Vergi Usul Kanunu kapsamında uygulanan elektronik tebligat sisteminde önemli değişiklikler yapıldı. Anayasa Mahkemesinin VUK’un 107/A maddesine ilişkin iptal kararının ardından kabul edilen 7587 sayılı Kanun ile sisteme kimlerin zorunlu olarak dâhil olacağı ve elektronik tebligattan hangi şartlarla çıkılabileceği doğrudan kanunda düzenlendi. Yeni sistem gerçek kişiler bakımından farklı çıkış seçenekleri getirirken, tüzel kişiler açısından daha sınırlı bir yapı öngörüyor. Özellikle vergi mükellefiyetinin kapatılması ile şirketin ticaret sicilinden silinmesi arasındaki fark, elektronik tebligatların takibi bakımından önem taşıyor.
Elektronik Tebligat Düzenlemesi Neden Değiştirildi?
Anayasa Mahkemesi, Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesinde elektronik tebligatın kapsamı ile uygulama esaslarının büyük ölçüde idari düzenlemelere bırakılmasını vergilendirmede kanunilik ve temel hakların korunması yönünden değerlendirdi. Mahkeme, elektronik tebligatın hukuki sonuç doğuran bir işlem olması nedeniyle sistemin temel unsurlarının kanunla açık biçimde belirlenmesi gerektiğine işaret etti.
Bunun üzerine 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile VUK’un 107/A maddesi yeniden düzenlendi. Böylece daha önce ağırlıklı olarak 456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer alan sisteme giriş ve çıkış şartlarının önemli bir bölümü kanun hükmü hâline getirildi.
Eski E-Tebligat Sisteminden Çıkış Şartları Nasıldı?
Önceki uygulamada elektronik tebligat sistemine zorunlu veya isteğe bağlı şekilde giren kişilerin sistemden ayrılması oldukça sınırlı şartlara bağlanmıştı.
Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler bakımından elektronik tebligat adresi, ticaret sicil kaydının silinmesiyle kapatılıyordu. Gerçek kişilerde ise ölüm veya gaiplik kararı verilmesi hâlinde sistemden çıkış gerçekleştiriliyordu.
Dolayısıyla eski yapıda kişinin faaliyetini veya vergi mükellefiyetini sona erdirmesi tek başına elektronik tebligat sisteminden ayrılmasına imkân vermiyordu. Temel olarak gerçek veya tüzel kişiliğin sona ermesi aranıyordu.
Gerçek Kişiler E-Tebligat Sisteminden Nasıl Çıkabilecek?
Yeni düzenleme, gerçek kişiler bakımından elektronik tebligat sisteminden çıkış seçeneklerini genişletti.
Gerçek kişinin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi hâlinde elektronik tebligat kaydı sona erdirilecek. Bunun yanında zorunlu olarak sisteme dâhil edilen gerçek kişiler, vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılının sonundan itibaren başvuruda bulunabilecek.
Bu kişilerin sistemden çıkarılabilmesi için elektronik tebligata zorunlu olarak dâhil olmalarını gerektiren başka bir durumun bulunmaması gerekiyor. Örneğin ticari faaliyetini bırakan bir kişi, daha sonra serbest meslek veya zirai faaliyet nedeniyle yeniden zorunlu kapsama girerse beş yıllık süre dolmuş olsa bile sistemden çıkamayabilecek.
İsteğe Bağlı Kayıt Yaptıranlar Sistemden Ayrılabilecek mi?
Elektronik tebligat sistemine kanuni bir zorunluluk bulunmadan kendi isteğiyle kaydolan kişilere de çıkış hakkı tanındı.
İsteğe bağlı kayıt yaptıranlar başvuruda bulunmaları hâlinde, zorunlu kapsama girmelerini gerektiren başka bir neden yoksa talep tarihleri dikkate alınarak sistemden çıkarılabilecek.
Bu düzenleme, daha önce isteğe bağlı kayıt yaptırdığı hâlde sistemde kalmaya devam etmek istemeyen gerçek kişiler ve diğer ilgililer bakımından daha esnek bir uygulama getiriyor.
65 Yaşını Dolduranlar E-Tebligattan Çıkabilecek
Kanunla getirilen dikkat çekici yeniliklerden biri de 65 yaşını dolduran kişilere tanınan başvuru hakkı oldu.
Buna göre 65 yaşını tamamlayan kişiler, talepte bulunmaları hâlinde elektronik tebligat sisteminden çıkarılabilecek. Düzenlemede bu hakkın kullanılabilmesi için vergi mükellefiyetinin sona ermesi veya üzerinden beş yıl geçmesi şartı ayrıca belirtilmedi.
Bu nedenle 65 yaşını doldurmuş ve faal vergi mükellefiyeti devam eden bir gerçek kişinin de talep yoluyla sistemden çıkabilmesi mümkün olabilecek. Ancak çıkış işlemi kendiliğinden yapılmayacak; kişinin vergi idaresine başvurması gerekecek.
Tüzel Kişiler E-Tebligat Sisteminden Ne Zaman Çıkarılır?
Yeni düzenleme tüzel kişiler bakımından eski sisteme yakın bir yaklaşımı koruyor.
Ticaret siciline kayıtlı şirketler, ticaret sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılacak. Ticaret siciline kayıtlı olmayan diğer tüzel kişilerde ise bağlı bulundukları sicildeki kaydın silinmesi esas alınacak.
Bu nedenle bir şirketin vergi mükellefiyetinin kapatılması, faaliyetini durdurması veya vergi dairesince mükellefiyet kaydının resen terkin edilmesi tek başına e-tebligat sisteminden çıkarılması için yeterli olmayacak.
Şirket ticaret sicilinde varlığını sürdürdüğü sürece elektronik tebligat adresinin de açık kalması gerekecek.
Mükellefiyetin Sona Ermesi ile Tüzel Kişiliğin Sona Ermesi Aynı Şey mi?
Vergi mükellefiyetinin sona ermesi ile tüzel kişiliğin hukuken sona ermesi farklı işlemlerdir.
Bir şirket ticari faaliyetini durdurabilir ve vergi dairesindeki mükellefiyet kaydı kapatılabilir. Ancak şirket ticaret sicilinden terkin edilmediği sürece tüzel kişiliği devam eder.
Vergi Usul Kanunu uyarınca mükellefiyet kaydının kapatılması, geçmiş dönemlere ilişkin vergi, beyan, inceleme ve ceza sorumluluklarını da ortadan kaldırmaz. Şirket hakkında faaliyet dönemiyle ilgili yeni vergisel işlemler tesis edilebilir veya geçmiş işlemlere ilişkin belgeler tebliğ edilebilir.
Bu nedenle faaliyeti sona eren ancak tasfiye veya sicilden silinme işlemleri tamamlanmayan şirketlerin elektronik tebligat hesaplarını düzenli olarak kontrol etmeye devam etmesi gerekiyor.
Gerçek Kişi ve Tüzel Kişi Ayrımı Neden Önemli?
Yeni sistemde gerçek kişilere mükellefiyetin sona ermesinden sonra belirli şartlarla çıkış hakkı tanınırken, tüzel kişiler için benzer bir imkân öngörülmedi.
Gerçek kişiler beş yıllık bekleme süresi sonunda veya 65 yaşını doldurmaları hâlinde talepte bulunarak sistemden ayrılabilirken, şirketlerin elektronik tebligattan çıkabilmesi için kural olarak hukuki varlıklarının sona ermesi gerekiyor.
Bu ayrım özellikle faaliyetsiz hâle gelen, mükellefiyeti kapatılan ancak tasfiyesi tamamlanmayan şirketler açısından önem taşıyor. Bu şirketlere gönderilen elektronik belgeler, sistemdeki adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmaya devam edecek.
Şirketler ve Gerçek Kişiler Nelere Dikkat Etmeli?
Faaliyetini bırakan gerçek kişilerin beş yıllık sürenin başlangıcını doğru hesaplaması ve bu sürenin sonunda ayrıca başvuru yapması gerekiyor. İsteğe bağlı kayıt yaptıranlar ile 65 yaşını dolduran kişilerin de sistemden otomatik olarak çıkarılmayacağı unutulmamalı.
Tüzel kişiler bakımından ise vergi mükellefiyetinin kapatılması elektronik tebligat yükümlülüğünü sona erdirmiyor. Tasfiye hâlindeki veya faaliyetsiz şirketlerin ticaret sicilinden silinme tarihine kadar elektronik tebligat hesaplarını takip etmesi gerekiyor.
Elektronik tebligatların okunmaması, hukuki sonuç doğurmasını engellemediğinden hesapların kontrol edilmemesi dava, uzlaşma, ödeme ve itiraz sürelerinin kaçırılmasına neden olabilir. Yeni düzenleme sistemden çıkış imkânlarını gerçek kişiler yönünden genişletse de her başvurunun kişinin mükellefiyet ve zorunluluk durumuna göre ayrıca değerlendirilmesi önem taşıyor.