Defter-i Kebir in Evrimi:Blockchain

Blokzincir teknolojisi hakkında açıklayıcı ve temel bilgiler. Blockchain in kullanım alanları, bazı teknik terimlerin günlük hayattan örneklerle açıklaması.

Abone Ol

Kağıttan Zincire Defter-i Kebir in Evrimi : Blockchain Teknolojisi

İnsanlık tarihi boyunca, ticaretin ve hesapların kontrolünü, güvenilirliğini sağlayabilmek amacıyla defterlere, hatta taştan oluşmuş tabletlere bile kayıtlar tutuldu. Osmanlı zamanındaki büyük muhasebe defteri “Defter-i Kebir”, gelir-gider kayıtlarını bulunduran tüccarların sıklıkla kullandığı en güvenilir defterdi. Sayfalarca alınan ve verilen malların kayıtları mürekkeple kağıtlara yazılarak, bir kere not edildiğinde artık değiştirilmesi imkansız bir veri haline gelirdi. Bu sebepten bu defterler alışveriş sırasındaki düzeni ve güvenilirliği sembolize eder, tüccarlar yaptığı her işlemi kaydederek ticaretin güvenilirliğini sağlardı.

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte "Defter-i Kebir" yerini dijital çağın en güçlü keşiflerinden biri olan "Blokzincir (Blockchain)" teknolojisine devrediyor. Defter sayfalarının yerini bloklar, defter bütünlüğünün yerini ise blokzincirler alıyor. Yani, geçmişte Defter-i Kebir’in üstlendiği rolü şeffaflık, güvenilirlik ve değiştirilemez kayıtlardan oluşan yapıyı dijital dünyada devam ettiriyor. Artık ticaret, finans, sanat ve hatta kimlik doğrulama gibi alanlarda tutulan kayıtlar kağıt defterlerden dijital kodlara taşınıyor. Böylelikle, insanlık kağıt devrini geride bırakarak dijital çağa tamamen adapte oluyor, ve teknolojik güvenin temelleri sağlamlaştırılıyor. Aynı zamanda bu bize gelecekte kağıt para ya da madeni paranın yerini tamamen dijital coin lerin alacağının da sinyalini veriyor.

Blockchain teknolojisini anlayabilmek için karmaşık formüllere, teknik terimleri bilmeye gerek yoktur. Aslında çok basit bir mantıkla çalışır, şimdi gözümüzün önüne bir defter getirelim. Bu defter öyle bir defter ki, tükenmez kalemle yazılıyor, bir kere yazıldığında silinmiyor, değiştirilemiyor. Örneğin, bir mahalle bakkalındaki veresiye defteri gibi düşünelim bakkal amcamız her türlü alışveriş işlemini tükenmez bir kalemle tek tek veresiye defterine not alıyor:

- Aysu Hanım 2 ekmek, 1lt süt aldı toplam 70TL lik alışveriş yaptı ve 50TL ödeme yaptı, 20TL daha ödemesi kaldı.

- Oğuz Bey 3 kilo şeker , 5lt Ayçiçek yağı aldı toplam 330TL lik alışveriş yaptı, ödeme yapmadı.

- Gökhan Bey 7 kilo un, 250gr tereyağ aldı toplam 325TL lik alışveriş yaptı, 75TL ödeme yaptı, 250TL daha ödemesi kaldı.

Tüm bu yazılanlar değiştirilemiyor, silinemiyor ve sadece bakkal değil, mahalledeki herkes tarafından görülebiliyor. İşte blockchain teknolojisi de tam olarak bu işleyiş mantığıyla çalışan bir sistem. Bu alışverişlerin her birini bir blok üzerinde düşünüp, bu blokların ard arda eklenerek oluşan zincir yapısı. Oluşan blokzincirlere yeni bir blok eklemek mümkün, yani yeni bir alışverişi deftere yazmak mümkün, ancak eklenmiş bir bloğu blokzincirden çıkarmak mümkün değil, yani geçmişte yazılmış bir alışverişi silmek mümkün değil. Böylece geçmişte yapılan hiçbir alışveriş kaybolmaz.

Blokzincirler, bilgisayarların ortak hafızasında tutulur. Blokzincire yeni bir blok eklemek isteyen kişi o zamana kadar eklenmiş olan bütün blokları kendi bilgisayarına yüklemiş olur. Bu Blockhain in "Merkeziyetsizlik (Decentralization)" özelliğidir. Yani tek bir kişinin elinde değil, herkesin elinde aynı defterin kopyası vardır. Bu da güveni artırır çünkü kimse tek başına defteri değiştiremez, defter mahalledeki herkesin gözetiminde bulunmaktadır.

Blockhain teknolojisindeki bir diğer özellikte her blokta yer alan "Hash Kodu" dur. Hash kodu, bulunduğu bloğa özel bir "dijital imza" türüdür. Mesela bakkaldan her alışveriş yapan müşterinin veresiye defterine apartman numarası / daire numarası (20/12 gibi) olarak kaydedildiğini düşünelim. Eğer ki başka bir müşteri gelip bu hash koduyla alışveriş yapmaya çalışırsa o dairede oturan kişi bunu farkedecek ve herhangi bir yanlış kayıdın önüne geçecektir. Blokzincirlerde bir bloktaki bilgi değiştirilmeye çalışılırsa hash kodu değişecek ve bu da diğer kullanıcılar tarafından farkedilerek yanlış kayıtların onaylanmasının önüne geçecektir. Bu da meydana gelebilecek siber saldırıların ya da coin hırsızlıklarının engellenmesini sağlayacaktır.

Blockchain sisteminde "Consensus (Konsensüs) Mekanizması" ismiyle adlandırılan bir onay mekanizması bulunur. Bir işlemin geçerli sayılabilmesi için ağdaki kullanıcıların -serverların- çoğunluğunun onayının alınması gerekmektedir. Mesela, veresiye defterindeki işlemlerden biri olan Aysu Hanım 2 ekmek, 1lt süt aldı toplam 70TL lik alışveriş yaptı ve 50TL ödeme yaptı, 20TL daha ödemesi kaldı ifadesini mahallede yaşayan kişilerin çoğunluğunun görüp onaylaması gerekir, bu işlem veresiye defterine ancak çoğunluğun onayı alındıktan sonra kayıt edilebilir. Konsensüs Mekanizması bu şekilde çalışır. Bu işleyiş sistemin şeffaflığını ve takibinin yapılmasını sağlar.

Gelelim "Token" kavramına, blockchain sisteminde kullanılan dijital varlıklara token denir. Bunu jeton kavramıyla eşleştirebiliriz, her token dijital olarak blockchain sistemine kaydedilir ve sahte bir işlem yapmak imkansız hale gelir, eskiden lunapark ta aldığımız jetonlar her lunaparkın kendine özeldir ve başka jetonla giriş yapmamız, ya da evde kendi imkanlarımızla fazladan sahte jeton üretmemiz üretilen materyallerinden dolayı imkansızdır. Bu da sistemin güvenilirliğini sağlayan araçlardan biridir.

Blockchain ile hayatımıza giren bir diğer kavram da "Akıllı Sözleşmeler(Smart Contracts)" dir. Bir şarta bağlı olarak otomatik olarak gerçekleşen kurallar, anlaşmalardır. O şart sağlandığında bu sözleşmeler otomatik olarak kendiliğinden devreye girerler. Mesela bakkal amcamız dükkanına bir otomat makinesi alsın, müşteriler alışveriş yaptığında içine yeterli miktarda jeton(token) atıp, herhangi bir numarayı tuşlarsa makine o numaranın karşılığı olan içeceği otomatik olarak verecektir. Akıllı sözleşmeler bu işleyiş mantığıyla çalışmaktadır. Sistemin hızlılığına katkıda bulunur, insanlar kasada sıra beklemektense daha hızlı bir şekilde ürüne kavuşur.

Günlük hayattan başka örneklerle daha da somutlaştıralım. Mesela okulda yoklama defteri tutuluyor. Öğretmen sınıfa giriyor, kimlerin okulda olduğunu deftere işaretliyor, kimse sonradan “Ben aslında dersteydim” diyemiyor. Blockchain de aynı şekilde çalışıyor, bir işlem kaydedildiğinde artık bu kaydın geriye dönük olarak değiştirilmesi son derece zordur.

Blockchain teknolojisi sadece kripto paralarda değil, farklı sektörlerde de kullanılmaktadır. Şimdi de Blockchain in çok fazla yaygın olmasa da kullanıldığı alanlara göz gezdirelim:

- Lojistik Sektörü -> Tedarik zinciri ve kargo süreçlerini takip etmek amacıyla kullanılıyor. Örneğin kargo takibini düşünün. Bir ürün sipariş verdiniz, önce depodan çıktı, sonra dağıtım merkezine geldi, sonra kurye aldı. Blockchain sayesinde bu adımların hepsi tek tek kaydediliyor ve siz ürünün nereden geldiğini, hangi aşamalardan geçtiğini görebiliyorsunuz. Bir işlem olduğunda, ağdaki herkes aynı bilgiyi kaydediyor. Böylece bilgi tek bir yerde değil, herkesin bilgisayarında aynı şekilde yer alıyor. Günümüzde Maersk gibi şirketler blockchain tabanlı sistemlerle ürünlerin hangi aşamalardan geçtiğini kaydediyor.

- Bağış Kampanyaları -> Blockchain ile bağışların şeffaf şekilde kaydedilmesi sağlanabiliyor. Bu sayede bağışların gerçekten yapıldığını ve doğru şekilde, doğru kişilere aktarıldığını görebiliyoruz. İnsanlar birilerine bağış yapıyor, bu bağışlar blockchain’e kaydediliyor. Herkes bağışların gerçekten yapıldığını ve doğru şekilde kaydedildiğini görebiliyor. Böylece güven sorunu ortadan kalkmış oluyor.

- Finans ve Bankacılık -> Normalde bankalar arası para transferi günler sürebiliyor. Ama blockchain sayesinde bu transfer saniyeler içinde yapılabiliyor. Çünkü arada aracı yok, doğrudan deftere yazılıyor. Bu hız, özellikle uluslararası işlemlerde büyük avantaj sağlıyor. Uluslararası para transferleri blockchain sayesinde saniyeler içinde yapılabiliyor.

- Tapu Kayıtları -> Normalde tapu dairelerinde saklanan belgeler bazen kaybolabiliyor ya da üzerinde oynama yapılabiliyor. Gayrimenkul kayıtlarının blockchain üzerinde tutulmasıyla,tapu kayıtları dijital olarak saklandığında kaybolma veya değiştirilme riski ortadan kaldırılmış oluyor. Böylece mülkiyet hakları daha güvenli hale geliyor. Estonya ve Dubai gibi ülkeler bu alanda pilot uygulamalar yapıyor.

- Sağlık Sektörü -> Hasta kayıtları güvenli ve şeffaf şekilde saklanabiliyor.

Gelecekte kullanılacak olan bir başka alanlardan biri ise "Oy Verme Sistemleri" diyebiliriz, global çapta tüm seçimlerden sonra meydana gelen güvensizlik ortamını Blockchain teknolojisi ile şeffaf ve güvenilir hale getirmek mümkün olacaktır.

Bu teknolojinin en önemli özelliklerinden biri de merkeziyetsizliktir, yani denetim mekanizması ağdaki tek bir kişinin görevi değil bütün kullanıcıların gözetimini gerektiren bir işlemdir. Bu sayede siber saldırılara karşı çok dirençli ve hemen hemen her sektörde kullanabilecek güvenli bir teknolojidir. Ağdaki herkes aynı deftere (blokzincire) sahiptir, bir işlem (blok) eklendiğinde tüm kopyalar aynı anda güncellenir. Blockchain in özünü oluşturan bu mantığa "Dağıtık Defter (Distributed Ledger)" teknolojisi denir.

Sonuç olarak Blockchain, teknolojide güvenin varlığını kanıtlıyor. Görünmez bir defter gibi hayatımızda yerini alıyor ve her geçen gün daha fazla alanda kendini gösteriyor. Finans, lojistik,sağlık ve tapu kayıtlarında kullanımı yaygınlaşmaya başlanan bu sistem, gelecekte eğitim, oy verme, enerji sektörü gibi daha birçok sektörde ve alanda karşımıza çıkacak. İnsanlığın, taş tabletlerden kâğıt deftere (Defter-i Kebir) uzanan kayıt tutma tarihini şimdi dijital hayata taşıyor. Blockchain, dijital çağda güvenin temellerini daha da sağlamlaştırarak geleceğin güvenli dijital altyapısını oluşturuyor.

UYARI: Bu içerik alobilgi.com.tr telifindedir. Bu içeriğin telif hakkı alobilgi.com.tr’e aittir. Yazının tamamı veya bir kısmı; izin alınmaksızın, kaynak gösterilmeden ya da aktif link verilmeden yayımlanamaz, çoğaltılamaz veya kopyalanamaz.