TFRS 18 atfıyla uyumlu hale getirilerek belirginleştirildi. Dolayısıyla bir işletmenin sadece iştirak sahibi olması bu istisnadan yararlanması için yeterli görülmüyor; yatırım yapısının ve faaliyet modelinin de bu standartlara uyması gerekiyor.</p>

<h3>Uluslararası Standartlarla Uyum: Sigorta Fonları İfadesi Çıkarıldı</h3>

<p>Düzenlemeyle birlikte standart metninde yer alan "yatırım amaçlı sigorta fonları" ibaresi çıkarıldı. Bu adım, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) tarafından IAS 28'de yapılan küresel güncellemelerle tam uyum sağlanması amacıyla atıldı. Güncelleme, yerel bir mevzuat değişikliğinden ziyade uluslararası finansal raporlama standartlarına uyum sürecinin bir parçası niteliğindedir.</p>

<h3>Yatırımın Bir Kısmı Gerçeğe Uygun Değerle İzlenebilecek</h3>

<p>Teknik açıdan öne çıkan bir diğer detay ise yatırımın tamamının tek bir yöntemle izlenme zorunluluğunun esnetilmesidir.</p>

<p>Yapılan değişikliğe göre, bir iştirak yatırımının bir kısmı girişim sermayesi kuruluşu veya yatırım fonu aracılığıyla tutuluyorsa, bu bölüm için gerçeğe uygun değer seçeneği kullanılabiliyor. Bu yapı dışında doğrudan elde tutulan kalan iştirak yatırımına ise özkaynak yöntemi uygulanmaya devam edebiliyor. Bu esneklik, karmaşık grup yapılarına sahip şirketlerin muhasebe politikalarını daha detaylı analiz etmesini gerektiriyor.</p>

<h3>Önemli Etki Varlığı Seçeneğin Kullanımına Engel Değil</h3>

<p>Düzenleme; yatırım fonu veya girişim sermayesi kuruluşunun, yatırım yapılan şirket üzerindeki yönetimsel etkisini değerlendirme biçimini de netleştiriyor.</p>

<p>Yeni metin uyarınca, ilgili yatırım bölümünün bu tür yatırım kuruluşları üzerinden tutulduğu senaryolarda, gerçeğe uygun değer seçeneğinin uygulanabilmesi için o kuruluşun yatırım üzerinde ayrıca "önemli etkisinin" bulunup bulunmadığı belirleyici bir kriter olarak aranmıyor. Bu teknik düzenleme, çok katmanlı portföy yapılarındaki uygulama farklılıklarını gidermeyi hedefliyor.</p>

<h3>TFRS 18 ile Doğrudan Entegrasyon Sağlandı</h3>

<p>TMS 28 değişikliğinin en stratejik yönlerinden biri, <strong>TFRS 18 Finansal Tablolarda Sunum ve Açıklama Standardı</strong> ile kurulan doğrudan bağlantıdır. Standarda eklenen 45M paragrafı uyarınca işletmeler, TMS 28'deki bu yeni hükümleri TFRS 18'i uyguladıkları dönemde eş zamanlı olarak devreye alacak.</p>

<p>TFRS 18, Türkiye'de 1 Ocak 2027 veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemlerinde zorunlu hale gelecek ve TMS 1'in yerini alacak. Bu durum, 2026 yılını şirketler açısından TFRS 18 ve ilişkili TMS 28 değişikliklerine bir hazırlık dönemi haline getiriyor.</p>

<h3>Erken Uygulama Yapan Şirketler İçin Geçiş Kuralı</h3>

<p>TFRS 18'i 1 Ocak 2027 zorunluluğundan önce erken uygulamayı tercih eden işletmeler için özel geçiş hükümleri getirildi. Bir şirket TFRS 18'i bu değişikliğin yayımlanmasından önce başlayan bir dönem için erken uygulamışsa, yeni TMS 28 hükümlerini değişikliğin yayımlandığı tarihte veya sonrasında sona eren dönemlerde TFRS 18 geçiş hükümleriyle uyumlu biçimde uygulamakla yükümlü olacak.</p>

<h3>Şirket Kârlılığı ve Bilanço Yapısı Etkilenebilir</h3>

<p>Gerçeğe uygun değer değişikliklerinin doğrudan gelir tablosuna yansıtılması, şirketlerin finansal sonuçlarında belirgin değişimler yaratabilir. Portföydeki bir yatırımın değerindeki yükseliş kâr hanesini olumlu etkilerken, olası değer kayıpları dönem sonucunu düşürebilecektir. Bu durum, özellikle fon ve girişim sermayesi portföylerinde raporlanan dönem kârı ile gerçek yatırım performansı arasındaki ilişkiyi daha görünür kılacaktır.</p>

<h3>Muhasebe Politikalarının Tutarlılığı Esas Alınacak</h3>

<p>Gerçeğe uygun değer seçeneğinin sunulması, şirketlerin istedikleri dönemde yöntem değiştirebilecekleri anlamına gelmiyor. Finansal raporlama standartları gereği seçilen muhasebe politikalarının dönemler arasında tutarlı şekilde uygulanması gerekiyor.</p>

<p>Şirketlerin süreçte;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yatırımın hangi kurumsal yapı üzerinden tutulduğunu,</p>
 </li>
 <li>
 <p>TMS 28 istisna şartlarının oluşup oluşmadığını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>TFRS 9 değerleme kriterlerini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>TFRS 18 geçiş takvimini ve gerekli dipnot açıklamalarını bir bütün olarak değerlendirmesi şarttır.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Bağımsız Denetim ve Değerleme Süreçlerine Etkisi</h3>

<p>Yatırımların gerçeğe uygun değerle ölçülmesi bağımsız denetim boyutunu da doğrudan etkiliyor. Özellikle aktif bir piyasası bulunmayan iştirak veya iş ortaklığı yatırımlarında gerçeğe uygun değerin tespiti; kullanılan değerleme modellerinin, varsayımların ve dipnot beyanlarının denetçiler tarafından detaylı incelenmesini gerektiriyor. Bu durum değerleme uzmanları ile bağımsız denetçilerin iş yükünü artırıyor.</p>

<h3>Ticaret ve Sanayi Şirketleri İçin Genel Kural Değişmedi</h3>

<p>Geleneksel imalat, ticaret veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin başka şirketlerdeki iştirakleri için genel kural değişmedi. Bu işletmelerin önemli etkiye sahip oldukları yatırımlarında özkaynak yöntemini uygulaması temel yaklaşım olmaya devam ediyor. Şirketlerin öncelikle kendi yapılarının istisna kapsamında kalıp kalmadığını tespit etmesi önem taşıyor.</p>

<h3>2027 Öncesi Hazırlık Yapması Gereken Kurumlar</h3>

<p>Özellikle şu işletmelerin 2026 yılı içerisinde durum değerlendirmesi yapması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve fonları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gayrimenkul ve menkul kıymet yatırım ortaklıkları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ana faaliyeti varlık yönetimi ve yatırımı olan benzer kuruluşlar.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu yapıların, TFRS 18 geçiş projeleriyle eş zamanlı olarak TMS 28 kapsamındaki iştirak ve iş ortaklığı portföylerini yeniden sınıflandırması ve muhasebe politikalarını netleştirmesi bekleniyor. 31 Temmuz 2026 kararı, 1 Ocak 2027'de başlayacak TFRS 18 dönemine geçişte finansal tabloların şeffaflığını artırmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/tms-28-degisti-istirak-ve-is-ortakliklarinda-gercege-uygun-deger-secenegi-nasil-uygulanacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/1c519686-8222-4661-a217-22ebc146f570.png" type="image/jpeg" length="90683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müşteriden Alınan Depozito Gelir midir? Avans, Teminat ve Satış Bedelinin Muhasebesi]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/musteriden-alinan-depozito-gelir-midir-avans-teminat-ve-satis-bedelinin-muhasebesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/musteriden-alinan-depozito-gelir-midir-avans-teminat-ve-satis-bedelinin-muhasebesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müşteriden alınan her para gelir değildir. Depozito, teminat, sipariş avansı ve satış bedeli arasındaki farkları; 326, 426 ve 340 hesaplarının kullanımını ve KDV açısından dikkat edilmesi gerekenleri inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Müşteriden Alınan Depozito Gelir Değil: Teminat, Avans ve Satış Bedeli Muhasebede Aynı Şey Değil</h1>

<p>Şirketler müşterilerinden farklı amaçlarla para tahsil edebiliyor. Bir tutar depozito, bir diğeri sipariş avansı, başka bir tahsilat ise doğrudan satış bedeli olabilir. Banka hesabına para girmiş olması, bu tutarların tamamının aynı şekilde gelir yazılacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Muhasebede doğru sınıflandırma yapılmazsa şirketin cirosu, borçları, KDV hesabı ve dönem kârı yanlış görünebilir. Özellikle depozito ile avansın birbirine karıştırılması uygulamada sık karşılaşılan hatalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>Depozito Neden Doğrudan Gelir Sayılmaz?</h3>

<p>Depozitonun temel özelliği, belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini güvence altına almak amacıyla alınması ve şartlar gerçekleştiğinde geri verilmesinin öngörülmesidir.</p>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) güncel açıklamalarında alınan depozito ve teminatlar; üçüncü kişilerin belirli bir işi yapmasını veya aldıkları bir değeri geri vermesini güvence altına almak amacıyla alınan tutarlar olarak tanımlanıyor. Tekdüzen hesap sisteminde kısa vadeli alınan depozito ve teminatlar için <strong>326 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong>, bir yıldan uzun vadeli olanlar için ise <strong>426 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong> hesabı kullanılıyor.</p>

<p>Bu nedenle şirketin müşteriden tahsil ettiği gerçek bir güvence bedeli, tahsil edildiği anda satış geliri haline gelmez. Şirket açısından bu para üzerinde henüz kesinleşmiş bir gelir hakkı oluşmamış olup şartlar yerine geldiğinde tutarın müşteriye iade edilmesi gerekebilir.</p>

<h3>Örnek: 50 Bin TL Depozito Alındıysa</h3>

<p>Bir işletmenin müşterisinden 50.000 TL güvence bedeli tahsil ettiğini varsayalım. Tutarın sözleşme sonunda müşteriye geri verilmesi öngörülüyorsa, muhasebenin ekonomik mantığında şirketin banka varlıkları artarken müşteriye karşı iade yükümlülüğü doğar.</p>

<p>Bu işlem bir satış geliri gibi değerlendirilmek yerine bilançoda pasif bir yükümlülük olarak izlenir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>102 Bankalar</strong> (Borçlu)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>326 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong> (Alacaklı)</p>
 </li>
</ul>

<p>Depozitonun vadesi bir yıldan uzun bir süreyi kapsıyorsa alacak kaydı <strong>426 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong> hesabına yapılır.</p>

<h3>Sipariş Avansı Depozitodan Farklıdır</h3>

<p>Avansın ekonomik amacı depozitodan tamamen farklıdır. Müşteri henüz teslim edilmemiş bir mal veya henüz sunulmamış bir hizmet için bedelin tamamını veya bir kısmını önceden ödüyorsa, bu tutar sipariş avansı niteliği taşır.</p>

<p>GİB de alınan sipariş avanslarını, gelecekte yapılacak mal veya hizmet teslimleri karşılığında peşin alınan değerler olarak tanımlıyor ve bunların işletme açısından bir borç niteliğinde olduğunu vurguluyor.</p>

<p>İki kavram arasındaki temel farklar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Depozito:</strong> Güvence amacıyla alınır ve şartlar sağlandığında geri ödenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avans:</strong> Gelecekte yapılacak satışın bedelinden mahsup edilmek üzere tahsil edilir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu iki tutarın ekonomik mahiyeti farklı olduğundan muhasebe sınıflandırması da ayrı hesaplarda yapılmalıdır.</p>

<h3>Alınan Sipariş Avansı Hangi Hesapta İzlenir?</h3>

<p>Gelecekte yapılacak mal ve hizmet teslimleri için alınan kısa vadeli sipariş avansları Tekdüzen Hesap Planında genel olarak <strong>340 Alınan Sipariş Avansları</strong> hesabında izlenir.</p>

<p>Burada da şirketin banka hesabına nakit girişi sağlanmıştır ancak satış henüz tamamlanmamıştır. Mal teslim edildiğinde veya hizmet yerine getirildiğinde avans tutarı ilgili satış bedeline mahsup edilir ve satışın gelir kaydı kendi döneminde gerçekleştirilir. Tahsil edilen tutarı doğrudan <strong>600 Yurtiçi Satışlar</strong> hesabına aktarmak, satış gerçekleşmeden dönem gelirini gereğinden erken artırarak hatalı sonuçlar doğurur.</p>

<h3>Satış Geliri Ne Zaman Oluşuyor?</h3>

<p>Burada süreçteki üçüncü kavram olan satış bedeli devreye giriyor. Vergi uygulamasında ticari kazanç bakımından işlem şartları ve tahakkuk esası önem taşırken, finansal raporlamada (TFRS 15 uyarınca) müşteri sözleşmesinden doğan hasılat açısından mal veya hizmet üzerindeki kontrolün müşteriye devredilmesi temel kriterdir.</p>

<p>Dolayısıyla muhasebe mantığında <i>"para tahsil edildi = gelir oluştu"</i> şeklinde otomatik bir denklem bulunmamaktadır. İşlemin ne amaçla yapıldığı ve şirketin edim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği esas alınmalıdır.</p>

<h3>Avans Alındı Ama Mal Teslim Edilmedi: Gelir Doğmuş Sayılır mı?</h3>

<p>GİB'in konuya ilişkin özelgelerinde de bu ayrım net bir şekilde ortaya konulmaktadır. Mal teslimi veya hizmet ifası yapılmadan önce tahsil edilen ön ödemelerin avans olarak değerlendirilmesi, gelirin ise hizmetin ifası veya malın tesliminin gerçekleştiği dönemin kurum kazancına dahil edilmesi gerektiği belirtilmektedir.</p>

<p>Örneğin bir şirket Aralık ayında müşterisinden ödeme alıp ürünü Ocak ayında teslim edecekse, yalnızca paranın Aralık ayında gelmiş olması satış gelirinin Aralık ayına yazılmasını gerektirmez. İşlemin hukuki ve vergisel şartları kendi döneminde değerlendirilmelidir.</p>

<h3>KDV Tarafında Fatura Tarihi Ayrı Bir Risk Oluşturabilir</h3>

<p>Gelir ve tahsilat ayrımı yapılırken KDV yönü de izlenmelidir. GİB açıklamalarına göre mal tesliminden önce yalnızca avans tahsil edilmesi tek başına Katma Değer Vergisi açısından vergiyi doğuran olayı oluşturmayabilir. Ancak teslimden önce fatura düzenlenirse, KDV Kanunu'nun 10/b maddesi gereğince fatura tutarı üzerinden KDV doğar.</p>

<p>Bu durumda muhasebe biriminin sadece banka hareketlerini değil, fatura düzenleme tarihi ile fiili teslim süreçlerini eş zamanlı kontrol etmesi gerekir.</p>

<h3>Depozitoda KDV Her Zaman Doğar mı?</h3>

<p>Gerçek anlamda güvence amacıyla alınan depozitolarda da işlemin niteliği belirleyicidir. Gelir İdaresi, örneğin araç kiralama faaliyetinde maddi zararları güvence altına almak amacıyla tahsil edilen depozito bedellerinin KDV uygulamasını özel olarak değerlendirmektedir. Bu tür işlemlerde tutarın gerçek bir hizmet bedeli mi yoksa iade edilecek bir güvence mi olduğunun tespiti önem taşır.</p>

<p>Sözleşmenin gerçek ekonomik içeriğine bakılmadan "depozito" adı verilen her tahsilatın doğrudan KDV dışı sayılması doğru bir yaklaşım değildir.</p>

<h3>Depozito Sonradan Gelire Dönüşebilir</h3>

<p>Depozitonun ilk alındığı anda gelir yazılmaması, hiçbir zaman gelire dönüşmeyeceği anlamına gelmez.</p>

<p>Şu durumlarda depozito gelire dönüşebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Müşterinin sözleşme şartlarını ihlal etmesi ve depozitonun şirkette kalmasının kesinleşmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oluşan bir zarar veya tazminat nedeniyle depozito tutarının mahsup edilmesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu aşamada başlangıçtaki "geri verme yükümlülüğü" ortadan kalktığından, ilgili tutarın hukuki niteliği yeniden değerlendirilerek uygun gelir hesabına aktarılır. Depozito muhasebesi; <strong>alındığı andaki niteliği</strong> ve <strong>sözleşme sonunda kazandığı nihai nitelik</strong> olmak üzere iki aşamalı yönetilmelidir.</p>

<h3>İade Edilebilir Depozito ile Mahsup Edilecek Tutar Aynı Değil</h3>

<p>Sözleşmelerde bazen "depozito" ifadesi kullanılsa da uygulamada tutar satış bedelinden düşülebilmektedir.</p>

<p>Sözleşmedeki terimlerden ziyade işlemin mahiyeti esas alınmalıdır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Avans Niteliği:</strong> Müşterinin ödediği tutar teslim aşamasında toplam satış bedelinden düşülecek ve geri verilmeyecekse bu işlem ekonomik olarak avanstır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Depozito Niteliği:</strong> Müşterinin sunduğu tutar tamamen güvence amaçlıysa ve sözleşme sonunda iade edilecekse gerçek bir depozitodur.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Yanlış Sınıflandırma Ciroyu Şişirebilir</h3>

<p>Müşteriden alınan depozito veya avansın doğrudan <strong>600 Yurtiçi Satışlar</strong> hesabına aktarılması, şirketin gelirini gerçekte oluşmadığı halde yüksek gösterir.</p>

<p>Bu hatalı işlem sonucunda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şirket cirosu ve dönem kârı yapay şekilde yükselir,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müşterilere karşı olan borç ve yükümlülükler eksik görünür.</p>
 </li>
</ul>

<p>Henüz teslim edilmemiş ürünler için alınan yüksek tutarlı avansların satış yazılması, finansal tabloların güvenilirliğini ve şeffaflığını zedeler.</p>

<h3>Avansın Gelir Yazılması Dönemsellik Hatasına Yol Açabilir</h3>

<p>Dönemsellik ilkesi gereği, özellikle yıl sonu kapanışlarında avans hesapları titizlikle incelenmelidir. Aralık ayında tahsil edilen bir avansın doğrudan satış kaydedilmesi, teslimat Ocak ayında yapılacaksa iki farklı vergi döneminin finansal sonuçlarını bozar. Bu durumda ilk yılın kârı gereğinden fazla, ikinci yılın geliri ise eksik görünür.</p>

<h3>Depozitonun Vadesi Hesap Seçimini Etkiler</h3>

<p>Depozito ve teminatlarda vade ayrımı bilanço doğruluğu için şarttır. Tekdüzen Hesap Planı uyarınca <strong>326 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong> hesabı 1 yıla kadar olan kısa vadeli tutarlar; <strong>426 Alınan Depozito ve Teminatlar</strong> hesabı ise 1 yıldan uzun vadeli tutarlar için kullanılır. Uzun vadeli bir sözleşme için alınan teminatın kısa vadeli borçlarda izlenmesi bilanço yapısını bozar.</p>

<h3>Depozitolar Enflasyon Düzeltmesi Açısından da Ayrışıyor</h3>

<p>GİB'in güncel özelgelerinde, alınan ve verilen depozito ile teminatların genel kural olarak parasal kıymet sayıldığı; ancak belirli bir mal veya hizmet miktarına endekslenmiş olmaları durumunda parasal olmayan kıymet niteliği kazanabilecekleri belirtilmektedir. Bu durum depozitonun niteliğinin dönem sonu değerleme ve enflasyon düzeltmesi süreçlerinde de dikkate alınmasını gerektirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Üç Kavramı Ayırt Etmenin Pratik Yolu</h3>

<p>Muhasebe birimleri tahsilat kaynağını şu temel sorularla sınıflandırabilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><i>"Yükümlülüğü güvenceye almak için aldık, şartlar bitince iade edeceğiz"</i> $\rightarrow$ <strong>Depozito / Teminat</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>"İleride yapacağımız teslimatın bedelinden mahsup edeceğiz"</i> $\rightarrow$ <strong>Avans</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>"Malı teslim ettik veya hizmeti sunduk, hak kazandığımız bedeldir"</i> $\rightarrow$ <strong>Satış Bedeli</strong></p>
 </li>
</ul>

<h3>Sözleşme ile Muhasebe Kaydı Birbirini Desteklemeli</h3>

<p>Yüksek tutarlı işlemlerde muhasebe kayıtları doğrudan yazılı sözleşmelere dayanmalıdır. Sözleşmedeki iade şartları, mahsup hükümleri ve ceza koşulları incelenerek kayıt kurgulanmalıdır. Banka dekontundaki açıklama tek başına işlemin hukuki niteliğini belirlemeye yetmeyebilir.</p>

<p>Banka hesabına giren her para doğrudan gelir değildir. Şirketlerin finansal tablolarında ciro, KDV ve kârlılık oranlarının doğru oluşması için tahsilat anında <i>"Hangi gelir hesabına atalım?"</i> yerine <i>"Bu tahsilatın hukuki ve ekonomik niteliği nedir?"</i> sorusu esas alınmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/musteriden-alinan-depozito-gelir-midir-avans-teminat-ve-satis-bedelinin-muhasebesi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/depozito-teminat-siparis.png" type="image/jpeg" length="28090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Döviz Dönüşüm Desteği Değişiyor: 1 Ekim 2026'da Yeni Kurallar Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/doviz-donusum-destegi-degisiyor-1-ekim-2026da-yeni-kurallar-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/doviz-donusum-destegi-degisiyor-1-ekim-2026da-yeni-kurallar-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışı kaynaklı dövizlerin TL'ye dönüşüm desteğinde kurallar değişti. Yüzde 3 destek 31 Ocak 2027'ye uzatılırken 1 Ekim'den itibaren döviz pozisyonu şartı, banka kontrolleri ve yeni limit uygulaması başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Döviz Dönüşüm Desteğinde Kurallar Değişiyor: Şirketler İçin 1 Ekim'de Yeni Dönem Başlayacak</h1>

<p>Yurt dışından döviz geliri elde eden şirketleri ilgilendiren döviz dönüşüm desteğinde önemli değişiklikler yapıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan 2026/11 sayılı Tebliğ, 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Düzenlemenin önemli bölümü <strong>1 Ekim 2026</strong> tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p>Yeni dönemde şirketlerin destekten yararlanmasında kullanılan sistem köklü bir şekilde değişiyor. Eski uygulamadaki "döviz almama taahhüdü" esasından uzaklaşılırken, bunun yerine şirketin döviz pozisyonu oranının TCMB tarafından belirlenen sınırı aşmaması şartı öne çıkıyor. Ayrıca geçici olarak yüzde 3 uygulanan döviz dönüşüm desteğinin süresi <strong>31 Ocak 2027</strong>'ye kadar uzatıldı.</p>

<h3>Yüzde 3'lük Destek 31 Ocak 2027'ye Kadar Devam Edecek</h3>

<p>Düzenlemenin şirketler açısından ilk önemli noktası destek oranıyla ilgili. Tebliğin temel sisteminde, yurt dışı kaynaklı dövizlerini aracı banka üzerinden Merkez Bankasına satan firmalara, şartların sağlanması halinde TL'ye çevrilen tutarın yüzde 2'si kadar döviz dönüşüm desteği öngörülüyor.</p>

<p>Ancak geçici düzenlemeyle bu oran yüzde 3 olarak uygulanıyor. 1 Ağustos'ta yayımlanan değişiklikle yüzde 3'lük uygulamanın daha önce 31 Temmuz 2026'da sona ermesi öngörülen süresi 31 Ocak 2027'ye uzatıldı. Dolayısıyla gerekli şartları sağlayan firmalar açısından yüzde 3'lük destek 2027'nin ilk ayına kadar devam edecek.</p>

<h3>Asıl Değişiklik 1 Ekim'de Başlıyor</h3>

<p>Tebliğdeki en önemli değişikliklerden biri destekten yararlanma şartlarında yapıldı. Yeni sistemde şirketin destekten yararlanabilmesi için Merkez Bankasınca belirlenen döviz pozisyonu oranının aşılmaması gerekiyor.</p>

<p>Firmalar destekten yararlanmadan önce söz konusu oranı aşmadıklarını aracı bankaya tevsik edecek. Bu düzenleme 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Böylece şirketlerin yalnızca Merkez Bankasına sattığı döviz değil, döviz pozisyonunun belirlenen sınırlar içerisinde olup olmadığı da destek sisteminin temel koşullarından biri haline geliyor.</p>

<h3>Döviz Almama Taahhüdü Yerine Döviz Pozisyonu Kontrolü Geliyor</h3>

<p>Önceki sistemin dikkat çeken unsurlarından biri, destekten yararlanan firmaların belirli süre boyunca döviz almama yönündeki taahhüdüydü. Yeni düzenlemeyle bu yaklaşım değiştiriliyor. 1 Ekim'den itibaren destekten yararlanma açısından döviz pozisyonu oranı esas alınacak. Firmaların belirli bir süre döviz almama taahhüdüne ilişkin uygulama yürürlükten kaldırılıyor.</p>

<p>Ancak geçiş döneminde önemli bir ayrıntı bulunuyor: Yeni düzenlemenin yürürlüğünden önce verilmiş döviz almama taahhütlerinin yerine getirilmemesi halinde eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecek. Bu nedenle daha önce sisteme dahil olmuş şirketlerin eski taahhütlerinin otomatik olarak ortadan kalktığını düşünmemesi gerekiyor.</p>

<h3>Yurt Dışı Kaynaklı Dövizin Kontrolü Bankalar Tarafından Yapılacak</h3>

<p>Yeni sistemde aracı bankaların sorumluluğu da açık şekilde düzenleniyor. Merkez Bankasına satılacak dövizin gerçekten yurt dışı kaynaklı olup olmadığının tespiti aracı banka tarafından yapılacak.</p>

<p>Aracı banka bu kapsamda gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri firmadan talep edebilecek. Ayrıca Merkez Bankası şüpheli gördüğü işlemler konusunda bankalardan belirli tedbirlerin alınmasını isteyebilecek. Bu durum şirketlerin dövizin kaynağına ilişkin belgelerini düzenli şekilde saklamasını daha önemli hale getiriyor. Özellikle ihracat gelirleri, yurt dışında yerleşik kişilerden elde edilen gelirler ve kapsama girebilen diğer döviz kazandırıcı faaliyetlerde işlemin kaynağının belgeler üzerinden ortaya konulabilmesi gerekecek.</p>

<h3>Firmalara Üst Limit Getirilebilecek</h3>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başka bir bölümü ise destek tutarlarının sınırlandırılabilmesine ilişkin. TCMB'ye, şirketlerin destek kapsamında satabileceği döviz tutarı veya yararlanabileceği destek miktarı için üst sınır belirleme yetkisi veriliyor.</p>

<p>Firmaların satabileceği döviz tutarına ilişkin üst limitlerin belirlenmesinde şirketin kârlılığı ile iş gücü maliyetinden oluşan katma değer tutarları dikkate alınabilecek. Belirlenen üst limitleri aşan destek talepleri karşılanmayacak. Bu nedenle sistem sınırsız bir mekanizma olarak değerlendirilmemeli; şirketin finansal yapısı ve TCMB tarafından belirlenecek kriterler destek miktarını doğrudan etkileyebilecektir.</p>

<h3>Grup Şirketlerini İlgilendiren Yeni Bir Tanım: Firma Kontrolü</h3>

<p>Tebliğe ayrıca <strong>“firma kontrolü”</strong> kavramı eklendi. Buna göre sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde doğrudan veya dolaylı olarak bir firmada;</p>

<ul>
 <li>
 <p>En az yüzde 50 hisseye,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yüzde 50 oy hakkına,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yönetim kurulu üyelerinin en az yüzde 50'sini seçme hakkına,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Veya yönetim kurulu üyelerinin en az yüzde 50'sine sahip olunması kontrol ilişkisi kapsamında değerlendirilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tanım özellikle holdingler ve birden fazla şirketten oluşan gruplar açısından kritik önem taşıyor. Usulsüz yararlanma veya gerçeğe aykırı beyan gibi durumlarda yaptırımların yalnızca tek şirket düzeyinde değerlendirilmemesine yönelik daha geniş bir denetim mekanizması oluşturuluyor.</p>

<h3>Usulsüz İşlemlerde Destek Ödemesi Durdurulabilecek</h3>

<p>TCMB'nin denetim ve inceleme yetkileri yeni düzenlemede açık şekilde yer alıyor. Merkez Bankası, firmaların sunduğu belgeler veya diğer kaynaklardan elde edilen bilgiler üzerinden gerekli gördüğü şirketleri incelemeye alabilecek. İnceleme doğrudan TCMB tarafından gerçekleştirilebileceği gibi aracı bankaya da yaptırılabilecek.</p>

<p>İncelemeye alınan şirketlere süreç tamamlanıncaya kadar döviz dönüşüm desteği ödenmeyebilecek. Usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan veya desteğin amacına aykırı kullanıldığının tespit edilmesi durumunda ise destek talebi reddedilecek. Ayrıca düzenlemenin yürürlüğünden önce usulsüz destek aldığı veya TCMB'ye ya da bankalara gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen firmaların destek talepleri ile Merkez Bankası kaynaklı kredi başvuruları belirlenen süre boyunca kabul edilmeyebilecek.</p>

<h3>Muhasebe ve Finans Birimleri 1 Ekim Öncesinde Hazırlık Yapmalı</h3>

<p>Düzenleme özellikle ihracat yapan, yurt dışına hizmet sunan veya diğer yollarla yurt dışı kaynaklı döviz geliri elde eden şirketlerin finans ve muhasebe birimlerini yakından ilgilendiriyor. Yeni sistemde dövizin kaynağının belgelenmesi, şirketin döviz pozisyonunun izlenmesi ve banka tarafından talep edilebilecek belgelerin hazırlanması önem kazanıyor.</p>

<p>Şirketlerin 1 Ekim 2026'dan önce mevcut döviz dönüşüm süreçlerini gözden geçirmeleri önem taşıyor. Özellikle daha önce verilmiş döviz almama taahhütleri bulunan firmaların eski yükümlülüklerini ayrıca takip etmesi gerekiyor; çünkü yeni sistemin başlaması önceki taahhüt ihlallerini ortadan kaldırmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Şirketler Açısından İki Kritik Tarih</h3>

<p>Yeni düzenlemede şirketlerin takip etmesi gereken iki temel tarih öne çıkıyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>1 Ekim 2026:</strong> Döviz pozisyonu oranını esas alan yeni denetim ve başvuru sisteminin yürürlüğe gireceği tarih.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>31 Ocak 2027:</strong> Yüzde 3 olarak uygulanan artırılmış döviz dönüşüm desteğinin mevcut düzenlemeye göre sona ereceği tarih.</p>
 </li>
</ol>

<p>Yurt dışı kaynaklı döviz geliri bulunan şirketler açısından bu süreç, sadece kur yönetimi açısından değil, döviz dönüşüm desteğinden yararlanma koşullarının hatasız kurgulanması bakımından da kritik bir dönem olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/doviz-donusum-destegi-degisiyor-1-ekim-2026da-yeni-kurallar-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/doviz-1.png" type="image/jpeg" length="58464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmalat Sektöründe 5 Puanlık SGK Prim İndirimi 2026 Sonunda Bitiyor]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/imalat-sektorunde-5-puanlik-sgk-prim-indirimi-2026-sonunda-bitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/imalat-sektorunde-5-puanlik-sgk-prim-indirimi-2026-sonunda-bitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmalat sektöründe uygulanan 5 puanlık SGK prim indirimi 2026 yılı sonuna kadar devam ediyor. İndirim şartlarını, 2027 işveren maliyetlerine olası etkisini ve şirketlerin yıl sonundan önce kontrol etmesi gereken noktaları inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>İmalat Sektöründe 5 Puanlık SGK Avantajı İçin Son Döneme Girildi: Uygulama 2026 Sonunda Sona Eriyor</h1>

<p>İmalat sektöründe faaliyet gösteren özel sektör işverenlerinin işçilik maliyetlerini doğrudan etkileyen 5 puanlık SGK prim indirimi için kritik döneme girildi. Sosyal Güvenlik Kurumunun 2026 yılı güncel teşvik açıklamasına göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları işveren hissesi üzerinden uygulanan indirim, imalat sektöründeki işyerlerinde 31 Aralık 2026'ya kadar 5 puan olarak devam edecek. Mevcut düzenleme değişmediği takdirde imalat sektörüne tanınan bu özel 5 puanlık uygulamanın 2026 yılı sonunda sona ermesi, 2027 yılında işverenlerin SGK maliyetlerini doğrudan etkileyebilecek.</p>

<h3>İmalat Sektörüne 2026 Sonuna Kadar Özel Uygulama</h3>

<p>SGK'nın güncel açıklamasına göre özel sektör işverenleri için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları işveren hissesinde 2 puanlık indirim uygulanıyor. Ancak imalat sektöründeki işyerleri için geçici olarak daha avantajlı bir düzenleme bulunuyor.</p>

<p>Bu işyerlerinde söz konusu indirim 2026 yılı sonuna kadar 5 puan olarak uygulanmaya devam ediyor. Düzenlemenin yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile geçici 108'inci maddesi oluşturuyor. Başka bir ifadeyle imalat sektöründeki uygun bir işyeri, diğer şartları da yerine getirmesi halinde sigortalının prime esas kazancı üzerinden hesaplanan ilgili işveren priminde daha yüksek bir indirimden yararlanabiliyor.</p>

<h3>5 Puanlık İndirim Şirketin Prim Maliyetini Doğrudan Azaltıyor</h3>

<p>Uygulamanın işletmeler açısından önemi, indirimin doğrudan prime esas kazanç üzerinden hesaplanmasından kaynaklanıyor.</p>

<p>Örneğin yalnızca mekanizmayı göstermek amacıyla bir çalışanın prime esas kazancının 50.000 TL olduğunu düşünelim:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>5 Puanlık İndirim:</strong> 50.000 TL × %5 = 2.500 TL tutarında aylık avantaj oluşturur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2 Puanlık İndirim:</strong> 50.000 TL × %2 = 1.000 TL olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fark:</strong> Çalışan başına aylık 1.500 TL seviyesindedir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Dolayısıyla çok sayıda çalışanı bulunan bir imalat işletmesinde 5 puan ile 2 puan arasındaki fark, toplam personel maliyetinde önemli bir tutara ulaşabilir. Bu örnek yalnızca indirimin matematiksel etkisini göstermek içindir; gerçek avantaj her sigortalının prime esas kazancı ve teşvikten yararlanma durumu üzerinden ayrıca hesaplanmalıdır.</p>

<h3>2027 Bütçesinde SGK Maliyetine Dikkat</h3>

<p>İmalat şirketleri açısından konunun bugün gündeme gelmesinin temel nedeni 2027 bütçe hazırlıklarının başlaması. SGK'nın mevcut açıklamasında 5 puanlık özel uygulamanın süresi 2026 yılı sonuna kadar gösteriliyor.</p>

<p>Bu nedenle şirketlerin 2027 personel bütçelerini hazırlarken mevcut 5 puanlık avantajın aynı şekilde devam edeceğini otomatik olarak varsaymaması gerekiyor. Yeni bir yasal düzenleme yapılmaması veya Cumhurbaşkanı uzatma yetkisinin kullanılmaması halinde 2026'ya özgü 5 puanlık avantajın sona ermesi, işveren maliyetinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle yüzlerce sigortalının çalıştığı üretim işletmelerinde birkaç puanlık prim değişikliği dahi yıllık bütçede ciddi fark yaratabilir.</p>

<h3>İndirim Otomatik ve Şartsız Değil</h3>

<p>İmalat sektöründe faaliyet göstermek tek başına 5 puanlık indirimden yararlanmak için yeterli değil. SGK'nın açıkladığı koşullara göre işverenin muhtasar ve prim hizmet beyannamesini yasal süresinde vermesi, primlerini zamanında ödemesi ve Türkiye genelinde SGK'ya vadesi geçmiş borcunun bulunmaması gerekiyor. Borcun yapılandırılmış veya tecil ve taksitlendirilmiş olması halinde ise ilgili ödeme planına düzenli şekilde uyulması önem taşıyor.</p>

<p>Ayrıca kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması ve gerçekte çalışmayan kişilerin sigortalı olarak bildirilmemesi gerekiyor. SGK, yapılan işin belirli kamu ihale ve alım/yapım işleri kapsamında olmamasını da yararlanma koşulları arasında sayıyor.</p>

<h3>SGK Borcu İndirim Hakkını Etkileyebilir</h3>

<p>İşverenlerin özellikle dikkat etmesi gereken noktalardan biri SGK borç durumu. İndirimden yararlanılabilmesi için Türkiye genelindeki prim, idari para cezası ve bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının ilgili şartlara uygun olması gerekiyor.</p>

<p>Borç bulunması her durumda avantajın tamamen kaybedileceği anlamına gelmiyor. SGK'nın açıklamasında yapılandırılmış veya tecil ve taksitlendirilmiş borçların düzenli ödenmesi halinde indirimden yararlanılabilmesine imkân tanındığı belirtiliyor. Bu nedenle imalat şirketlerinin teşvik kontrolünü yalnızca bordro hazırlanırken değil, şirketin genel SGK borç durumuyla birlikte yürütmesi gerekiyor.</p>

<h3>Kayıt Dışı İstihdam Teşvikleri de Riske Atıyor</h3>

<p>SGK teşviklerinde en önemli risklerden biri kayıt dışı istihdam. SGK'nın güncel teşvik açıklamasında, yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırılan kişilerin sigortalı olarak bildirilmediğinin veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi halinde belirli koşullarda teşviklerden yasaklama uygulanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 5 puanlık avantajdan yararlanan imalat şirketlerinde yalnızca prim hesaplamasının doğru yapılması yeterli değil. Personelin işe girişinden ücret ve prime esas kazanç bildirimlerine kadar SGK kayıtlarının fiili durumla uyumlu olması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Her Çalışan İçin 5 Puanlık İndirim Uygulanmıyor</h3>

<p>Uygulamanın kapsamı konusunda da dikkat edilmesi gereken istisnalar bulunuyor. SGK'nın teşvik dokümanında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlardan (emekliler) ve yurt dışında çalıştırılan sigortalılardan dolayı bu indirimden yararlanılamayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla şirketin imalat sektöründe bulunması, bordrodaki bütün çalışanlar için aynı teşvikin uygulanabileceği anlamına gelmiyor. Personelin sigortalılık statüsü de ayrı ayrı kontrol edilmeli.</p>

<h3>Muhasebe ve İnsan Kaynakları Birlikte Kontrol Etmeli</h3>

<p>SGK teşvikleri çoğu şirkette bordro işleminin bir parçası olarak görülse de 5 puanlık indirim doğrudan şirketin maliyet yapısını etkiliyor. Bu nedenle yılın son aylarına girilirken muhasebe, mali işler ve insan kaynakları birimlerinin birlikte kontrol yapması büyük fayda sağlıyor.</p>

<p>Özellikle kontrol edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İşyerinin teşvik kapsamındaki NACE imalat sektör kodunun doğruluğu,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Türkiye genelindeki SGK borç durumu ve tecil/taksitlendirme düzeni,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin süresinde verilmesi ve prim ödeme takvimi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiili durumla uyumlu personel kayıtları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emekli veya kapsam dışı sigortalı statülerinin tespiti.</p>
 </li>
</ul>

<p>Küçük bir bordro veya bildirim hatasının çok sayıda çalışan açısından tekrarlanması, şirketin toplam prim maliyetini beklenenden daha fazla etkileyebilir.</p>

<h3>2026'nın Son Ayları İmalat Şirketleri İçin Önemli</h3>

<p>SGK'nın güncel uygulamasında imalat sektörüne sağlanan 5 puanlık avantajın 2026 sonuna kadar devam edeceği açıkça belirtiliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönem iki açıdan önem taşıyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Şirketlerin 2026'nın kalan aylarında mevcut indirimden şartlara uygun şekilde yararlanmaya devam etmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2027 bütçesinin hazırlanırken 5 puanlık avantajın devam edeceğinin peşinen kabul edilmemesi.</p>
 </li>
</ol>

<p>Özellikle yüksek istihdamlı imalat işletmelerinde SGK primlerindeki birkaç puanlık değişiklik, yıllık personel bütçesinde önemli bir maliyet farkına dönüşebilir. Bu nedenle 31 Aralık 2026, imalat sektöründeki işverenler açısından yalnızca yıl sonu değil, mevcut SGK prim avantajının süresi bakımından da takip edilmesi gereken kritik bir tarihtir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, SGK</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/imalat-sektorunde-5-puanlik-sgk-prim-indirimi-2026-sonunda-bitiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/09/sgkdan-borc-ve-zamanasimi-sureclerinde-yeni-donem-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="40738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Etki Muhasebesi Nedir? Şirketlerin Çevresel ve Toplumsal Etkileri de Ölçülecek]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/etki-muhasebesi-nedir-sirketlerin-cevresel-ve-toplumsal-etkileri-de-olculecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/etki-muhasebesi-nedir-sirketlerin-cevresel-ve-toplumsal-etkileri-de-olculecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etki muhasebesi şirketlerin finansal performansının yanında çevresel ve toplumsal etkilerini de ölçmeyi ve raporlamayı hedefliyor. KGK'nın 2026 gündemine aldığı yeni yaklaşımın şirketler ve muhasebe dünyası için ne anlama geldiğini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Şirketlerin Performansında Yeni Ölçüm Dönemi: Finansal Sonuçların Yanına Çevresel ve Toplumsal Etki Geliyor</h1>

<p>Şirketlerin başarısını değerlendirirken yıllardır ciro, kârlılık, nakit akışı ve özkaynak gibi finansal göstergeler ön planda tutuluyor. Ancak kurumsal raporlama dünyasında giderek güçlenen yeni bir yaklaşım, şirketin yalnızca ne kadar kazandığına değil, faaliyetleri sonucunda çevre ve toplum üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna da bakıyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın adı <strong>Etki Muhasebesi</strong>.</p>

<p>Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) da konuyu 2026 gündemine taşıdı. Kurum, 18 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyurunun ardından 26 Ağustos'ta Etki Muhasebesi Webinarı düzenledi. KGK, etki muhasebesini işletmelerin finansal performansının yanı sıra toplumsal ve çevresel etkilerinin de ölçülüp raporlanmasını sağlayan bir yaklaşım olarak ele alıyor.</p>

<h3>Muhasebenin Bakış Açısı Genişliyor</h3>

<p>Geleneksel finansal muhasebenin temel görevi işletmenin ekonomik işlemlerini kayıt altına almak ve finansal durumuyla performansını belirli standartlar çerçevesinde ortaya koymaktır. Etki muhasebesi ise bunun yerine geçen yeni bir muhasebe sistemi olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Yaklaşım, finansal sonuçların yanında işletmenin faaliyetleri nedeniyle oluşan çevresel ve toplumsal etkilerin de ölçülebilir ve karşılaştırılabilir hale getirilmesini amaçlıyor. Örneğin bir üretim şirketi finansal tablolarında satış gelirini, maliyetlerini ve dönem kârını gösterebilir. Etki perspektifinden bakıldığında ise aynı şirketin üretim sürecinin çevresel sonuçları, kaynak kullanımı veya faaliyetlerinin toplum ve diğer paydaşlar üzerindeki etkileri de değerlendirmeye dahil ediliyor.</p>

<p>Böylece şirket performansına yalnızca "Ne kadar kâr edildi?" sorusuyla bakmak yerine, "Bu ekonomik faaliyet gerçekleştirilirken nasıl bir etki yaratıldı?" sorusu da eklenmiş oluyor.</p>

<h3>KGK Konuyu "Paradigma Değişimi" Başlığıyla Ele Aldı</h3>

<p>KGK'nın Ağustos ayında gerçekleştirdiği Etki Muhasebesi Webinarı'nın programında dikkat çekici başlıklardan biri doğrudan <strong>"Paradigma Değişimi"</strong> oldu.</p>

<p>Programda ayrıca etki muhasebesine genel bakış, etki ağırlıklı raporlama sürecinin aşamaları, küresel uygulamalar ve şirket örnekleri üzerinden etki değerlemesi ile mevcut sınırlamalar, uygulamadaki engeller ve küresel standartlaşma çalışmaları ele alındı. Bu çerçeve, konunun henüz yalnızca teknik bir muhasebe hesabından ibaret olmadığını, asıl değişimin şirket performansının tanımlanma biçiminde yaşandığını ortaya koyuyor.</p>

<h3>Finansal Olmayan Etkinin Ölçülebilir Hale Gelmesi Hedefleniyor</h3>

<p>Etki muhasebesinin önemli taraflarından biri, daha önce çoğunlukla nitel ifadelerle anlatılan bazı etkileri sistematik biçimde değerlendirmeye çalışmasıdır.</p>

<p>Şirketler sürdürülebilirlik çalışmalarında uzun süredir çevre, çalışanlar, toplum ve yönetişim gibi konular hakkında bilgi verebiliyor. Etki muhasebesi yaklaşımında ise bunun bir adım ötesine geçilerek ortaya çıkan etkinin ölçülmesi, değerlendirilmesi ve raporlamaya dahil edilmesi gündeme geliyor. KGK da yaklaşımın işletmelerin finansal ve finansal olmayan etkilerini bütüncül şekilde ortaya koyabilmesine yönelik olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla konu yalnızca çevre raporu hazırlamaktan daha geniş bir çerçeveye sahip.</p>

<h3>Bir Fabrikanın Kârı Tek Başına Bütün Hikâyeyi Anlatmayabilir</h3>

<p>Etki muhasebesinin temel yaklaşımı basit bir senaryo üzerinden daha net anlaşılabiliyor. İki üretim şirketinin de yıl sonunda aynı tutarda kâr açıkladığı varsayıldığında, geleneksel finansal değerlendirmede iki şirket arasında satışlar, maliyetler, borçluluk ve nakit üretme kapasitesi karşılaştırılabiliyor.</p>

<p>Etki perspektifi devreye girdiğinde ise değerlendirme genişliyor. Aynı ekonomik sonucu elde eden iki şirketin çevresel kaynak kullanımı, faaliyetlerinden etkilenen topluluklar veya oluşturdukları diğer toplumsal sonuçlar birbirinden çok farklı olabiliyor. Dolayısıyla finansal olarak birbirine benzeyen iki işletmenin toplam etkisi aynı olmuyor. Etki muhasebesinin çözmeye çalıştığı temel problemlerden biri de bu farkı görünür kılmak.</p>

<h3>Sürdürülebilirlik Raporlamasıyla Yakın İlişki</h3>

<p>Etki muhasebesi ile sürdürülebilirlik raporlaması birbirinden tamamen bağımsız alanlar değil. KGK, işletmelerin sürdürülebilirlik stratejileri ile raporlama süreçlerini bu yeni anlayışa uyumlu hale getirmesinin paydaş iletişimi, yatırımcı güveni ve kurumsal itibar açısından önem taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p>Türkiye'de sürdürülebilirlik raporlamasının gelişmesiyle birlikte finansal olmayan verilerin kurumsal raporlama içerisindeki ağırlığı zaten artıyor. Etki muhasebesi ise bu dönüşümün daha ileri bir aşamasını temsil ediyor: Şirketin çevresel ve toplumsal etkisinin yalnızca anlatılması değil, mümkün olduğu ölçüde ölçülebilir bir yapıya kavuşturulması.</p>

<h3>Türkiye'de Pilot Çalışmalar Başladı</h3>

<p>Konu yalnızca teorik tartışma düzeyinde kalmıyor. Etki Yatırımı Danışma Kurulu'nun (EYDK) 2026 etkinlik kayıtlarında <strong>"Türkiye'nin İlk Etki Muhasebesi Pilot Programı"</strong> kapsamında çalışmalar yürütüldüğü görülüyor. Programın tanıtım webinarı 24 Temmuz'da gerçekleştirilirken, 28 Ağustos'ta bilgilendirme çalıştayı düzenlendi.</p>

<p>Bu gelişmeler, Türkiye'de etki muhasebesinin uygulamadaki karşılığının da araştırılmaya başladığını gösteriyor. Ancak burada kritik bir hukuki ayrım bulunuyor.</p>

<h3>Bugün İçin Şirketlere Getirilmiş Genel Bir Muhasebe Zorunluluğu Değil</h3>

<p>Etki muhasebesinin gündeme gelmesi, Türkiye'deki bütün şirketlerin artık çevresel ve toplumsal etkilerini finansal tablolarına kaydetmek zorunda olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>KGK'nın Ağustos 2026 duyurusu bir mevzuat değişikliği veya yeni bir zorunlu muhasebe standardı ilanı değil; etki muhasebesi yaklaşımını ve bu alandaki güncel gelişmeleri ele alan bir webinar duyurusu niteliğinde. Bu ayrım doğrudan önem taşıyor. Dolayısıyla bugün itibarıyla şirketlerin çevresel etkilerini kanuni muhasebe kaydı olarak gösterme zorunluluğu bulunmuyor. Konunun gelişmekte olan bir kurumsal raporlama ve etki ölçümü yaklaşımı olarak değerlendirilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Standartlaşma Henüz Tamamlanmış Değil</h3>

<p>KGK'nın webinar programında etki muhasebesinin mevcut sınırları, uygulamadaki engeller ve küresel standartlaşma çalışmalarının ayrı bir başlık altında ele alınması dikkat çekiyor. Bunun temel bir nedeni var:</p>

<p>Finansal muhasebede bir varlığın, borcun, gelirin veya giderin nasıl ölçüleceğine ilişkin uzun yıllardır geliştirilen standartlar bulunuyor. Çevresel veya toplumsal etkinin parasal ya da başka bir ortak ölçü birimiyle ifade edilmesi ise çok daha karmaşık. Bir şirketin çevreye sağladığı fayda ile oluşturduğu maliyetin nasıl karşılaştırılacağı veya çalışanlar üzerindeki etkinin değerinin nasıl hesaplanacağı gibi teknik tartışmalar küresel ölçekte devam ediyor.</p>

<h3>Muhasebe ve Finans Birimlerinin Rolü Değişebilir</h3>

<p>Etki muhasebesinin yaygınlaşması halinde dönüşüm yalnızca sürdürülebilirlik departmanlarını ilgilendirmeyecektir. Muhasebe ve finans ekiplerinin de finansal olmayan verilerin ölçülmesi, kontrol edilmesi ve raporlama sistemlerine bağlanması süreçlerinde daha fazla rol üstlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Çünkü güvenilir bir raporlama yapısı kurulacaksa verinin nereden geldiğinin, nasıl hesaplandığının ve dönemler arasında tutarlı olup olmadığının izlenebilmesi gerekiyor. Bu da muhasebenin geleneksel kayıt ve kontrol fonksiyonunun daha geniş bir veri alanına taşınması anlamına geliyor.</p>

<h3>Yatırımcılar İçin Kârın Yanına Etki Kriteri Ekleniyor</h3>

<p>Etki muhasebesinin şirketler açısından önemli olabilecek taraflarından biri de yatırımcı ilişkileridir. KGK, bu yaklaşımın paydaş iletişimi, yatırımcı güveni ve kurumsal itibar yönetimi bakımından önem taşıdığını özellikle vurguluyor.</p>

<p>Bir şirket yüksek kârlılık açıklayabilir. Ancak bu kârın hangi kaynak kullanımıyla elde edildiği ve şirket faaliyetlerinin çevresel veya toplumsal sonuçları, yatırım kararlarında giderek daha fazla dikkate alınıyor. Böyle bir ortamda muhasebe ve kurumsal raporlamanın görevi de yalnızca geçmiş dönemde oluşan finansal sonucu göstermekten daha geniş bir noktaya taşınıyor.</p>

<h3>Şirketlerin Şimdiden Hazırlanabileceği Alanlar Var</h3>

<p>Henüz bütün şirketleri kapsayan zorunlu bir etki muhasebesi standardı bulunmasa da işletmeler açısından bu gelişmeleri takip etmek önem taşıyor. Özellikle TFRS'ye göre finansal raporlama yapan şirketler, bağımsız denetime tabi işletmeler ve sürdürülebilirlik raporlaması yapan kuruluşlar açısından çevresel ve toplumsal verilerin sistemik olarak üretilmesi gelecekte kritik hale gelecektir.</p>

<p>Nitekim KGK'nın webinar hedef kitlesinde bağımsız denetçiler ve denetim kuruluşlarının yanı sıra TFRS'ye uygun finansal raporlama yapan şirketler, mali müşavirler ve finansal raporlama uzmanları da yer alıyor. Bu durum, konunun doğrudan muhasebe ve denetim mesleğinin geleceğine yerleştiğini açıkça gösteriyor.</p>

<h3>Muhasebe Artık Yalnızca "Ne Kazandık?" Sorusuna Bakmayabilir</h3>

<p>Etki muhasebesi henüz gelişimini sürdüren ve küresel standartlaşma çalışmalarının devam ettiği bir alandır. Ancak yönelim nettir: Şirket performansının yalnızca finansal sonuçlarla değerlendirilmesi yerine finansal, çevresel ve toplumsal sonuçların birlikte görülebildiği daha bütüncül bir raporlama yapısı şekillenmektedir.</p>

<p>Türkiye'de KGK'nın konuyu doğrudan gündemine alması ve etki muhasebesine yönelik pilot çalışmaların başlaması da bu dönüşümün yakından takip edildiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/etki-muhasebesi-nedir-sirketlerin-cevresel-ve-toplumsal-etkileri-de-olculecek</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/02/muhasebe-3.webp" type="image/jpeg" length="85571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijital Vergi Dairesi'ne 4 Yeni Hizmet Eklendi: ÖTV Teminatı, EK-11, EK-12 ve Ödeme İşlemleri]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/dijital-vergi-dairesine-4-yeni-hizmet-eklendi-otv-teminati-ek-11-ek-12-ve-odeme-islemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/dijital-vergi-dairesine-4-yeni-hizmet-eklendi-otv-teminati-ek-11-ek-12-ve-odeme-islemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Vergi Dairesi'ne dört yeni hizmet eklendi. İthalde ÖTV teminat talepleri, EK-11 ve EK-12 sorgulama, yabancı plaka ödeme doğrulama ve ilk tescil trafik cezası işlemlerindeki yenilikleri inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Dijital Vergi Dairesi'nde İşlem Alanı Genişledi: Dört Yeni Hizmet Kullanıma Açıldı</h1>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), vergi işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesine yönelik yürüttüğü dijitalleşme çalışmaları kapsamında Dijital Vergi Dairesi'ne dört yeni hizmet ekledi. 27 Ağustos 2026 tarihli resmi duyuruyla açıklanan yeni hizmetler; ithalatta ÖTV teminat işlemlerinden EK-11 ve EK-12 bilgi formu sorgulamalarına, yabancı plaka ve pasaport numarasıyla yapılan ödemelerin doğrulanmasından ilk tescil trafik cezalarının ödenmesine kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>

<p>Yeni uygulamalar özellikle ithalat ve ÖTV süreçlerini takip eden işletmeler açısından kritik yenilikler içeriyor. Daha önce farklı kanallardan yürütülen bazı sorgulama ve talep işlemlerinin Dijital Vergi Dairesi çatısı altına alınması, vergi operasyonlarının tek bir dijital platformda toplanması stratejisinin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<h3>İthalde Alınan ÖTV Teminatları İçin Elektronik Talep Dönemi</h3>

<p>Yeni hizmet paketi kapsamında şirketlerin en çok dikkatini çeken alanlardan biri ithalde alınan ÖTV teminatlarına ilişkin yapılan düzenleme oldu.</p>

<p>Sistem altyapısına eklenen <strong>“ÖTV İşlemleri / İthalde Alınan ÖTV Teminatlarına İlişkin Taleplerim”</strong> menüsü erişime açıldı. ÖTV'ye tabi malların ithalatını gerçekleştiren mükellefler, ithalde alınan ÖTV teminatlarına ilişkin dilekçe ve taleplerini artık doğrudan Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda oluşturabiliyor. Bu yenilik, teminat iade ve mahsup süreçlerini takip eden firmalar için zaman ve operasyonel kolaylık sağlıyor.</p>

<h3>EK-11 ve EK-12 Bilgi Formları Dijital Vergi Dairesi'nden Sorgulanabilecek</h3>

<p>GİB’in duyurduğu bir diğer kritik hizmet ise <strong>EK-11 ve EK-12 Bilgi Formu Sorgulama</strong> ekranı oldu. Kullanıcılar, Dijital Vergi Dairesi içinde yer alan <strong>“ÖTV İşlemleri / EK-11, EK-12 Bilgi Formu Sorgulama”</strong> sekmesini kullanarak ilgili formların durumunu sorgulayabiliyor.</p>

<p>EK-11 ve EK-12 formları, özellikle ÖTV (I) sayılı listede yer alan malların ithalatında idareye verilen teminatların çözüm sürecinde hayati bir rol oynuyor. Yeni sorgulama ekranı sayesinde mükellefler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İthal edilen ürünler için verilen toplam teminat tutarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çözümü tamamlanan teminat miktarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gümrük beyannamesi bazında çözülebilir durumdaki kalan teminat tutarını anlık olarak izleyebiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ekranın detay bölümünde ise ilgili gümrük beyannamesine ait EK-11 verileri ile bu beyanname için düzenlenen EK-12 formlarında yer alan bilgiler şeffaf bir şekilde görüntülenebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yabancı Plaka ve Pasaport Numarasıyla Yapılan Ödemeler Doğrulanabilecek</h3>

<p>Dijital Vergi Dairesi ana sayfasına eklenen bir diğer modül ise <strong>“Yabancı Plaka / Pasaport Numarası Ödemeleri Doğrulama”</strong> ekranı oldu.</p>

<p>Bu hizmetin en belirgin özelliği, sisteme kullanıcı girişi (şifreli giriş) yapmaya gerek kalmadan doğrudan ana sayfa üzerinden kullanılabilmesi. Yabancı plaka veya pasaport numarası kullanılarak gerçekleştirilen ödemelere ait dekont ve ödeme belgeleri bu ekran aracılığıyla elektronik ortamda teyit edilebiliyor. Böylece ödemelerin geçerliliği hızlıca doğrulanabiliyor.</p>

<h3>İlk Tescil Trafik Cezaları Referans Numarasıyla Ödenebilecek</h3>

<p>Duyurulan dördüncü hizmet ise <strong>9348-Karayolları Trafik Kanunu İlk Tescil İdari Para Cezaları</strong> ödeme süreçlerini kapsıyor.</p>

<p>İlk tescil idari para cezaları, Dijital Vergi Dairesi ana sayfasında yer alan <strong>“Referans Numarası ile Ödeme”</strong> sekmesi üzerinden tahsil edilebiliyor. Bu işlem de yine kullanıcı girişi gerektirmeyen şifresiz hizmetler arasında yer alıyor. Mükellefler veya ilgililer, kendilerine verilen referans numarasını girerek cezaları güvenli bir şekilde ödeyebiliyor.</p>

<h3>Özellikle İthalat Yapan Şirketlerin Operasyonel Takibi Kolaylaşıyor</h3>

<p>Duyurulan hizmetler farklı mükellef gruplarına hitap etmekle birlikte, kurumsal şirketler açısından en somut etki ÖTV süreçlerinde görülüyor. ÖTV kapsamındaki ürünlerin ithalatını gerçekleştiren işletmelerin;</p>

<ul>
 <li>
 <p>İthalde alınan ÖTV teminat taleplerini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>EK-11 bilgi formlarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>EK-12 bilgi formlarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gümrük beyannamesi bazlı teminat çözüm durumlarını tek bir portal üzerinden izleyebilmesi, gümrük ve finans departmanlarının iş yükünü hafifletiyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Vergi İşlemlerinde Dijital Dönüşüm Sürüyor</h3>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 27 Ağustos 2026 tarihli duyurusu, vergi süreçlerindeki dijitalleşmenin bir adımı olarak öne çıkıyor. Açıklanan yeni ekranlar mükelleflere yeni bir vergi yükümlülüğü veya mali maliyet getirmemekte; aksine mevcut idari prosedürlerin dijital platform üzerinden daha hızlı yürütülmesine imkan tanımaktadır.</p>

<p>Özellikle ithalat operasyonları yürüten ve ÖTV teminatı veren firmaların, Dijital Vergi Dairesi'ndeki bu yeni sekmeleri inceleyerek dahili takip sistemlerini güncellemeleri önerilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/dijital-vergi-dairesine-4-yeni-hizmet-eklendi-otv-teminati-ek-11-ek-12-ve-odeme-islemleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/teminat-talepleri.png" type="image/jpeg" length="63544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YMM Tasdik Raporunda Yanlış Bilgi: Mükellef ve YMM'nin Müşterek ve Müteselsil Sorumluluğu]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/ymm-tasdik-raporunda-yanlis-bilgi-mukellef-ve-ymmnin-musterek-ve-muteselsil-sorumlulugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/ymm-tasdik-raporunda-yanlis-bilgi-mukellef-ve-ymmnin-musterek-ve-muteselsil-sorumlulugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YMM tasdik raporunda yanlış bilgi bulunursa kim sorumlu olur? 3568 sayılı Kanun kapsamında mükellef ile YMM'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğunu, tasdik kapsamını ve yanlış tasdikin sonuçlarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>YMM Tasdik Raporunda Hatalı Bilgi Ağır Sonuç Doğurabilir: Sorumluluk Yalnızca Mükellefe Ait Değil</h1>

<p>Yeminli Mali Müşavir (YMM) tarafından düzenlenen bir tasdik raporu, sadece şirketin sunduğu verilerin bir araya getirildiği rutin bir belge niteliği taşımıyor. Tasdik işlemi; mali tabloların, beyannamelerin, hesapların ve ilgili tüm parasal hareketlerin mevzuata uygunluğunun belirlenen kapsam dahilinde incelenmesine dayanıyor.</p>

<p>Tasdik edilen bir işlemin gerçeği yansıtmadığının sonradan tespit edilmesi durumunda, konu sadece mükellefin vergi sorumluluğuyla sınırlı kalmayabiliyor. 3568 sayılı Kanun'un 12'nci maddesi uyarınca YMM'ler yaptıkları tasdikin doğruluğundan doğrudan sorumlu tutuluyor. Tasdikin gerçeğe uygun olmaması halinde, tasdikin kapsamıyla sınırlı kalmak kaydıyla ziyaa uğratılan vergiler ve kesilecek cezalar açısından mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk gündeme geliyor. Bu yasal çerçeve, tasdik raporundaki verilerin neden her iki taraf için de kapsamlı bir denetim sürecinden geçmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.</p>

<h3>YMM'nin İmzası Şekli Bir Onay Anlamına Gelmiyor</h3>

<p>3568 sayılı Kanun kapsamında YMM'ler; gerçek ve tüzel kişilerin mali tablolarının, beyannamelerinin mevzuat hükümlerine, muhasebe prensiplerine ve standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik ediyor.</p>

<p>Tasdik Yönetmeliği'nde ise bu kavram; ilgili konu ve belgelerin denetleme ilke ve standartlarına göre incelenmesi, sonuçta bunların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının imza ve mühür kullanılarak tespit edilip rapora bağlanması olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla YMM raporunun altındaki imza basit bir onay niteliği taşımıyor. YMM, tasdik kapsamına aldığı alanlarda yürüttüğü incelemenin sonucunu doğrudan mesleki ve hukuki sorumluluk üstlenerek rapora bağlıyor.</p>

<h3>Sorumluluğun Temel Sınırı: "Tasdik Kapsamı"</h3>

<p>YMM sorumluluğu değerlendirilirken en kritik kavramlardan biri tasdikin kapsamı olarak öne çıkıyor. Kanun kapsamında YMM'nin sorumluluğu ucu açık bir şekilde kurgulanmamıştır. Müşterek ve müteselsil sorumluluk, düzenlenen raporun açıkça belirtilen kapsamıyla sınırlandırılmıştır.</p>

<p>Bir şirketin YMM ile tasdik sözleşmesinin bulunması, o şirkette gerçekleşen her türlü usulsüzlükten YMM'nin otomatik olarak sorumlu olacağı anlamına gelmiyor. Olası bir denetimde öncelikle tartışmalı işlemin düzenlenen tasdik raporunun kapsamına girip girmediği inceleniyor. Hangi konunun tasdik edildiği, hangi dönemin incelendiği ve saptanan hatanın bu sınırlar içinde kalıp kalmadığı sorumluluğun ana parametrelerini oluşturuyor.</p>

<h3>Müştereken ve Müteselsilen Sorumluluk Mali Sonuçlar Doğuruyor</h3>

<p>3568 sayılı Kanun'un ve Tasdik Yönetmeliği'nin 20'nci maddesinin en kritik boyutu, tasdikin doğru olmaması durumunda ortaya çıkan müşterek ve müteselsil sorumluluk mekanizmasıdır. Yönetmelik; YMM'nin incelediği ve rapora bağladığı konu ve belgelerin gerçeği yansıtmaması halinde, tasdik kapsamıyla sınırlı olmak üzere doğacak vergi ve cezalardan mükellefle birlikte sorumlu olacağını net bir biçimde düzenliyor.</p>

<p>Bu durum, hatalı bir tasdik raporunun sonucunun sadece belgenin düzeltilmesiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Vergi kaybının oluştuğu senaryolarda YMM açısından doğrudan mali tazmin süreçleri başlayabiliyor.</p>

<h3>Her Muhasebe Hatası Otomatik Olarak YMM Borcu Doğurmuyor</h3>

<p>Bir işletmede yanlış muhasebe kaydı yapılması veya vergi incelemesinde matrah farkı bulunması, YMM'nin doğrudan borçlu çıkarılacağı anlamına gelmiyor. Sistemin işlemesi için belirli prosedürlerin tamamlanması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tespit edilen matrah farkının doğrudan tasdik kapsamıyla olan ilişkisi tespiti,</p>
 </li>
 <li>
 <p>YMM'nin mali sorumluluğu ile disiplin sorumluluğunun ayrı ve müstakil raporlarla belgelenmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>YMM'ye yazılı savunma hakkının tanınması (Savunma isteminin tebliğinden itibaren 30 gün içinde yanıt verilmesi gerekiyor).</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu yasal prosedürler, "şirkette hata bulundu, YMM de otomatik olarak öder" şeklindeki basit bir anlayışın önüne geçiyor.</p>

<h3>Mükellefin Kendi Sorumluluğu Devam Ediyor</h3>

<p>Şirketin bir YMM ile anlaşmış olması, mükellefin vergi kanunları karşısındaki asli sorumluluklarını ortadan kaldırmıyor. Defter ve belgelerin doğru tutulması, işlemlerin gerçek mahiyetine uygun kaydedilmesi ve YMM'ye sunulan belgelerin doğruluğu öncelikle mükellefin yükümlülüğündedir.</p>

<p>Şirket yönetiminin sahte veya yanıltıcı bir belgeyi YMM'ye sunması ya da kritik bir bilgiyi denetimden gizlemesi durumunda, "YMM raporumuz var" denilerek sorumluluktan kaçınmak mümkün olmuyor. Tasdik süreci mükellefin yasal yükümlülüklerini devralmıyor; aksine şirketin YMM'ye eksiksiz ve doğru bilgi akışı sağlamasını zorunlu kılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YMM Sadece Beyanla Yetinmekle Yükümlü Değil</h3>

<p>Mesleğin diğer tarafında ise YMM'nin inceleme ve araştırma sorumluluğu bulunuyor. Tasdik Yönetmeliği'nin 20'nci maddesi uyarınca, Bakanlık tebliğleriyle tasdik kapsamında araştırılması öngörülen hususların YMM tarafından detaylıca incelenmesi zorunlu kılınıyor.</p>

<p>Tasdik sisteminin temel mantığı, mükellefin sunduğu verileri kontrol etmeden rapora aktarmak değildir. YMM'nin mesleki standartlar çerçevesinde gerekli incelemeleri yürütmesi, yeterli ve uygun kanıtları toplaması ve ulaştığı kanaati raporlaştırması gerekiyor. Bu nedenle "mükellef bu şekilde beyan etti" gerekçesi, tasdik kapsamındaki bir konu için tek başına yeterli bir savunma oluşturmuyor.</p>

<h3>Küçük Bir Rakam Yanlışlığı Büyük Mali Riskler Üretebilir</h3>

<p>Tasdik raporundaki bir hatanın etki alanı, yanlış bilginin niteliğine göre katlanarak büyüme potansiyeli taşıyor. Yararlanılan bir istisnanın şartlarının taşınmaması, indirim tutarlarının hatalı hesaplanması veya KDV iadesine esas olan işlemlerin gerçeği yansıtmaması doğrudan vergi ziyaına yol açabiliyor.</p>

<p>Böyle bir durumda konu basit bir düzeltme fişinin ötesine geçerek; vergi aslı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizlerinden oluşan ağır bir bilançoya dönüşüyor. Rapor genelinde küçük görünen bir verinin dahi vergisel sonucu etkilemesi, bilginin kritik önemini ortaya koyuyor.</p>

<h3>2026 Yılında Tasdik Alanı Daha da Genişledi</h3>

<p>YMM tasdik sisteminin kapsama alanı 2026 yılında yürürlüğe giren yeni mevzuatlarla daha da genişledi. 30 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 49 Sıra No.lu SMYYM Kanunu Genel Tebliği; gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki belirli istisna ve indirimlerin yanı sıra yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamalarında YMM tasdik raporlarına ilişkin yeni usul ve esasları belirledi.</p>

<p>Bu düzenlemeler, şirketlerin yararlandıkları vergisel avantajların hesaplama altyapısını ve belge düzenini çok daha titiz bir şekilde hazırlamasını gerekli kılıyor. Artık sadece nihai rakamın doğruluğu değil, o rakama ulaşırken kullanılan metodolojinin de kanıtlanabilir olması aranıyor.</p>

<h3>Tasdik Raporu Vergi İnceleme Riskini Sıfırlamıyor</h3>

<p>İş dünyasında sık yapılan hatalardan biri, tasdik raporunun şirketi vergi incelemelerinden tamamen muaf tutacağı düşüncesidir. 3568 sayılı Kanun uyarınca tasdik edilmiş mali tablolar, tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş belge olarak kabul edilse de kamu idaresinin teftiş ve inceleme yetkisi saklı tutuluyor.</p>

<p>Şirketin tam tasdik yaptırmış olması veya ilgili bir işlem için YMM raporu alması, idarenin o şirketi vergi incelemesine almasını engellemiyor. Tasdik, kurum içi bir kontrol ve güvence mekanizması sağlarken vergi incelemelerine karşı mutlak bir dokunulmazlık zırhı oluşturmuyor.</p>

<h3>Şirketler YMM'ye Sadece Mizan Göndermekle Yetinmemeli</h3>

<p>Uygulamada karşılaşılan en büyük operasyonel zafiyetlerden biri, YMM ile olan bilgi akışının sadece muhasebe mizanları üzerinden yürütülmesidir. Oysa pek çok vergisel risk doğrudan mizan kalemlerinden anlaşılamayabilir.</p>

<p>Yeni bir ticari sözleşmenin imzalanması, ilişkili taraflarla yapılan işlemler, faydalanılan teşvikler veya yurt dışı operasyon yapıları gibi süreçlerden YMM'nin zamanında haberdar edilmesi gerekiyor. Muhasebe kaydı teknik olarak doğru görünse bile, işlemin hukuki mahiyeti farklı bir vergilendirme rejimine tabi olabilir. Şirket yönetimi, finans departmanı ve YMM arasındaki sürekli iletişim bu riskleri en aza indiriyor.</p>

<h3>Çalışma Dosyasının Varlığı Hayati Önem Taşıyor</h3>

<p>Tasdik sürecinin niteliği sadece teslim edilen nihai rapordan ibaret değildir. Hangi belgelerin kontrol edildiği, hangi doğrulamaların yapıldığı, mükelleften alınan yazılı beyanlar ve tespit edilen risklerin nasıl analiz edildiği YMM'nin çalışma dosyasında izlenebilir olmak zorundadır.</p>

<p>Eksiksiz tutulan bir çalışma dosyası, denetim sürecini kolaylaştırmanın yanı sıra, ileride doğabilecek olası bir sorumluluk incelemesinde YMM'nin mesleki özen borcunu nasıl yerine getirdiğini kanıtlayan en önemli hukuki dayanaktır.</p>

<h3>Mükellef ile YMM Arasındaki Sorumluluk Çerçevesi</h3>

<p>İki taraf arasındaki sorumluluk sınırı net ilkelerle ayrılmaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Mükellef:</strong> Ticari işlemlerinin gerçekliğinden, defter-belge düzeninin doğruluğundan ve beyanlarının yasal mevzuata uygunluğundan sorumludur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>YMM:</strong> Gerçekleştirdiği tasdik işleminin doğruluğundan, tasdik raporunun kapsamında yer alan mesleki incelemelerin eksiksiz yürütülmesinden sorumludur.</p>
 </li>
</ul>

<p>Tasdikin hatalı yapılması ve vergi kaybının oluşması halinde, kanuni şartların gerçekleşmesiyle YMM için de müşterek ve müteselsil mali sorumluluk doğmaktadır.</p>

<h3>En Etkili Koruma: İzlenebilir Kontrol ve Doğru Belge</h3>

<p>Tasdik sisteminde riskleri yönetmenin en sağlıklı yolu, rapor yazım aşamasında değil, sürecin en başından itibaren güçlü bir kontrol zinciri kurmaktır. Şirketlerin belgeleri eksiksiz kurgulaması ve şeffaf veri paylaşımı yapması; YMM'lerin ise tasdik kapsamını net belirleyerek yeterli kanıtlarla çalışma dosyasını oluşturması şarttır.</p>

<p>YMM tasdik raporu bir formalite değil, tarafları mali ve hukuki olarak bağlayan bir vergi güvenliği sürecidir. Yanlış tasdikin mali sonuçları mükelleften YMM'ye kadar uzanan geniş bir sorumluluk alanı yaratmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/ymm-tasdik-raporunda-yanlis-bilgi-mukellef-ve-ymmnin-musterek-ve-muteselsil-sorumlulugu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/ymm-tasdik-raporu.png" type="image/jpeg" length="45615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şirket İçi Hileyi Erken Gösteren 6 Rapor: İç Kontrolde Kritik Erken Uyarı Sinyalleri]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/sirket-ici-hileyi-erken-gosteren-6-rapor-ic-kontrolde-kritik-erken-uyari-sinyalleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/sirket-ici-hileyi-erken-gosteren-6-rapor-ic-kontrolde-kritik-erken-uyari-sinyalleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şirket içi hile ve usulsüzlükler büyük olaylarla başlamaz. Mükerrer ödeme, IBAN değişikliği, manuel kayıt ve stok düzeltme raporlarıyla riskleri krize dönüşmeden tespit edin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Şirket İçi Hile Büyük Olaylarla Başlamıyor: Tekrarlayan Küçük İstisnalar Erken Uyarı Verebilir</h1>

<p>Şirketlerde hile ve usulsüzlük denildiğinde çoğu zaman akla yüksek tutarlı para transferleri, sahte faturalar veya büyük stok kayıpları geliyor. Oysa şirket içi kontrol açısından risk, her zaman tek seferde gerçekleşen büyük bir işlemle ortaya çıkmayabilir.</p>

<p>Aynı faturanın ikinci kez ödenmesi, tedarikçi IBAN bilgisinin değiştirilmesi, mesai saatleri dışında yapılan manuel muhasebe kayıtları, sürekli aynı depoda oluşan stok düzeltmeleri veya belirli müşterilerde yoğunlaşan olağandışı iskonto ve iadeler ilk bakışta basit bir hata gibi değerlendirilebilir.</p>

<p>Bunlardan herhangi biri gerçekten de tek başına bir hata olabilir. Ancak aynı kullanıcıda, aynı tedarikçide, aynı müşteride veya belirli dönemlerde tekrar eden istisnalar, şirketin daha yakından incelemesi gereken bir kontrol sinyaline dönüşebilir. Bu nedenle şirketlerin yalnızca toplam rakamları değil, istisnayı oluşturan işlemi, işlemi yapan kullanıcıyı ve işlemin gerçekleştiği zamanı da izleyebilmesi önem taşıyor.</p>

<h3>Hileyi Tespit Etmekten Önce Anormalliği Görmek Gerekiyor</h3>

<p>Bir şirketin muhasebe kayıtlarında olağan dışı bir işlem görülmesi, o işlemin doğrudan hile olduğu anlamına gelmez. Örneğin aynı faturanın iki defa sisteme girilmesi dikkatsizlikten kaynaklanabilir. Stok düzeltmesi fiziksel sayım farkının giderilmesi amacıyla yapılmış olabilir. Bir müşteriye yüksek iskonto uygulanmasının geçerli ticari bir nedeni bulunabilir.</p>

<p>İç kontrol açısından asıl dikkat edilmesi gereken nokta <strong>tekrar ve örüntüdür</strong>.</p>

<p>Aynı personelin sürekli manuel kayıt girmesi, aynı tedarikçinin banka bilgilerinin sık değiştirilmesi veya belirli bir kullanıcının sürekli yüksek tutarlı iskonto işlemleri gerçekleştirmesi durumunda işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çünkü tek tek normal açıklaması bulunabilen hareketler, bir araya getirildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkarabilir.</p>

<h3>Erken Uyarı Sağlayan 6 Kritik İç Kontrol Raporu</h3>

<p>Şirketlerin iç kontrol yapısında krizler oluşmadan önce dikkatle izlemesi gereken altı temel rapor öne çıkıyor:</p>

<h4>1. Mükerrer Ödeme Raporu</h4>

<p>Şirketlerin düzenli kontrol edebileceği alanların başında mükerrer ödemeler geliyor. Aynı tedarikçiye ait aynı veya benzer faturanın iki kez kaydedilmesi, farklı belge numarası kullanılarak aynı ödemenin tekrar oluşturulması ya da ödeme listesine aynı borcun ikinci kez dahil edilmesi doğrudan nakit kaybına neden olabilir. Bu durum her zaman kötü niyetli olmak zorunda değil; yoğun muhasebe dönemlerinde operasyonel hata nedeniyle de gerçekleşebilir.</p>

<p>Ancak ödeme gerçekleştikten sonra fark edilmesi yerine ödeme öncesinde raporlanması çok daha etkili bir kontrol sağlar. Tedarikçi, fatura numarası, fatura tarihi, tutar ve ödeme bilgileri üzerinden benzer kayıtların karşılaştırılması mükerrer ödeme riskini azaltır.</p>

<h4>2. Ana Veri Değişiklik Raporu</h4>

<p>Şirketin ERP veya muhasebe sistemindeki ana veriler de finansal işlemler kadar önemlidir. Tedarikçinin banka hesabı değiştirildiğinde sistemde yalnızca birkaç karakterlik bir değişiklik yapılmış gibi görünebilir. Ancak sonraki milyonlarca liralık ödeme artık farklı bir hesaba yönlendirilebilir.</p>

<p>Bu nedenle ana veri değişiklik raporu kritik bir erken uyarı aracıdır. Raporda yalnızca hangi IBAN'ın değiştiği değil; <i>değişikliği yapan kullanıcı, değişiklik zamanı, eski bilgi, yeni bilgi ve varsa onaylayan kullanıcı</i> da görülebilmelidir.</p>

<h4>3. Manuel Muhasebe Fişleri Raporu</h4>

<p>Muhasebe sistemlerinde işlemlerin önemli bölümü satış, satın alma, banka, bordro veya stok modüllerinden otomatik olarak muhasebeleşir. Buna karşılık manuel muhasebe fişleri, kullanıcının doğrudan hesap ve tutar seçerek kayıt oluşturmasına imkân verir. Manuel kayıt kullanılması başlı başına yanlış değildir; düzeltme, tahakkuk veya dönem sonu işlemleri nedeniyle gerekli olabilir.</p>

<p>Ancak manuel fişlerin sayısının olağandışı yükselmesi, sürekli aynı kullanıcı tarafından oluşturulması veya <strong>mesai saatleri dışında</strong> yoğunlaşması incelenmeye değer bir durumdur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>4. Stok Düzeltme Raporu</h4>

<p>Muhasebe kayıtları ile fiziksel stokların birbirini tutmaması halinde düzeltme işlemleri yapılması gerekebilir. Fakat aynı ürün, depo veya kullanıcı üzerinde sürekli stok farkı oluşması yalnızca muhasebe problemi olmayabilir. Yanlış giriş-çıkış kaydı, sayım hatası, fire, üretim kaybı veya süreç eksikliği söz konusu olabileceği gibi, izinsiz stok çıkışı gibi risklerin de değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Stok düzeltme raporunda yalnızca toplam düzeltme tutarına bakılması yeterli değildir; <i>hangi ürünün sürekli düzeltildiği, hangi depoda fark oluştuğu, işlemi hangi kullanıcının yaptığı ve tarihler</i> birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<h4>5. İskonto ve İade Raporu</h4>

<p>Satış departmanında iskonto ve iade işlemleri ticari hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak şirketin standart fiyatlama veya yetki sınırlarının üzerinde yapılan işlemler ayrı bir kontrol alanı oluşturur.</p>

<p>Belirli bir satış personelinin sürekli yüksek iskonto uygulaması, aynı müşterilerde olağan dışı iadelerin yoğunlaşması veya dönem sonlarına yakın iade hareketlerinin artması incelenebilir. Burada önemli olan yine tek bir işlem değil, işlemlerin zaman içerisindeki davranışıdır. Raporların <i>müşteri, kullanıcı, tutar, oran ve tarih</i> kırılımında hazırlanması anlamlı sonuç verir.</p>

<h4>6. Kullanıcı Hareket (Log) Raporu</h4>

<p>Güçlü bir kontrol sisteminin yalnızca <i>"Hangi işlem yapıldı?"</i> sorusuna cevap vermesi yeterli değildir. <i>"Kim yaptı, ne zaman yaptı ve sonradan değiştirdi mi?"</i> sorularının da cevaplanabilmesi gerekir.</p>

<p>ERP ve muhasebe yazılımlarındaki kullanıcı hareket kayıtları önemli bir kontrol kaynağıdır. Mesai dışında gerçekleştirilen kritik işlemler, kayıt silme girişimleri, geçmiş tarihli değişiklikler veya yetki değişiklikleri düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Kayıt üzerinde sonradan yapılan değişikliklerin iz bırakmadan gerçekleştirilebildiği sistemler önemli bir iç kontrol zafiyeti yaratır.</p>

<h3>Aynı Kullanıcı Birden Fazla Raporda Görünüyorsa Risk Artabilir</h3>

<p>Bu raporların her biri tek başına yararlı olabilir ancak asıl değer, verilerin birbiriyle ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkar.</p>

<blockquote>
<p><strong>Örnek Senaryo:</strong></p>

<p>Bir çalışanın yalnızca birkaç manuel muhasebe fişi oluşturması olağan olabilir. Fakat aynı çalışan;</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Tedarikçi banka bilgisini değiştiriyor,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ardından manuel kayıt oluşturuyor,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aynı tedarikçiye ilişkin ödeme işlemlerinde bulunuyor,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ve bütün bunları olağan çalışma saatlerinin dışında gerçekleştiriyorsa,</p>
 </li>
</ol>

<p>Tek tek değerlendirildiğinde normal görülebilecek hareketler birlikte incelendiğinde daha güçlü bir kontrol sinyali oluşturur.</p>
</blockquote>

<h3>Yetki Ayrılığı Hile Riskini Azaltan Temel Kontrollerden</h3>

<p>Raporlama problemin ortaya çıkmasını görünür hale getirirken, güçlü bir iç kontrol sistemi problemi oluşmadan da sınırlamaya çalışır. Bunun en temel yöntemlerinden biri <strong>görevler ayrılığıdır</strong>.</p>

<p>Örneğin tedarikçi kaydını oluşturan kişinin aynı zamanda banka hesabını değiştirip ödemeyi onaylaması kontrol açısından riskli bir yapı oluşturur. Benzer şekilde satış personelinin kendi yetki sınırının üzerinde iskontoyu tek başına onaylayabilmesi veya stok kaydını yapan kişinin sayım farkını yine kendisinin kapatabilmesi kontrol mekanizmasını zayıflatır. Kayıt, onay, ödeme ve kontrol fonksiyonlarının farklı kişiler arasında dağıtılması riski azaltır.</p>

<h3>Raporun Sadece Toplam Tutarı Göstermesi Yeterli Değil</h3>

<p>Şirket yönetimine sunulan raporlarda sık yapılan hatalardan biri yalnızca toplam rakamların gösterilmesidir. Örneğin aylık toplam iskonto tutarının 2 milyon TL olduğu bilgisi tek başına sınırlı anlam taşır.</p>

<p>Bu 2 milyon TL'nin hangi müşterilerde oluştuğu, hangi personelin uyguladığı, hangi oranların kullanıldığı ve önceki aylara göre nasıl değiştiği görülmediğinde riskli hareketler toplam rakamın içerisinde kaybolabilir. İyi bir istisna raporu en azından işlem, kullanıcı, tarih, karşı taraf ve değişiklik geçmişi gibi kırılımları gösterebilmelidir.</p>

<h3>İç Kontrolün Amacı Suçlu Aramak Değil, Riski Erken Görmek</h3>

<p>Şirketlerde bu tür raporların uygulanması çalışanların sürekli şüpheli görülmesi anlamına gelmemelidir. Doğru tasarlanmış kontrol mekanizmaları çalışanları da korur.</p>

<p>Yanlışlıkla iki kez oluşturulan ödeme, hatalı IBAN girişi veya yanlış stok düzeltmesi para çıkışı gerçekleşmeden tespit edildiğinde hem şirketin zararı hem de çalışanların karşılaşabileceği idari sorunlar önlenebilir. İstisna raporlarının amacı yalnızca hile tespiti değil; hata, süreç zafiyeti, yetki problemi ve olağan dışı işlemleri erken aşamada görünür hale getirmektir.</p>

<h3>Şirketler Büyük Kaybı Beklemeden Küçük Sinyalleri İzlemeli</h3>

<p>Şirket içi hile veya usulsüzlük vakalarının önemli bir kısmı, geriye dönüp bakıldığında daha önce fark edilebilecek küçük işaretler bırakır. Tekrarlanan ödeme, olağandışı veri değişikliği, sürekli manuel kayıt, açıklanamayan stok farkı veya sıra dışı iskonto tek başına kesin bir sonuca götürmez. Ancak aynı hareketlerin sürekli tekrar etmesi ve belirli kullanıcı, müşteri veya tedarikçiler üzerinde yoğunlaşması halinde yönetimin inceleme yapması gerekir.</p>

<p>Etkili iç kontrol yaklaşımının temelinde yalnızca büyük tutarları takip etmek değil, normal iş akışının dışına çıkan küçük fakat tekrarlayan hareketleri zamanında görebilmek bulunur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/sirket-ici-hileyi-erken-gosteren-6-rapor-ic-kontrolde-kritik-erken-uyari-sinyalleri</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/muhasebe-kontrol-fis-iade-rapor.png" type="image/jpeg" length="72066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Banka Masrafları Hangi Hesaba Kaydedilir? Kredi, EFT, SWIFT ve POS Komisyonlarının Muhasebesi]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/banka-masraflari-hangi-hesaba-kaydedilir-kredi-eft-swift-ve-pos-komisyonlarinin-muhasebesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/banka-masraflari-hangi-hesaba-kaydedilir-kredi-eft-swift-ve-pos-komisyonlarinin-muhasebesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her banka masrafı 780 Finansman Giderleri hesabına kaydedilmez. Kredi faizi, EFT, havale, SWIFT, POS ve sanal POS komisyonlarının muhasebede nasıl ayrılması gerektiğini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Banka Masraflarının Tamamı Finansman Gideri Değil: Muhasebede Doğru Hesap Ayrımı Önem Kazanıyor</strong></p>

<p>Şirketlerin banka hesap hareketleri incelendiğinde gün içerisinde çok sayıda farklı kesintiyle karşılaşılır. Kredi faizi, kredi tahsis komisyonu, EFT ve havale ücreti, hesap işletim bedeli, POS komisyonu veya kart tahsilat kesintisi bunlardan sadece birkaçıdır.</p>

<p>Uygulamada ise bu masrafların tamamının tek bir kalemde toplanması oldukça yaygın bir hatadır. Özellikle banka ekstresindeki her kesintinin doğrudan <strong>780 Finansman Giderleri</strong> hesabına kaydedilmesi, şirketin gerçek borçlanma maliyetini olduğundan yüksek gösterir. Çekilen her banka kesintisi doğası gereği finansman gideri değildir.</p>

<h3>Temel Ayrım Masrafın Neden Yapıldığında</h3>

<p>Banka tarafından tahsil edilen bedelin muhasebeleştirilmesinde öncelikle işlemin niteliğine bakılması gerekir.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şirket kredi kullandığı için mi bu bedeli ödedi?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bankanın sunduğu operasyonel bir hizmet nedeniyle mi kesinti yapıldı?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yoksa müşteriden yapılan satış tahsilatı nedeniyle mi komisyon oluştu?</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu üç durumda ekonomik gerekçe birbirinden tamamen farklıdır. Dolayısıyla muhasebe hesabı belirlenirken banka dekontundaki jenerik "masraf" ifadesine değil, harcamanın hangi işlem doğrultusunda ortaya çıktığına bakılmalıdır.</p>

<h3>Kredi Faizi Gerçek Bir Finansman Gideridir</h3>

<p>En net ayrım kredi faizlerinde ortaya çıkar. Şirket faaliyetlerini finanse etmek amacıyla bankadan kredi kullanıyor ve bunun karşılığında faiz ödüyorsa, bu maliyet doğrudan borçlanmadan kaynaklanır.</p>

<p>Tekdüzen Hesap Planı'nda <strong>780 Finansman Giderleri</strong>, işletmenin borçlandığı tutarlarla ilgili faiz ve benzeri giderlerin izlendiği hesaptır. İşletme kredilerine ilişkin faizler katı bir şekilde finansman gideri niteliğindedir. Giderin borçlanmanın temin edilmesi veya sürdürülmesiyle doğrudan bağlantılı olması belirleyici unsurdur.</p>

<h3>Kredi Tahsis ve Kullandırım Komisyonlarının Niteliği</h3>

<p>Bankaların kredi kullandırma aşamasında tahsil ettiği tahsis, kullandırım veya ekspertiz komisyonları da günlük bankacılık hizmetlerinden farklı değerlendirilir. Şirket kredi kullanmasaydı söz konusu maliyet doğmayacaktı; bu nedenle giderin finansmanla bağı son derece güçlüdür.</p>

<p>Kredi tahsis ve kullandırım komisyonları finansman maliyetleri arasında değerlendirilir. Ancak krediye bağlı her ödemenin dönem giderine doğrudan ve tek seferde aktarılması gerekmez. Finansal raporlama standartları, kredi süresi ve borçlanmanın bir varlık ediniminde kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınmalıdır. Özellikle özellikli bir varlığın (sabit kıymet, üretim tesisi vb.) inşası veya alımıyla doğrudan ilişkili borçlanma maliyetlerinde aktifleştirme zorunluluğu doğabilir.</p>

<h3>EFT ve Havale Ücretleri Neden Farklıdır?</h3>

<p>Şirket bir tedarikçisine ödeme yaparken EFT gerçekleştirdiğinde bankanın kestiği ücret, borç para kullanımından değil, bankacılık hizmetinden kaynaklanır.</p>

<p>Sıradan bir EFT veya havale masrafının 780 hesabına yazılması, şirketin borçlanma maliyet analizini bozar. Bu tür operasyonel masraflar, giderin fonksiyonuna göre <strong>770 Genel Yönetim Giderleri</strong> veya ilgili faaliyet gideri hesabının alt kırılımlarında izlenmelidir. Amaç, mekanik olarak tek bir hesap numarası ezberlemek değil, giderin ekonomik niteliğini doğru sınıflandırmaktır.</p>

<h3>SWIFT Masrafı Her Zaman Finansman Gideri Sayılmaz</h3>

<p>Yurt dışına para transferlerinde alınan SWIFT masraflarında da benzer bir ilke geçerlidir. Şirketin yurt dışındaki tedarikçisine yaptığı ticari ödeme nedeniyle oluşan SWIFT bedeli bir kredi faizi değildir. Şirket burada uluslararası para transfer hizmeti satın almaktadır.</p>

<p>Ancak masrafın doğrudan yabancı kaynaklı bir kredi veya finansman işlemiyle bağlantılı olduğu özel durumlarda değerlendirme değişebilir. Muhasebe kayıt açıklamalarında sadece "banka masrafı" yazmak yerine "SWIFT masrafı", "EFT ücreti" veya "kredi komisyonu" gibi net tanımlar kullanılması dönem sonu denetimlerini kolaylaştırır.</p>

<h3>POS Komisyonları Finansman Gideri Olarak Görülmemelidir</h3>

<p>Perakende, e-ticaret ve hizmet sektörlerinde en sık karşılaşılan kesintilerden biri POS komisyonlarıdır. Müşteri kredi kartıyla ödeme yaptığında banka veya ödeme kuruluşu belirli bir komisyon keserek kalan tutarı işletmenin hesabına aktarır.</p>

<p>Buradaki komisyonun nedeni kredi kullanımı değil, satış bedelinin kart aracılığıyla tahsil edilmesidir. POS komisyonlarının 780 Finansman Giderleri hesabında toplanması finansman maliyetlerini yapay şekilde şişirir. Bu kesintiler, satış ve tahsilat süreciyle olan doğrudan bağı nedeniyle <strong>760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri</strong> veya uygun bir faaliyet gideri alt hesabında takip edilmelidir.</p>

<h3>Sanal POS ve Erken Ödeme Maliyetleri</h3>

<p>E-ticaret işletmelerinde sanal POS komisyonları önemli bir tutara ulaşır. Örneğin, 100.000 TL’lik satışta ödeme kuruluşu 3.000 TL komisyon kesip hesaba 97.000 TL aktardığında; muhasebede satışı doğrudan 97.000 TL kaydetmek hatalıdır. Brüt satış (100.000 TL) ile tahsilat komisyonu (3.000 TL) ayrı ayrı hesaplara alınmalıdır. Net banka tahsilatı ile satış geliri aynı şey değildir.</p>

<h4>Bloke Çözme ve Erken Ödeme Farkı</h4>

<p>POS işlemlerinde tahsilatın vadesinden önce (bloke süresi beklenmeden) kasaya girmesi istendiğinde kesilen ek bedeller standart POS komisyonundan ayrışabilir. Burada paranın erken kullanımı söz konusu olduğu için bir finansman unsuru doğabilir. Sözleşme hükümleri incelenerek finansman boyutu ayrıştırılmalıdır.</p>

<h3>Kredi Kartı Gecikme Faizi ile Kart Hizmet Bedeli</h3>

<p>Şirket kredi kartı ekstrelerinde de detaylı kontrol gerekir. Kart borcunun gecikmesinden doğan faiz bir finansman gideriyken, kartın yıllık üyelik bedeli veya yenileme ücreti operasyonel bir banka masrafıdır. Ekstrenin tek bir satır olarak kaydedilmesi yerine kalem bazında ayrıştırılması gerekir.</p>

<h3>Yanlış Sınıflandırmanın Finansal Analize Olumsuz Etkisi</h3>

<p>Bir giderin yanlış hesapta izlenmesi toplam gider tutarını değiştirmese de giderlerin dağılım dengesini bozar.</p>

<p>Örneğin, yıllık gerçek finansman gideri 4 milyon TL olan bir şirketin; EFT, SWIFT, POS ve hesap işletim ücretlerinden kaynaklanan 1,5 milyon TL'lik operasyonel masrafı da 780 hesabına atılırsa, finansman gideri 5,5 milyon TL görünür. Bu durum, şirket yönetiminin borçlanma maliyetlerini yanlış okumasına ve hatalı stratejik kararlar almasına yol açar.</p>

<h3>Faiz Karşılama Oranı ve Kredi Değerlendirmeleri</h3>

<p>Finansman giderleri, bankaların ve yatırımcıların en çok incelediği kalemler arasındadır. Şirketin borç ödeme kapasitesini gösteren <strong>Faiz Karşılama Oranı</strong> (EBIT / Finansman Giderleri) gibi rasyolar hesaplanırken, finansman dışı banka masraflarının 780 hesabında yer alması faiz yükünü olduğundan yüksek gösterir. Bu durum rasyoları bozarak şirketin kredi derecelendirme notunu olumsuz etkileyebilir.</p>

<h3>Finansman Gider Kısıtlaması Açısından Vergisel Riskler</h3>

<p>Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11'inci maddesi uyarınca, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde aşan kısma ilişkin finansman giderlerinin %10'u Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dikkate alınır.</p>

<p>Gider kısıtlamasına tabi tutulacak tutarlar belirlenirken yabancı kaynak kullanımına bağlı faiz, komisyon ve kur farkları esas alınır. Finansman niteliği taşımayan sıradan bankacılık hizmet bedellerinin 780 hesabına yazılması, şirketin haksız yere daha yüksek bir finansman gider kısıtlamasına tabi tutulmasına ve fazladan vergi ödemesine neden olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Komisyon" İfadesinin Yanıltıcılığı</h3>

<p>Muhasebe kayıtlarında "komisyon" kelimesi sıklıkla yanlış yönlendirme yapar. Bir ödemenin adında komisyon geçmesi onun otomatik olarak finansman gideri olduğunu göstermez. Kredi kullandırım komisyonu borçlanma kaynaklıyken, POS tahsilat komisyonu satış hizmeti kaynaklıdır. Kelimeye değil, işlemin özüne odaklanılmalıdır.</p>

<h3>Doğru Alt Hesap Hiyerarşisi Kurulmalıdır</h3>

<p>Tüm kesintileri tek bir "Banka Masrafları" yardımcı hesabında toplamak pratik gözükse de analiz kabiliyetini yok eder. Hesap planında şu alt kırılımlar oluşturulmalıdır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>780.01</strong> Kredi Faiz ve Borçlanma Giderleri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>770.05</strong> Banka Transfer ve İşlem Masrafları (EFT, Havale, SWIFT)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>760.08</strong> POS ve Kart Tahsilat Komisyon Giderleri</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu yapı sayesinde şirket yönetimi yıl sonunda bankaya ödenen tutarın ne kadarının borçlanma, ne kadarının operasyon ve ne kadarının satış tahsilatı kaynaklı olduğunu net biçimde analiz edebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/banka-masraflari-hangi-hesaba-kaydedilir-kredi-eft-swift-ve-pos-komisyonlarinin-muhasebesi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/banka-gider-kesinti.jpg" type="image/jpeg" length="34999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilanço ve Gelir Tablosuna Dipnot Alanları Eklendi: 2026 Geçici Vergi Beyannamesinde Yeni Uygulama]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/bilanco-ve-gelir-tablosuna-dipnot-alanlari-eklendi-2026-gecici-vergi-beyannamesinde-yeni-uygulama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/bilanco-ve-gelir-tablosuna-dipnot-alanlari-eklendi-2026-gecici-vergi-beyannamesinde-yeni-uygulama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GİB'in 2026 güncellemesiyle Kurum Geçici Vergi Beyannamesindeki bilanço ve gelir tablosuna dipnot alanları eklendi. Dipnotların kullanımını, dikkat edilmesi gereken noktaları ve yeni beyanname alanlarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Bilanço ve Gelir Tablosunda Yeni Dönem: Dipnot Alanları Geçici Vergi Beyannamesine Eklendi</h1>

<p>Şirketlerin geçici vergi beyannameleri hazırlanırken yalnızca bilanço ve gelir tablosundaki rakamların doğru olması artık tek başına yeterli olmuyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 2026 yılında devreye aldığı beyanname güncellemeleriyle birlikte bilanço ve gelir tablosuna doğrudan dipnot alanları eklendi.</p>

<p>9 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Kurum Geçici Vergi Beyannamesi güncellemesinde, beyannamenin “Ekler” bölümünde yer alan Bilanço tablosuna <strong>“Dipnot (1)”</strong> ve <strong>“Dipnot (2)”</strong> kulakçıkları dâhil edildi. Aynı zamanda “Gelir Tablosu &gt; Tek Düzen Hesap Planına Uygun Gelir Tablosu” bölümündeki Dipnot alanı seçilebilir veri alanı olarak güncellendi.</p>

<p>Söz konusu değişiklik, bilanço ve gelir tablosundaki finansal büyüklüklerin arkasındaki detayların beyan edilmesi açısından şirketler ve mali müşavirler için yeni bir kontrol alanı oluşturuyor.</p>

<h3>Dipnotlar Finansal Tablodaki Rakamların Detayını Açıklıyor</h3>

<p>Bilanço bir şirketin belirli bir tarihteki varlık, borç ve özkaynak dengesini; gelir tablosu ise ilgili dönemde elde edilen gelir, katlanılan gider ve oluşan faaliyet sonucunu gösterir. Ancak sadece rakamsal tutarlara bakılması, işletmenin mali yapısının ve taşıdığı risklerin eksiksiz anlaşılması için her zaman yeterli değildir.</p>

<p>Örneğin bilançoda yüksek tutarlı bir alacak kalemi yer alabilir; fakat bu alacağın ne kadarının tahsilat riski taşıdığı tablonun ana hatlarından doğrudan izlenemeyebilir. Benzer şekilde şirketin taraf olduğu yüksek tutarlı dava süreçleri, varlıkları üzerindeki ipotekler veya finansal yapıyı doğrudan etkileyen taahhütler dipnotlar vasıtasıyla görünür hale gelir. Dipnotların temel fonksiyonu, finansal tablolardaki soyut rakamları tamamlayan açıklamaları sunmaktır.</p>

<h3>GİB Bilanço İçin İki Ayrı Dipnot Alanı Tanımladı</h3>

<p>Kurum Geçici Vergi Beyannamesindeki güncellemeyle “Ekler” bölümündeki bilanço sekmesine <strong>Dipnot (1)</strong> ve <strong>Dipnot (2)</strong> olmak üzere iki ayrı veri girişi penceresi eklendi. Gelir tablosunda ise Tek Düzen Hesap Planına uygun tablo içindeki dipnot alanı seçilebilir yapıya kavuşturuldu.</p>

<p>Bu düzenleme, sadece ekran arayüzünde yapılan görsel bir değişiklik olarak görülmemelidir. Muhasebe departmanlarının ve meslek mensuplarının beyanname imzalama aşamasında finansal tablolarla birlikte bu alanların doldurulma gerekliliğini de denetlemesi gerekecektir.</p>

<h3>Her Şirket Her Dipnotu Doldurmak Zorunda Değil</h3>

<p>Uygulamada dikkat edilmesi gereken en kritik hususlardan biri, beyannamede bu alanların bulunmasının her işletme tarafından mutlaka doldurulacağı anlamına gelmediğidir.</p>

<p>1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca, finansal tablolara eklenecek dipnotların işletmenin fiili faaliyet yapısıyla ve mali durumuyla örtüşmesi esastır. İşletmede karşılığı bulunmayan bir finansal olay için beyannamede afaki açıklamalar oluşturulmamalıdır. Önemli olan, şirket için geçerli olan ve finansal tablonun okunmasını değiştirecek nitelikteki bilgilerin eksiksiz ve doğru aktarılmasıdır.</p>

<h3>Bilanço Dipnotlarında Öne Çıkan Başlıklar</h3>

<p>Tek Düzen Muhasebe Sistemi standartları gereğince bilanço dipnotlarında yer alması gereken temel konular şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şirketin aktif değerleri üzerinde bulunan ipotek, haciz ve teminatlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağlı ortaklıklar ve iştiraklerle olan borç-alacak ilişkileri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şirket sermayesinin yapısı ve hisse dağılımları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bilanço tarihinden sonra ortaya çıkan ve finansal yapıyı etkileyebilecek önemli gelişmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şirketin üstlendiği garanti, kefalet ve taahhütler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu açıklamaların matbu metinler halinde her şirkete standart olarak uygulanması doğru değildir. Bir imalat firmasının açıklaması gereken risk unsurları ile hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın dipnot gereksinimleri farklılık gösterir.</p>

<h3>Gelir Tablosu Dipnotlarının Denetimi</h3>

<p>Güncelleme yalnız bilanço ile sınırlı kalmayıp Gelir Tablosu tarafındaki dipnot alanını da etkilemiştir. Gelir tablosu dipnotları, dönem net kâr veya zararının nasıl oluştuğunu açıklayan alt parametreleri içerir.</p>

<p>Özellikle şirketin olağan faaliyetlerinden elde ettiği kâr ile olağandışı işlemlerden kaynaklanan gelir/gider dengesizlikleri veya satışların maliyet yapısını doğrudan etkileyen unsurlar bu bölümde detaylandırılır. Dipnot mekanizması, muhasebenin finansal tablo okuyucusuna sunduğu bilginin şeffaflığını artırmaktadır.</p>

<h3>Otomasyon Verileri Tek Başına Yeterli Olmayabilir</h3>

<p>Muhasebe yazılımları bilanço ve gelir tablosunu mizan kayıtlarından otomatik olarak üretebilmektedir. Ancak dipnot verilerinin bir kısmı doğrudan yasal defter kayıtlarında yer almayan bilgilerden oluşabilir.</p>

<p>Şirketin üçüncü kişilere verdiği kefaletler, devam eden hukuki uyuşmazlıklar veya idari süreçler doğrudan hesap planında görünmeyebilir. Bu nedenle beyanname hazırlık sürecinde muhasebe yönetimi ile şirket yönetimi ve hukuk birimleri arasındaki bilgi akışının eksiksiz sağlanması büyük önem taşır.</p>

<h3>Geçmiş Yıl Dipnotlarını Kopyalama Riski</h3>

<p>Dipnot süreçlerinde sık yapılan hatalardan biri, geçmiş vergilendirme dönemlerinde kullanılan metinlerin güncellenmeden yeni dönem beyannamesine aktarılmasıdır.</p>

<p>Şirketin finansal yapısı, kredi yükümlülükleri, ipotek durumları ve risk profili hesap dönemleri arasında değişiklik gösterebilir. Önceki dönemden kalan tutarların veya hukuki durumların kontrol edilmeden yeni beyannameye taşınması, idareye verilen beyan ile şirketin fiili kayıtları arasında çelişki doğuracaktır.</p>

<h3>Dipnot Verileri ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumu</h3>

<p>Bilanço, gelir tablosu, mizan ve ekler bölümündeki dipnotlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Dipnotta ifade edilen bir borç veya yükümlülük tutarı ile bilançonun ilgili hesap kaleminde görünen tutar birebir eşleşmelidir. Dönem sonu işlemlerinde veya beyanname verme aşamasında yapılan son dakika düzeltme kayıtlarının dipnot ekranlarına da yansıtılıp yansıtılmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.</p>

<h3>Geçici Vergi Beyannamesindeki Diğer Teknik Güncellemeler</h3>

<p>9 Temmuz 2026 tarihli beyanname güncellemesi yalnız dipnot alanlarıyla sınırlı değildir. Kurum Geçici Vergi Beyannamesi üzerinde yapılan diğer teknik düzenlemeler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Teknoloji Geliştirme Bölgeleri:</strong> Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazançlara ilişkin tabloya sektör kodu, proje belgesi numarası, proje başlangıç ve bitiş tarihi sütunları eklenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yurt Dışına Verilen Hizmetler:</strong> Yurt dışı mukimi kişilere sunulan eğitim ve sağlık hizmetlerine ilişkin formlara fatura türü eklenmiş; toplam maliyet, gider, net kâr ve indirim tutarları için yeni veri satırları tanımlanmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geçmiş Yıl Zararları Mahsubu:</strong> Matrah bildirimi sekmesinde “Kâr” satırının altına <strong>"Toplam Geçmiş Yıl Zararları"</strong> alanı eklenmiş olup, mahsup edilecek geçmiş yıl zararının dönem kârını aşmasına sistem otomasyonu tarafından izin verilmemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h3>Finansal Raporlamada Bütünsel Yaklaşım</h3>

<p>Dijital Vergi Dairesi arayüzünde açılan yeni veri alanları, vergi idaresinin şirketlerin finansal tablolarını daha detaylı bir çapraz kontrole tabi tutacağını göstermektedir.</p>

<p>Gerek geçici vergi gerekse yıllık kurumlar vergisi beyannameleri hazırlanırken; bilanço toplamları, gelir tablosu kalemleri, mizan ve dipnot açıklamaları birbiriyle tutarlı bir veri seti olarak ele alınmalıdır. Dipnotların doğru tespiti ve beyan edilmesi, beyannamenin şekli şartlarını yerine getirmenin ötesinde şirketin finansal şeffaflığının ve vergi uyumunun önemli bir göstergesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/bilanco-ve-gelir-tablosuna-dipnot-alanlari-eklendi-2026-gecici-vergi-beyannamesinde-yeni-uygulama</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/vergi-beyannamesi.jpg" type="image/jpeg" length="95974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Borçlarında İlk Taksit İçin Son Gün 11 Eylül 2026: %29 Faizli Tecilde Kritik Süre]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/sgk-borclarinda-ilk-taksit-icin-son-gun-11-eylul-2026-29-faizli-tecilde-kritik-sure</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/sgk-borclarinda-ilk-taksit-icin-son-gun-11-eylul-2026-29-faizli-tecilde-kritik-sure" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK, 31 Ağustos 2026'ya kadar %29 faizli tecil başvurusu yapan ancak ilk taksitini ödeyemeyenlere 11 Eylül'e kadar süre tanıdı. Kimlerin yararlanabileceğini, 72 aylık tecil süresini, 10 milyon TL teminat sınırını ve ödeme şartlarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SGK Borçlarında İlk Taksit İçin Son Gün 11 Eylül: %29 Faizli Tecilde Kritik Süre ve Tüm Uygulama Detayları</strong></p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borçlarını yıllık %29 indirimli tecil faiziyle taksitlendirmek üzere 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapan, ancak son gün yaşanan sistem yoğunluğu ve bürokratik gecikmeler sebebiyle ilk taksitini yatıramayan mükellefler için kritik bir karar aldı.</p>

<p>SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 1 Eylül 2026 tarihli ve E-70660756-206.16.01-148842677 sayılı resmi talimata göre; 31 Ağustos itibarıyla başvurusu sisteme giren veya mevzuat gereği girmiş sayılan borçlular, ilk taksit ödemelerini <strong>11 Eylül 2026</strong> tarihi mesai bitimine kadar gerçekleştirebilecekler. Bu tarihe kadar yapılacak ödemeler, SGK otomasyon sisteminde geriye dönük olarak 31 Ağustos 2026 tarihinde yapılmış kabul edilecek ve borçlunun %29’luk düşük tecil faizinden yararlanma hakkı korunacak.</p>

<p>Ancak bu karar kesinlikle yeni bir tecil başvurusu yapma imkânı sunmadığı gibi, tüm borçluları kapsayan genel bir ödeme uzatması da değildir. SGK, 31 Ağustos’tan sonra yapılan başvuruların veya 11 Eylül’ü aşan ödemelerin bu kapsama alınmayacağını ve borçlulara ilave bir ek süre tanınmayacağını net bir dille vurgulamaktadır.</p>

<h3>Son Gün Yoğunluğu ve Yönetim Kurulu Kararı</h3>

<p>SGK’nın 19 Haziran 2026 tarihli ve 2026/15 sayılı Genelgesi ile borç tecil ve taksitlendirme şartlarında köklü değişikliklere gidilmiş; kamu alacaklarının tecilinde azami süre 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil sınırı ise 10 milyon TL’ye yükseltilmişti. 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapan mükellefler için yıllık tecil faizi oranı %39 yerine %29 olarak belirlenmişti.</p>

<p>Bu finansal avantaj, başvuru süresinin son günü olan 31 Ağustos’ta SGK merkezlerinde ve elektronik altyapıda olağanüstü bir yoğunluğa yol açtı. Mevzuata uygun şekilde süresi içinde başvurusunu yapan binlerce mükellefin ödeme planı, idari ve teknik yoğunluk nedeniyle zamanında oluşturulamadı. Borçlunun iradesi dışındaki bu mağduriyeti gidermek amacıyla SGK Yönetim Kurulu, 1 Eylül 2026 tarihli ve 2026/442 sayılı Kararı alarak ilk taksit tahsilat penceresini 11 Eylül’e kadar açık tutma kararı verdi.</p>

<h3>Posta İle Yapılan Başvurularda Tarih Tespit Esasları</h3>

<p>11 Eylül’e kadar tanınan imkândan yararlanabilmek için tecil talebinin 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla SGK evrak kayıtlarına girmiş olması ya da mevzuat gereğince girmiş kabul edilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Posta yoluyla yapılan müracaatlarda gönderim yöntemi hayati önem taşımaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>PTT Kargo, APS, Taahhütlü veya İadeli Taahhütlü Posta:</strong> Bu yöntemlerle gönderilen tecil talep formlarında, evrakın postaya verildiği tarih Kuruma başvuru tarihi olarak kabul edilir. Dolayısıyla başvurusunu 31 Ağustos günü bu yöntemlerle postaya veren bir borçlunun evrakı SGK’ya Eylül ayında ulaşmış olsa dahi başvurusu süresinde sayılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Adi Posta veya Özel Kargo Şirketleri:</strong> Bu yolla yapılan gönderimlerde postaya veriliş tarihi değil, belgenin SGK evrak kayıtlarına fiilen girdiği tarih esas alınır. Evrak 31 Ağustos’tan sonra kayda girdiyse %29 faizli tecil hakkı kaybedilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Tecil Sisteminin Temel Parametreleri: 72 Ay Vade ve 10 Milyon TL Teminat Sınırı</h3>

<p>2026/15 sayılı Genelge kapsamında uygulanan %29 faizli tecil müessesesinin öne çıkan finansal ve hukuki detayları şunlardır:</p>

<h4>1. Taksit Süresi (Likidite Oranı Şartı)</h4>

<p>72 aylık azami vade her borçluya otomatik olarak uygulanmaz. Borçlunun "Çok Zor Durum" hali için yapılan mali analiz sonucundaki likidite oranına bakılır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Likidite oranı 0,51 ile 1,00 arasında olan borçlular:</strong> Azami 36 ay taksitlendirme alabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Likidite oranı 0,50 ve altında olan borçlular:</strong> Azami 72 ay taksitlendirme imkânından yararlanabilir.</p>
 </li>
</ul>

<h4>2. Teminat Düzenlemesi</h4>

<p>İşverenlerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla teminatsız tecil tavanı 10 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Toplam tecil borcu 10 milyon TL’yi aşan şirketlerde, sadece 10 milyon TL’yi aşan kısmın %50’si oranında teminat gösterme zorunluluğu bulunur. (Örnek: 16 milyon TL borcu olan bir işletme, 10 milyon TL’lik muafiyet düşüldükten sonra kalan 6 milyon TL’nin %50’si olan 3 milyon TL tutarında teminat gösterir.)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>3. Cebri İcra ve Hacizlerin Durumu</h4>

<p>Tecil işleminin geçerli sayılması için ilk taksitin eksiksiz ödenmesi şarttır. İlk taksit ödendiği andan itibaren tecil süresi boyunca borçlu hakkında yeni icra takibi ve haciz işlemi yapılmaz, araçlar üzerindeki yakalama kararları kaldırılır. Ancak daha önce konulmuş olan gayrimenkul ve banka hacizleri borç tamamen ödenene kadar kaldırılmaz.</p>

<h3>Uygulama Bir SGK Borç Affı Değil</h3>

<p>Yapılan düzenleme kamuoyunda zaman zaman algılandığı gibi bir "sicil affı" veya "anapara/ceza silinmesi" içeren bir yapılandırma kanunu değildir. İşlem, 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi uyarınca yürütülen rızaen taksitlendirme mekanizmasıdır. Borcun aslı veya gecikme zamları silinmemekte, sadece vadelendirilerek faiz oranı %29’a sabitlenmektedir.</p>

<p>31 Ağustos 2026 tarihine kadar tecil başvurusunu yapmış fakat ilk ödemesini gerçekleştirememiş işverenlerin ve 4/b (Bağ-Kur) sigortalılarının, hak kaybına uğramamak adına ödeme planlarını ilgili SGK merkezlerinden teyit ederek işlemlerini gün bitmeden tamamlamaları gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, SGK, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/sgk-borclarinda-ilk-taksit-icin-son-gun-11-eylul-2026-29-faizli-tecilde-kritik-sure</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/s-g-k-3.png" type="image/jpeg" length="53909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatura Kesildi Ama Tahsilat Yapılmadı: Gelir ile Nakit Girişi Arasındaki Fark]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/fatura-kesildi-ama-tahsilat-yapilmadi-gelir-ile-nakit-girisi-arasindaki-fark</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/fatura-kesildi-ama-tahsilat-yapilmadi-gelir-ile-nakit-girisi-arasindaki-fark" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatura kesildiğinde para tahsil edilmemiş olsa bile gelir oluşabilir. Vadeli satışların kâr, KDV, ticari alacaklar ve şirket nakit akışı üzerindeki etkilerini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fatura Kesildi, Tahsilat Yapılmadı: Şirketler Kâr ile Kasadaki Parayı Birbirine Karıştırmamalı</strong></p>

<p>Bir şirket ay sonunda satış raporlarına baktığında rekor bir ciro ve yüksek kârlılık oranları görebilir. Ancak aynı şirket; çalışan maaşlarını, tedarikçi ödemelerini, vadeli kredi taksitlerini veya vergi borçlarını ödeme günü geldiğinde kasasında yeterli para bulamayabilir.</p>

<p>İlk bakışta bir çelişki gibi duran bu tablo, finans dünyasında en sık karşılaşılan yönetimsel hatalardan birine işaret eder: <strong>Muhasebedeki gelir ile kasaya giren reel nakdin aynı şey sanılması.</strong></p>

<p>Vadeli satışların yoğun olduğu sektörlerde mal teslim edilmiş veya hizmet tamamlanmış, faturası kesilerek gelir kaydı yapılmış olabilir. Ancak ödeme haftalar ya da aylar sonra alınacağından, şirket muhasebesel olarak kârlı görünürken likidite krizine girebilir.</p>

<h3>Fatura Kesilmesi Her Zaman Nakit Girişi Anlamına Gelmez</h3>

<p>Bir işletmenin müşterisine 100.000 TL + KDV (%20) tutarında 60 gün vadeli bir mal satışı gerçekleştirdiğini varsayalım. Fatura düzenlendiği anda Tekdüzen Hesap Planı uyarınca yapılan standart muhasebe kaydı şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>120 Alıcılar Hesabı (Borçlu):</strong> 120.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>600 Yurtiçi Satışlar Hesabı (Alacaklı):</strong> 100.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>391 Hesaplanan KDV Hesabı (Alacaklı):</strong> 20.000 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu muhasebe kaydı atıldığı anda şirket 100.000 TL gelir elde etmiş sayılır ve gelir tablosundaki kârlılık hanesine bu tutar yansır. Ancak şirketin banka hesabına veya kasasına fiilen 1 kuruş dahi girmemiştir. Muhasebede satış gerçekleşmiş, hukuki bir alacak doğmuş; ancak henüz nakit girişi sağlanmamıştır. İşletme yöneticilerinin bilanço okurken satış, alacak ve likidite kavramlarını birbirinden net çizgilerle ayırması gerekir.</p>

<h3>Kârlı Bir Şirket Neden Nakit Sıkıntısına Düşer?</h3>

<p>Kârlılık bir işletmenin uzun vadeli yaşam kalitesini gösterirken, nakit akışı şirketin anlık oksijenidir. İşletmeler kârsızlıktan ziyade nakitsizlik yüzünden teknik iflasa sürüklenebilir.</p>

<p>Örneğin, bir şirket bir ay içerisinde 5 milyon TL’lik vadeli satış yapıp bu satışların sadece 1 milyon TL’lik kısmını tahsil etmiş olsun. Şirketin o ayki operasyonel giderleri ise şöyledir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Net Personel Maaşları:</strong> 800.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>SGK Primleri ve Stopaj:</strong> 400.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tedarikçi ve Hammadde Ödemeleri:</strong> 1.500.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ofis Kirası ve Operasyonel Giderler:</strong> 300.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Toplam Nakit İhtiyacı:</strong> 3.000.000 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Tablodan anlaşılacağı üzere, 5 milyon TL satış yapan ve kâğıt üzerinde çok başarılı görünen şirket, ay sonunda 3 milyon TL reel ödeme yapmak zorundadır. Ancak kasasına giren para sadece 1 milyon TL olduğu için 2 milyon TL’lik net nakit açığı ile karşı karşıya kalır. Dolayısıyla finans yönetiminde ana soru yalnızca "Bu ay ne kadar sattık?" değil, "Ne kadarını, ne zaman tahsil edeceğiz?" olmalıdır.</p>

<h3>120 Alıcılar Hesabının Büyümesi Önemli Bir Sinyaldir</h3>

<p>Vadeli satış politikalarının muhasebedeki en doğrudan göstergesi <strong>120 Alıcılar</strong> hesabıdır. Şirket satış yaptıkça ve tahsilat gerçekleşmedikçe ticari alacak bakiyesi sürekli şişer.</p>

<p>Tek başına 120 hesabının yüksek olması olumsuz bir durum olmayabilir; şirket vadeli çalışan bir sektörde bulunuyor olabilir. Ancak tehlike çanları, <strong>satışların büyüme hızından daha hızlı şekilde alacakların büyümesi ve ortalama tahsilat sürelerinin uzamasıyla</strong> çalmaya başlar.</p>

<p>Örneğin; daha önce ortalama 45 günde tahsil edilen faturalar zamanla 90 veya 120 günde tahsil edilmeye başlanmışsa, şirketin toplam satışı değişmese dahi işletme sermayesi müşterilerin elinde bloke kalmış demektir.</p>

<h3>Tahsil Edilmeyen Satışın Vergisel Yükü</h3>

<p>Vadeli satışların oluşturduğu risk sadece işletme sermayesi ile sınırlı değildir. Vergi mevzuatımızda ticari kazancın tespitinde <strong>"tahakkuk esası"</strong> geçerlidir. Yani verginin doğması için paranın tahsil edilmiş olması şartı aranmaz.</p>

<h4>1. Gelir ve Kurumlar Vergisi Boyutu</h4>

<p>Faturası kesilen vadeli satış, tahsilatı 6 ay sonra yapılacak olsa dahi düzenlendiği dönemin vergilendirilebilir kazancına dahil edilir. Şirket, parasını henüz almadığı bir satışın kurumlar vergisini (veya geçici vergisini) dönemi geldiğinde ödemekle yükümlüdür.</p>

<h4>2. Katma Değer Vergisi (KDV) Boyutu</h4>

<p>KDV Kanunu’nun 10’uncu maddesi uyarınca vergiyi doğuran olay, malın teslimi veya faturanın düzenlenmesiyle gerçekleşir. Müşteri faturayı 90 gün sonra ödeyecek olsa bile, o faturaya ait KDV tutarı takip eden ayın KDV beyannamesine dahil edilerek vergi dairesine ödenir.</p>

<p>Böylece şirket, müşterisinden henüz tahsil etmediği KDV’yi kendi banka hesabındaki nakitle veya banka kredisi kullanarak devlete ödemek durumunda kalır.</p>

<h3>Ciro Artarken Banka Bakiyesi Neden Düşer?</h3>

<p>Özellikle hızlı büyüme sürecine giren şirketlerde ciro katlanırken banka bakiyelerinin erimesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bunun temel nedeni vadeler arasındaki uyumsuzluktur:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Operasyon Kalemi</strong></td>
   <td><strong>Vade Süresi</strong></td>
   <td><strong>Nakit Akışına Etkisi</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Müşteri Satışları</strong></td>
   <td>90 Gün Vadeli</td>
   <td>Nakit girişi 3 ay gecikmeli sağlanır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Hammadde/Tedarikçi</strong></td>
   <td>30 Gün Vadeli</td>
   <td>Nakit çıkışı ilk ay gerçekleşir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Personel ve SGK</strong></td>
   <td>Peşin / Aylık</td>
   <td>Her ayın belirli günlerinde nakit çıkışı zorunludur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>KDV ve Vergi</strong></td>
   <td>Aylık</td>
   <td>Müşteri ödemesinden bağımsız nakit çıkışı gerektirir.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, hammaddeyi 30 gün vadeyle alıp ürünü 90 gün vadeyle satan bir şirket, arada oluşan 60 günlük finansman boşluğunu kendi öz kaynağıyla ya da borçlanarak kapatmak zorundadır. Satış hacmi arttıkça bu finansman boşluğunun boyutu da büyür.</p>

<h3>Vade Uzadıkça Satışın Gizli Finansman Maliyeti Artar</h3>

<p>Müşteriye vade tanımak, özünde müşteriye faizsiz kredi sağlamak anlamına gelir. Yüksek faiz ve enflasyon ortamında vadeli satışların gizli maliyeti daha da belirginleşir.</p>

<p>Şirket 1 milyon TL'lik ürünü teslim edip parasını 4 ay sonra alıyorsa, bu 4 aylık süreçte kendi operasyonlarını sürdürebilmek için kredili mevduat hesabı (KMH) veya ticari kredi kullanmak zorunda kalabilir. Katlanılan kredi faizi, yapılan satıştan elde edilen kâr marjını tamamen eritebilir.</p>

<p>Bu nedenle modern finans yönetiminde satış ekiplerinin performansı sadece "toplam ciro" üzerinden değil, <strong>"tahsilat hızı ve vadeli kârlılık"</strong> üzerinden ölçülmektedir.</p>

<h3>Vadesi Geçmiş Alacakların Takibi: Alacak Yaşlandırma</h3>

<p>120 Alıcılar hesabının sadece toplam rakamını bilmek yöneticiye doğru resmi vermez. Alacakların yaş dilimlerine göre kategorize edildiği <strong>"Alacak Yaşlandırma Raporları"</strong> kullanılmalıdır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Vadesi henüz gelmeyen alacaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vadesi 1 - 30 gün geçen alacaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vadesi 31 - 60 gün geçen alacaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vadesi 61 - 90 gün geçen alacaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vadesi 90 günden fazla geçen (riskli) alacaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle 90 günü aşan vadesi geçmiş alacaklarda tahsil edilememe riski yükselir.</p>

<h4>Şüpheli Alacaklar ve Vergi Karşılığı</h4>

<p>Müşterinin ödemediği her fatura doğrudan gider yazılamaz. Vergi Usul Kanunu’nun 323’üncü maddesi uyarınca bir alacağın "Şüpheli Alacak" kabul edilip gider yazılabilmesi için alacağın dava veya icra safhasında bulunması ya da protesto edilmiş olması şarttır.</p>

<h3>Tahsilat Geldiğinde Yeni Bir Gelir Oluşmaz</h3>

<p>Muhasebe mantığında karıştırılan bir diğer detay, müşterinin aylar sonra yaptığı ödemenin yeni bir gelir olarak algılanmasıdır.</p>

<p>Müşteri 60 gün sonra borcunu ödediğinde yapılan muhasebe kaydı şöyledir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>102 Bankalar Hesabı (Borçlu):</strong> 120.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>120 Alıcılar Hesabı (Alacaklı):</strong> 120.000 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Görüleceği üzere bu işlemde Gelir (600) hesabı çalışmaz. Yapılan işlem sadece bilançonun aktifindeki <strong>alacağın nakde dönüşmesidir.</strong></p>

<h3>Gelir Tablosu ile Nakit Akış Tablosu Birlikte Okunmalıdır</h3>

<p>İşletme yönetiminde yalnız Gelir Tablosuna bakmak yanıltıcıdır.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Gelir Tablosu:</strong> Şirketin dönemsel kârlılık ve faaliyet başarısını gösterir (Tahakkuk esası).</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nakit Akış Tablosu:</strong> Paranın nereden geldiğini ve nereye harcandığını gösterir (Nakit esası).</p>
 </li>
</ul>

<p>Kârlı bir şirket nakit yetersizliğinden batabileceği gibi, zararda olan bir şirket geçmiş alacaklarını tahsil ederek geçici olarak kasasını dolu tutabilir. Bu nedenle finansal kararlar alınırken ciro, kâr marjı, ticari alacak devir hızı ve net nakit pozisyonu bir bütün halinde analiz edilmelidir.</p>

<h3>Satışın Kalitesini Tahsilat Belirler</h3>

<p>Fatura kesmek ticari sürecin muhasebedeki başlangıcıdır; ancak ticari işlemin başarısı paranın kasaya girmesiyle tescillenir.</p>

<p>Müşterinin mali gücü, verilen vade, vergi takvimi ve finansman maliyetleri hesaplanmadan yapılan vadeli satışlar, şirketi kâğıt üzerinde zengin fakat kasada çaresiz bırakabilir. Şirketlerin sürdürülebilir büyümesi için "Ciro odaklı" yönetim anlayışından <strong>"Nakit ve Tahsilat odaklı"</strong> yönetim anlayışına geçmesi hayati önem taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/fatura-kesildi-ama-tahsilat-yapilmadi-gelir-ile-nakit-girisi-arasindaki-fark</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/fatura-tahsilat.jpg" type="image/jpeg" length="53299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Değeri Düşen Malların Muhasebe Kaydı: Su Basması ve Hasarlı Stoklar Nasıl Kaydedilir?]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/degeri-dusen-mallarin-muhasebe-kaydi-su-basmasi-ve-hasarli-stoklar-nasil-kaydedilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/degeri-dusen-mallarin-muhasebe-kaydi-su-basmasi-ve-hasarli-stoklar-nasil-kaydedilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su basması, yangın veya bozulma nedeniyle değeri düşen stokların muhasebe ve vergi işlemleri nasıl yapılır? VUK 278 kapsamında emsal bedel, takdir komisyonu ve hasarlı mal satışını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Su Basması, Yangın veya Bozulma Stoktaki Malın Değerini Düşürürse Muhasebe Kaydı Nasıl Yapılır?</strong></p>

<p>İşletmelerin stoklarında bulunan ticari mallar her zaman kayıtlı değerleri üzerinden satılabilir durumda kalmayabiliyor. Su basması, yangın, deprem, kırılma, bozulma, çürüme veya benzeri olaylar nedeniyle malların ekonomik değerinde önemli bir kayıp meydana gelmesi, hem vergi hem de muhasebe açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum ortaya çıkarıyor.</p>

<p>Vergi Usul Kanunu (VUK) bu malları normal stoklardan farklı değerlendiriyor. Ancak işletmenin kendi kararıyla “malın değeri düştü” diyerek doğrudan zarar yazması her durumda yeterli değil.</p>

<h3>Değeri Düşen Mallar İçin VUK'ta Özel Düzenleme Bulunuyor</h3>

<p>Vergi Usul Kanunu'nun 278'inci maddesine göre yangın, deprem ve su basması gibi afetler nedeniyle veya bozulma, çürüme, kırılma, çatlama ve paslanma gibi durumlar sonucunda ekonomik değerinde önemli azalma meydana gelen emtia emsal bedeliyle değerleniyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) da konuya ilişkin özelgelerinde bu şartları açık biçimde açıklıyor.</p>

<p>Bu nedenle örneğin deposunu su basan bir işletmede malların tamamen yok olmaması ancak artık eski satış değerini taşımaması halinde, ortaya çıkan değer kaybının ayrıca tespit edilmesi gerekiyor.</p>

<h3>İşletme Değer Kaybını Kendi Başına Belirleyemiyor</h3>

<p>Uygulamadaki kritik noktalardan biri burada ortaya çıkıyor. Bir malın alış maliyetinin 500.000 TL olması ve işletme yönetiminin su baskınından sonra malın yalnızca 150.000 TL değerinde olduğunu düşünmesi, 350.000 TL'nin doğrudan vergi matrahından indirilebilecek bir zarar olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>GİB'in açıklamasına göre değeri düşen mallarda emsal bedelinin mükellef tarafından doğrudan belirlenmesi mümkün değildir. Genel uygulamada <strong>Takdir Komisyonuna</strong> başvurularak emsal bedelin belirlenmesinin istenmesi gerekiyor. Dolayısıyla olayın belgelendirilmesi muhasebe kaydı kadar önem taşıyor.</p>

<h3>153 Hesaptan 157 Hesaba Aktarım Yapılabilir</h3>

<p>Hasar gören malların normal şekilde satılabilecek ticari mal niteliğinden çıkması halinde muhasebe uygulamasında bunların ayrı izlenmesi gerekir.</p>

<p>Bu durumda ilk adım olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>157 Diğer Stoklar</strong> hesabı borçlandırılır,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>153 Ticari Mallar</strong> hesabı alacaklandırılır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Böylece hasarlı malların normal ticari mallardan ayrılması sağlanır. Ancak 153'ten 157'ye aktarım yapılması tek başına vergi açısından değer düşüklüğünün kabul edildiği anlamına gelmez. Vergisel açıdan esas konu, VUK hükümlerine uygun emsal bedel tespitidir.</p>

<h3>Hasarlı Mal Satılırsa Muhasebe Kaydı Nasıl Yapılır?</h3>

<p>Su baskınına uğramış bir mal tamamen kullanılamaz hale gelmeyebilir. Ambalajı zarar görmüş veya görünümü bozulmuş ürünler daha düşük bir bedelle satılabilir.</p>

<p>Örneğimizde maliyet bedeli 500.000 TL olan malın, Takdir Komisyonu kararı veya fiili durum sonucunda 150.000 TL + KDV bedelle satıldığını varsayalım:</p>

<h4>1. Hasarlı Malın Diğer Stoklara Aktarılması</h4>

<p>Plaintext</p>

<p></p>

<pre>
<code role="text">---------------------- / ----------------------
157 DİĞER STOKLAR 500.000 TL 153 TİCARİ MALLAR 500.000 TL
Hasarlı stokların takibine ilişkin aktarım.
---------------------- / ----------------------
</code></pre>

<h4>2. Hasarlı Malın Satışı ve Faturanın Kesilmesi</h4>

<p>Plaintext</p>

<p></p>

<pre>
<code role="text">---------------------- / ----------------------
100 KASA / 102 BANKALAR 180.000 TL 600 YURTİÇİ SATIŞLAR 150.000 TL 391 HESAPLANAN KDV 30.000 TL
Hasarlı mal satış kaydı (%20 KDV varsayımıyla).
---------------------- / ----------------------
</code></pre>

<h4>3. Satılan Hasarlı Malın Stoktan Çıkarılması (Maliyet Kaydı)</h4>

<p>Plaintext</p>

<p></p>

<pre>
<code role="text">---------------------- / ----------------------
623 DIĞER SATIŞLARIN MALİYETİ 500.000 TL 157 DİĞER STOKLAR 500.000 TL
Satılan hasarlı malın stoktan çıkış kaydı.
---------------------- / ----------------------
</code></pre>

<p>Bu işlem sonucunda Gelir Tablosunda 150.000 TL Satış Geliri ve 500.000 TL Satış Maliyeti oluşacak, işletme net 350.000 TL ticari zarar kaydedecektir.</p>

<h3>Zararın Vergiden İndirilebilmesi İçin Belgelendirme Şart</h3>

<p>GİB'in yaklaşımına göre değeri düşen mallarda emsal bedeli çoğunlukla Takdir Komisyonu kararına göre belirlenir. Ayrıca kaza mercilerinin re'sen biçtiği değerler de belirli durumlarda emsal bedel kabul edilebilir. Mükellefe istediği herhangi bir üçüncü kişiye değer tespiti yaptırarak bunu doğrudan vergi matrahından düşme hakkı tanınmamaktadır.</p>

<p>Yüksek tutarlı stok zararlarında şu ispat araçlarının saklanması kritiktir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Hasarın detaylı fotoğrafları ve kamera kayıtları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İtfaiye, polis veya kaza ekspertiz tutanakları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigorta hasar belgeleri ve poliçeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Detaylı stok listeleri ve alış faturaları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Takdir Komisyonu müracaat ve karar evrakları.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Tamamen İmha Edilen Mallarda Süreç Farklıdır</h3>

<p>Malın yalnızca değer kaybetmesi ile tamamen kullanılamaz hale gelerek imha edilmesi aynı durum değildir. Bozulmuş, son kullanma tarihi geçmiş veya insan sağlığı açısından sakıncalı ürünlerde GİB'in belirli şartlar altında yetkili kamu görevlilerinin de bulunduğu komisyon nezdinde tutanakla imhaya ilişkin özel uygulamaları mevcuttur. Şartlar sağlanmıyorsa olayın Takdir Komisyonuna intikal ettirilmesi gerekir.</p>

<p>Bu nedenle "değeri düşen", "hasarlı satılan" ve "tamamen imha edilen" stokların muhasebe ve vergi süreçleri bir tutulmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/degeri-dusen-mallarin-muhasebe-kaydi-su-basmasi-ve-hasarli-stoklar-nasil-kaydedilir</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/dfdf1a9a-2fe8-495b-81ff-745ddc868ac9.png" type="image/jpeg" length="90324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Bildirgesi Geç Verilirse Ceza İndirimi Nasıl Uygulanır? 30 Gün ve 15 Gün Kuralı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/sgk-bildirgesi-gec-verilirse-ceza-indirimi-nasil-uygulanir-30-gun-ve-15-gun-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/sgk-bildirgesi-gec-verilirse-ceza-indirimi-nasil-uygulanir-30-gun-ve-15-gun-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK bildirgesini süresinde veremeyen işverenler belirli şartlarda önemli ceza indirimlerinden yararlanabiliyor. 30 günlük kendiliğinden bildirim ve 15 günlük peşin ödeme kurallarını inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SGK Bildirgesini Geç Veren İşveren Cezanın Tamamını Ödemek Zorunda Kalmayabilir: Kendiliğinden Bildirim ve Peşin Ödeme İndiriminin Detayları</strong></p>

<p>Sosyal güvenlik mevzuatında işverenlerin en çok karşı karşıya kaldığı risklerden biri, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) verilmesi gereken bildirge ve belgelerin yasal süresinin geçirilmesi sebebiyle uygulanan idari para cezalarıdır. İşe giriş, işten ayrılış veya işyeri bildirimlerinde yaşanan bu tür aksamalar ilk bakışta yüksek finansal yükümlülükler doğuruyor gibi görünse de durum her zaman tamamen işverenin aleyhine sonuçlanmaz.</p>

<p>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, hatasını SGK’nın veya başka bir kamu kurumunun tespitini beklemeden kendi iradesiyle fark edip düzelten işverenler için önemli müesseseler sunmaktadır. Yasal şartların ve takvim sürelerinin doğru yönetilmesi halinde, uygulanan idari para cezaları başlangıçtaki tutarın %18,75’ine kadar düşürülebilmektedir.</p>

<p>İşte SGK cezalarında ciddi mali avantaj sağlayan 30 günlük kendiliğinden bildirim mekanizması, 15 günlük peşin ödeme indirimi ve sürecin hukuki detayları:</p>

<h3>1. Şart: Hatayı SGK Tespit Etmeden İşveren Kendi Fark Etmeli</h3>

<p>5510 sayılı Kanun’un idari para cezalarını düzenleyen 102’nci maddesinde yer alan indirim mekanizmalarından yararlanabilmenin temel koşulu, <strong>"kendiliğinden bildirim"</strong> esasıdır.</p>

<p>Söz konusu indirimin uygulanabilmesi için bildirimin;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Mahkeme kararına,</p>
 </li>
 <li>
 <p>SGK denetim ve kontrol memurlarının (müfettiş/denetmen) incelemelerine,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılan tespitlere,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu kurum ve kuruluşlarından alınan resmi bilgi ve belgelere</p>
 </li>
</ul>

<p>dayanarak yapılmamış olması şarttır. Başka bir deyişle, mevzuat dışı durumu kurumun veya bir denetim organının ortaya çıkarmasından önce işverenin kendisinin fark edip SGK sistemine bildirmesi gerekmektedir.</p>

<h3>2. 30 Günlük Kendiliğinden Bildirim Kuralı Nasıl İşler?</h3>

<p>5510 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; kapsama giren belgelerin yasal verilme süresi bittikten sonraki <strong>30 gün içerisinde</strong> işveren tarafından kendiliğinden verilmesi halinde özel bir ceza matrahı indirimi uygulanır.</p>

<p>Bu kapsamda sunulan bildirimler üzerine tahakkuk ettirilen idari para cezası, normatif tutarın <strong>dörtte biri (1/4)</strong> oranına düşürülür. Ancak bu indirimden tam olarak yararlanabilmek için hesaplanan bu indirilmeli cezanın, tebliğ tarihini takip eden günden itibaren <strong>15 gün içinde</strong> ödenmesi de kanuni bir zorunluluktur.</p>

<h3>3. Her SGK Cezası 30 Günlük İndirim Kapsamına Girer mi?</h3>

<p>Uygulamada sıklıkla yapılan hatalardan biri, 30 günlük kendiliğinden bildirim hakkının SGK tarafından kesilen tüm idari para cezalarına şamil olduğunun sanılmasıdır.</p>

<p>5510 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin ikinci fıkrası, bu indirimi yalnız aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan belirli bentlerle sınırlandırmıştır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>(a) Bendi:</strong> Sigortalı işe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>(b) Bendi:</strong> İşyeri bildirgesinin yasal süresi içinde kuruma verilmemesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>(g), (h) ve (j) Bentleri:</strong> Mevzuatta belirtilen diğer bazı özel bildirim ve yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmemesi.</p>
 </li>
</ul>

<h4>İşe Giriş ve İşten Ayrılış Bildirim Süreleri</h4>

<p>Normal şartlar altında 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalılar için işe giriş bildirimlerinin <strong>işe başlamadan en az 1 gün önce</strong> (bazı istisnai sektörler ve durumlar hariç); işten ayrılış bildirimlerinin ise hizmet akdinin sona erdiği tarihi takip eden <strong>10 gün içinde</strong> verilmesi gerekmektedir. İşten ayrılış ve işe giriş bildirimlerinde yaşanan gecikmeler mezkur bentler kapsamında değerlendirilebilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>4. Matematiksel Hesaplama: Ceza %18,75 Seviyesine Nasıl Düşer?</h3>

<p>Kanundaki "kendiliğinden 30 gün içinde bildirim" indirimi ile yine aynı Kanun’da yer alan "15 gün içinde peşin ödeme" indirimi birleştiğinde işveren için ciddi bir avantaj ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>5510 sayılı Kanun uyarınca, kesilen idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde peşin ödenmesi halinde ceza tutarı üzerinden ayrıca <strong>dörtte bir (1/4) oranında peşin ödeme indirimi</strong> uygulanır (Yani cezanın %75'i tahsil edilir, %25'i terkin edilir).</p>

<p>İki kanuni indirimin art arda uygulanması aşamalı olarak şu şekilde gerçekleşir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Varsayımsal İdari Para Cezası:</strong> 100.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1. Aşama (30 Gün İçinde Kendiliğinden Bildirim):</strong> Ceza tutarı önce 1/4'ine indirilir.</p>

 <p>$$100.000 \text{ TL} \times \frac{1}{4} = 25.000 \text{ TL}$$</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. Aşama (Tebliğden İtibaren 15 Gün İçinde Peşin Ödeme):</strong> Hesaplanan 25.000 TL üzerinden %25 peşin ödeme indirimi daha yapılır (Tutarın 3/4'ü tahsil edilir).</p>

 <p>$$25.000 \text{ TL} \times \frac{3}{4} = 18.750 \text{ TL}$$</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Sonuç:</strong> Yasal şartların tamamının eksiksiz karşılandığı bu senaryoda işveren, 100.000 TL’lik ana ceza tutarının yalnızca <strong>18.750 TL’sini (%18,75)</strong> ödeyerek borcunu kapatabilmektedir.</p>

<h3>5. 30 Günlük Süre Geçtiyse Tüm İndirim Hakları Kaybolur mu?</h3>

<p>İşverenin bildirgeyi yasal süresinin bitiminden itibaren 30 gün geçtikten sonra vermesi durumunda, Kanun’un 102/2’nci maddesindeki cezanın 1/4’e düşürülmesi avantajı kaybedilir.</p>

<p>Ancak bu durum, peşin ödeme hakkının da yok olduğu anlamına gelmez. Bildirge 30 günlük süre geçtikten sonra verilse dahi, SGK tarafından tebliğ edilen ceza tutarı tebliğden itibaren <strong>15 gün içinde peşin ödenirse</strong> 1/4 oranındaki standart peşin ödeme indiriminden (%75 ödeme) halen yararlanılabilir. Dolayısıyla iki indirim müessesesinin birbirinden bağımsız hukuki sonuçları olduğu unutulmamalıdır.</p>

<h3>6. İşverenlerin Bordro Denetimlerinde İzlemesi Gereken Yol</h3>

<p>SGK bildirimlerindeki gecikmelerde her geçen gün uygulanacak mali yaptırımın katsayısını değiştirebilir. Şirketlerin insan kaynakları, bordro ve muhasebe departmanlarının şu adımları atması önerilir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>İç Denetim:</strong> Geçmiş dönem bordro ve tescil kayıtları düzenli taranarak unutulmuş işe giriş/ayrılış veya işyeri tescil işlemleri tespiti yapılmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Süre Kontrolü:</strong> İhlalin yasal son başvuru tarihinden itibaren kaçıncı günde olunduğu tespit edilmeli; 30 günlük ihlal penceresi kapatılmadan kendiliğinden bildirim yapılmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tebligat Takibi:</strong> SGK tarafından düzenlenen ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihi kayıt altına alınarak 15 günlük peşin ödeme süresi kaçırılmadan ödeme planı oluşturulmalıdır.</p>
 </li>
</ol>

<p><strong>Özetle;</strong> Süresi geçen SGK bildirimlerinde hataları gizlemeye çalışmak veya kurumun tespit etmesini beklemek cezayı katlayacaktır. İlgili kanun maddesindeki şartlara uygun şekilde hareket edilip kendiliğinden bildirim yapıldığında, idari para cezalarının büyük bir kısmından yasal yollarla kaçınmak mümkündür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, SGK, Vergi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/sgk-bildirgesi-gec-verilirse-ceza-indirimi-nasil-uygulanir-30-gun-ve-15-gun-kurali</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/09/s-g-k-2.png" type="image/jpeg" length="33211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç ve Kadın İstihdamı SGK Teşvikinde Son Tarih 31 Aralık 2026]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/genc-ve-kadin-istihdami-sgk-tesvikinde-son-tarih-31-aralik-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/genc-ve-kadin-istihdami-sgk-tesvikinde-son-tarih-31-aralik-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç, kadın ve mesleki belge sahibi çalışanların istihdamında uygulanan SGK prim teşvikinde 31 Aralık 2026 tarihi yaklaşıyor. İşveren payının tamamının karşılanabildiği teşvikin şartlarını ve sürelerini inceleyin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Genç ve Kadın İstihdamı Teşvikinde Son Aylar: İşverenler 31 Aralık Tarihine Dikkat</strong></p>

<p>İşverenlerin personel maliyetlerini azaltabilen en önemli SGK teşviklerinden birinde kritik tarih hızla yaklaşıyor. Gençlerin, kadınların ve mesleki belge sahibi kişilerin istihdamına yönelik sigorta primi teşvikinde mevcut yasal düzenlemeye göre son işe alım tarihi <strong>31 Aralık 2026</strong> olarak uygulanıyor.</p>

<p>4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 10'uncu maddesi (kamuda bilinen adıyla 6111 sayılı Kanun teşviki) kapsamında yürütülen bu uygulama, gerekli şartları sağlayan çalışanlar için sigorta primi işveren payının tamamının İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmasına imkân tanıyor.</p>

<p>Özellikle yılın son aylarında yeni personel istihdam etmeyi planlayan işletmeler açısından işe giriş tarihi ve çalışanın teşvik şartlarını taşıyıp taşımadığı büyük önem taşıyor.</p>

<h3>İşveren Payının Tamamı Karşılanabiliyor</h3>

<p>Teşvikin işletmeler açısından en cazip tarafı, yalnızca birkaç puanlık küçük bir prim indirimi sağlamamasıdır.</p>

<p>SGK'nın güncel açıklamalarına göre, şartları sağlayan çalışanların prime esas kazançları (brüt ücret) üzerinden hesaplanan <strong>sigorta primi işveren payının tamamı</strong> İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak teşvikten yararlanılabilecek süre her çalışan için standart değil. Destek süresi; çalışanın yaşı, cinsiyeti, mesleki yeterlilik belgesi veya eğitim durumu gibi kişisel niteliklerine göre <strong>6 aydan 54 aya kadar</strong> değişiklik gösterebiliyor. Bu nedenle işe alınacak personelin hangi teşvik süresinden yararlanabileceğinin işe tescil öncesinde kontrol edilmesi, gerçek işveren maliyetinin doğru hesaplanmasını sağlar.</p>

<h3>Son İşe Alım Tarihi: 31 Aralık 2026</h3>

<p>Düzenlemenin bugün açısından aciliyet kazanmasının temel nedeni mevzuattaki süre sınırıdır.</p>

<p>SGK, teşvik kapsamındaki çalışanların <strong>1 Mart 2011 ile 31 Aralık 2026</strong> tarihleri arasında işe alınmış olması gerektiğini hatırlatıyor. Mevcut yasa uzatılmazsa, 2027 yılından itibaren yapılacak yeni işe alımlar bu teşvik kapsamına dahil edilemeyecek.</p>

<h4>Hak Tanımlama ile Ödeme Süresi Karıştırılmamalı</h4>

<p>Burada kritik bir hukuki ayrıntı bulunuyor: <strong>31 Aralık 2026, teşvik ödemelerinin veya indirimlerinin tamamen biteceği tarih değil; teşvik kapsamına girecek yeni işe alımlar için belirlenen son tescil tarihidir.</strong></p>

<p>2026 yılı bitmeden şartları karşılayarak teşvik sistemine tanımlanmış bir çalışanın hak kazandığı destek süresi (örneğin 24 ay veya 36 ay), 2027 ve 2028 yıllarında da kesintisiz şekilde uygulanmaya devam eder.</p>

<h3>Her Yeni Çalışan Otomatik Olarak Teşvik Kapsamına Girmiyor</h3>

<p>İşverenlerin sadece çalışanın kadın veya genç olmasına bakarak teşvik hesabı yapması hatalı sonuçlar doğurabilir. SGK’nın aradığı temel çalışan şartları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çalışanın 18 yaşından büyük olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>31 Aralık 2026 tarihine kadar işe alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İşe alındığı tarihten önceki son 6 aylık dönemde işsiz (sigortasız) olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiilen çalışıyor olması.</p>
 </li>
</ul>

<h4>İşyeri Açısından İlave İstihdam Şartı</h4>

<p>Çalışanın şartları taşıması tek başına yeterli değildir. Yeni alınan personelin, işe girdiği tarihten önceki son 6 aylık dönemde SGK’ya bildirilen <strong>ortalama çalışan sayısına ilave olarak</strong> istihdam edilmesi şarttır. Ortalama şartı gözden kaçırıldığında, çalışan tüm kriterleri sağlasa dahi teşvikten yararlanılamaz.</p>

<h3>SGK Borcu ve Düzenli Bildirim Şartı</h3>

<p>Teşvikten yararlanmak sadece çalışanın profiline bağlı değildir; işverenin de sosyal güvenlik mevzuatına tam uyumu aranır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin yasal süresinde verilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Primlerin süresinde ve eksiksiz ödenmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>SGK’ya vadesi geçmiş prim, idari para cezası veya gecikme borcunun bulunmaması (borç varsa tecil/taksitlendirilmiş olması) gerekir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca, işyerinde kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının veya sahte sigortalılık tespiti yapılması halinde işverenler bazı prim teşviklerinden geçici veya sürekli olarak menedilebilirler.</p>

<h3>6 Aydan 54 Aya Kadar Değişen Destek Süreleri</h3>

<p>Teşvik süresi çalışanın profiline göre şu şekilde değişkenlik gösterir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Çalışan Profili</strong></td>
   <td><strong>Yaş ve Eğitim Şartı</strong></td>
   <td><strong>Destek Süresi</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Genç Erkek ve Kadınlar</strong></td>
   <td>18-29 yaş arası (Mesleki Belge/Diplomalı)</td>
   <td>48 - 54 Ay</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Genç Erkek ve Kadınlar</strong></td>
   <td>18-29 yaş arası (Belgesiz)</td>
   <td>24 - 36 Ay</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>29 Yaş Üstü Kadınlar</strong></td>
   <td>Mesleki Belge veya Diplomalı</td>
   <td>24 - 36 Ay</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>29 Yaş Üstü Erkekler</strong></td>
   <td>Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanlar</td>
   <td>24 Ay</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İŞKUR'a Kayıtlı İşsizler</strong></td>
   <td>İŞKUR yönlendirmesiyle işe alınanlar</td>
   <td>+6 Ay İlave</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>Yıl Sonu Personel Planlamasında İK ve Bordro Kontrolü</h3>

<p>2027 kadro ve bütçe planlamalarının yapıldığı bu dönemde şirketlerin yalnızca çalışanların brüt maaş maliyetlerine bakması eksik kalacaktır.</p>

<p>Özellikle yıl sonunda yapılması planlanan bir personel alımının <strong>Aralık 2026 yerine Ocak 2027’ye ertelenmesi</strong>, mevcut yasa uzatılmadığı takdirde şirket için 24 ila 54 ay sürebilecek çok ciddi bir prim avantajının kaybı anlamına gelebilir.</p>

<p>SGK’nın Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye’de yürürlükte olan 15 farklı sigorta primi teşvik ve desteği bulunmaktadır. Şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihi dolmadan önce yeni tescil edilecek tüm personeller için sistem üzerinden teşvik sorgulaması yapması ve işe alım takvimini buna göre kurgulaması bütçe yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi Haber, Güncel haberler, Gündem, SGK</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/genc-ve-kadin-istihdami-sgk-tesvikinde-son-tarih-31-aralik-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/02/sgk-sosyal-guvennlik-kurumu.jpg" type="image/jpeg" length="42956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Maaşı Nasıl Hesaplanır? 2025 - 2026 Arasındaki Katsayı Farkı Ne Kadar? Faruk Erdem Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/emekli-maasi-nasil-hesaplanir-2025-2026-arasindaki-katsayi-farki-ne-kadar-faruk-erdem-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/emekli-maasi-nasil-hesaplanir-2025-2026-arasindaki-katsayi-farki-ne-kadar-faruk-erdem-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Maaşı Nasıl Hesaplanır? 2025 - 2026 Arasındaki Katsayı Farkı Ne Kadar? Faruk Erdem Açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/emekli-maasi-nasil-hesaplanir-2025-2026-arasindaki-katsayi-farki-ne-kadar-faruk-erdem-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/KZV7E9M1Ce0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Düşük Emekli Aylığı İçin Kritik Kulis Bilgisi! 20 Bin TL'ye Çıkacak]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/en-dusuk-emekli-ayligi-icin-kritik-kulis-bilgisi-20-bin-tlye-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/en-dusuk-emekli-ayligi-icin-kritik-kulis-bilgisi-20-bin-tlye-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En Düşük Emekli Aylığı İçin Kritik Kulis Bilgisi! 20 Bin TL'ye Çıkacak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/en-dusuk-emekli-ayligi-icin-kritik-kulis-bilgisi-20-bin-tlye-cikacak</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Jan 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s6eGns7w7b8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vecihi Hürkuş’un İnatla Yazdığı Havacılık Tarihi]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/vecihi-hurkusun-inatla-yazdigi-havacilik-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/vecihi-hurkusun-inatla-yazdigi-havacilik-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vecihi Hürkuş’un İnatla Yazdığı Havacılık Tarihi, İlk Yerli Uçak Ve İlk Sivil Okulun Hikâyesi Yeniden Gündemde]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/vecihi-hurkusun-inatla-yazdigi-havacilik-tarihi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/slFqetLK1GU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üst Düzey Memura Seyyanen Zam Tartışması! Kariyer Memurları Zam Bekliyor - TGRT Haber]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/ust-duzey-memura-seyyanen-zam-tartismasi-kariyer-memurlari-zam-bekliyor-tgrt-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/ust-duzey-memura-seyyanen-zam-tartismasi-kariyer-memurlari-zam-bekliyor-tgrt-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üst Düzey Memura Seyyanen Zam Tartışması! Kariyer Memurları Zam Bekliyor - TGRT Haber]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/ust-duzey-memura-seyyanen-zam-tartismasi-kariyer-memurlari-zam-bekliyor-tgrt-haber</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/QLrhTI8iVi4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TRT Haber’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-trt-haberde-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-trt-haberde-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TRT Haber’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-trt-haberde-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LF-UQiVdt-4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asgari Ücrette Kim Ne İstiyor?]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/asgari-ucrette-kim-ne-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/asgari-ucrette-kim-ne-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asgari Ücrette Kim Ne İstiyor? Askeri Ücret Beklentisi Ne?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/asgari-ucrette-kim-ne-istiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/hXp0vWg_60o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Vedat Işıkhan Asgari Ücret İçin 3 Müjde Vereceğini Açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/bakan-vedat-isikhan-asgari-ucret-icin-3-mujde-verecegini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/bakan-vedat-isikhan-asgari-ucret-icin-3-mujde-verecegini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Vedat Işıkhan Asgari Ücret İçin 3 Müjde Vereceğini Açıkladı!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/bakan-vedat-isikhan-asgari-ucret-icin-3-mujde-verecegini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BSRojTrZZmc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Yılına Girerken Yapılması Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/2026-yilina-girerken-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/2026-yilina-girerken-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yılına Girerken Yapılması Gerekenler Antalya Seminerinden Detaylar. Tarih 5 Aralık 2025]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Oda Başkanı <strong>Necati Şenyiğit</strong>, programın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Ardından Yeminli Mali Müşavir <strong>Ahmet Gündüz</strong>, 2026 yılında uygulanması gereken düzenlemeleri aşağıda belirlenen başlıklar çerçevesinde detaylı şekilde anlattı. Seminere yoğun katılım gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>YENİ TTK GÖRE TUTULACAK DEFTERLER</li>
 <li>YENİ TTK GÖRE KAYIT VE BELGELERİN SAKLANMASI</li>
 <li>YENİ TTK GÖRE KAYIT VE BELGELERİN SAKLANMASI</li>
 <li>YENİ TTK GÖRE DEFTERLERİN İSPATI</li>
 <li>BİLANÇO ESASINA GEÇİŞ HÜKÜMLERİ</li>
 <li>E-DEFTER GÖNDERME SÜRESİ</li>
 <li>E-DEFTER AYLIK VE 3 AYLIK</li>
 <li>GÖNDERME TERCİH ZAMANI</li>
 <li>BASİT USULDE VERGİ DÜZENLEMESİ 2026’DA YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR</li>
 <li>BASİT USULDE VERGİLEMENİN</li>
 <li>ÖZEL ŞARTLARI</li>
 <li>KURGAN SİSTEMİ NEDİR ?</li>
 <li>KURGAN VE MASAK DÜZENLEMELERİ</li>
 <li>MESLEK MENSUPLARINI ZORLUYOR</li>
 <li>DÖNEM SONU İŞLEMLERİ NELERDİR ?</li>
 <li>TİCARİ KAR – MALİ KAR</li>
 <li>HAZIR DEĞERLER BANKALAR HESABI</li>
 <li>HAZIR DEĞERLER MENKUL KIYMETLER HESABI</li>
 <li>HAZIR DEĞERLER ALACAKLARIN DEĞERLEMESİ</li>
 <li>ALACAKLARIN DEĞERLEMESİ ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR</li>
 <li>ALACAKLARIN DEĞERLEMESİ DEĞERSİZ ALACAKLAR</li>
 <li>ALACAKLARIN DEĞERLEMESİ REESKONT UYGULAMASI</li>
 <li>STOKLARIN DEĞERLEMESİ</li>
 <li>GELECEK AYLARA / YILLARA AİT GİDERLER</li>
 <li>DURAN VARLIKLARIN DEĞERLEMESİ</li>
 <li>SABİT KIYMET ALIMINDAN DOĞAN KREDİ FAİZLERİNİN VE KUR FARKLARININ DURUMU</li>
 <li>AMORTİSMANLAR (FAYDALI ÖMÜR İLKESİ) 333-339-365-389-399 NOLU TEBLİĞLER</li>
 <li>YENİLEME FONU</li>
 <li>ÖZEL MALİYET BEDELİ</li>
 <li>2025 ENFLASYON DÜZELTMESİ</li>
 <li>DİĞER ÖZKAYNAK KALEMLERİNİN DEĞERLEMESİ</li>
 <li>KDV YÖNÜNDEN ÖZELLİKLİ HUSUSLAR</li>
 <li>STOK SAYIM FAZLA VE NOKSANLARI</li>
 <li>ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR</li>
 <li>E-FATURA ZORUNLULUĞU</li>
 <li>E-FATURA İPTALİ</li>
 <li>E-FATURA DÜZENLEMEME CEZASI</li>
 <li>E-DEFTER SIK SORULAN SORULAR</li>
 <li>E-DEFTER MÜCBİR SEBEP HALLERİ</li>
</ul>

<p><br />
<br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/2026-yilina-girerken-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Dec 2025 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2026/02/muhasebe-3.webp" type="image/jpeg" length="50648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VDK - Bölüm 3 - E-İnceleme Tutanak İşlemleri]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-3-e-inceleme-tutanak-islemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-3-e-inceleme-tutanak-islemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[VDK - Bölüm 3 - E-İnceleme Tutanak İşlemleri]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-3-e-inceleme-tutanak-islemleri</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vLqg8eVctIo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VDK - Bölüm 2 - E-İnceleme Sistemi Veri İbraz İşlemleri]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-2-e-inceleme-sistemi-veri-ibraz-islemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-2-e-inceleme-sistemi-veri-ibraz-islemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[VDK - Bölüm 2 - E-İnceleme Sistemi Veri İbraz İşlemleri]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-2-e-inceleme-sistemi-veri-ibraz-islemleri</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/i23PuG1cPg0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VDK - Bölüm 1 - Yetkili Tanımlama Sistemi]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-1-yetkili-tanimlama-sistemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-1-yetkili-tanimlama-sistemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[VDK - Bölüm 1 - Yetkili Tanımlama Sistemi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/video/vdk-bolum-1-yetkili-tanimlama-sistemi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/0pURlteh900/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oumuamua, Başka Bir Yıldızdan Gelen İlk Doğrulanmış Nesnedir]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/oumuamua-baska-bir-yildizdan-gelen-ilk-dogrulanmis-nesnedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/oumuamua-baska-bir-yildizdan-gelen-ilk-dogrulanmis-nesnedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oumuamua , Güneş Sistemimizi ziyaret eden başka bir yıldızdan gelen ilk doğrulanmış nesnedir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oumuamua: Güneş Sistemi’ne Gelen İlk Yıldızlararası Ziyaretçi</p>

<p>2017 yılında keşfedilen ‘Oumuamua, Güneş Sistemi’ne giren ve yıldızlararası kökeni doğrulanan ilk gök cismi olarak tarihe geçti. Havai dilinde “uzaktan gelen ilk haberci” anlamına gelen adıyla anılan bu nesne, şekli ve hareket tarzıyla bilim dünyasının ilgisini çekti.</p>

<p>Yaklaşık 400 metre uzunluğa sahip olduğu tahmin edilen cisim, oldukça ince ve uzamış bir yapıya sahip. Yüzeyindeki kırmızımsı ton, uzun süreli kozmik ışın bombardımanına maruz kaldığını düşündürüyor. Güneş’e yakın geçişi sırasında herhangi bir gaz veya toz kuyruğu oluşturmadığı için klasik bir kuyrukluyıldız gibi davranmadı; bu da kayalık ya da metal ağırlıklı bir gövdesi olabileceğini gösteriyor.<br />
<br />
<img alt="Oumuamua-1" class="" height="956" src="https://alobilgicomtr.teimg.com/alobilgi-com-tr/uploads/2025/09/oumuamua-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1546" /></p>

<p>‘Oumuamua kendi ekseni etrafında yaklaşık 7 saatte bir dönüyor ve bu dönüş sırasında parlaklığındaki dalgalanmalar, şeklinin sıradışı orantılarından kaynaklanıyor. Bilim insanları, bu gök cisminin başka bir yıldız sisteminden koparak milyonlarca yıl boyunca uzayda dolaştığını ve tesadüfen Güneş Sistemi’nden geçtiğini değerlendiriyor.</p>

<p>Bu keşif, yıldızlararası nesnelerin incelenmesinde bir dönüm noktası oldu ve astronomlara, Güneş Sistemi dışından gelen cisimlerin yapısı hakkında yeni ipuçları sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><u><strong><a href="https://science.nasa.gov/solar-system/comets/oumuamua/" rel="nofollow" target="_blank">Nasa Görüntüsü İçin Tıklayın</a></strong></u></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/oumuamua-baska-bir-yildizdan-gelen-ilk-dogrulanmis-nesnedir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/09/oumuamua.jpg" type="image/jpeg" length="19787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Perseid Şöleni: Gökyüzü Tutkunları Yüksek Rakımlara Akın Etti]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/perseid-soleni-gokyuzu-tutkunlari-yuksek-rakimlara-akin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/perseid-soleni-gokyuzu-tutkunlari-yuksek-rakimlara-akin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Perseid Meteor Yağmuru başladı, gökyüzü tutkunları yüksek rakımlı ve ışıksız bölgelerde buluştu. Saatte 150’ye kadar meteor gökyüzünde görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 1" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fy0VfMTQg0uflulEgiFm3g.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p></p>

<p>Gökyüzü meraklıları için yılın en etkileyici doğa olaylarından biri gerçekleşti.</p>

<p>12 Ağustos ve 13 Ağustos'ta, Perseid Meteor Yağmuru en yoğun ve parlak dönemine giriyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 2" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zo8g7JLQTkaeFcEAY6SHtw.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p></p>

<p>Saatte yaklaşık 150 meteorun gökyüzünü aydınlatması beklenen yılın bu en büyük gökyüzü şöleninin en yoğun dönemi bu gece yaşansa da, 24 Ağustos’a kadar izlenebilecek.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 3" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/66clHNZVW0u78MlDGVcjmg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p>Türkiye'de Perseid Meteor Yağmuru’nu gözlemlemek isteyen gökyüzü tutkunları yüksek rakımlı ve ışıktan uzak bölgelerde buluştu.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 4" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tgi0IUioiEeNAIiuDHLM7g.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>EN İYİ GÖZLEM İÇİN ÖNERİLER</h2>

<p></p>

<p>Uzmanlar, meteor yağmurunu izlemek isteyenlerin öncelikle yapay ışıklardan uzak bir noktaya gitmesini tavsiye eetti.</p>

<p>Yaz aylarında havanın kararması geç saatleri bulabileceğinden, en iyi görüntü için gece yarısına kadar beklemek öneriliyor.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 5" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XFrjYwiD70S3sTKjYxaeQw.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>PERSEİD METEOR YAĞMURU NEDİR?</h2>

<p></p>

<p>Tüm meteor yağmurları gibi Perseid’ler, Dünya’nın yörüngesinde dolaşan bir toz bulutunun içinden geçmesiyle oluşuyor.<br />
<br />
Dünya bu enkaz bulutunun içinden geçerken, küçük kaya ve toz parçaları saniyede 59 kilometre hızla atmosfere çarpıyor. Çarpma sırasında oluşan yoğun ısı, meteorları saniyeler içinde yakıyor. Küçük parçalar parlak izler bırakırken, daha büyük olanlar “ateş topu” şeklinde patlıyor.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 6" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oEBOZMWqxU2qsVmSkuEJNA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p></p>

<p>Perseid Meteor Yağmuru’nun ne zaman başladığı kesin olarak bilinmiyor.</p>

<p>Ancak ilk gözlemler yaklaşık 2 bin yıl önce Antik Çin kayıtlarında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 7" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N2zFMsbPPEe854XGXpOiFg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>EDİRNE</h2>

<p>İşte Türkiye'nin birçok noktasından görüntülenen Perseid fotoğrafları...</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 8" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ggAj0EM3wkqR7KpFpsyaeA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>MALATYA</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 9" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kUhXxAkKwUu0iQIzJsGNQg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>KONYA</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 10" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K4314UJVUkmLTr1JLbiptg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 11" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c3eIj7ukR0ifA3QovZiITg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 12" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9IlbTD1P0uF7e4FB4pwaA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 13" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F1WB8qH4l0KGNTWWxaHjbA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>ERZURUM</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 15" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5gV7m4_uqUeeXY3JGoENMg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>ŞANLIURFA</h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 16" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W8lucRXxdk-9VPGbyNkecA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 17" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FG3seTezKkGCaZSpcK20VA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 18" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h40XhTWGhkS-Pvpp5WuqFQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>ANKARA</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 19" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sktHsXk7aEOSkgANBlUjWg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 20" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pxoZ2aiIo0uvPirTRM0HZQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>AİZANOİ ANTİK KENTİ</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 21" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJYq9zNDsUiWTNfg3so4-A.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>ZERZEVAN KALESİ</h2>

<p>Diyarbakır'ın Çınar ilçesindeki, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan ve yeraltı tapınağı Mithras'ın da bulunduğu 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, gece saatlerinde fotoğraflandı.</p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 22" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X-Bh4CnK40SUVv102JCFNA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>HATAY</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 23" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xyA7VwzVHkKhPT_HDabyMQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>KÜTAHYA</h2>

<p></p>

<p><img alt="Perseid şöleni: Gökyüzü tutkunları yüksek rakımları bölgelere akın etti - 24" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fqfco-r4fUy27OLzFwex7A.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1755060340315" width="767" /></p>

<h2>GİRESUN</h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/perseid-soleni-gokyuzu-tutkunlari-yuksek-rakimlara-akin-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Aug 2025 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/08/thumbs-b-4a3c796a4e6434bd9922bb033c1925cc.jpg" type="image/jpeg" length="26974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya'nın Devasa Dairesel Tarlalarında Hasat Tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/konyanin-devasa-dairesel-tarlalarinda-hasat-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/konyanin-devasa-dairesel-tarlalarinda-hasat-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) ikinci ve üçüncü büyük işletmeleri Altınova ile Gözlü Tarım İşletmelerindeki hububat ekili dairesel tarlalarda hasat sezonu kapandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) ikinci ve üçüncü büyük işletmeleri Altınova ile Gözlü Tarım İşletmelerindeki hububat ekili dairesel tarlalarda hasat sezonu kapandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/konyanin-devasa-dairesel-tarlalarinda-hasat-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-m-9b3ab97b8c0344a4e97fdd3baf80f2df.jpg" type="image/jpeg" length="35005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malya Tarım İşletmesi'nde Sertifikalı Tohum Hasadı Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/malya-tarim-isletmesinde-sertifikali-tohum-hasadi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/malya-tarim-isletmesinde-sertifikali-tohum-hasadi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir'deki Malya Tarım İşletmesi'nde, yaklaşık 70 bin dekar alanda sertifikalı tohum için hububat ve yem bitkisi hasadı yapılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kırşehir'deki Malya Tarım İşletmesi'nde, yaklaşık 70 bin dekar alanda sertifikalı tohum için hububat ve yem bitkisi hasadı yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/malya-tarim-isletmesinde-sertifikali-tohum-hasadi-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-m-e2e2811660bcd98ea3c68b99b8186a5e.jpg" type="image/jpeg" length="34303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rüzgar Türbini Kanatları İçin "Erken Uyarı Cihazı" Geliştiren İki Genç Mühendis İhracata Başladı]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/ruzgar-turbini-kanatlari-icin-erken-uyari-cihazi-gelistiren-iki-genc-muhendis-ihracata-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/ruzgar-turbini-kanatlari-icin-erken-uyari-cihazi-gelistiren-iki-genc-muhendis-ihracata-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de, rüzgar türbini kanatlarından çıkan sesleri analiz ederek arıza veya sistem hatasını anında belirleyen yapay zeka destekli "erken uyarı cihazı" geliştiren 2 genç mühendis, bu yenilikçi ürünlerini 5 ülkenin pazarına sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir'de, rüzgar türbini kanatlarından çıkan sesleri analiz ederek arıza veya sistem hatasını anında belirleyen yapay zeka destekli "erken uyarı cihazı" geliştiren 2 genç mühendis, bu yenilikçi ürünlerini 5 ülkenin pazarına sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/ruzgar-turbini-kanatlari-icin-erken-uyari-cihazi-gelistiren-iki-genc-muhendis-ihracata-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/thumbs-m-381b833815fbd085d5405a944ea57a29.jpg" type="image/jpeg" length="39214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni SGK Teşvikleriyle İlgili 2025 Yılı Düzenlemeleri Yürürlükte!]]></title>
      <link>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/yeni-sgk-tesvikleriyle-ilgili-2025-yili-duzenlemeleri-yururlukte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/yeni-sgk-tesvikleriyle-ilgili-2025-yili-duzenlemeleri-yururlukte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılında yürürlüğe giren yeni SGK teşvikleriyle ilgili mevzuat düzenlemeleri, işverenlerin prim maliyetlerinde ciddi kolaylıklar sağlıyor. Detayları galerimizde inceleyebilirsiniz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>KİMLER YAPILANDIRMA BAŞVURUSU YAPABİLECEK?</h2>

<p>Maksimum 48 aya kadar taksitlendirme imkânı verilecek. Taksit süresi, borç tutarına göre bankaca belirlenecek.Yapılandırmadan dönem borcunu kısmen ya da tamamen ödeyemeyen bireysel kredi kartı müşterileri, anapara ve/veya faiz ödemeleri geciken ihtiyaç kredisi müşterileri, daha önce yeniden yapılandırılmış bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi müşterileri yararlanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kredi1" class="detail-photo img-fluid" height="436" src="https://alobilgicomtr.teimg.com/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/kredi1.webp" width="776" /></p>

<p></p>

<p>Kredi kartı yapılandırmasında artık sadece asgari tutarı ödenmeyen değil, dönem borcu kısmen ya da tamamı ödenmeyen bireysel kartlar da yapılandırmaya konu olabilecek. Öte yandan ihtiyaç kredisi yapılandırmasında gecikme süresi artık "30 günü aşan" değil, "her türlü gecikmiş ödeme" olarak güncellendi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Kredi 2" class="detail-photo img-fluid" height="512" src="https://alobilgicomtr.teimg.com/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/kredi-2.jpg" width="768" /></p>

<p></p>

<h2>YAPILANDIRMA BAŞVURUSU NEREYE YAPILIR?</h2>

<p>Yapılandırma başvurusu, borcun bulunduğu banka üzerinden gerçekleştirilir. Başvuru kanalları şunlardır:<br />
<br />
Banka şubeleri: Kimlik ve varsa gelir belgenizle doğrudan şubeye başvurabilirsiniz.<br />
<br />
Mobil bankacılık: Bankanızın uygulamasından "Yapılandırma" ya da "Borç Transferi" sekmesini kontrol edin.<br />
<br />
İnternet bankacılığı: Bireysel menülerden kredi kartı yapılandırma bölümüne girerek talep oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
Telefon bankacılığı: Müşteri hizmetlerini arayarak yapılandırma talebinde bulunabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p><img alt="Kredi3" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://alobilgicomtr.teimg.com/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/kredi3.jpg" width="1096" /></p>

<p></p>

<h2>KREDİ KARTI YAPILANDIRMA BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Başvurular, ilgili bankaların şubelerinden, mobil bankacılık uygulamalarından ya da internet bankacılığı üzerinden yapılabiliyor.<br />
<br />
Başvuru esnasında gelir belgesi ya da SGK dökümü gibi belgeler talep edilebiliyor<br />
<br />
Yapılandırma başvurusu olumlu sonuçlanan kullanıcılarla yapılandırma sözleşmesi imzalanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Galeri</category>
      <guid>https://www.alobilgi.com.tr/foto-galeri/yeni-sgk-tesvikleriyle-ilgili-2025-yili-duzenlemeleri-yururlukte</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Jul 2025 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alobilgicomtr.teimg.com/crop/1280x720/alobilgi-com-tr/uploads/2025/07/kredikart-hd.webp" type="image/jpeg" length="98017"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
